#

Haber

21 kişi hayatını kaybetmişti… Çöken binadaki ihmaller bilirkişi raporunda!

Kartal’da 21 kişinin hayatını kaybettiği, 14 kişinin de yaralı kurtarıldığı Yeşilyurt Apartmanı’nın çökmesine ilişkin soruşturma kapsamında bilirkişilerce hazırlan ön inceleme raporunda, binanın inşaatında kullanılan beton kalitesinin TSE standartlarına uygun olmadığı ve projede öngörülen beton sınıfı dayanımını karşılamadığı bildirildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı‘nca Kartal Orhantepe Mahallesi  Bankalar Caddesi Sema Sokak‘ta bulunan Yeşilyurt Apartmanı’nın çökmesine ilişkin  yürütülen soruşturma kapsamında, inşaat mühendisi, makine yüksek mühendisi ve iş  güvenliği uzmanından oluşan bilirkişilerce hazırlanarak soruşturma dosyasına  sunulan ön inceleme raporunun detayları belli oldu.

Raporda, tapuda 185 pafta, 12580 ada, 101 parsel sayı ile kayıtlı arsa  üzerinde bulunan “bodrum kat   zemin kat   7 normal katlı” olmak üzere toplam 9  katlı yapılan Yeşilyurt Apartmanı’nın çökmesi sonucunda 21 kişinin vefat ettiği,  14 kişinin de yaralandığı belirtildi.

Bahse konu olan apartmanda toplam 47 kişinin ikamet ettiği anlatılan  raporda, 1 ve 7 numaralı dairelerde oturan şahıs olmadığı, binanın zemin katının  büyük bir bölümünün tekstil deposu olduğu ifade edildi.

Binanın zemin kata bağlı bodrum katının küçük bir bölümünün de ofis  şeklinde kullanılan eski marangoz atölyesi olduğu aktarılan raporda, ancak bu  bölümlerin aktif kullanılmadığı ve faaliyet göstermediği için çalışan  bulunmadığının tespit edildiği bildirildi.

Raporda, yapı sahibi Hikmet Yeşilyurt’un 21 Mayıs 1992’de Kartal  Belediyesi İmar Şefliği‘ne adresteki binanın yıkılarak yenisinin yapılması  hususunda müracaat ettiği ve 17 Haziran 1992’de de “Yapı Yıkma Belgesi”  alındığının görüldüğü kaydedildi.

Kartal Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünce de 16 Ekim 1992 tarihinde  mimari ve statik projelerin onaylandığı aktarılan raporda, onaylı bu projelerde  binanın “bodrum   zemin   5 normal kat” olmak üzere toplam 7 kat olarak dizayn  edildiği bilgisi verildi.

İNŞAATTA DENİZ KUMU KULLANILMIŞ

Bilirkişilerce hazırlanan ön inceleme raporunda, binanın çöktüğü 6  Şubat’tan, arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarına son verildiği 10  Şubat’a kadar, heyetçe olay yerinde inceleme ve numune alma çalışmaları yapıldığı  kaydedildi.

Çalışmalar sırasındaki gözlem ve tespitlere de yer verilen raporda,  çöken binanın inşaatında kullanılan betonun, yıkanmamış ve elenmemiş deniz  kumundan yapıldığı belirtildi.

Deniz kumunun usulüne uygun elenip yıkanmamasından dolayı midye  kabuklarına rastlandığı, demirlerde korozyon oluştuğu bildirilen raporda, enkaz  kaldırma çalışmalarının binanın taban alanının yüzde 75’inde bodrum kat döşeme  kotuna kadar tamamlandığı, yandaki binanın yıkılma riski nedeniyle sol aksın  bulunduğu alanın şimdilik temizlenemediği aktarıldı.

Raporda, bazı kolonlarda güçlendirme yapıldığının görüldüğü ancak  bunlarla ilgili herhangi bir proje bulunamadığı ve hangi hesaplamaya göre  yapıldığının tespit edilemediği vurgulandı.

 

İNŞAAT DEMİRLERİ KOROZYONA UĞRAMIŞ

Enkaz kaldırma çalışmaları sırasında, enkazın her katmanından karot  numuneleri alındığı belirtilen raporda ancak bazı karot numunelerinin çıkarma  aşamasında dağıldığı bildirildi.

Raporda, korozyona uğramış muhtelif demirlerin et kalınlıklarının  ölçümlerinin yapıldığı, 12’lik inşaat demirlerinin 9,5’a kadar düştüğünün  görüldüğü, 19 karot numunesinde ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığına akredite bir  laboratuvarda beton basınç dayanımı testi yapıldığı kaydedildi.

Proje statik hesaplarında inşaatta kullanılacak beton sınıfının BS 16  (C16) olarak öngörüldüğü belirtilen raporda, beton basınç dayanım testi  sonuçlarına göre, 19 numuneden 10 adedinin dayanım değerinin (16N/mm²) altında  olduğunun tespit edildiği vurgulandı.

ÇÖKME NEDENİ BETON KALİTESİ

Bilirkişi raporunda, “Bina inşaatı sırasında kullanılan beton  kalitesinin, projede öngörülen beton sınıfını karşılamadığı, öngörülenin yaklaşık  yarı dayanımında olduğu, kullanılan betonun TSE standartlarına uygun olmadığı  görülmektedir. Yapı iznine göre 7 katlı olan ancak 9 katlı yapılan Yeşilyurt  Apartmanı’nın çökmesinin nedeni, bina inşaatı sırasında kullanılan beton  kalitesinin TSE standartlarına uygun olmadığı, projede öngörülen beton sınıfı  dayanımını karşılamadığı değerlendirilmiştir.” ifadelerine yer verildi.

Raporda, Yeşilyurt Apartmanı’nın yapım sürecinde rol alan kişilerin,  olayda kusurlu olabileceği kanaatine varıldığı vurgulandı.

Kazanın oluşumunda kasıt unsurunun bulunmadığı ancak öngörülebilir ve  alınacak tedbirlerle önlenebilir nitelikte olduğuna vurgu yapılan raporda, proje  müellifi, teknik uygulama sorumlusu, sorumlu sürveyan, bina inşaatının yapımını  üstlenen müteahhit veya yapı sahibi ile inşaatın yapımı sırasında denetleme  sorumluluğu bulunan ilgililerin meydana gelen olayda kusurlu olabileceği  kaydedildi.