#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

3 binin üzerinde atama yapılacak

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, ocak ayında engelliler, devlet korumasından yararlanmış gençler, şehit yakını ve gaziler olmak üzere 3 binin üzerinde sosyal atama yapacaklarını açıkladı.

Bakan Selçuk, yaptığı yazılı açıklamada, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) tarafından, Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) sonuçları ve kura usulü ile kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadrolarına yerleştirme yapılacağını açıkladı. Selçuk, adayların, Tercih Kılavuzunda yer alan kadroları tercih edebilmeleri için, öğrenim düzeylerine göre 2018-EKPSS veya 2020-EKPSS’ye girmiş ya da 2018-Kura veya 2020-Kura ile yerleştirme için başvuru yapmış olması gerektiğini hatırlattı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, atama yapılacak 2 bin 140 kadro için engellilerin tercih işlemlerinin bugün başlayacağı belirtilerek, “Adaylar tercih işlemlerini; 13-19 Ocak 2021 tarihleri arasında ÖSYM’nin ‘https://ais.osym.gov.tr’ adresinden 19 Ocak 2021 günü saat 23.59’a kadar yapabilecek. Adaylar tercih işlemlerini ÖSYM’nin internet adresi ‘www.osym.gov.tr’de yayımlanacak olan ‘Tercih Kılavuzu’na göre gerçekleştirebilecek” denildi.

‘1093 GENÇ İÇİNDE TERCİH İŞLEMLERİ UZATILDI’

Bakan Selçuk, devlet korumasından yararlanmış 1093 genç için de tercih işlemlerinin 19 Ocak 2021 saat 23.59’a uzatıldığını açıkladı. Yerleştirme işlemleri için tercih kılavuzunun, bakanlığın internet sitesi ‘https://www.ailevecalisma.gov.tr’ de yayımlandığını belirten Selçuk, tercihlerin ‘www.turkiye.gov.tr’ adresi üzerinden yapılabildiğini anımsattı.

Bakan Selçuk ayrıca bu ay içinde şehit yakını ve gazilerin de kamuya yerleştirmesinin yapılacağını kaydetti.

Dünya

Türkleri kaçıran deniz korsanlarıyla irtibat kuruldu

Haber Giriş:

on

Boden Denizcilik, Gine’de 15 Türk gemiciyi kaçıran korsanların şirketin Almanya şubesiyle temas kurduğunu açıkladı.

Nijerya açıklarında kaçırılan M/VMozart adlı konteyner gemisinde korsanlar tarafından rehin alınan 15 Türk denizci hakkında Boden Denizcilik’ten açıklama yapıldı. Açıklamada, 15 mürettebatın tamamının sağlık durumlarının iyi olduğu, yara almadıkları belirtildi.

Nijerja açıklarında M/VMozart adlı konteyner gemisi korsanlar atrafından kaçıırlmış, 15 Türk denizci rehin alınmıştı. Boden Denizcilik’ten konu hakkında açıklama yapıldı. Açıklamada, “23 Ocak 2021 tarihinde Sao Tome açıklarında kaçırılan konteyner gemisi MOZART’ın mürettebat üyeleriyle iletişim kurmuştur. Bu kapsamda 15 mürettebatın tamamının sağlık durumlarının iyi, yara almamış ve birlikte olduğu bilgisi elde edilmiştir. Boden Denizcilik ve Boden Denizcilik’in Borealis Denizcilik’teki ortakları ilk ve tek öncelikleri olan ekip arkadaşlarının en hızlı bir şekilde serbest bırakılmalarını sağlamak için tüm çabayı göstermeye devam etmekte ve alıkonan denizcilerin aileleri ile sürekli iletişim halinde olmayı sürdürmektedir. Boden ve Borealis Denizcilik, mürettebatının ve mürettebat ailelerinin güvenlik ve sağlığının korunması için konu ile ilgili ek bir yorumda bulunmayacaktır.” denildi.

 

Devam Et

Ankara

‘Çoklu baro’ eylemine katılan avukatlara soruşturma

Haber Giriş:

on

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, geçen yıl 3 Temmuz’da Ankara Adliyesi önünde toplanarak ‘çoklu baro’ yasasını protesto eden avukatlardan 23’ü hakkında soruşturma başlattı.

Başta Ankara ve İstanbul Barosu üyesi avukatlar olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde avukatlar, baroların yapısını değiştiren düzenlemeyi protesto için basın açıklamaları düzenledi. Avukatlar son olarak 3 Temmuz 2020’de Ankara Adliyesi önünde toplanarak protestoda bulundu. Yasa tasarısı ise 11 Temmuz’da TBMM’de kabul edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, adliye önünde toplanarak düzenlemeyi protesto eden 23 avukat hakkında, ‘Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet’ suçundan soruşturma açtığı ortaya çıktı. Ankara Barosu üyeleri, adliye önünde bir araya gelerek soruşturma açılmasına tepki gösterdi. Baro Başkanı Erinç Sağkan, “Türkiye’nin dört bir yanından Ankara Adliyesi önünde bir araya gelen binlerce meslektaşımız arasından seçilen 23 meslektaşımız hakkında başlatılan soruşturma mesneti korku ve niyeti gözdağı olan beyhude bir çabadan ibarettir” dedi.

Devam Et

Gündem

Sosyal medyadaki görüntülere uzmanlardan uyarı

Haber Giriş:

on

Uzman olmayan kişilerin bebeklere bile ‘hacamat’, bir diğer adıyla ‘kupa tedavisi’ yapıp bunu reklam amacıyla sosyal medyada paylaşması tartışma yarattı. Uzmanlar, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının eğitimli kişiler tarafından yapılması gerektiğini belirtiyor. “22 senedir bununla uğraşan bir hekimim” diyen Prof. Dr. Ahmet Kalaycıoğlu, “Sağlık Bakanlığı bu işin eğitim müfredatını oluşturmuş vaziyette. Dolayısıyla, doğru işler yapabilmek için hastane ya da herhangi bir sağlık kuruluşunda yapılacak uygulama, eğitimli kişiler tarafından yapılmalı” ifadelerini kullandı.

Sosyal medyada kendisini ‘uzman’ olarak tanıtan pek çok kişinin, yetişkinlerin yanında bebeklere ve çocuklara da ‘hacamat’, bir diğer adıyla ‘kupa tedavisi’ yapması tartışma yarattı. Sosyal medya hesaplarında randevu talepleri almak üzere iletişim bilgilerini paylaşan kişiler, çocuklara ve bebeklere bile hacamat uygulaması yapıyor. Paylaşılan görüntüler arasında iki aylık bir bebeğe gaz sancısı için hacamat uygulaması yapan bile var. Ancak bu uygulamalar yasal olarak sağlık kuruluşlarında ve bu alanda eğitim almış hekimler tarafından yapılması gerekiyor. Sağlık Bakanlığı’nın ‘Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği’nde de “Uygulamalar bakanlıkça yetkilendirilmiş ünite ile uygulama merkezlerinde ve ilgili alanda ‘uygulama sertifikası’ bulunan tabip ve sadece diş hekimliği alanında olmak üzere, diş tabibi tarafından yapılabilir. Uygulama alanında temel eğitimi bulunan sağlık meslek mensupları merkez ve ünitelerde sertifikalı tabiplere uygulamada yardımcı olabilirler” ifadeleri yer alıyor. Çocuk hastalıkları uzmanları, bebekler ve çocuklar için hacamat uygulamasının sakıncalı olabileceğini dile getirirken, bu alanda çalışmalar yapan uzmanlar ise, hijyenik koşullarda ve doğru yapılmayan uygulamaların, ciddi riskler oluşturabileceğini vurguluyor.

SAĞLIK KURULUŞLARINDA, BU İŞİN EĞİTİMİNİ ALMIŞ SAĞLIK ÇALIŞANLARI TARAFINDAN UYGULANMALI

Hacamat yerine ‘kupa tedavisi’ ifadesinin doğru olduğunu ve bu yöntemin eğitimli kişiler tarafından yapılması gerektiğini belirten Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kalaycıoğlu, “Geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile ilgili son yıllarda ciddi atılımlar yapıldı. Büyük destekler gördü Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp. Ben de yaklaşık 22 senedir bununla uğraşan bir hekimim. Sağlık Bakanlığı’nın onayladığı 15 tane uygulama var. İşin temelinde şu var. Sağlık Bakanlığı bu işin eğitim müfredatını oluşturmuş vaziyette. Dolayısıyla, doğru işler yapabilmek için hastane ya da herhangi bir sağlık kuruluşunda yapılacak uygulama, eğitimli kişiler tarafından yapılmalı. Bunun için eğitimli kişi kapsamı belirtilmiş vaziyette hekimler ve yardımcı sağlık personeli bu işin eğitimini almak kaydıyla bu uygulamayı yapabiliyorlar. Sadece hekim olmak yetmiyor. Hekim olup da bu işin eğitimini almak gerekiyor” dedi.

“DOĞRU YAPILMADIĞINDA ENFEKSİYON VE KAN KAYBINA BAĞLI RİSKLER OLUŞTURABİLİR”

Uygulama yapılırken hijyenik koşullara çok dikkat etmek gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Kalaycıoğlu, şöyle devam etti:

“Kullanılan malzeme, doğru endikasyon, malzemelerin tek kullanımlık olması gibi önemli unsurlar var. Tedavi için uygulamayı yapacak olan hekim ve yetkili kişi bunun hangi hastaya, hangi koşulda ve nasıl uygulanabileceğine kendisi karar vermesi gerekiyor. Sağlıklı koşullarda yapılmadığı zaman, doğru yapılmadığı zaman tabii ki bazı riskler oluşturuyor. Kanama bozukluğu olan hastalarda kan kaybına bağlı ciddi sıkıntılar olabilir. Hastaya bu uygulamayı yaparken hastayla iletişim kurup doğru bilgiler almak gerekiyor. Bu bilgiye istinaden, hastanın bulgularına istinaden uygulama yapmak gerekiyor. Uzun yılların tıbbi bilgisi ve tecrübesi ile yapacak kişinin bunu değerlendirmesi gerekiyor tabii ki. Kanama bozukluğu olan bir hastaya yaptığınızda, kanı durduramadığınızda geriye dönüşü olmayan sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Hijyenik koşullarda yapmadığınızda enfeksiyon ile ilgili sorunlar yaşayabilirsiniz. Bu sefer kaş yaparken göz çıkarma ihtimaliniz olabilir. Onun için doğru yerde, doğru kişilerle, doğru şekilde ve doğru hastalıkta, doğru uygulama diyorum”

ÇOCUKLARDA, YAŞLILARDA VE GEBELİKTE ÖNERİLMİYOR

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa (İÜC)-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda Çocuk Enfeksiyon bölümünde görevli Doç. Dr. Deniz Aygün ise “Hacamat uygulamaları çocuklarda, yaşlılarda ve gebelikte önerilmemektedir. Kesinlikle yapılmaması gerekir” dedi

Deniz Aygün, “Uygulama sırasında lokal travma ve basınca bağlı cildin epidermis dediğimiz üst katmanı ve dermis dediğimiz alt tabakalarda damar hasarı gerçekleşebilir. Bunun sonucunda ciltte zedelenme ve kanama gerçekleşebilir. Bu da cilt bütünlüğünü bozar. Küçük bir çocukta bunu önermemekteyiz. Aynı zamanda uygulama sırasında cilt bütünlüğü bozulacağından enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Cilt ve cilt altı dokularda enfeksiyonlar olabilir ve bunlar derin dokulara ilerleyerek cilt apselerine neden olabilir. Aynı zamanda çok küçük çocuklarda uygulama sırasında yaşayacağı stres ve korkuyu da göz önünde bulundurursak çocuklarda bu uygulamayı kesinlikle bu tarz uygulamaları önermiyoruz ve kullanılmaması gerekir” ifadesini kullandı

Devam Et

Trend