#

Giriş:

Son Güncelleme:

Erzincan

7 kişi keneden hastanelik oldu! Belirtileri Covid’e benziyor

Erzincan’da havaların ısınmasıyla birlikte kenelerden insanlara geçen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları görülmeye başlandı. Kentte 7 kişi kene ısırması sonucu hastanede tedavi altına alındı. Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Faruk Karakeçili, pandemi sürecinde büyük kentlerden ve şehir merkezlerinden kırsal alana bir göç, bir geçiş olması nedeniyle kene vakalarında artış beklediklerini söyledi.

Erzincan’da yaz mevsimi ile birlikte kene ısırması ile ortaya çıkan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarında artış yaşanıyor. Uzmanlar, pandemi döneminde insanların daha çok bağ, bahçe ve doğaya yönelmesi nedeniyle vaka sayılarının yükselmesinden endişe ediyor.

SEMPTOMLARI COVİD-19’A BENZİYOR

Bir diğer endişe veren durum ise Covid-19 ile KKKA hastalığının benzer semptomlar göstermesi. Uzmanlar; ateş, halsizlik, eklem ağrıları gibi bulguları olan kişilerin araziye çıkıp çıkmadığının yanı sıra çiftçilik yapıp yapmadığını sorguluyor. Erzincan’da Mayıs ayı itibariyle vaka sayılarında artış yaşanırken, 7 kişi hastanede tedavi altına alındı.

Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Faruk Karakeçili, “Biz Erzincan ili olarak her yıl 30-40 arası hasta takip ederken geçen yıl pandemi döneminde insanların kırsala çekilmesi ile birlikte 100’ün üzerinde hasta takip etmiştik. Bu açıdan vatandaşlarımıza dikkatli olmaları yönünde çağrıda bulunmak istiyorum. Bugüne kadar 7 vaka hastanemize yatırılarak tedavi edildi ve şu anda da yatan 3 hastamız var.” dedi.

KKKA VAKALARI ARTABİLİR

Kene vakaları artabilir uyarısında bulunan Doç. Dr. Faruk Karakeçili, “Malumunuz bütün dünya, ülkemiz ve ilimiz yaklaşık 1,5 yıldır bir pandemi ile uğraşıyor. Ama bu covid pandemisinin dışında bizim bir diğer sorunumuz var. Özellikle yaz aylarında, bu mevsimlerde başlayan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi. Hepimizin bildiği gibi keneler ile bulaşan bir hastalık ile de uğraşıyoruz. KKKA her yıl bölgemizde de görüyoruz özellikle Nisan-Mayıs aylarından itibaren vakalar görmeye başlıyoruz. Bu yıl da ilk vakalarımızı görmeye başladık. 7 hasta yatırdık şu ana kadar. Ama havaların ısınması ve böyle güneşli geçmesiyle birlikte daha da artacaktır. Bu açıdan da dikkat çekmek istiyoruz. Vatandaşlarımızı keneye karşı özellikle önlemler konusunda dikkatli olmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.

“GEÇEN YIL 100’ÜN ÜZERİNDE VAKA VARDI”

Pandemi döneminde vatandaşların şehir merkezlerinden kırsal alanlara yönelmesi sebebiyle KKKA vakalarında artış olabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Faruk Karakeçili, “Bir diğer önemli nokta ise, bakın her yıl biz Erzincan ilinde 30, 40 bazen de 50’ye yaklaşan vakar görüyoruz. Ama geçen yıl pandemi döneminde ilk kez 100’ün üzerinde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastası takip ettik. Biz bunu bir dergide çalışma olarak da yayınladık. Sebeplerini düşündüğümüz zaman, tartıştığımız zaman da ilk aklımıza gelen insanların pandemi döneminde şehir merkezlerinden, metropollerden daha çok kırsal bölgelere yöneldi. Bu da kene temasını arttırdı diye düşündük. Şu anda da sokağa çıkma yasağı, kısıtlamalar beraberinde insanları kırsal bölgeye köylerine itiyor. Şehir dışından, yurt dışından da gelen vatandaşlar oluyor. Çoğunlukla yaz aylarında şehir merkezlerinden kırsal bölgeye giden birçok vatandaş var. Kene vakalarını artık görmeye başladık. Kene hastalığı yani Kırım Kongo Kanamalı Ateşi kırsal bölge hastalığı olduğu için vatandaşlarımızı keneye karşı dikkatli olmaya çağırıyorum.” ifadelerine yer verdi.

Erzincan

Düşen buz sarkıtı kombi borusun yerinden çıkardı! Öğretmen ve polis eşi can verdi

Haber Giriş:

on

Erzincan’da dün evlerinde kombi borusunun çıkması sonucu karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu yaşamını yitiren polis memuru Mehmet Ufuk Çabuk (41) ve öğretmen eşi Özlem Akgül Çabuk (43), emniyet müdürlüğü bahçesinde düzenlenen törenin ardından memleketlerine uğurlandı. Törende polis memuru Mehmet Ufuk Çabuk’un annesi Fatma Çabuk’un oğlunun tabutunun üzerine kapanarak, “Bize hep şaka yapardın, bu şakayı niye yaptın, bu şaka olmadı oğlum” diyerek ağıtlar yakması yürekleri dağladı.

Olay, Osmanlı Mahallesi’nde dün öğle saatlerinde meydana geldi. Polis memuru Mehmet Ufuk Çabuk ile edebiyat öğretmeni eşi Özlem Akgül Çabuk’tan haber alamayan yakınları durumu polise bildirdi. Polis ekipleri nezaretinde eve girildi. Mutfakta çiftin cansız bedenleri bulundu. Evde yapılan incelemede çatıda oluşan buz sarkıtının düşmesi sonucu doğal gaz kombisi borusunun yerinden çıktığı görüldü.

Çiftin cenazeleri Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Yapılan otopsinin ardından bu sabah saatlerinde Erzincan Emniyet Müdürlüğü bahçesinde yapılan törene çiftin yakınlarının yanı sıra Erzincan Emniyet Müdürü Bülent Şensoy, Milli Eğitim Müdürü Aziz Gün ve mesai arkadaşları katıldı. Çiftin tabutlarına sarılan yakınları uzun süre gözyaşı döktü. Polis memuru Mehmet Ufuk Çabuk’un annesi Fatma Çabuk, oğlunun fotoğrafını öperek; “Bize hap şaka yapardın, bu şakayı niye yaptın, bu şaka olmadı oğlum” diyerek gözyaşı döktü.

 

Saygı duruşunda bulunulması ve dua edilmesinin ardından, ailelerin isteği üzerine polis memuru Mehmet Ufuk Çabuk’un cenazesi Ankara’ya, eşi Özlem Akgül Çabuk’un cenazesi defnedilmek üzere kara yolu ile İstanbul’a gönderildi.

Devam Et

Erzincan

Taktığı küpeler kabusu oldu! Tedavi olmazsa duyamayacak

Haber Giriş:

on

Erzincan’da yaşayan, 6 kişilik Yıldız ailesinin kızları Yağmur’un (17) kulaklarında, henüz 7 yaşındayken taktiği küpelerin alerji yapması sonucu yaralar oluştu. Doktorların keloid teşhisi koyduğu, 10 yıldır tedavi gören Yağmur’un babası Halis Yıldız, “İnşaatlarda çalışarak evimi geçindirmeye çalışıyorum. Tedavi ettiremezsem yakında kızımın kulakları kapanacak, duymayacak. Tedavi için yardım bekliyoruz” dedi.

Erzincan merkezde oturan Yıldız ailesinin 4 çocuğundan Yağmur’un kulaklarında, 7 yaşındayken taktiği küpelerin alerji yapmasıyla yaralar oluşmaya başladı. Kulak yaraları iyileşmezken, ailesi, Yağmur’u 10 yıl boyunca hastane hastane dolaştırdı. Kulağındaki yaraların ağrısına dayanamadığını belirten Yağmur Yıldız, “Okulumdan geri kaldım, derslerime çalışamıyorum. Herkesin bakışırından rahatsız oluyorum. Doktorlar keloid hastalığı diyor. Her geçen gün kulaklarımdaki yaralar büyüyor. Çaresi bulunmazsa kulaklarım kapanacak, duymayacağım. Kanama yaptığı için günlük üstümü değişmek zorunda kalıyorum. Dışarı çıktığım zaman saçlarımla kapatıyorum. Lütfen bana yardım edin” diye konuştu.

‘HER GÜN KANLI YASTIĞINI YIKIYORUM’

Anne Perişan Yıldız ise kızının tedavisi için ellerinden geleni yaptıklarını ancak sonuç alamadıklarını belirterek, “Her gün kanlı yastığını yıkıyorum. Kızımın bağırmasını, ağlamasını dinliyorum. Geceleri sabaha kadar yatamıyor. Ankara’ya götürdük, Erzurum’a götürdük, Trabzon’a götürdük; hiçbir yerde çaresini bulamadık. İstanbul’da tedavisi var, dediler, oraya da götürmeye gücümüz yok. Kızımın tedavisine yardım eli uzatılmasını istiyorum” dedi.

‘TEDAVİ OLMAZSA KULAKLARI KAPANACAK’

İnşaatlarda çalışarak, evini geçindirmeye çalıştığını anlatan baba Halis Yıldız da “Evim kira, 4 çocuğum var. Kızımın hastalığı ile yaklaşık 10 yıldır mücadele ediyoruz, artık dayanacak gücüm yok. Kızım tedavi olsun, başka bir şey istemiyorum. Tedavi ettiremezsem yakında kulakları kapanacak, duymayacak. Kızımın tedavisi için yardım bekliyoruz” diye konuştu.

KELOİD NEDİR?

Yaraların iyileşme sürecinde aşırı hücre üretimi sonucunda oluşan aşırı fıbroz dokuya ‘keloid’ adı verilir. Keloid, pembe, kırmızı veya ten rengi, düzensiz yumru görünümünde, sert, elastik kıvamlı oluşumdur.

Devam Et

Erzincan

Gökten para yağdı! 30 saniyede izi bile kalmadı

Haber Giriş:

on

Erzincan kent merkezinde bir kafenin ikinci katından sokağa atılan yaklaşık 10 bin TL, sokaktan geçen vatandaşlar tarafından saniyeler içinde toplandı.

Olay, 24 Eylül tarihinde akşam saatlerinde Ordu Caddesi üzerinde bir kafede meydana geldi. İddiaya göre kafede oturan iki ortak arasında yaşanan anlaşmazlık sonrası ortaklardan biri yaklaşık 10 bin TL’yi kafenin penceresinden sokağa savurdu. Gökyüzünden 50 TL’lik banknotların yağdığını gören vatandaşlar yaklaşık 30 saniye içerisinde 50’lik banknotları toplayarak oradan uzaklaştı. Paraları savuran kişi ve ortağı ise daha sonra hiçbir şey olmamış gibi kafeden ayrıldı.

O anlar kafenin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedilirken, kafe çalışanları da olanların şaşkınlığı ile ne yapacaklarını bilemediklerini söylediler. Kafede garson olarak çalışan Burak Sarıtaş, kafenin ikinci katında müşterilere hizmet ettiği sırada masada oturan iki kişiden birinin birden ayağa kalkarak bağırmaya başladığını belirterek, “Elindeki paraları ikinci kattan aşağı doğru savurmaya başladı. Biz de şaşkınlıkla izledik, aşağıdaki insanlar da paraları alıp gittiler” konuştu.

Kafedeki diğer çalışan Turgay Duyan ise masaya sipariş götürdüğünü ifade ederek, “Arkamı döner dönmez paraların aşağı doğru savrulduğunu gördüm. Aşağı indiğimde paraların hiçbirinin kalmadığını gördüm” dedi.

Devam Et

Trend