#

Giriş:

Son Güncelleme:

Antalya

8 yaşındaki kardeşini öldürmüştü hakime sorduğu soru şaşkına çevirdi

Antalya’da Sinan Yüksel (19), kardeşi Seyit Taha Yüksel’i (8), 27 bıçak darbesiyle öldürdü. Kardeşini sevmediği için öldürdüğünü ve pişman olmadığını ifade eden Yüksel, müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkemenin kararı okumasının ardından Yüksel, “Ben şimdi ne kadar hapis cezası aldım? Kaç yıl oluyor hapis cezası?” diye sordu. Aile, cezai ehliyeti tam olan oğullarının normal olmadığını söyleyerek yeniden rapor alınmasını istedi.

Antalya’nın Manavgat ilçesi’nde ailesiyle yaşayan Sinan Yüksel (19), geçen yıl 4 Ağustos’ta polis merkezine gidip, kardeşi Seyit Taha Yüksel’i (8), Türkbeleni mevkisindeki ormanlık alanda bıçaklayarak öldürdüğünü söyledi.

Olay yerine giden polis, Seyit Taha’nın cansız bedenini buldu. Ceset üzerinde yapılan incelemede, çok sayıda bıçak yarası olduğu tespit edildi.

27 KEZ BIÇAKLAMIŞ

Antalya Adli Tıp Kurumu’na götürülen Seyit Taha Yüksel’in cansız bedeninde, 9’u öldürücü olmak üzere 27 bıçak yarası olduğu belirlendi. Antalya Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi’nin raporunda ayrıca Seyit Taha Yüksel’in iki elinde de savunma yarası şeklinde bıçak yarası olduğu kaydedildi.

Polis merkezinde işlemleri tamamlanan Sinan Yüksel, savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği sulh ceza hakimi tarafından ‘yakın akrabayı kasten öldürmek’ suçundan tutuklandı. Sinan Yüksel’in poliste ve savcılıkta verdiği ifadede, uyuşturucu kullandığını, kardeşini de ailesinin onu çok sevmesi nedeniyle kıskançlık yüzünden öldürdüğünü söylediği öğrenildi.

“SEVMEDİĞİM İÇİN ÖLDÜRDÜM, PİŞMAN DEĞİLİM”

Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı’nın cinayetle ilgili hazırladığı iddianamede, sanık Sinan Yüksel’in, “Biz 3 kardeşiz, ben en büyüğüm. Seyit Taha 8 yaşındadır. Olay günü saat 15.00 sıralarında Seyit Taha’ya ‘Bir yere gidelim’ dedim. Evden çıkmadan kimliğimle, yeşil saplı bıçağı da yanıma aldım. Türkbeleni’ne doğru kardeşimle gittik. Kardeşime önce sırtından bıçağı sapladım, sonra ön tarafından bıçakladım. Kardeşimi sevmediğim için onu öldürdüm. Daha sonra emniyete gidip teslim oldum. Ben tek başıma hücrede kalmak istiyorum. Bu durumu kendim istedim. Söyleyeceğim başka husus yoktur, pişman değilim” dediği belirtildi.

UYUŞTURUCU ALIP, KULLANMIŞ

İddianamede ayrıca Sinan Yüksel’in olaydan 15 gün kadar önce parkta tanımadığı birinden 50 TL’lik uyuşturucu madde metamfetamin alıp kullandığını söylediği anlatıldı. İddianamede, Sinan Yüksel hakkında, Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından psikiyatrik bir hastalığının bulunmadığı ve cezai ehliyetinin tam olduğu yönünde rapor verildiği hatırlatılarak, ‘kardeşi kasten öldürme’ suçundan cezalandırılması istendi.

KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ

Davanın karar duruşması Manavgat 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya sanık Sinan Yüksel, SEGBİS aracılığıyla cezaevinden katılırken, salonda sanığın avukatı ile annesi Alime ve babası Osman Yüksel, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ve tarafların yakınları hazır bulundu.

“SİNAN NORMAL DEĞİL, YENİDEN RAPOR ALINMASINI İSTİYORUZ”

Duruşmada ifade veren anne Alime Yüksel, küçük oğlu i Seyit Taha’yı öldüren Sinan’ın normal bir insan olmadığını söyleyerek, “İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporu kabul etmiyoruz. Sinan evde de hayal dünyasında yaşıyordu. Günlerce odasından çıkmıyordu. Kardeşiyle hiçbir problemi yoktu. Ben çalıştığım için küçük çocuğum Seyit Taha Yüksel’le o ilgileniyordu. Sinan normal değil, yeniden rapor alınmasını istiyoruz” dedi.

“8 AYDIR EVDE DUVARLARLA KONUŞUYORMUŞ”

Baba Osman Yüksel de, “İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporu kabul etmiyoruz. Oğlum 8 aydır evde duvarlarla konuşuyormuş. Annesi öyle söyledi. Akli sağlığının yerinde olup olmadığı için yeniden rapor alınsın” diye konuştu.

Duruşmaya katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da sanık Sinan Yüksel’in suçunun sabit olduğu ve savcının esas hakkındaki görüşüne katıldıklarını belirterek, cezalandırılmasını istedi.

Duruşmada söz alan sanık avukatı, savcının esas hakkındaki görüşüne katılmadıklarını belirtti. Müvekkilinin normal olmadığını söyleyen avukat, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporu kabul etmediklerini ve yeniden rapor alınmasını istedi. Avukat, müvekkilinin beraatini ya da adli kontrol şartıyla tahliyesini talep etti.

“HASTANEYE GİTMEMEK İÇİN İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNDUM”

Mahkeme başkanı karar duruşması olduğunu hatırlattığı sanık Sinan Yüksel’e son sözlerini sordu. Sanık Sinan Yüksel bunun üzerine, “Ben olay günü polise kendim gittim. Olayı anlattım. Kaçmadım. Ben hastaneye gitmek istemiyorum. Orada benim psikolojim daha fazla bozuluyor. Hastaneye gitmemek için intihar girişiminde bulundum. Böyle bir olay olduğu için çok pişmanım” dedi.

Verilen aranın ardından sanık Sinan Yüksel’e ‘öz kardeşini öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası verildi.

Sanığın mahkemede hal ve hareketleriyle saygılı davranışları nedeniyle indirim yapan heyet, Sinan Yüksel’in cezasını ömür boyu hapse çevirdi. Kararın okumasının ardından sanık Sinan Yüksel, “Ben şimdi ne kadar hapis cezası aldım? Kaç yıl oluyor hapis cezası?” diye sorunca mahkeme başkanı, “Sen cezanın kaç yıl olacağını infaz savcısına sor. Biz müebbet hapis cezası verdik” dedi.

Antalya

Hemşirelere ‘Ben salağım’ yazdırmakla suçlanan başhekime dava açıldı

Haber Giriş:

on

Antalya Kumluca Devlet Hastanesi’nde, görev yerini terk ettikleri gerekçesiyle 2 hemşireye 500 kez, “Ben salağım, servisimden başka servise gittim” yazdırdığı iddiasıyla başlatılan soruşturmada başhekimlik görevinden alınan Uzm. Dr. Ayşegül Alkan hakkında, ‘hakaret’ suçlamasıyla iddianame hazırlanıp, dava açıldı.

Kumluca Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ayşegül Alkan, geçen yıl 13 Aralık günü servis kontrolleri sırasında, hemşireler Merve Şahiner Çalışkan ve Ayşe Yetkin’in yerlerinde olmadığını belirledi. İddiaya göre Başhekim Alkan, diğer birim müdürlerinin de olduğu bir ortamda azarladığı hemşirelere, görev yerini terk ettikleri gerekçesiyle kağıda 500 kez, “Ben salağım, servisimden başka servise gittim” yazmalarını söyledi.

7 SAYFALIK METİN

Hemşireler Çalışkan ve Yetkin ise, görev yerlerini terk etmediklerini öne sürerek, yazıyı yazmaya karşı çıkıp, resmi disiplin yönetmeliğinin uygulanmasını talep etti. Başhekim Alkan’ın talebi kabul etmemesi üzerine 2 hemşire, 7 A4 kağıdına 500 kez “Ben salağım, servisimden başka servise gittim” yazdı. Altına da “Başhekimin ısrarı ile kaleme alınmıştır” notunu düştü.

İKİ SORUŞTURMA BİRDEN

Daha sonra hemşireler Merve Şahiner Çalışkan ve Ayşe Yetkin, mobbinge uğradıklarını belirterek, Başhekim Uzm. Dr. Ayşegül Alkan hakkında İl Sağlık Müdürlüğü’ne şikayette bulundu. Sağlık Müdürlüğü iddialar üzerine geniş kapsamlı inceleme başlatırken, Sağlık Bakanlığı da duruma el koydu. Başhekim Uzm. Dr. Ayşegül Alkan hakkında hem bakanlık hem de İl Sağlık Müdürlüğü’nce soruşturma başlatıldı. Olaydan sonra yapılan inceleme ve soruşturma sonucu Uzm. Dr. Ayşegül Alkan, Kumluca Devlet Hastanesi başhekimlik görevinden alınarak asli görevine iade edildi.

BAKAN KOCA: BÖYLE BİR DAVRANIŞI KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİLDİR

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da o dönem, olayla ilgili açıklama yaparak, “Antalya Kumluca Devlet Hastanesi Başhekimi görevinden uzaklaştırıldı. Hakkında disiplin soruşturması başlatılan Başhekimin sözleşmesi feshedilerek görevine son verilmiştir. Böyle bir davranışı kabul etmemiz mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Başhekim Uzm. Dr. Ayşegül Alkan ise o dönem, iddialara yaptığı yazılı açıklamayla yanıt verip, olayın gerçeği yansıtmadığını söyledi.

İDDİANAME HAZIRLANDI

Olayla ilgili soruşturmayı yürüten Kumluca cumhuriyet savcılığı tarafından Ayşegül Alkan hakkında ‘kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret’ suçlamasıyla iddianame hazırlandı. Kumluca Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin ardından olayla ilgili dava açıldı. Davanın bugün görülmesi beklenen ilk duruşması, görevli hakimin sağlık sorunları nedeniyle ertelendi.

Öte yandan bu olayın ardından Uzm. Dr. Ayşegül Alkan’ın Finike Devlet Hastanesi’ne atandığı, hemşireler Merve Şahiner Çalışkan ve Ayşe Yetkin’in ise Kumluca’daki görevlerine devam ettiği belirtildi.

Devam Et

Antalya

Taştaki ‘tecavüz ediliyorum’ yazısı gerçek çıktı

Haber Giriş:

on

Antalya’da, taşın üzerine ‘Yaşım 12, adım A. Tecavüz ediliyorum, lütfen yardım edin’ yazan kız çocuğunun, A.K. olduğu belirlendi. Çocuk İzlem Merkezi’nde ifadesine başvurulan A.K.’ye, komşuları H.E.’nin (55) uzun süredir cinsel saldırıda bulunduğu ortaya çıktı. Bir süre önce Adana’ya taşındığı belirlenen H.E., polis tarafından yakalanıp gözaltına alındı.

Antalya’nın Kepez ilçesi Osman Yüksek Serdengeçti Caddesi’ndeki yeşil alanda bulunan, üzerinde çeşitli yazıların yer aldığı taşın sosyal medyada paylaşılması üzerine, polis hareket geçti. ‘Yaşım 12, tecavüz edildim, adım A. Hala tecavüz ediliyorum. Lütfen yardım edin’ notu yazılı taşı bulan kişilerden alan polis, çalışma başlattı.

CİNSEL SALDIRIYA UĞRADIĞI ORTAYA ÇIKTI

Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, yazıyı yazan kişinin, Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde ailesiyle yaşayan A.K. adlı kız çocuğu olduğunu belirledi.  Çocuk İzlem Merkezi’nde psikolog eşliğinde ifadesine başvurulan A.K.’nin, uzun süredir komşuları H.E.’nin cinsel istismar ve cinsel saldırısına uğradığı ortaya çıktı.

ŞÜPHELİ ADANA’DA YAKALANDI

H.E.’nin bir süre önce Adana’ya taşındığı, zaman zaman kente gelerek A.K.’ye cinsel saldırıyı sürdürdüğü belirlendi. Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin bağlantıya geçtiği Adana İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüpheli H.E.’nin adresini belirleyip, yakaladı. Gözaltına alınan H.E., işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek.

Devam Et

Antalya

Müstehcen görüntüleriyle tehdit ediliyor

Haber Giriş:

on

Antalya’da 25 yaşındaki S.B. evli olduğunu öğrenince ayrıldığı erkek arkadaşıyla özel görüntülerinin elinde olduğunu belirterek, kendisinden para isteyen kişi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. S.B., “Benden 10 bin TL istiyor. Vermediğim takdirde görüntüleri herkese izleteceğini, beni de öldüreceğini söylüyor” dedi.

Kepez ilçesinde yaşayan S.B., bir süre birlikte olduğu T.A.’nın evli olduğunu öğrenince ayrılma kararı aldı. S.B., geçen ay kendisini telefonla arayan kimliği belirsiz kişinin, T.A. ile özel görüntülerinin elinde olduğunu belirterek, 10 bin TL istediğini söyledi. S.B., aynı kişi tarafından parayı vermediği takdirde özel görüntülerinin yayılacağına dair tehdit edildiğini belitti.

Aranmalar sistematik olarak devam edince polise ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen S.B., 1 aydır her gün defalarca arandığını, artık dayanacak gücünün kalmadığını belirtti.

S.B., “Eski erkek arkadaşımla birlikteliğimde, onun tarafından çekilen 1 dakikalık görüntü vardı. Beni arayan kişi anlatıyor. Benden 10 bin TL istiyor. Onun tehditleri yüzünden işimi de kaybettim. Aramaya devam ediyor. Bu kişi üzerimde ne olduğuna, yanımda kimin olduğuna kadar biliyor. Psikolojim bozuldu. Beni tehdit ediyor. Başıma bir şey gelmesinden korkuyorum. Ne olur, bana yardım edin” dedi.

Devam Et

Trend