#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten önemli açıklamalar

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulunuyor. Ömer Çelik, Bülent Arınç’ın YİK üyeliği görevinden istifa etmesine ilişkin, “MYK da Arınç’ın değerlendirmelerine katılmıyor.” dedi

Ömer Çelik’in açıklamalarından satır başları:

CHP’Lİ ÇEVİKÖZ’ÜN SÖZLERİNE TEPKİ

Sosyal medya aracılığıyla açıklama da yaptım. Sayın Çeviköz’ün bazı açıklamaları oldu. Şimdi burada bizim her zaman bu tip açıklamalar olduğu zaman biraz bekliyoruz. Bu kadar da olmaz. Mesele sadece eleştirmek için değil, siyasetin hiç bir zaman ana motivasyonu olmaması lazım eleştirmek. Temel bir eleştiri getirdik. Seçilmiş bir başkandan demokrasi talep etmek, yanlış bir şeydir. Türkiye demokrasi için şehit vermiş bir ülkedir. Bununla kalmıyor, S-400’leri iptal edeceklerini söylüyorlar iktidara geldikleri zaman. Patriot verilirse hala almaya hazır olduğumuzu söyledik. Bize acil lazımdı ve Rusya’dan aldık. Bu bir kes kopyala siyasetidir. İthal ekameci bir demokrasi anlayışıdır. Demokrasiyi mal gibi görüp bir yerden bir yere ithal edebileceklerini düşünüyorlar. Niçin Türkiye’nin hava savunması için elde ettiği tedarik ettiği sistemleri iade edeceksiniz? Ya da Libya’da meşru siyaseti desteklemeyi niye eleştireceksiniz? Ayrıca Suriye’den asker çekmemizi söylüyorlar. Suriye’den asker çekilince ne olacak? Ahlaki olarak asla kabul edilemeyecek bir söz olduğunu söylüyoruz. Uyarmamıza rağmen bu açıklamayı yapan siyasetçi arkadaşımız bunu düzeltmek yerine çıktı, bizim eleştirilerimizin kötücül bir değerlendirme olduğunu söyledi. Demokrasinin evrensel niteliğine dönük olarak bir dayanışma meselesinden bahsetmiyoruz.

CHP’YE DEMOKRASİ ELEŞTİRİSİ

Tam tersine başka bir yerden ithal demokrasiden bahsediyoruz. Şunun söylenmesi gerekiyor ABD hükümetine; Geçmişte yapılan hataları yapmayın. Demokrasimizi tehdit eden unsurlar başka, yeni yönetime şunu söylemek lazım. PKK/PYD’ye Trump döneminde tırlarla silahlar gönderdiniz, en önemli yaklaşım bu örgüte verilen silahların toplanması, PKK/PYD’ye yönelik olarak eğitim çalışmalarının sonlandırılması ve terör örgütü olarak yaklaşılmasıdır. Diğer bir söylenmesi gereken husus da şudur; Türkiye’nin milli iradenin yegane temsilcisi olan TBMM’nin bombalanmasında terör örgütü FETÖ’nün DEAŞ gibi karşılanmasıdır. DEAŞ’a ne yapılıyorsa FETÖ’ye de aynısı yapılması gerektiği söylenmeliydi. Tam tersi yöne girip, F-35’lerin Türkiye’ye verilmemesini eleştiriyor musunuz? Kapalı Maraş’ın da açılmasını eleştiriyorlar. KKTC’ye Güney Kıbrıs’la aynı hukuk çerçevesinde yaklaşmıyorlar. Dolayısıyla bunlar demokratik açıdan dayanışma anlamına gelmeyen sözlerdir. Demokratik açıdan karşılıklı olarak değer dayanışması anlamına gelmeyen sözlerdir. Bir de kendisini demokratik bir irade yerine koyup kendi ülkesini başka ülkeye şikayet edip bir demokrasi talebinde bulunuyor. Başkalarından demokrasi talep etmeden önce nasıl demokrat olunur özeleştirilerine girmeleri kendileri için ve ülke için faydalı olacaktır.

REFORM

Önemli bir reform eylemini Türk siyasi hayatına paketlerle uygulamalarla ortaya koyduk. Reform demek demokrasinin toplumun tüm kılcal damarlarına ulaşması demektir. Dolayısıyla reform süresi demokrasinin derin sürecidir. Toplumun çıkarları değişir, vatandaşımızın taleplerinin devletimize yansımasında yeni ihtiyaçlara gerek duyulur.

İRİNA OPERASYONU

Alman savaş gemisi tarafından gemimize çıkılarak yapılan aramayı şiddetle protesto ediyoruz. Hamburg isimli savaş gemisi, Ambarlı limanından insanı yardım taşıyan gemimize müdahale etmiştir. Şu net bir durumdur. Burada herhangi bir şekilde ambargoyu delen Türkiye devleti değildir. O toplu mezarların getirdiği yükten kurtulmak için Türkiye’ye karşı yanıltıcı propagandalar üretenler bu tip bir takım haberler üretiyorlar. Almanya ile bu konularda yakın bir istişaremiz var. Bütün bunları dikkate alarak bu tip eylemlerde bulunmamaları gerektiğinin altını çiziyor. Bu aramalar korsan aramalardır. Tabi sonra ülkemizin itirazıyla aramayı sonlandırmışlar. AB kendi üyesi olan bazı ülkelerin gayri meşru girişimlerinin peşinden gitmemelidir.

AZERBAYCAN’IN KARABAĞ ZAFERİ

Kazanımlar bundan sonra önemlidir. Bu anlaşmaya bağlı olarak 20 Kasımda Azerbaycan ordusu girdi. Şimdi burada Azerbaycan’ın belirleyeceği bir yerde Rusya ile ortak merkez kurularak. Türk ordusu bu barışın kazanımları konusunda gözlem yapacak. TBMM’de yetkiyi verdi.

AVRUPA’DA İSLAMOFOBİ

Fransa yanlış uygulamaları sürdürüyor. Fransa’nın içerisindeki tartışmalarda son derece doğru mecralarda seyrediliyor. Bu bir hastalıktır. Yani DEAŞ insanlık için en tehlikeli terör örgütlerinden biriyse Avrupa’da DEAŞ’ın karşılığı faşistlerdir. Doğru prensiplerle bunlarla mücadele edilmesi gerekir.

BÜLENT ARINÇ’IN YİK’TEN İSTİFASI

Arınç’ın kamuoyunda öne çıkan görüşlerinin, MYK tarafından kabul edilmeliği bellidir. Kendileri istifasını sundular, Cumhurbaşkanımız da kabul etti.

Gündem

Sağlık çalışanlarına izin yasağı kaldırıldı

Haber Giriş:

on

Sağlık Bakanlığı tarafından corona virüs tedbirleri kapsamında sağlıkçılara yönelik getirilen izin, emeklilik işlemleri gibi kısıtlamalar kaldırıldı.

Sağlık Bakanlığınca, 81 ilin sağlık müdürlüklerine, personelin yıllık izin, istifa, emeklilik durumundaki yeni düzenlemelere ilişkin yazı gönderildi.

Buna göre, Sağlık Bakanlığı personeline, kamu sağlık hizmetini aksatmayacak şekilde yıllık izin ve ücretsiz izin verilebilecek.

Sağlık Bakanlığı yazısına göre, emeklilik talebinde bulunan personelin işlemleri yerine getirilecek.

Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

Devam Et

Gündem

AYM’den, annenin de öldüğü kürtaj işleminde karar

Haber Giriş:

on

Anayasa Mahkemesi (AYM), Sivas’ta yıllık izinli olan doktorun, Devlet Hastanesi’nde yaptığı kürtaj işlemi sırasında cenin ile birlikte annenin de ölümüne neden olmasında, kamu makamlarının denetim ve kontrol görevini yerine getirmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Sivas’ta oturan D.A.Ö., 24 haftalık hamileyken, Devlet Hastanesi’nde görevli kadın doğum doktoru S.K. tarafından 8 Kasım 2004 tarihinde gerçekleştirilen kürtaj işlemi sırasında ceninle birlikte hayatını kaybetti. Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı, doktor S.K. hakkında kadının ölümü ile sonuçlanan çocuk düşürtme suçundan kamu davası açtı. Sivas Ağır Ceza Mahkemesi 2008 yılında verdiği kararla S.K’nın 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. S.K’nın 2019 yılında ölmesi nedeniyle Başsavcılığın talebi üzerine mahkumiyet ilamının ortadan kaldırılmasına karar verildi.

İDARE MAHKEMESİNDEN TAZMİNAT TALEBİNE RET

Diğer yandan kürtaj sırasında hayatını kaybeden kadının babası K.A. ile ağabeyi Onur Arslan, olayda hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla Sağlık Bakanlığı’ndan maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. Talebin reddedilmesi üzerine Sivas İdare Mahkemesi’nde dava açan Arslan, babası K.A. için 30 bin lira maddi, 50 bin lira manevi, kendisi için ise 40 bin lira manevi olmak üzere toplam 120 bin lira tazminat ödenmesini talep etti. Sağlık Bakanlığı savunmasında, doktor S.K’nın yıllık izinde olduğu dönemde idareden izin almadan veya idareyi haberdar etmeden gerçekleştirdiği hizmet dışı eylemi ile neticeye sebebiyet verdiğini, olayda kişisel kusur bulunduğunu, hizmet kusuru olmadığını bildirdi. Dava, İdare Mahkemesi tarafından reddedildi.

YAŞAM HAKKI İHLAL EDİLDİ

Onur Arslan, temyiz ve karar düzeltme talepleri de reddedilince 20 Şubat 2017 tarihinde AYM’ye bireysel başvuruda bulundu. AYM, Anayasa’nın 17’nci maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Kararın bir örneği, yaşam hakkı ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Sivas İdare Mahkemesi’ne gönderildi. AYM’nin gerekçeli kararında hamileliğin 24’üncü haftasında gerçekleştirilen kürtajın suç teşkil eden bir tıbbi müdahale olduğunun ağır ceza mahkemesince tespit edildiği hatırlatılırken, başvurucu Arslan’ın iddialarının, Devlet Hastanesindeki organizasyon eksikliği nedeniyle kamu makamlarının yaşamı koruma yükümlülüğünü yerine getirememesine dayandığına dikkat çekildi. Kararda, hastane yönetiminin hastanede gerçekleştirilen tedavi ve diğer işlemlerin organizasyonu konusunda yönetme ve denetleme görevi olduğuna işaret edildi.

‘YAŞAMI KORUMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ YERİNE GETİRMEDİ’

AYM kararında, doktor eylemi sırasında yıllık izinli olsa da Devlet Hastanesinde görev yaptığı ve tıbbi müdahaleyi de Devlet Hastanesinde söz konusu hastanenin ekipmanları ve personelini kullanarak gerçekleştirdiğine dikkat çekilerek, şöyle denildi:

“Ayrıca tıbbi müdahalenin gerçekleştirildiği 8 Kasım 2004 tarihi hafta içi/mesai günüdür. Doktor izinli olduğu bir dönemde, hiçbir yetkiliye haber vermeden Devlet Hastanesinde, mesai gününde, hastane personeliyle birlikte cerrahi operasyon gerçekleştirebilmiş, ayrıca hastanede görevli cerrahi operasyondan haberdar olan diğer personel de hastane yetkililerini durumdan haberdar etmemiştir. Bu şartlar altında Devlet Hastanesi idaresinin, sağlık personelinin suç teşkil edecek davranışlardan kaçınmasına yönelik hastanedeki denetim ve kontrol görevini gereken şekilde yerine getirmediği, yönetim boşluğuna neden olduğu, dolayısıyla olayın gerçekleştiği Devlet Hastanesinde bir organizasyon kusuru bulunduğu açıktır. Tüm bu bilgilere göre somut olayda, kamu makamlarının yaşamı koruma yönündeki pozitif yükümlülüğü yerine getirdiğinin değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu durumda İdare Mahkemesi tarafından değinilen hususlar gözetilmeden, hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddine karar verilmesi de yaşam hakkının korunmasına ilişkin ilkelerle bağdaşmamaktadır.”

Devam Et

Gündem

Aşılamada ikinci aşama bugün başladı

Haber Giriş:

on

Aşılama programının birinci aşamasının ikinci adımına geçildi. Bugünden itibaren huzurevleri ve bakımevlerinde kalanlarla onların bakımından sorumlu kişiler aşılanmaya başlandı. Ayrıca 90 yaş üzeri vatandaşların aşılanması da yapılıyor.

Türkiye’de aşılama programının birinci aşamasının ikinci adımı bugün başladı. “COVID-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi”ne göre birinci aşamada yer alan sağlık çalışanlarının aşılanmasına devam ediliyor. 833 bini aşkın sağlık çalışanına koronavirüs aşısının ilk dozu uygulandı.

BUGÜN BAŞLADI

1 milyona ulaşacak aşılamada bugünden itibaren yeni aşılama grubu başladı.

Huzurevleri ve bakımevlerinde kalanlar ile bu vatandaşlarımızın bakımından sorumlu kişilerin aşılanması ile 90 yaş ve üzerindeki kişilerin de aşı programı bugün başladı.

HAFTA SONUNA KADAR BİTMESİ PLANLANIYOR

Bakanı Fahrettin Koca, 81 ilin sağlık müdürüyle aşılama takvimi ve stratejisine ilişkin video konferans yöntemiyle görüştü.

Bakan Koca, tüm illerde huzurevi ve bakımevlerinde aşılamanın hızlı bir şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Hafta sonuna kadar huzurevi ve bakımevlerinde yaşanların aşılanmasının tamamlanmasına gayret edelim mesajını verdi.

90 YAŞ VE ÜZERİNE EVDE AŞI YAPILACAK

Bakan Koca ayrıca, 90 yaş ve üzerindeki vatandaşların da bugünden itibaren aşılanmaya başlanacağını açıklamıştı. Bu kişilerin evlerinde aşılanması organize edilecek.

Öte yandan Bakan Koca, 90 yaşındaki bireylerin de aşılanmasının hafta sonuna kadar tamamlanmasını il sağlık müdürlerine iletti.

Devam Et

Trend