#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Bahçeli’den laiklik açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, laikliğin Anayasa’dan çıkarılması tartışmasıyla ilgili, “Bu görüşü seslendiren veya destek verenler Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş temellerini dinamitlemek isteyen, kurucu emanetleri kundaklamak için gün sayan hastalıklı ve hasarlı zihniyetlerdir. Bilinmelidir ki, ne dinimize laf söyletiriz, ne de Cumhuriyet’in laiklik sütununu kırdırırız” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, laiklik ve bazı kişilerin cenaze namazlarının kılınmaması tartışmalarıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, “Ülkemiz 10 yıllar boyunca sığ ve kısır tartışmalarla meşgul edilmiş, gücü ve enerjisi devamlı surette içe dönük konu başlıklarında harcanmıştır. Milli ve manevi değerler eksenine tutunan sert kutuplaşmalar zaman zaman tehlikeli boyutlara ulaşarak milli birlik ve dayanışma ruhuna zarar vermiştir. Bu esnada birbirimize çatık kaşla bakıyorken, haricimizdeki birilerine, hadiselerin bilenmiş akışına müdahale ve mukabelede ne yazık ki geç kalınmıştır. Köprülerin altından sular hızla akıyorken, hala köprü üzerinde cepheleşme hastalığına maruz kalmak talihsiz ve esef verici gelişmelere davetiye çıkarmıştır. İnanç, mezhep, etnik aidiyet, dil ve köken gerilimlerini taammüden kamçılayan, nihayetinde insanlarımızın gönül ve muhabbet bağlarını koparmak için gerginlikleri körükleyen fırsat düşkünleri işin özünde ateşle oynamışlardır. Bir yanda laikliği siyasi hesapları için acımasızca istismar edenlerle, diğer yanda barış ve kardeşlik dinimizin evrensel mesajlarını çarpıtanlar, görüntüde ayrı, gerçekte aynı kirli maksada kilitlenmiş bağnaz kafalardır” dedi.

‘SONU UÇURUM, SONUCU FELAKETTİR’

Bahçeli, İslam’ın hoşgörü dini olduğuna vurgu yaparak, “Bilhassa ifade etmek lazımdır ki, kimin Müslüman kimin münafık; kimin mümin kimin münkir olduğunu tayin ve tefrik etme görevi fani insana verilmiş bir ruhsat değildir. Rahmet elçisi Efendimizin hayatı, hadisleri; akıl, adalet ve haysiyetle pekişmiş muamele ve mücadelesi hepimize örnektir. Huzurlu bir toplum hayatı için hoşgörü altın bir davranış kalıbıdır. Tahammülsüzlük zehirdir, girdiği bedeni ve zihni her zaman mahvedecek, bir süre sonra da nefret salgınına dönüşecektir. Manevi hoşgörü acziyet değil, mükâfatını Allah’tan bekleyen ve dileyen ihlaslı bir teslimiyet halidir. Bununla birlikte hoşgörü demek; hiç kimseyi ayıplamamak, kırıcı ve aşağılayıcı olmamak, farklı inanç ve düşüncelere müsamaha göstermek demektir. Onurlu ömründe Resullullah kötülüğe bile kötülükle cevap vermemiştir. Nitekim hoş gören her zaman hoş görülmeye müstahaktır. Camilerimizin, mescitlerimizin, cemevlerimizin sahte anlaşmazlıkların ve sanal ihtilafların merkez üssü haline getirilmesi ağır bir vebaldir. Onun ölüsü camiye girmemeli, bunun cenaze namazı kılınmamalı çağrıları Allah’ın rahmet ve merhametiyle ters düşmektir. Elbette böylesi bir tablonun sonu uçurum, sonucu felakettir. En iyisini hakkıyla bilen Cenab-ı Allah’tır. Din değiştirmedikten ve bazı haller zuhur etmedikten sonra bir Müslüman’ın ölüsüne veya dirisine nasıl yaklaşılacağı, nasıl davranılacağı bellidir. Sevmediğimiz birisinin camiye sokulmasına, cenaze namazının kılınmasına itiraz etmek demek Türk ve İslam düşmanlarının oyununa gelmek demektir. Düşüncesini, fikriyatını, fiillerini, söylediklerini, yazdıklarını tasvip etmediğimiz her insanın, insan olmaktan kaynaklanan hakları vardır ve herkes bu haklara saygıyla mesuldür. Allah indinde üstünlük takvadadır, kalpleri bilen ve gören yalnızca Allah’tır” dedi.

‘TÜRKİYE KARANLIK TÜNELDEN ÇIKMALIDIR’

Bahçeli, son zamanlarda gazetelerde ve televizyon ekranlarında baş gösteren kaygı verici kamplaşmanın devamı, hatta genişlemesi halinde milli ve manevi hayatın bir plan dahilinde yürütülen tahrik ve taciz kampanyalarının girdabına kapılacağını, bunun bedelinin de vahim olacağını vurguladı. Bahçeli, “Bugünkü nazik ve hassas dönemde, Diyanet İşleri Başkanlığımızı ve laikliği eş zamanlı olarak sıcak tartışmaların içine sürüklemek Türkiye’nin aleyhine kulis yapan, yıkım senaryosu hazırlayan zalim mihrakların eline koz vermektir. Türkiye bu karanlık tünelden süratle çıkmalıdır. Bir başka sorun ise laikliğin Anayasa’dan çıkarılma meselesidir. Bu görüşü seslendiren veya destek verenler Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş temellerini dinamitlemek isteyen, kurucu emanetleri kundaklamak için gün sayan hastalıklı ve hasarlı zihniyetlerdir. Laiklik dinsizlik değildir. Kavramsal çatısı dinle çatışmalı da görülmemelidir. Türkiye laik, sosyal ve hukuk devletidir. Millet, Müslümandır. Herkesin dini inanç ve vicdan hürriyetine hürmet duymak asıldır. Bilinmelidir ki, ne dinimize laf söyletiriz, ne de Cumhuriyet’in Laiklik sütununu kırdırırız. Kötü niyet sahipleri sabırları sınayıp sınır ihlali yaparak milletimizin sinir uçlarıyla oynamaya kalkışmamalıdır. Din Allah’ındır, Müslüman Türk milleti mukaddesatı üzerinde karalama yapmak için devreye girenlere müsaade etmeyecektir. Hiç kimse üstüne vazife olmayan konularda fetva makamı gibi hareket etmeye heveslenmemeli, 2023 vizyonumuzun hızını yapay gündemlerle kesmeyi de aklından geçirmemelidir” ifadelerini kullandı.

Gündem

Türkiye’de koronavirüs: 262 can kaybı 28 bin 118 vaka

Haber Giriş:

on

Koronavirüs Türkiye günlük vaka tablosu, aşı sayısı ve son gelişmeler Sağlık Bakanlığı’nın “covid19.saglik.gov.tr” adresinden yayınlandı. Koronavirüs verileri ve aşılamada son durumun paylaşıldığı tabloda vaka sayısı dikkat çekti. Türkiye’de son 24 saatte 343 bin 142 Kovid-19 testi yapıldı, 28 bin 118 kişinin testi pozitif çıktı, 262 kişi yaşamını yitirdi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medyadan yaptığı açıklamada, “Can kaybımız 262. Vaka sayımız 28.118. Artan hareketlilikle risk daha da yaygın. Yarın tedbirleri uygulayarak, ortalama 1 hafta sonra tablodaki sonuçların değişmesinde, 2. doz aşınızı olarak da, 2 hafta sonra salgına karşı kalıcı başarı elde edilmesinde pay sahibi olabilirsiniz”  ifadelerini kullandı.

Devam Et

Gündem

35 yolcusuyla uçurumun kenarında asılı kaldı

Haber Giriş:

on

Cide-İstanbul seferi yapan ve 35 yolcusu bulunan otobüs, karşılaştığı TIR ile geçiş yapmak istediği sırada mıcıra kapılması sonucu uçurumun kenarında asılı kaldı. 50 metrelik uçurumun kenarında ağaçlara halatlarla bağlanan otobüsteki yolcular, ekiplerin çalışmasıyla tahliye edildi.

Kastamonu’nun Cide ilçesinden İstanbul’a hareket eden ve içerisinde 35 yolcusu bulunan otobüsün şoförü Soner Keleş, Cide-Kastamonu karayolu Yenice köyü mevkiinde iddialara göre yolun dar olmasından kaynaklı karşı yönden gelen TIR ile çarpışmamak için ani manevra yaptı.

Bu esnada mıcıra kapılan yolcu otobüsü, yaklaşık 50 metrelik uçurumun kenarında yan yatarak asılı kaldı. Yolcu otobüsünün yuvarlanmaması için otobüste bulunan yolcular, cam kenarında durarak tahliye edilmelerini bekledi.

İhbar üzerine bir süre sonra olay yerine 112 Acil Sağlık, itfaiye, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi. Uçuruma yuvarlanmaması için iplerle ağaçlara ve kepçelere bağlanan yolcu otobüsünde bulunan yolcular, ekiplerin koordineli çalışması sonrasında otobüsten tahliye edildi. Yolcuların tahliye edilmesinin ardından otobüs, şarampolde çıkartıldı.

Yolcular, otobüsle seyir halinde iken büyük bir kamyonun karşılarına çıktığını belirterek, “Bizim şoförümüz bizi kurtardı. Tam TIR ile çarpışıp uçuruma yuvarlanacakken otobüsü durdurdu. Şoför dikkatli olmasaydı bizler kurtulamazdık” dedi.

TIR’ın hızlı bir şekilde geldiğini ve arka dorsesinin de yolu kapladığını anlatan yolcular, otobüsün TIR’a çarpmamak için manevra yapmasıyla şarampole kaydığını söyledi.

Devam Et

Genel

Yeni ekonomi paketinin ayrıntıları belli oldu

Haber Giriş:

on

AK Parti, vergi muafiyeti de içeren önemli bir kanun teklifi üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Teklifte, yaklaşık 900 bine yakın küçük esnafı yakından ilgilendiren önemli düzenlemeler var.

AK Parti, vergi muafiyeti de içeren 56 maddelik bir kanun teklifi hazırladı.

Vergi Usül Kanunu, Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi’nde önemli düzenmeler içeren kanun teklifi üzerinde çalışmalarını tamamlamak üzere. Teklifte, yaklaşık 1 milyona yakın küçük esnafı yakından ilgilendiren önemli düzenlemeler var.

Daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Ekonomi Reform Paketi’nde yer alıp yasa gerektiren düzenlemeler için bu teklifin hazırlandığı belirtiliyor.

NTV’den Özgür Akbaş haberine göre teklifin en öne çıkan ayrıntısı küçük esnafa vergi muafiyeti getirmesi.

CİROSU 240 BİN TL’NİN ALTINDA OLAN ESNAF VERGİDEN MUAF OLACAK

İşte teklifte yer alan bazı maddeler:

  • Cirosu 240 bin TL’nin altında olan küçük esnaf vergiden muaf tutulacak.

KÜÇÜK ESNAFA VERGİ MUAFİYETİ

  • Vergi muafiyeti yaklaşık 900 bin esnafı kapsıyor.

TARIMSAL DESTEKLER ARTIK VERGİYE TABİ OLMAYACAK

  • Çiftçiye vergi indirimi geliyor. Tarımsal destekten vergi kesintisi yapılması çok eleştiri konusu yapılıyordu. Bu noktada da bir düzenleme var. Artık destekler vergiye tabi olmayacak vergi alınmayacak.

İNTERNET ÜZERİNDEN PARA KAZANANLARA DA KOLAYLIK GETİRİLİYOR

  • İnternet üzerinden para kazananlara da kolaylık getiren bir düzenleme var. Özellikle YouTuber’lara vergi kolaylığı getiriliyor. Yayınladıkları videolardan reklam alarak para kazananlar vergi mükellefi haline geliyordu ve defter tutma zorunluluğunu vardı bu kaldırılıyor, vergi mükellefi olacaklar yine ama banka onlara yatan parayı doğrudan stopajını kesecek. Yani vergi sorumlusu banka olacak, kişinin özel hesabı üzerinden stopaj kesilecek.

MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN STAJ ÜCRETİNİ DEVLET ÖDEYECEK

  • Meslek lisesi stajyerlerinin işveren üzerindeki yükü kaldırılıyor. Meslek liselerine ara elemana teşvik edilmesi uygulamasında sanat okullarında okuyanlar iş yerlerinde staj yapıyorlar ve 767 lira veriliyordu ve bu paranın üçte 1’ini işveren tarafından ödeniyordu artık bu düzenleme ile tamamını devlet ödeyecek ve rakamın bin liraya çıkarılması öngörülüyor. Kalfalıkla ilgili de lisedeki 9-10-11-12. sınıflar okuyup kalfalık yapanların aldığı rakam artılacak ve yeni düzenleme ile bu öğrencilerin aldıkları kalfalık parasının üçte ikisini işveren ödüyordu artık tamamını devlet ödeyecek.

GEÇİCİ VERGİ BEYANNAMESİ YILDA 3 KEZ VERİLECEK

  • Geçici vergi beyannameleri 3 ayda bir yılda 4 kez veriliyordu burada bir değişikliğe gidiliyor yılda 4 kere değil 3 kez beyanname verilecek ve beyanname verme dönemleri de 1 ay erkene çekiliyor.

Devam Et

Trend