#

Giriş:

Son Güncelleme:

Siyaset

Bakan Gül: Nöbetçi noter uygulamasını ülkemizde başlayacak

Adalet Bakanı Gül, “Çok yakın zamanda nöbetçi noter uygulamasını ülkemizde görmeye başlayacağız.” dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Bakanlık yetkililerinin üzerinde çalıştığı nöbetçi noter uygulamasına ilişkin  açıklamalarda bulundu.

Nöbetçi noter konusunda çeşitli görüşmeler yaptıklarını, temaslarda bulunduklarını hatırlatan Bakan Gül, kamuoyundan da destek aldıklarını dile getirdi.

Uygulamayla, hafta içi çalışan, mesai yapanların işlemlerini hafta sonu yapmalarının sağlanacağını ifade eden Gül, bu konuda olumlu geri dönüşlerin olduğunu bildirdi.

Temel yaklaşımın “güven veren adalet” olduğunu vurgulayan Abdulhamit Gül, vatandaşların yargıya güvenini artırıcı çalışmaların süreceğine işaret etti.

“Nöbetçi noter uygulamasına başlayacağız”

Nöbetçi noter uygulamasının da bunlardan biri olduğuna dikkati çeken Gül, kurumlarla, odalarla, meslek kuruluşlarıyla görüşmelerin sürdüğünü aktararak, şöyle devam etti:

“Çok yakın zamanda nöbetçi noter uygulamasını ülkemizde görmeye başlayacağız. Daha sonra da kapsamını genişleteceğiz. İlk olarak nöbetçi noter uygulamasına cumartesi ve pazarla başlayacağız. Sistemin sağlıklı işlemesini, eksikliklerin tamamlanmasını sağladıktan sonra da hafta içi belli saatlere kadar da uygulamanın kapsamı genişletilebilir. Uygulama başladıktan sonra talebe, ihtiyaca göre kapsamı genişletme, tekrar gözden geçirme mümkün olacaktır. Hafta içi saat 17.00’den sonra nöbetçi noter uygulamasını hedefliyoruz. Memur arkadaşımız işten çıktı, hafta içi noter ihtiyacı var, hafta içi de notere gidebileceği bir düzeni planlıyoruz. Şu anda ilk etapta hafta sonu, cumartesi, pazar için bunun planlamasını yapıyoruz.”

Cumartesi, pazar konusunda büyükşehirlerde, illerde ayrı teknik çalışmalar yaptıklarını ifade eden Bakan Gül, çalışmaların tamamlanmasıyla uygulamanın hayata geçirileceğini dile getirdi.

Haberin Devamı

Gündem

Muharrem İnce: “Yüzde 51 için yola çıkıyorum”

Haber Giriş:

on

Parti kuracağı iddiaları siyaset gündemini çalkalayan Muharrem İnce, Habertürk yazarı Fatih Altaylı’ya bomba açıklamalarda bulundu. İnce “Ben bir parti kurmuyorum. Ben yola çıkıyorum. Yüzde 31’le bıraktım. Şimdi onu yüzde 51’e çıkarmak için yola çıkıyorum” dedi. Cumhurbaşkanlığı adaylığı süreciyle ilgili çarpıcı açıklamalar yapan İnce, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun adayı kesinlikle Abdullah Gül’dü. CHP’den birini asla düşünmüyordu. Ama onun bu planını Meral Akşener bozdu. Açık söylüyorum ben Akşener sayesinde aday oldum” diye konuştu

CHP’den ayrılıp parti kuracağı iddiaları ile siyaset gündeminden düşmeyen Muharrem İnce sosyal medya paylaşımları dışında ilk kez açıklamalarda bulundu.

Habertürk yazarı Fatih Altaylı’ya konuşan İnce, siyaset gündemini sarsacak ifadeler kullandı.

Bir dönem çok konuşulan “Muharrem İnce Beştepe’de Erdoğan’la görüştü” iddialarına yanıt veren İnce, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na giden bir CHP’li var ama o ben değilim. Gidenin kim olduğunu da biliyorum. Bir genel başkan yardımcısı gitti Saray’a, Tayyip Erdoğan’a. Bana asıl dokunan Kemal Bey’in Fox TV’deki sabah programına çıkıp ‘Kimin gittiğini biliyorum’ diyerek beni ima etmesi oldu. Kemal Bey’i aradım hemen. ‘Biliyorsanız çıkıp açıklayın. Yoksa ben çıkıp sert konuşurum’ dedim. Açıklamadı.”

“AKŞENER SAYESİNDE ADAY OLDUM”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde nasıl aday olduğunu da anlatan İnce “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun adayı kesinlikle Abdullah Gül’dü. CHP’den birini asla düşünmüyordu. Bütün arzusu Abdullah Bey’i aday göstermekti. Ama onun bu planını Meral Akşener bozdu. Açık söylüyorum ben Akşener sayesinde aday oldum” dedi.

“O GECE ‘SARHOŞTU’ İDDİASINI TUNCAY ÖZKAN YAYDI”

Seçim gecesi yaşananlara da değinen İnce, CHP’de kendisine yönelik tavrın Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından başladığı dile getirip o geceyle ilgili çarpıcı bir iddiaya da gündeme getirdi. O gece sarhoş olduğu söylentilerini Tuncay Özkan’ın dillendirdiğini ifade eden İnce sözlerini şöyle sürdürdü.

“Ben seçim kampanyasını çok iyi götürdüm ama yenilgiyi kötü yönettim. Çok kötü yönettim. Tuncay Özkan seçim gecesi ile ilgili olarak Levent Gültekin’e ‘Muharrem İnce o gece sarhoştu’ diyor. O da bunu yayıyor. Yahu o gece yanımda birçok partili var. Genel Başkan Yardımcısı Engin Altay var. Bekledim ki, biri de çıksın ‘Değildi. Beraberdik’ desin. Hiçbiri çıkmadı. Ardından bu Saray’a gitme meselesini birileri kurguladı. Ben de bu iftiraya dava açtım. Genel Başkanımıza da dedim ki, ‘Parti de dava açsın’ ama açmadılar. Niye açmadılar sormak lazım. Ben Beştepe’ye Saray’a gitsem gizli gitmem. Açık açık giderim. Twitter’dan duyurur giderim. Çünkü bugünkü sisteme göre ben ana muhalefetim. Tayyip Erdoğan’ın rakibi Kemal Kılıçdaroğlu değildi, bendim. Bu yüzden isteseydim açık açık gider görüşürdüm. Gitmedim. O da yetmedi şimdi bir de bölücülük meselesi çıktı.

“YÜZDE 51 İÇİN YOLA ÇIKIYORUM”

Parti kuracağı iddialarına da açıklık getiren İnce:

“Ben bir parti kurmuyorum. Ben yola çıkıyorum. Yüzde 31’le bıraktım. Şimdi onu yüzde 51’e çıkarmak için yola çıkıyorum. Bu yol Diyarbakır’da karpuz tarlasına gidiyor. Diyarbakır’da kardeşlerimle karpuz toplayacağım, Sümbül Deresi’nde işçilerle olacağım, Rize’de çay toplayacağım. Yollara çıkıyorum, halka emanet edeceğim kendimi. Parti kurmuyorum. Halkla beraber yola çıkıyorum. Harekete geçiyorum. Bir hareket başlatıyorum. Halkla beraber. Bu hareket yarın bir partiye dönüşür mü, yoksa partiler o hareketi arkasına mı takılır bilmem. Ben yola çıkıyorum. Ben yüzde 9, yüzde 10, yüzde 12 ya da yüzde 49 için çıkmıyorum yola. Yüzde 51 için çıkıyorum.”

Devam Et

Chp

CHP’den Muharrem İnce açıklaması

Haber Giriş:

on

CHP Parti Meclisi üyesi Müslim Sarı, Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılarak parti kuracağı iddialarına ilişkin, “Muharrem Bey henüz resmi bir açıklama yapmadı. Biz de izliyoruz, takip ediyoruz, bir değerlendirme yapmak için erken.” dedi.

Sarı, genel merkezde düzenlenen Parti Meclisi toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılarak parti kuracağı iddialarının sorulması üzerine Sarı, “Muharrem Bey henüz resmi bir açıklama yapmadı. Biz de izliyoruz, takip ediyoruz, bir değerlendirme yapmak için erken. Biraz izleyelim.” ifadelerini kullandı.

İnce’nin “Yüzde 31 ile bıraktım, 51’e tırmandırmaya çalışıyorum.” sözlerinin anımsatıldığı Sarı, “Muharrem İnce geçmiş dönemde cumhurbaşkanı adayıydı yine cumhurbaşkanı adayı olmak istiyor. Aslında Türkiye’de 2023 yarışı başladı. Son dönemlerde bu ittifaklara yönelik söylemler ve hamleleri de böyle okuyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

 İYİ Parti’ye yapılan davet

İYİ Parti’ye yapılan davetin de sorulduğu Sarı, “Bunlar Millet İttifakı’nın uyumunu bozmak üzere yapılmış hamleler. Önümüzdeki dönem bu konuda hem Millet İttifakı’nın içinde hem Cumhur İttifakı’nın içinde yeni gelişmeler de olacaktır.” diye konuştu.

Sarı, “İnce’nin yeni parti kurması CHP’yi böler mi, zarar verir mi?” şeklindeki soruya da “Ben bunu bölme olarak değerlendirmiyorum. Netice de siyasal partilerin içerisinde kendilerine varlık bulmuş, orada kendilerini ifade edebilen, ifade edemeyen arkadaşlar farklı arayışlar içerisinde olabilirler.” yanıtını verdi.

Ekonomideki gidişatın soruması üzerine Sarı, “Ekonomide dibe doğru yolculuk başlamıştır. Önümüzdeki yılın bu yıldan daha kötü olacağını, bunun da erken seçimle sonuçlanacağını düşünüyorum.” dedi.

Devam Et

Mhp

MHP’li Akçay: Sosyal medya düzenlemesi bir sansür yasası değil

Haber Giriş:

on

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, CHP’nin, sosyal medya terörünü bitirmek, vatandaşların ifade özgürlüğünü güvenli hale getirmek ve kişilik haklarını korumak için çıkarılan sosyal medya düzenlemesini “sansür” olarak nitelendirmesinin, trajikomik bir durum olduğunu belirtti.

Akçay, yaptığı yazılı açıklamada, sosyal medyaya yönelik düzenlemeler içeren İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sosyal medyada sahte hesaplar üzerinden insan haysiyetine, namusuna ve şerefine yönelik itibar suikastlarının düzenlendiğini ifade eden Akçay, terör örgütlerince organize şekilde linç kampanyaları gerçekleştirildiğini anımsattı.

Akçay, terör örgütlerinin propagandasını yapan veya kişilik haklarını ihlal eden içeriklerin, mahkeme kararı olmasına rağmen muhatap bulunamadığı için sosyal ağ sağlayıcılarınca kaldırılmadığını vurguladı.

Sosyal medya düzenlemesinin, kişiler ile sosyal ağ sağlayıcılar arasındaki ilişkileri ve muhataplığı oluşturmak, vatandaşların kişilik haklarını korumak, ifade ve haber alma özgürlüğünü güvenli hale getirmek, internet ve sosyal medya mecralarının Türkiye’de hukuki ve mali muhataplık tesis etmek için yapıldığını belirten Akçay, “Sosyal ağlarda temel sorun muhataplık. Bir ihlalle karşılaşıldığında mahkeme kararı olsa dahi karşımızda muhatap bulamıyoruz.” ifadesini kullandı.

Akçay, Almanya, İngiltere ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde sosyal medyaya yönelik düzenleme yapıldığına, Twitter ve Facebook gibi sosyal ağ sağlayıcılarının, bu ülkelerin yasalarını kabul ettiğine, Türkiye’deki sosyal medya düzenlemesinin, Almanya’dan örnek alındığına dikkati çekti.

Kanunla, Türkiye’den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcının, en az 1 kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirleyeceğini belirten Akçay, sosyal ağ sağlayıcılarına, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırma zorunluluğu getirildiğini kaydetti.

“Düzenleme bir sansür yasası değil”

Temsilci belirlemeyen sosyal ağ sağlayıcılara, idari ve mali yaptırımlarla internet bant genişliği sınırlaması getirildiğini belirten Akçay, şöyle devam etti:

“CHP, HDP ve İYİ Parti sözcüleri, sosyal medya düzenlemesiyle ‘internetin kapatılacağı’, ‘ifade ve düşünce özgürlüğün sınırlandırılacağı’ yalanını söylüyor. Sosyal medyaya ilişkin düzenlemeler düşünce ve ifade özgürlüğünü engelleyen bir sansür yasası değildir. Aksine ifade ve düşünce özgürlüğü ile iftira, yalan, itibar suikastlarını ayırt edip sosyal mecrayı daha medeni, daha demokratik, düşünce ve ifade özgürlüğünün daha iyi şekilde ifade edilebildiği bir ortamı sağlamaya yönelik bir düzenlemedir. Suç unsuru oluşturan veya kişilik haklarının ihlaline konu olan içeriklere mahkeme kararıyla erişim engellenecektir. Böylece sosyal medyadaki terör ve itibar suikastlarının önüne geçilecek, sosyal medya kullanıcısı olan 55 milyon vatandaşımızın temel hak ve özgürlükleri korunacaktır.”

“Hukuki ve mali muhataplık oluşturmanın neresi sansür?”

CHP’nin, sosyal medya düzenlemesini Anayasa Mahkemesine götüreceğini anımsatan Akçay, şunları kaydetti:

“Almanya, İngiltere ve Fransa benzer düzenlemeyi yaparken sansür olmuyor da biz Almanya’daki düzenlemeye paralel bir düzenleme yaparken mi sansür oluyor? Sosyal medya ağlarıyla hukuki ve mali muhataplık oluşturmanın, vatandaşlarımızın haklarını savunmasının neresi sansürdür? Televizyon ve gazetelere sansür uygulayan, sansür uyguladıkları kanallara çıkanları ihraç eden CHP’nin ve dostlarının sosyal medya terörünü bitirmek, vatandaşlarımızın ifade ve haber alma özgürlüğünü güvenli hale getirmek ve kişilik haklarını korumak için çıkarılan sosyal medya düzenlemesini ‘sansür’ olarak nitelendirmesi trajikomik bir durumdur.”

Devam Et

Trend