#

Giriş:

Son Güncelleme:

Genel

Bakan Koca: Salgın Anadolu’da 2. zirvesinde

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bursa Şehir Hastanesi’nde önemli açıklamalarda bulunuyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarından satır başları;

SALGIN ANADOLU’DA 2. ZİRVE DÖNEMİNDE

Söyleyeceklerim salgının herhangi şeklinde tırmanışının bütün vatandaşları ilgİlendirecek niteliktedir. Bursa’da yaptığımız toplantının muhatabı 5 ve diğer illerimizdir. İstanbul buna dahildir. Salgın Anadolu’da ikinci zirve dönemindedir. Riskli bir tırmanışla karşılaşıyoruz. İlk piki büyük illerde 14 Nisan’da ikinci zirveyi Eylül’de yaşamıştık.

Büyük illerimizde her iki zirve noktasından sonra tedbirlere sarılmış hızla sonuç almıştık. Ekim’in ikinci haftasından itibaren salgın karşısında öncekilerden daha ciddi sınavdayız.

Virüsün bulaştığı kişilerin büyük kısmında belirti görünmemesi sevindiricidir. Salgın bize şunu öğretti virüsün yayılması daha fazla sayıda insanın hasta olması, hayatını kaybetmesi değil tüm hayatın sekteye uğramasIdır. Salgına karşı verilen mücadele bütün hayatı koruma mücadelesidir.

BURSA’DA YOĞUN BAKIM DOLULUK ORANI YÜZDE 75

Bursa’da 1 ay öncesine göre günlük vaka sayısı üç kat artmıştır. Bilecik’te vaka sayımız 2 kat arttı. Balıkesir, Yalova ve Çanakkale’de ise yüzde 50 oranında vaka artışı görüyoruz.

Yatak kapasitelerimiz, Bursa’da 198 yatak ilave ediyoruz, doluluk oranımız yüzde 60, yoğun bakım yüzde 75.

Balıkesir ilimizde 48 yatak daha arttırılma planları yaptık. Balıkesir’de yoğun bakım yüzde 61. Bilecik’te yatak doluluk oranımız yüzde 36, yoğun bakım yüzde 42. Çanakkale’de 39 yatak daha ekliyoruz. Yatak doluluk yüzde 34, yoğun bakım yüzde 48. Salgınla mücadelede önemli silahımız filyasyon ekiplerimizin yaptığı çalışmalar. Bu ekiplerimizin çalışmaları sayesinde şüphelileri tespit ediyoruz.

BURSA’DA FİLYASYON EKİP SAYISI 700’E ÇIKARTILIYOR

Bursa’da 463 olan filyasyon ekip sayımızı 700’e çıkarıyoruz. Balıkesir’de 203 filyasyon ekibimiz sahada. Çanakkale’de ekip sayısını 97’ye çıkarıyoruz.

Son olarak burada değerlendirmelerini yürüttüğümüz 5 ilimizdeki yatırım planlarımızı aktarmak isterim.

Sayın Cumhurbaşkanımızın hayalim diye ifade ettiği bu tesislerin ne kadar isabetli yatırımlar olduğunu hem Elazığ’da yaşadığımız deprem vesilesi ve Covid-19 vesilesiyle tekrar görmüş olduk.

Geçen yıl hizmete aldığımız Bursa Şehir Hastanemizde salgın döneminde bu yatırımın ne denli önemli olduğunu göstermiş oldu.

BURSA’DA HASTANEYE ULAŞIMI KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN METRO İHALESİ

Bursa Devlet Hastanesi eski adıyla Memleket Hastanesi’nin sağlık hizmet sunumuna devam etmesini sağlayacağız. Birçok şehir hastanemizin açıldığı illerde olduğu gibi hizmet sunmaya devam edeceğiz. Bursalı hemşehrilerimizin hastaneye ulaşımı kolaylaştırılmak üzere metro ihalesi yapılacak.

Türkiye’de tek olan spastik çocuklar hastanemizi yenileyeceğiz. Balıkesir Sındırgı ve Gömeç ilçe devlet hastanelerimizin inşaatlarını bu yıl sonu tamamlayıp hizmete sunacağız. Bigadiç hastanesinin inşaatına başladık.

Susurluk devlet hastanemizin ihalesini tamamladık, inşaatına başlıyoruz. Edremit devlet hastanesi proje çalışmalarımız devam ediyor. Gökçeada devlet hastanemizin inşaatına devam ediyoruz. Yalova’da devlet hastanemizin inşaatına geçen yıl başlamıştık, önümüzdeki yıl tamamlayacağız. Bozüyük devlet hastanemizin inşaatı hızla devam ediyor, önümüzdeki yıl hizmete alacağız.

İstanbul’da mücadelenin önemi artarken günlük mücadelemizi nasıl sürdürmeliyiz? Herşeyden önce dışarıda geçirdiğimiz zamanı kontrollü olmalıyız. Dışarıya çıkmışsak, kalabalıktan uzak durmalıyız. Salgının bu devresinde asıl ciddi sınavı kalabalığa karşı vereceğiz. Evimiz dışında başkaları ile karşılaştığımız her ortamda maske takalım.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

Sokağa çıkma yasağı gibi bir tedbiri düşünmüyoruz.

Mevcut tedbirlere uyulmalı, esnek mesai ciddi anlamda devreye giriyor olmalı. Esnek mesai sistemini kamuyla birlikte özel sektör de uygulamalı.

Özellikle Avrupa’da bu salgın daha da artmış olacak. Dünyadaki vaka sayısının yarısı Avrupa’da. Salgının merkezi Avrupa’da. Önümüzdeki haftalarda bu daha da artmış oalcak. Bizden bundan etkilenmiş olacağız. Etkilenmemek için tedbirlere uymalıyız. Tedbirlere uyarsak yeni tedbirlerin gelmeyeceğini söyleyebiliriz.

ANADOLU İKİNCİ ZİRVEYE KIŞ HENÜZ GELMEDEN ULAŞTI

Salgın Anadolu’da ikinci zirve dönemine kış henüz gelmeden ulaştı. Tedbire boş verip seyri kendi haline bırakırsak kış hepimiz için yenilgi dönemi olur.

Salgına karşı yürüttüğümüz mücadele için bu salgından Balıkesir, Bilecik, Çanakkale ve Yalova sakinlerinden şimdiye dek verdikleri desteğin çok daha büyüğünü talep ediyorum. Bursa salgın boyunca gördüğü en riskli dönemi yaşıyor. El birliği ile yeni bulaşmaları, can kayıplarını önleyelim. Bilecik ilk zirveyi 10 Eylül’de yaşamıştı. Günlük vaka sayısı iki katına yaklaşmıştır. Zatürre oranının Türkiye üzerinde olmasıdır. Yayılımı önlemenin yolu teması azaltmak, kurallara uymaktır.

“YALOVA’DA ZATÜRRE ORANI YÜKSEK”

Yalova Nisan dönemine kıyasla günlük vaka sayısı yüzde 50 arttı, zatürre oranı yüksek. Bu kentimizden de daha güçlü mücadele bekliyoruz. Çanakkale’de yüzde 50 oranında artış ilk zirveye benziyor. Balıkesir ilk zirveyi Eylül başlarında yaşamıştı, yüzde 50 vaka artışı bekliyoruz. Bu il için vereceğim iyi haber zatürrenin düşmeye devam etmesidir. Hastalıktan uzak tutarak salgına set çekmek asıl önemli olandır. Sağlık ordumuzun gösterdiği çabayı tedbirlere uymak için her birimizin göstermesidir. Sizlere açık ve ısrarlı mesajım şudur; mücadelede halen tedbirlerden daha güçlü silahımız yok. Bu mücadele yayılmayı önleyerek kazanılır. Bu ise ancak ve ancak tedbirlere uymakla mümkündür.

“1 YIL SONRASININ AŞISINI ŞİMDİDEN SİPARİŞ ETMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Bu konu son günlerde çok konuşuldu. Grip aşısıyla ilgili bildiğiniz gibi 1 yıl sonrasının aşısı erken dönemde 1 yıl önceden, şimdiden sipariş etmeye çalışıyoruz. Bu yıl aşının siparişi geçen yıllara dayanır. Her yıl ortalama 1 milyon 350 bin dozdu. Dünyada grip aşısının arzı toplamda yüzde 20 oranında arttı. Pandemiyle birlikte grip aşısının önemi daha da artmış oldu. Özellikle bu dönemde grip aşısının herkese yapılabilmesi gerektiği kanaati giderek yaygınlık kazanıyor. Böyle bir durum söz konusu değil, olamaz.

İlk 400 binini eczanelerimize verdik, önümüzdeki hafta da eczanelere göndermiş olacağız. Grip aşılarını daha da arttırmak için yoğun gayret içindeyiz. Bu sayının 2.4 milyona çıktığını söyleyebilirim. Bunu 3 milyona çıkarmak konusunda yoğun çaba içinde olduğunu ifade etmek istiyorum. Geçen yıla göre en az iki kat artmış olacak. Talebin fazla olduğu dönemde grip aşısını özellikle riskli olan kişilere yapmak gerekiyor. Bununla ilgili Bilim Kurulumuz çalışma yaptı.

GRİP AŞISI KİMLERE YAPILACAK?

Kimlere öncelikle yapılması gerektiğini belirlemiş oldu. Özellikle riskli gebelere, 36 haftadan sonra olan gebelere, doğumdan sonra ilk 2 hafta içinde olanlara, 65 yaş üzerindeki kronik hastalığı olanlara, 5 yaş altı kronik hastalığı olan çocuklara, 5-65 yaş arası iki kronik hastalığı olan kişilere, sağlık çalışanlarımıza, organ nakli olan kişilere olmak üzere ilk planda bunun dağıtımını hedefleyerek planladık. Peyderpey gelen aşıyı bu çerçevede dağıtmış olacağız. Vatandaşlarımız e-nabız üzerinden riskli olmadığını görüp rahat düşünmemelidir. Sağlık çalışanlarımıza eczane üzerinden değil halk sağlığı üzerinden yapılıyor olacak. Devamında bizim özellikle artışını hedeflediğimiz daha fazla tedarik için yoğun gayret gösterdiğimiz aşı ile ilgili elimize geçtikçe kademelendirmeyi genişletmeyi düşünüyoruz. Telaşlanmayalım, bu dediğim çerçevede yaygın şekilde uygulamasının yapılacağını söylemek istiyorum. Bugünden riskli görülmeyen kişiler daha sonra kademelendirmeyle riskli kişi olabileceklerini ifade etmek istiyorum.

Kovid-19 enfeksiyonu ile birlikte grip olduğunda risk taşıyacak kişileri daha önemli olarak görüldü. Vatandaşım şundan emin olsun, dijital altyapı olarak çok güçlü bir altyapımız var. Bilgi işlem altyapımız herkesi kapsayacak bilgilerin yer aldığı bir altyapıya sahibiz. Bu anlamda endişe etmeyelim.

KORONAVİRÜS AŞI ÇALIŞMALARI

Feizer’in ve Çin snovak aşısının faz3 çalışmaları ülkemizde yapılmakta. Sanırım Kasım ayı sonunda bilgilenmemiz söz konusu olmuş olur. Bağışıklık durumunun nasıl seyrettiğini daha net görebiliriz. Biz faz3 çalışmasına izin verirken daha çok aşıların ülkede ülkeye bölgesel farklılıklar gösterebileceğini, vatandaşımız üzerinde etkisini görerek erken dönemde aksiyon alma hedefi ile izin vermiştik. Sanırım Kasım sonrası belli olmuş olur. Ama Aralık’ta beklentimiz doğrultuda bu bağışıklık düzeyinin geliştiğine kanaat getirirse, bu aşılardan birini Türkiye’de uygulamayı düşünüyoruz. Muhtemelen Aralık’ta 5 milyon gibi bir aşılamayı yapabiliriz. Ocak ve Şubat içinde devam etmiş olur. Bizim yerli aşımız 16 çalışma devam ediyor. Sadece 1 tip değil hem Feizer benzeri hem Adeno dediğimiz rekonbinand aşılar hem virülansı azaltılmış aşılar olmak üzere. Bu çerçevede de gelecek hafta sonunda inaktif olan bir aşımızın stebilizasyon çalışmaları bitmiş oluyor. Yaklaşık 10 günden sonra bu arada seçilmiş olan kişileri, onların tetkikleriyle birlikte, 5 günlük karantina olacak ondan sonra faz1 çalışmasını başlatmış olacağız. Sanırım Mart ve Nisan gibi bir noktaya gelmiş olur. Aralık-Ocak-Şubat belki yurtdışından uygun gördüğümüz aşıyı uygulayabiliriz. Akabinde yerli aşımızın devreye girebileceğini söylemek istiyorum.

OKULLARIN AÇILMASI

Okullarla ilgili şu ana kadar ciddi bir salgına sebep olacak, arttırabilecek durumun olmadığını söyleyebilirim. Okula gitmeyen çocukların yaş grubuyla okula devam eden çocukların yaş grubunu kıyasladığımızda okula giden çocukların yaş grubunun gitmeyenlerin yaş grubuna göre yüzde 3-4 oranında düşük olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki haftalar bu oran devam edecek mi bilmiyoruz. Kademelendirerek bir geçiş planlandı. Ayın 2’sinden itibaren 5. ve 9. sınıflar da başlamış olacak. Artış olmadığını görmezsek kademeli olarak geçilebilir. Artışın batı illerinde belirgin olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki 2-3 hafta içinde elde edeceğimiz verilerle bir değerlendirme yapmamız söz konusu olur. Şu an ciddi bir durumun olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Genel

Kırmızı bültenle aranan terörist yakalandı

Haber Giriş:

on

Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan PKK’lı terörist, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde yakalandı.

İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şubesi ekipleri, terör örgütü PKK/KCK-PYD/YPG adına Suriye’den Türkiye’ye yapılan yasa dışı geçişleri organize ettiği, silah, patlayıcı madde, mühimmat gibi malzemeleri temin ettiği belirlenen şüpheliyi takibe aldı.

Ekipler, bu kişinin Interpol tarafından kırmızı bültenle ve Şanlıurfa 2. Sulh Ceza Mahkemesi ile İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesince “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan aranan M.Ş.K. olduğunu tespit etti.

Ceylanpınar’ın kırsal mahallesine terör ve istihbarat ekiplerince düzenlenen operasyonla M.Ş.K. gözaltına alındı, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen terörist tutuklandı.

Devam Et

Genel

20 bin TL maaşlık iş: Tek şart film izlemek

Haber Giriş:

on

Reviews.org, yaptığı iş teklifiyle sosyal medyanın gündemine oturdu. Site, 25 günde 25 yeni yıl ve Noel temalı film izleyip anket üzerinde değerlendirecek kişiye 20 bin TL ücret verecek.

ABD merkezli ‘Reviews.org’ internet sitesi son yılların en ilgi çekici iş ilanlarından birini verdi. Koronavirüsünün dünyayı etkisi altına aldığı ve evde kalma çağrılarının yapıldığı dönemde, sitenin teklifi evde kalmayı daha da çekici hale getirebilir.

Hristiyanlar, Noel için geri sayıma geçerken, site yeni yıl ve Noel temalı 25 film izleyecek bir kişi arıyor. 25 gün içinde 25 film izleyecek olan bu kişi, daha sonra film izleme deneyimiyle ilgili bir anket dolduracak.

İşi alacak kişiye 2 bin 500 dolar (20 bin TL) ödeme yapılacak. Paranın yanı sıra söz konusu aday bir yıl boyunca Netflix, Hulu, Disney+, Amazon Prime, HBO Max, Apple TV+ ve Hallmark Movies Now gibi dijital yayıncıların tamamından bir yıllık üyeliğin sahibi olacak.

KAZANAN 7 ARALIK’TA AÇIKLANACAK

Site, film seçimi konusunda özgür bıraksa da Home Alone, Frosty the Snowman ve The Grinch’in de aralarında bulunduğu bir öneri listesi yayınladı.

İşi almak isteyenler 4 Aralık’a kadar başvuru yapmak zorunda. Reviews.org, 7 Aralık’ta kazananı Youtube kanalından açıklayacak.

Devam Et

Genel

Anayasa Mahkemesin’nden özel okul kararı

Haber Giriş:

on

Anayasa Mahkemesi (AYM), özel okulların taşınır ve taşınmaz mallarının eğitim yılı sonuna kadar haczedilemeyeceğini öngören kuralı Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti.

AYM, İcra ve İflas Kanunu’ndaki özel okullar ile ilgili taşınır ve taşınmaz mallarının eğitim yılı sonuna kadar haczedilemeyeceğini öngören kuralın iptali için İstanbul 3’üncü İcra Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan başvuruyu görüşerek karara bağladı. 22 Ekim tarihli kararında AYM, kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline oybirliğiyle karar verdi. Mahkeme ayrıca iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine de hükmetti. Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan gerekçeli kararda AYM, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibinde alacaklı ve borçlunun mülkiyet hakkının çatıştığına dikkat çekti. Kararda, “Bu bağlamda her iki tarafın menfaatlerinin mümkün olduğunca dengelenmesi ve sürecin taraflardan biri aleyhine ölçüsüz bir netice doğuracak şekilde sonuçlandırılmaması gerekir. Menfaat dengesinin adil bir şekilde kurulup kurulmadığının değerlendirilmesinde ise taraflara tanınan tüm imkânların göz önünde bulundurulması zorunludur” denildi.

AYM kararında itiraz konusu kuralın, Anayasa’da da güvence altına alınan eğitim ve öğretim hakkı kapsamında okullardaki eğitim ve öğretim sürecinin devamlılığının ve aksamadan sürdürülmesinin sağlanmasını amaçladığı, bu bakımdan haciz işlemlerine birtakım sınırlamaların getirilmesinin mümkün olabileceği tespitinde bulunuldu.

‘KURAL MENFAAT DENGESİNİ ALACAKLI ALEYHİNE BOZUYOR’

İtiraz konusu kuralın Anayasa’nın 5 ve 35’inci maddelerine aykırı olduğunun kaydedildiği kararda özetle şu değerlendirmelere yer verildi:

“Ancak itiraz konusu kuralda, içinde bulunulan eğitim ve öğretim yılı içinde haczedilemeyecek taşınır ve taşınmaz mallar yönünden hiçbir ayrım yapılmamıştır. Yine Kanun kapsamında faaliyet göstermekle birlikte başka alanlarda da faaliyet gösteren kişilerin eğitim ve öğretim faaliyetleriyle ilgili bulunmayan diğer faaliyet alanlarıyla ilgili taşınır ve taşınmaz malları da haczedilemeyecektir. Her ne kadar borçlunun haciz yasağı öngörülen süre içinde mal varlığı üzerinde gerçekleştirebileceği tasarruf işlemlerine karşı alacaklının 2004 sayılı Kanun hükümleri uyarınca cezai hükümlerin uygulanmasını isteme veya iptal davası açabilme şeklinde hukuki imkânlara sahip olduğu düşünülebilir ise de anılan hükümlerin uygulanabilmesi alacağın tahsil edilememiş olması şartına bağlanmıştır. Bu bakımdan itiraz konusu kural sebebiyle haczedilme imkânı ortadan kalkan bir mal için doğrudan dava yoluna başvurulması mümkün olmadığı gibi alacağın tahsilinde ciddi anlamda zorlanılmış olması durumunda da dava açılamayacaktır. Kural genel anlamda alacaklı ve borçlu arasında gözetilmesi gereken menfaat dengesini alacaklı aleyhine bozarak alacaklıya aşırı bir külfet yüklenmesine sebebiyet vermekte olup, mülkiyet hakkı bağlamında tarafların çatışan menfaatlerini dengelemekten uzaktır.”

Devam Et

Trend