#

Giriş:

Son Güncelleme:

Diyarbakır

Bayram günü kadın cinayeti! Gece yarısı bıçakla saldırdı

Diyarbakır’da 71 yaşındaki bir kişi, dini nikahla birlikte yaşadığı 46 yaşındaki 3 çocuk annesi kadını kıskançlık yüzünden yaşadıkları tartışmanın ardından 5 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Polise teslim olan zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Diyarbakır’da Ramazan Bayramı’nın ilk günü olan merkez Kayapınar ilçesi Huzurevleri Mahallesi’ndeki evlerinde 71 yaşındaki Şehmus A., dini nikahla 25 yıldır birlikte yaşadığı 3 çocuk annesi Şirvan Dönmez ile iddialara göre kıskançlık yüzünden tartıştı.

İkili yaşanan tartışmanın ardından uyumak için ayrı odalara geçti. Şehmus A., gece yarısı aldığı bıçakla eşi Dönmez’e saldırdı. Yaşanan bağrışmalar üzerine Dönmez, vücudunun 5 yerinden bıçaklanırken, Şehmus A. ise olay yerinden hızla uzaklaşarak kaçtı.

5 YERİNDEN BIÇAKLANAN KADIN HAYATINI KAYBETTİ

Çevredekilerin bağrışmaları duyması üzerine durum polise bildirildi. Olay yerine gelen ekipler kanlar içerisinde hareketsiz yatan kadını görünce sağlık ekiplerine haber verdi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipler yaptıkları müdahalede Dönmez’in yaşamını yitirdiğini belirledi. Dönmez’in cansız bedeni otopsi için Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

TESLİM OLDU

Dönmez’in cansız bedeni yapılan otopsinin ardından Bağlar ilçesindeki Yeniköy Mezarlığı’nda defnedilirken, olay yerinden kaçan Şehmus A., yarım saat sonra bölgede bulunan karakola giderek teslim oldu.

“KISKANÇLIK YÜZÜNDEN ÖLDÜRDÜM”

Polis ekiplerine Şirvan Dönmez’i öldürdüğünü itiraf eden Şehmus A.’nın, gözaltına alınırken, olayı kıskançlık nedeniyle yaptığını iddia ettiği öğrenildi. Şehmus A., karakoldaki işlemlerinin ardından Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerine teslim edildi. Sorgulanması yapılan Şehmus A., emniyetteki işlemlerinin ardından önceki gece akşam saatlerinde sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.

Diyarbakır

Eşinin kızgın yağ ile yaktığı kadın: Ölmek istemiyorum

Haber Giriş:

on

Diyarbakır’da, çocuklarının gözü önünde eşi İhsan Müjdeci (40) tarafından üzerine kızgın yağ atılan ve vücudunda 2’nci derece yanıklar oluşan Meral Müjdeci (38), Kocaeli’de ailesinin yanında yaşamaya başladı. Tutuklanan ve boşanma davası açtığı eşine en ağır cezanın verilmesini isteyen Müjdeci, “Ölmek istemiyorum. Çocuklarım için yaşamak istiyorum. Cezaevinden çıkarsa geri dönüşüm yok, kesin öldürür beni” dedi.

Olay, pazar günü, Silvan ilçesine bağlı Mescit Mahallesi’nde meydana geldi. İhsan Müjdeci, iddiaya göre, bir süredir şiddet uyguladığı, 12 yıllık eşi Meral Müjdeci ile kahvaltı yaptıktan sonra mutfağa giderek, yumurta yapacağını söyledi. Tencerede kızdırdığı yağı 2 çocuğunun gözünün önünde, eşinin üzerine döken İhsan Müjdeci, daha sonra tencereyle de darbetmeye başladı. Meral Müjdeci’nin bağrışlarını duyan komşularının ihbarıyla eve sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yüzü ve vücudu yanan Müjdeci, ilk müdahalenin ardından sağlık görevlilerince ambulansla hastaneye götürüldü. İrfan Müjdeci ise polis ekiplerince gözaltına alındı. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Müjdeci, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Meral Müjdeci de yanık tedavisinin ardından hastaneden taburcu edildi.

KIZGIN YAĞ DÖKTÜKTEN SONRA TENCEREYLE DÖVMÜŞ

Ailesinin yanına Kocaeli’ye gelen Meral Müjdeci, adliyeye giderek, boşanma davası açtı. Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde belirli aralıklarla tedavisi devam edecek olan Müjdeci, eşinin psikolojik sorunları olduğunu ve kendisine sürekli şiddet uyguladığını, amacının kendisini öldürmek olduğunu öne sürdü. Öldürülme korkusuyla yaşadığını anlatan Müjdeci, “Pazar günü sabah uyandığımızda hiçbir şey yoktu. Hatta sabah kalktığımızda ‘Çocuklar pasta istiyor’ dedi bana. Ben pasta yaptım, kendisi de bahçede börek açtı. Daha sonra çocuklarla ben avluda otururken çocukları yanına çağırdı. ‘Neden çağırıyorsun?’ diye sorunca da ‘İşim var, yumurta yapıyorum’ dedi. Meğer o sırada yağı tencerede kızdırıyormuş. ‘Meroş bana bak’ dedi, arkamı döndüğüm anda yağ tenceresini üzerime attı, bütün yağı üzerime akıttı sonra da yerden kalkamadan bana tencereyle vurmaya başladı. Ben can havliyle yerden kalkınca komşular pencereden ‘Vurma’ diye bağırıyordu. Çocuklarım bacaklarına sarıldı, ikisini de tekmeledikten sonra bana şiddet uygulamaya devam etti” dedi.

‘SEN NEDEN ÖLMÜYORSUN?’ DİYE BAĞIRMIŞ

Üzerine kızgın yağ döküldükten sonra acı içinde yere kaldığını söyleyen Müjdeci, “Bana vururken ‘Sen neden ölmüyorsun?’ diye bağırıyordu. ‘Ben ne yaptım?’ diye sorunca da beni dövmeye devam etti. Yumruk yemekten gözümde ödem oluşmuş, doktorlar onu yanık sanmıştı daha sonra ödem olduğu anlaşıldı. Ortada hiçbir neden yoktu, gayet güzel bir gündü. Hatta ‘Keyifli bir pazar günü geçireceğiz hep birlikte’ demişti bize. Psikolojik sorunları vardı, tedavi oluyordu ama son 2 ayda ilaçları reddetti. ‘Ben iyileştim eğer deliysen sen git hastaneye’ diyordu bana” dedi.

’10 YAŞINDAKİ OĞLUM SABAHA KADAR BAŞIMDA NÖBET TUTUYORDU’

Yıllardır eşi tarafından şiddet gördüğünü belirten Meral Müjdeci, 10 yaşındaki oğlunun kendisini korumak için sabaha kadar başında nöbet tuttuğunu söyleyerek, “Büyük oğlum korkudan sabaha kadar uyuyamıyordu. Ben odadan çıktığım zaman benim arkamdan Kürtçe küfürler ediyormuş. Oğlum buna şahit olmuş ve bir şeyleri anlamıştı. Yanındayken benim yüzüme küfretmiyordu, hep arkamdan ediyormuş. Büyük oğlum ben uyurken sabaha kadar oturup benim başımda bekliyordu. Ben işe gittikten sonra uyuyordu. Akşam ben işten geldiğim zaman da ‘Ben senin başında beklerim, sen rahatça uyuyabilirsin’ diyordu. Ben iş yerimde herkese bu durumu anlatmıştım ama kimse buna inanmamıştı” diye konuştu.

‘MERAL’İM DURUMUN NASIL’ DİYE MESAJ ATMIŞ

Eşinin, cezaevine gönderileceği sırada yakınlarını bilgilendirmesi için telefon verildiği sırada kendisine mesaj attığını belirten Müjdeci, “Ben hastanedeyken, bu haldeyken, canımla uğraşırken, tekrar bana mesaj attı. ‘Meral’im durumun nasıl? Sana kurban olurum, Meroş’um sesini duyayım’ dedi. Ben bu insanın sağlıklı bir insan olduğunu düşünmüyorum ve kesinlikle cezaevinden çıkmasını istemiyorum. İnsan sevdiğine kıyıp bu hale getirir mi? Ben ondan kurtulmak istiyorum” dedi.

‘CEZAEVİNDEN ÇIKARSA KESİN ÖLDÜRÜR BENİ’

Eşinin cezaevinden çıktığı zaman kendisini öldürebileceğini söyleyen Meral Müjdeci, “Şu an cezaevinde ve ben dışarı çıkmasını istemiyorum. Çocuklarım için bu kadar acıya dayandım, yandım, dayak yedim ve çocuklarım için yaşamak istiyorum. Lütfen bana yardım edin. Ben ölmek istemiyorum. Çocuklarım için yaşamak istiyorum. Cezaevinden çıkarsa artık benim geri dönüşüm yok, kesin öldürür beni. Bana sürekli ‘Seni televizyona çıkaracağım’ diyordu. Demek ki bunu planlıyormuş” diye konuştu.

Kızını taburcu olmasının ardından beraber yaşamaları için Kocaeli’ye getiren Zekeriya Keleş ise damadının en ağır cezayı almasını istediğini söyledi. Büyük üzüntü duyduğunu belirten Keleş, “Kızıma ağır bir şekilde şiddet uyguladı. Bir tencere yağ bir insanın kafasına asla dökülmez. Bu bir caniliktir. Ben bunun cezaevinden çıkmasını asla istemiyorum. Benim 3 kızım ve engelli eşim var. Bizlere zarar vermesinden çekiniyorum, o yüzden en ağır ceza almasını istiyorum” dedi.

Devam Et

Diyarbakır

Eşini kızgın yağ ve kaynar su ile yaktı

Haber Giriş:

on

Diyarbakır’da bir adam, kahvaltıda tartıştığı eşinin üzerine çocuklarının gözü önünde tavadaki kızgın yağ ile çaydanlıktaki kaynar suyu döktü. Yüzü ve vücudu yanan kadın hastaneye kaldırıldı. Gözaltına alınan koca ise tutuklandı.

Diyarbakır’ın Silvan ilçesine bağlı Mescit Mahallesi’nde İrfan Müjdeci (40), iddiaya göre, bir süredir şiddet uyguladığı eşi Meral Müjdeci (38) ile geçtiğimiz pazar günü kahvaltı ederken tartıştı.

Bu sırada İrfan Müjdeci, 2 çocuğunun gözünün önünde, eşinin üzerine önce tavada bulunan kızgın yağı ardından çaydanlıktaki kaynar suyu döktü.

Meral Müjdeci’nin bağrışlarını duyan komşularının ihbarıyla eve sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Yüzü ve vücudu yanan Müjdeci, ilk müdahalesinin ardından sağlık görevlilerince ambulansla hastaneye götürüldü. İrfan Müjdeci ise polis ekiplerince gözaltına alındı.

Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Müjdeci, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Meral Müjdeci de yanık tedavisinin ardından hastaneden taburcu edildi.

PSİKOLOJİK SORUNLARI VAR DİYE ŞİKAYET ETMEMİŞ

Çiftin komşuları, daha önce de eşinin şiddetine maruz kaldığını belirttikleri Meral Müjdeci’nin, kendilerine “Kocam, ekonomik nedenlerden dolayı psikolojik sorunlar yaşıyor. O yüzden şikayet etmeyeceğim” dediğini söyledi.

Devam Et

Diyarbakır

Köyünü Bursa gibi yeşil yapmak için kolları sıvadı

Haber Giriş:

on

Diyarbakır’ın Çüngüş ilçesine bağlı kırsal Yukarışeyhler mahallelileri, 2019’da düzenlenen ağaç dikme kampanyasında aldıkları 1000’e yakın çam ve dut fidanlarını, 3 kilometrelik yol boyunca sağlı sollu dikerek, hayvanlardan korumak için de dikenlerle çevreledi. Yağmur yağmayınca ağaçları imece usulü sulayan mahalleli, kurumaması için destek bekliyor. Mahalleliden Orhan Taş, “Sulama konusunda çok sıkıntı çekiyoruz. Uzun hortumlar aldık. Zorlu bir süreç. Elimizden geleni yapacağız. Bunları yetiştirelim, devamı da gelecek. Burayı Bursa gibi yeşillendirmek istiyoruz” dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2019’da ’11 Milyon Fidan’ sloganıyla düzenlediği ‘Geleceğe Nefes’ kampanyası kapsamında, Çüngüş ilçesi kırsal Yukarışeyhler mahallelileri, 1000 çam ve dut fidanı aldı. Nakliyesinden dikimine kadar mahallelinin emek verdiği fidanlar, 3 kilometrelik yol boyunca dikildi. Küçükbaşların fidanlara zarar vermemeleri için de etrafı dikenli telle çevrildi. Yaşadıkları yeri el birliğiyle Bursa gibi yeşil görüntüye kavuşturmak isteyen mahalleli, mevsimin kurak geçmesiyle fidanları yine kendi imkanlarıyla sulamaya başladı. Su sıkıntısı çeken mahalleli, bazıları kuruyan fidanlarını kurtarmak için tankerlerle 3 kilometrelik yol boyunca sulama yapmaya başladı. Sulama için destek bekleyen mahalleli, bu fidanları kurtardıktan sonra yazın kuşların da yuvası haline gelen ağaçların dikimine devam etmeyi hedefliyor.

‘SULAMADA SIKINTI ÇEKİYORUZ’

Bursa’nın Nilüfer ilçesinden 2 yıl önce memleketi Çüngüş’ün kırsal Yukarışeyhler Mahallesi’ne dönen Orhan Taş, şunları söyledi:

“15 sene Nilüfer ilçesinde kaldım. Köyü sevdiğimizden dolayı buraya döndüm. 2019’da fidan dikim kampanyasında köy halkıyla beraber talepte bulunduk. Bütün imkanlarımızla nakliyesi dahil dikimine kadar yaşlılarımızla beraber bunları ektik. Dut ve çam olmak üzere 1000’e yakın ağacımız var. Biz elimizden geldiğince sulamasını yapıyoruz. Tankerlerle suluyoruz. Bunları yetiştirmeye çalışıyoruz. Elimizden gelen bu kadar. Bursa’nın o görüntüsünün burada da olmasını istedik. Ağaçlardan sonuçta birçok canlı faydalanıyor. Neden bizim köyümüz de böyle olmasın, dedik. Bizim burada hayvancılık çok olduğu için bunları koruyamıyoruz. Köylüler olarak gittik, bizim dağ kesiminden dikenleri traktörlerle taşıdık, buraya getirdik. Ağaçları dikenlerle koruma altına aldık. Çekirgeler bile gelip bunları yiyorlar. Biz sonradan farkına vardık. Elimizden geldiğince korumaya çalışıyoruz. Uzun hortumlar aldık. Onlarla sulama yapıyoruz. Zorlu bir süreç. Bunları yetiştirelim, devamı da gelecek. Aralarda kuruyanlar var. Onları tekrar ekmeyi düşünüyoruz. Bunlar 2 sene falan sulandıktan sonra su istemiyorlar. İlk sene suladık. Burayı Bursa gibi yeşillendirmek istiyoruz.”

‘GELECEK NESİLLERE DAHA GÜZEL ÇEVRE BIRAKMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ’

Mahalleyi yeşillendirmek için ellerinden geleni yaptıklarını ve köyün gençleri için de imece usulüyle çalışmalar gerçekleştirdiklerini dile getiren Cuma Akagündüz, “Çermik Gençlik ve Spor Kulübü halı sahasını yeniliyordu. Biz de eskilerini kendi imkanlarımızla buraya getirdik. Genç kardeşlerimizle beraber el birliğiyle imece usulü çalışıyoruz. Kardeşlerimiz top oynuyor. Mutluyuz. Bir emeğimiz olmuşsa ne mutlu bize. Daha iyi olması için tabi ki de destek bekliyoruz. Kim bize destek olursa teşekkürlerimizi iletiriz. Elimizden geldiğince köyümüzü güzelleştirmeye çalışıyoruz. Gelecek nesillere, genç kardeşlerimize daha güzel bir çevre, daha güzel bir köy bırakmak için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

Devam Et

Trend