#

Giriş:

Son Güncelleme:

Çevre

Belgrad Ormanı’nda 2 günde 29 ton çöp toplandı

İstanbul’da hafta sonu akına uğrayan Belgrad Ormanı’nda piknikçilerden geriye çöp yığınları kaldı. Normalleşme süreciyle birlikte hafta sonunu piknik yaparak geçiren vatandaşlardan geriye ormanlık alana bıraktıkları çöplerin kaldığı görüldü. Pazartesi sabahı Belgrad Ormanı’ndan 29 ton çöp toplandı. Sahil şeridinde de durum farklı değildi.

Hafta sonunu fırsat bilen İstanbullular soluğu Belgrad Ormanı ve sahil şeridinde aldı. Cumartesi ve Pazar günü Belgrad Ormanı’na 6 binden fazla aracın giriş yaptığı öğrenildi. Piknikçilerden geriye ise bıraktıkları çöpler kaldı. Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürlüğü ekipleri koordinasyonunda İBB ekiplerince çöpler geceden itibaren toplanmaya başladı. İki günde toplam 29 ton çöp toplandı.

“İNSANLARI BİRAZ DAHA DUYARLI OLMAYA DAVET EDİYORUM”

Belgrad Ormanı’nda görev yapan Orman Mühendisi Ebru Cevahiroğlu, hafta sonu yaşanan kalabalığın ardından kalan manzarayı anlattı. Piknikçileri biraz daha duyarlı olmaya davet eden Cevahiroğlu, “Sabah çok erken saatlerde 25 kişilik bir işçiyle çöpleri toplamaya başladık. İnsanlar çok fazla duyarlı olmadıkları için çok fazla çöp vardı. Şu saate kadar hala topluyoruz. Pandemiden sonra zaten eskisinden de daha kalabalık oldu burası. Geçen sene bu zamanlarda bu kadar kalabalık olmuyordu. Ama pandemiden sonra insanlar sıkıldı. Daha çok gelen oldu. Haliyle daha çok çöp oldu. Biraz daha duyar istiyoruz sadece. Tabii ki gelecekler hava alacaklar. Ama birazcık duyar istiyoruz” dedi.

“MASALARI OLDUĞU GİBİ BIRAKIP GİTMİŞLER”

Hafta sonu 6 binden fazla aracın Belgrad Ormanı’na giriş yaptığını belirten Orman Mühendisi Ebru Cevahiroğlu, “İnsanlar direkt olarak masalarında çöpleri bırakıp gitmişler. Fazlasıyla araç giriş çıkışı olduğundan trafik yoğunluğu vardı. İnsan yoğunluğu vardı. Her yer çöptü. Mangaldan dolayı duman altıydı. Temiz havaya dair hiçbir şey yoktu zaten. Bir de insanlar çöplerini bırakınca, sabah erken saatlerde o çöplerle de karşılaşınca her şey zor oluyor. İnsanlarımız da elini biraz taşın altına koyup çöplerini bırakmasalar bizim için daha da kolaylık olacak. Biz elimizden geleni yapalım, ama onlar da yapsınlar tek istediğimiz bu” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’DE VİRÜS VAR TEMİZ OLMAK ZORUNDAYIZ”

Pazartesi sabahı ailesiyle kahvaltı yapmak için gelen Alime Çırak, gördüğü manzara karşısında isyan etti. Çırak, “İnsanlar duyarlı değil. İnsan evinde nasılsa ormanda da öyle olması lazım. Benim poşetim yanımda. Giderken çöplerimi toplayıp gideceğim. İnsanların duyarlı olması şart. Bakın Türkiye’de hastalık var. Hala asker eğlencelerinde, düğünlerde kalabalık oluyorlar. Akşam haberlerde duyuyoruz. Sağlık Bakanı sürekli uyarıyor. O zaman sen uymazsan, ben uymazsam hastalık sana da geçer bana da geçer” şeklinde konuştu.

“HERKES ÇÖPÜNÜ TOPLAMALI”

Ailesiyle birlikte kahvaltı yapmak için Belgrad Ormanı’nı tercih eden Yeliz Acerer ise herkesin kendi çöpünü toplaması gerektiğini söyledi. Acerer, “Yani hoş bir manzara değil. Sonuçta herkes buraya temiz havaya geliyor. Rahatlamak için geliyor. O yüzden hoş değil. Herkes poşetiyle gelirse çöp kutuları her yerde var. Daha güzel olacaktır. Sonuçta aslan yattığı yerden belli olur demişler. Biz hazırlıklı geldik. Çöp poşetimiz yanımızda. Çöplerimizi oraya atıyoruz. Giderken de götüreceğiz” şeklinde konuştu.

BEYKOZ’DA DAUTANDIRAN GÖRÜNTÜ

Anadolu Yakası’nda vatandaşların uğrak yeri olan Beykoz Burunbahçe Sahili, hafta sonu denize giren ve piknik yapan İstanbulluların ardında bıraktıkları çöpler ile doldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan sahilde bu sabah denize giren vatandaşlar ise yerlere saçılmış çöplere tepki gösterdi.

“BU BİZİM AYIBIMIZ”

Saffer Erol, “Burada doğdum. Her sabah gelirim. Orada pet şişeler var. Bizim bir arkadaş var. Pet şişeleri topluyor denizden. Bu bizim ayıbımız, insanların ayıbı. Yapacak bir şey yok. Ne yapacaksın ki. Adam kendini bilmiyorsa atıyorö dedi.

“HAFTA SONU BURADA 3 BİN KİŞİ VAR”

Başka bir vatandaş ise, “Yaşım 63. 50 seneden beri burada yüzüyorum. Emekli olduktan sonra her sabah kardeşimle birlikte saat 07.30’da buradayız. Burada görmüş olduğunuz pislik tabi ki insanların ayıbı ama Nefes alabilecek Çukurçayır, Yeni Mahalle, Anadolu Hisarı, Ümraniye olsun, Cumartesi Pazar nereden baksan burada 3 bin kişi var. Hem piknik yapmaya geliyorlar hem yüzüyorlar. Konteynerler kifayetsiz kalıyor. Poşetleriyle konteynerlerin yanına koyuyor arkadaşlar, duyarlı insanlarımız var ama. Çoluk çocuk atıyorlar. Denize yansıyor tabi ki. Çocuklar pet şişeleri genellikle denize atıyor. Denizde oyun oynarken ellerinden kaçıyor. Deniz kirliliğine neden oluyor” diye konuştu.

AVCILAR DA ÇÖPLÜĞE DÖNDÜ

Avcılar sahilindeki yaklaşık 10 kilometrelik alan gece başlayıp saatler süren çaba ile temizlenirken, yine aynı şekilde İDO İskelesi’nin hemen yanındaki Şehit Asteğmen Mustafa Burcu Parkı’ndaki bank ve masaların üzeri ve çevresindeki çöp ve atıklar da ilçe belediyesi temizlik görevlilerince toplanıyor.

Çevre

Kırgızistan’ın cazibe merkezi: Çunkurçak Vadisi

Haber Giriş:

on

Kırgızistan’da doğal güzellikleri ve temiz havasıyla bilinen Çunkurçak Vadisi, kayak ve at sütü tedavi merkezleriyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Başkent Bişkek’ten 30 kilometre uzaklıkta, Tanrı Dağları’nın yamacında yer alan Çunkurçak, kışın kayak yapma, yazın serinleme ve at sütü tedavisi görme imkanı sunuyor.

Deniz seviyesinden 2 bin 400 metre yükseklikte yer alan ve ismi “oyuk” anlamı veren Çunkurçak, Bişkek’e yakın yüksek dağlık vadilerden olmakla dikkati çekiyor.

Kışın vadiye kayak yapmak için gelen Bişkek sakinleri, yaz aylarında burada at sütü içiyor, piknik ve yürüyüş yapıyor. At turu severleri için vadide at turları düzenleniyor.

Vadide yer alan geleneksel ev yapımı konforlu çadırlar 24 saat boyunca hizmet verebiliyor.

Çunkurçak, nadir lale çeşitlerini korumak amacıyla oluşturulan Ulusal Biyolojik Parkı, kayak merkezleri ve altyapısıyla turizmin tüm çeşitleri için uygun koşullar oluşturuyor.

Kayak merkezi teleferikleri, yazın gelenler için yukarından manzara izleme imkanı sunuyor.

Çunkurçak, kil topraklı yollarıyla bisiklet ve diğer dağ spor çeşitleriyle ilgilenmek için de uygun ortam oluşturuyor.

Devam Et

Çevre

Düden ve Çağlayan Şelaleleri ile Santa harabeleri sit alanı ilan edildi

Haber Giriş:

on

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, Mersin, Antalya ve Gümüşhane’deki bazı alanların, “doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı” olarak tesciline ilişkin ilanlar, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Tescillenen alanlara ait koordinat ve parsel bilgilerinin de yer aldığı ilanlara göre, Mersin’in Gülnar ilçesi sınırlarında yer alan Çağlayan Şelalesi Doğal Sit Alanı ile Antalya’nın Kepez ve Muratpaşa ilçesi sınırındaki Düden Şelalesi ve Çayı Doğal Sit Alanı “doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı” olarak tescil edildi.

Gümüşhane’nin Dumanlı köyünde bulunan Santa Harabeleri Doğal Sit Alanı da “doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı” ve “doğal sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” olarak belirlendi.

Devam Et

Çevre

40 yıllık çorak arazi orman oldu

Haber Giriş:

on

Sinop’ta, Akyörük köyü Azak Deresi mevkiinde 3 bin 590 dekarlık çorak arazi, başlatılan planlı ağaçlandırma çalışmasıyla 799 bin kızılçam fidanı dikilerek 40 yılda ormana dönüştürüldü. Yöre sakinleri ormana gözü gibi bakarken, kimsenin zarar vermemesi için de koruyor.

Boyabat ilçesi Akyörük köyü Azak Deresi mevkiindeki 3 bin 590 dekar çorak arazi için 1980 yılında Orman Genel Müdürlüğü’nce planlı ağaçlandırma çalışması başlatıldı. 5 yıl süren çalışma ile bölgeye 799 bin kızılçam fidanı dikilerek bakımı yapıldı. Bölgedeki sel ve heyelan riskinin de ortadan kaldırılmasının hedeflendiği çalışmada aradan geçen 40 yılın ardından alan yemyeşil bir ormana dönüştü. Bölgedeki Akyörük, Gazidere, Alibeyli ve Karacaören köylerinde yaşayan vatandaşlar da ormana gözü gibi bakıyor.

’40 YILDA ORMAN OLDU’

Emekli orman teknikeri olan ve 1980’li yılarda Azak Deresi mevkiindeki ağaçlandırma çalışmasına katılan Hikmet Kaya, “Burası bomboş bir araziydi ve biran önce yeşillendirilmesi gerektiğini düşündük. Teraslama çalışması yaptık ve sonrasında 1 yaşındaki kızıl çam fidanlarını buraya diktik. Ardından bakımını sürekli yaptık. Çalışmaya başladığımız ilk dönem buranın fotoğrafını da çekmiştim. O zaman çorak bir arazi görünüyordu fotoğrafta. Şimdi aradan 40 yıl geçtikten sonra burası bir ormana dönüştü. Ben burayı her gördüğümde eski halini bildiğim için çok mutlu oluyorum. Bunu ben nasıl başardım diye kendimle de gurur duyuyorum. Bu ormanın oksijenini teneffüs ettiğimiz için ayrıca seviniyorum” dedi.

‘GÖZÜMÜZ GİBİ BAKIYORUZ’

Akyörük Köyü Muhtarı Şaban Türk de 40 yıl önce bu alanın bomboş çorak bir arazi olduğunu belirterek, “Burası 4 köyün arasında bulanan bir ağaçlandırma sahası. Çocukluğumuzdan biliyoruz, buralar bomboşken kel bir araziyken şimdi yemyeşil oldu. Sel heyelan riskini de ortadan kaldırıyor bu ağaçlar. Köylülerimiz bu alana gözü gibi bakıyor. Ağaçlarımızı koruyoruz. Kimsenin bu ormana zarar vermesine izin vermiyoruz. Devletimiz kadar biz de koruyoruz. Rahat bir nefes aldığımız bir bölge burası, yeşilinden ormanımızdan oksijenden hepimiz yaralanıyoruz. Bu ormanını oluşmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

‘KÖYLÜLER DE AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMASINDA ÇALIŞTI’

Ağaçlandırma çalışması başladığı yıllarda Akyörük Köyü’nde muhtar olan Hüseyin Deveci, ağaçlandırma çalışmasına bütün köylülerin destek verdiğini ve yardımcı olduğunu söyleyerek, “Orman teşkilatımızın görevlileri 40 yıl önce buraya gelip çalışma yaptı. Teraslama ve ağaç dikim çalışmalarına köylüler olarak bizler de yardımcı olduk. Biz de buralarda çalıştık ‘Yeter ki ağaçlandırılsın’ dedik. Yemyeşil bir orman haline geldi şimdi bakmaya doyamıyoruz. Kimse bu ormana zarar veremez hepimiz sahip çıkıyoruz. Bu güzellik 40 yılda oldu ama yine de inanılacak gibi değil” şeklinde konuştu.

Devam Et

Trend