#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Bilim Kurulu üyesinden ‘favipiravir’ açıklaması

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, Kovid 19 hastalarında kullanılan “favipiravir” etken maddeli antiviral ilaçla ilgili bilim dünyasının merakla beklediği PRESECO çalışmasının sonuçlarını yorumladı. ABD, Meksika ve Brezilya’daki 38 çalışma bölgesinden hafif veya orta şiddette, ayakta takip edilen Kovid pozitif hastaların verilerinin değerlendirildiği Faz 3 çalışmasında ilacın erken dönemde verilse dahi iyileşmeyi hızlandırmadığı gösterildi. Prof. Dr. Yavuz, ilacın Türkiye’de de Kovid tedavi protokolünden çıkarılacağını tahmin ettiğini söyledi. Yavuz, “Bu ilaç vücutta birikip herhangi bir şekilde istenmeyen bir sonuca yol açabilecek bir ilaç değil” dedi.

Birkaç gün önce ilk sonuçları yayınlanan PRESECO çalışmasına göre ülkemizde de pandeminin ilk dalgasından sonra Kovid tedavi protokolüne giren “favipiravir” etken maddeli antiviral ilacın, Kovid 19’da iyileşmeyi hızlandırmadığı gösterildi. İlacın ABD’deki pazarlamasından sorumlu firmanın yürüttüğü ve geçtiğimiz yıl Kasım ayında başlatılan Faz 3 çalışmasının ilk sonuçları geçtiğimiz hafta açıklandı. Favipiravir’in Kovid-19’daki etkinliğine dair verileri “çift kör kontrollü randomize çalışma” ile ilk kez ortaya koyan çalışmaya ABD, Brezilya ve Meksika’daki 38 merkezden, yaklaşık 1150 hafif-orta semptomlu Kovid hastası dahil edildi. Evde ilaç tedavisi alan hastalar, klinik araştırmacılar tarafından uzaktan izlendi. Ancak favipiravir tedavisinin hastalığı iyileştirmede bir avantaj sağlamadığı ortaya kondu. İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Öğretim Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, “Favipiravir’le ilgili şimdiye kadar yapılan çalışmalar ya gözlemseldi, ya da az sayıda vaka ile veya plasebo grubu olmayan küçük çaplı, heterojen hasta gruplarının alındığı çalışmalardı. PRESECO ile ayaktan tedavi gören hastalar incelendi ve ilk açıklanan sonuçlara göre ilacın hastalığı tedavi etmede çok da etkin olmadığı gösterildi. Ülkemizde de tedavi protokolünden çıkarılmasını bekliyoruz. Şimdiye dek ilacı kullanmış kişilerde ise yan etki açısından tehlikeli bir durum yok” dedi.

“RİSK GRUBUNDAKİLERDE BEN DE KULLANMAK ZORUNDA KALDIM”

Salgın durumlarında pandemik enfeksiyon tedavisinde, “yeniden konumlandırma” ile kullanılan bazı tedaviler olabildiğini, elde hiçbir seçenek olmadığı için benzer enfeksiyonlarda etkinliği ve güvenliği gösterilmiş ilaçlarla “kısmi etkinlik ihtimali” için yapılabildiğini söyleyen Prof. Dr. Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ölümcül salgınlarda büyük çalışmaların sonuçlarını bekleyecek zaman olmadığı için bütün dünya bu ilaçları kullanmak durumunda kaldı. Hidroksiklorokin bunlardan biriydi, Avrupa ve Amerika’da kullanılan remdesivir bunlardan biriydi, favipiravir de bunlardan biriydi. Son 6 aya kadar Kovid’de etkili bir ilaç yok diye hep söylüyorduk. Kullandığımız ilaçların ne kadar etkili olduğunu bilmiyoruz da diyorduk. Bu, gizlenen bir şey değil. Ama sonuçta ölümcül bir hastalıkla karşı karşıyasınız, kısmi bir etkinliği bile olsa, özellikle risk gruplarında bu ilaçları kullanmak zorundasınız. Bu çerçevede favipiravir’i ben de kullandım risk grubu yüksek hastalarda. Faydası olabileceğine yönelik veriler olduğu için. Ama genç, Kovid’i ağır geçirme riski olmayan hastalarda kullanmadım. Favipiravir ile ilgili şimdiye kadarki çalışmaların hepsi ya gözlemsel çalışma dediğimiz dezavantajlı çalışmalardı ya da heterojen hasta grupları ile yapılmış çalışmalardı. Bu konudaki esas iki çalışmadan biri de bu PRESECO çalışmasıydı.”

“BU ÇALIŞMA EN GÜÇLÜ VERİLERİ SUNDU AMA KARARI BAKANLIK VERECEKTİR”

Bir diğer çalışmanın da İngiltere’de yürütülen “PRINCIPLE” çalışması olduğuna işarete den Prof. Dr. Yavuz, “Onlar da Kovid’de etkili olma olasılığı diyelim yüzde 20-25 olan bu tarz ilaçlarla ilgili bir çalışma yürütüyor. Favipiravir de var içinde. O da devam ediyor binden fazla hastayla. Bu iki çalışmada da oral verilen favipiravir ilacının erken dönemde ve ağır olmayan hastalarda, gerçekten de bu antivirallerin etkili olabileceği ilk haftalarda kullanılarak inceleniyor. Bu nedenle buradan çıkacak sonuçlar bizim açımızdan çok güvenilirdi. Bu çalışmadan birinin ilk sonucu açıklandı bu hafta ve benim de kafamdaki soru işaretlerini gideren bir çalışma oldu. Benim Bilim Kurulu sözcüsü olmadığımı bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bilim Kurulu üyesiyim ve Bilim Kurulu da bir bilimsel danışma kuruludur. Biz bu ilaçları baştan beridir çok yakından izliyorduk. Her türlü çalışmayı, nerede ne çıktı, ne tür gelişmeler oldu ilaçlarla ilgili, çok yakından izliyoruz, bu bilgileri de paylaşıyoruz. Ama son tahlilde, salgının her türlü yönetimi sağlık otoritesi yani Sağlık Bakanlığı’nın kontrolünde. Benim tahminim, favipiravirin de tedavi rehberinden çıkarılacağı yönünde. Çünkü bu çalışma bayağı güçlü veriler sundu” şeklinde konuştu.

“İLACI KULLANMIŞ OLANLARIN ENDİŞELENMESİNE GEREK YOK”

Prof. Dr. Yavuz, şimdiye dek tedavisinde bu ilacı kullanmış olan hastaların endişeye kapılmaması gerektiğini de söyleyerek şu açıklamayı yaptı: “Bu ilaç vücutta birikip herhangi bir şekilde istenmeyen bir sonuca yol açabilecek bir ilaç değil. Kullanılan doz da çok yüksek bir doz değildi. Aslında çok çok daha yüksek dozları, RNA virüslerinin tedavilerinde, mesela Ebola’da kullanılıyor. Bu dozların 2-3 katı üstelik. Kovid’de kısa süreli kullanıldığı için, vücutta uzun vadeli istenmeyen etkileri olması ya da ilaç birikimi gibi bir durum söz konusu değil”

Özellikle evde Kovid tedavisi gören hastaların kafasına göre ilaç kullanmaması gerektiğini bir kez daha vurgulayan Prof. Dr. Yavuz, uyardı: “Hastalar çok çeşitli. Komorbiditesi olanlar var, hiçbir risk faktörü olmayanlar var. Herkes kafasına göre kan sulandırıcılar, vitaminler steroidler kullanmamalı. Riskine göre gerekiyorsa, hekimin verdiği tedavileri uygulamalı. Onun dışında semptomatik şikayetleri giderecek ateş düşürücüler, ağrı kesiciler dışında ilaç önermiyoruz”

“İYİ HABER, ARTIK ETKİNLİĞİ GÖSTERİLMİŞ İLAÇLAR VAR”

Pandeminin yarattığı çaresizlik nedeniyle bu tarz tedaviler bütün dünyada kullanıldığını ve bazılarının hala da kullanılmaya devam ettiğini belirten Prof. Dr. Yavuz, bir de iyi haber verdi ve “Ama bunun da sonuna geldik. İyi haber bu, mesela yurt dışında kullanılan monoklonal antikorlar var. Onlar özellikle erken dönemde oldukça etkililer. Ayrıca iki tane de antiviral ilacın gene erken dönemde aynen favipiravir gibi oral bir şekilde kullanıldığında oldukça etkili olduğu, güvenilir çalışmalarla gösterildi. Şu anda esas sorun, tabii ki bütün dünyanın bu ilaçlara nasıl ulaşabileceği. Kovid’de etkili olduğu gösterilmiş olan mesela Paxlovid, aslında SARS için bulunmuş bir ilaç. SARS kontrol altına alındıktan sonra rafa kaldırılmış, çalışmalara kaynak ayrılmamış bir daha. Oysa o ilaç şu anda raflarda hazır olsaydı, çaresizlik içinde kalmadan biz o ilacı kullanılabilir hale gelecektik” dedi.

“ARTIK ÇOCUKLARIN DA BULAŞTIRICI OLDUĞUNU BİLİYORUZ”

Pandemideki son durumu da değerlendiren Prof. Dr. Yavuz, sözlerini şöyle noktaladı: “Türkiye’de koronavirüs salgını seyrinde maalesef kontrolsüz bir gidiş var. Çünkü vaka sayıları hala yüksek ilerliyor. Elimizde sadece aşı var bu enfeksiyonun bulaşmasını azaltmak için. O da bu oranlarla engellenemez. Bir sıkıntı bu. İkincisi, aşıların belli bir süresi var, ek doz zamanı gelen herkes aşılamaya gelmiyor ve onlar da yine enfekte olabilecek gruba katılmış oluyor. Enfeksiyon bu şekilde kontrolsüz olarak yayılmaya devam ettiği için de ölümler maalesef 200’ün altına inemiyor. Ayrıca maske mesafe kurallarına hala dikkat etmemiz gerekiyor. Dışarıda diyelim ki açık havada bile olsa, kalabalık ortamdaysanız ve mesafeyi de koruyamıyorsanız, iki metreden daha yakınsınız, oradaki insanlar aşılı mı değil mi bilemediğiniz için maske kullanmak zorundasınız. Ben böyle ortamlarda maskemi çıkarmıyorum. Yine toplu taşımada insanlar aşılı mı değil mi bilmiyorum ve çok kalabalık, mesafeyi koruyamıyoruz, kesinlikle maske kullanıyorum. Salgının başlangıcında okullar kapalı olduğu için çocukların bu kadar bulaştırıcı olabileceği bilinmiyordu. Çocukların da aynı oranlarda virüsü saçabileceğini biliyoruz. Aşı yaş grubundaki çocukların aşılanması gerekiyor. Aşılı öğrencilerin çoğunlukta olduğu sınıflarda, benim de kızım var okula gidiyor, hiç sıkıntı yaşamadılar. Bir çocuk hasta oldu mesela, diğerlerine bulaşmadı ve gayet güzel derslerine devam ettiler”

Ekonomi

Memurun zam oranı belli oldu

Haber Giriş:

on

Memur ve memur emeklilerinin maaşlarına yüzde 30 ile yüzde 35 arasında değişen kümülatif artış oranları ile enflasyon farklarından oluşan zam yapıldı. 3600 ek gösterge meselesi vaat olmaktan çıkarılarak toplu sözleşme maddesi haline getirildi.

4 milyon memur ve 2 milyondan fazla memur emeklisinin 2022 ve 2023’teki mali ve sosyal haklarını belirleyen 6. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, kamu görevlileri için önemli kazanımlara imza atıldı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“Memur ve memur emeklilerinin maaşlarına yüzde 30 ile yüzde 35 arasında değişen kümülatif artış oranları ile enflasyon farklarından oluşan zam yapıldı. 3600 ek gösterge meselesi vaat olmaktan çıkarılarak toplu sözleşme maddesi haline getirildi.

Son dönemde kurda yaşanan hareketlilikten kaynaklanan ekonomik dalgalanmalar dolayısıyla toplu sözleşmenin ilgili maddelerinde güncellemeye gerek duyulmuştur. Ancak bu düzenlemeleri hayata geçirirken demokratik bir müessese olan toplu sözleşmenin zaafa uğraması da kabul edilemez.

Bu nedenle yetkili konfederasyon ve sendikalarımızla yaptığımız görüşme sonucunda kamu çalışanlarımızın alım gücünü yükseltmek için toplu sözleşmemizde yer alan enflasyon farkını da dikkate alarak bir sosyal koruma çalışmasını kapsamlı hale getirmeyi ek protokol olarak değerlendireceğiz.

Söz konusu çalışma, sadece doktorları değil bütün sağlık personelini gözeten, bununla da sınırlı kalmayıp tüm kamu personelimizi kapsayacak şekilde enflasyon farkının üzerinde bir sosyal refah düzenlemesi olarak yapılacaktır.

Çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeme sözümüzün arkasında durarak, ekonomideki dalgalanmaların kamu çalışanlarımız üzerindeki etkisini bertaraf edecek bu düzenlemeyi en kısa sürede tamamlamak için çalışmalarımız devam etmektedir.”

Devam Et

Gündem

Emekli amireller için istenen ceza belli oldu

Haber Giriş:

on

Emekli amirallerin ‘Montrö’ bildirisiyle ilgili iddianame hazırlandı. Anayasal düzene karşı suç işlemekten ceza istendi. Emekli amiraller hakkında 12’şer yıl hapis cezası istendi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen ve kamuoyunda “Amiraller Bildirisi” olarak bilinen soruşturma tamamlanmış olup düzenlenen iddianame Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

İDDİANAMEDEN

103 şüphelinin 5237 Türk Ceza Kanununun 316/1. Maddesi kapsamında “Devletin Güvenliğine veya Anayasal Düzene Karşı Suç İşlemek için Anlaşma” suçundan cezalandırılmaları talep edilmiştir.

Haklarında gözaltı tedbiri uygulananlarla birlikte bir kısım şüphelinin tüm dijital materyalleri incelenmiş, suça konu yazışmalar dijital inceleme raporlarıyla tespit edilerek iddianameye eklenmiştir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Devam Et

Gündem

Ordu’dan çaldıkları otomobille İstanbul’da yakalanan 3 çocuk tutuklandı

Haber Giriş:

on

Ordu’da 9 gün önce galeriden otomobil çalıp, gittikleri İstanbul’da yakalanan S.Ö. (13), A.Y. (12) ve E.K. (15), emniyetteki sorgularının ardından Ordu Adliyesi’ne sevk edildi. 8 suç kaydı bulunan E.K., 21 suç kaydı bulunan A.Y. ile 68 suç kaydı bulunan S.Ö., ‘hırsızlık’ suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Olay, 28 Kasım günü saat 04.00 sıralarında, Altınordu ilçesi Atatürk Bulvarı’nda, Bekir Eren ve Cem Uygun ortaklığındaki oto galeride meydana geldi. S.Ö., A.Y. ve E.K. adlı çocuklar, oto galerinin arka kapısının camını kırıp içeri girdi. Masaların çekmecelerini karıştıran 3 çocuk, 2 aracın anahtarını alıp çıktı. İlk olarak iş yerinin önündeki aracı çalan çocuklar, 8 kilometre gezip döndükleri galeride, otomobili yol kenarına bıraktı. Ardından iş yerinin önündeki başka otomobili çalıştıran çocuklar, bölgeden ayrıldı.

Galerinin ortaklarından Cem Uygun, öğle saatlerinde geldiği iş yerinin arka kapısındaki camın kırık olduğunu fark etti. Uygun, camı yaptırmak için telefonla konuştuğu sırada, galeriden araç çalındığını anlayıp, polise haber verdi. Polisin incelemesi sonucu çocukların, otomobille İstanbul’a gittiği tespit edildi. Ekipler, çaldıkları araçla kaçan çocukları İstanbul’da yakaladı. Otomobil de park halinde bulundu. S.Ö., A.Y. ve E.K., özel ekip tarafından Ordu İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Kara yoluyla Ordu’ya getirilen 3 çocuk, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

AKIL SAĞLIĞI RAPORU İSTENDİ

Akli dengelerinin yerinde olup olmadığına yönelik rapor istenen çocuklardan birinin, ifadesinde, “İstanbul’un Esenyurt ilçesini sosyal medyadan sürekli görüyorduk. Buraya gitmek istiyorduk. Gitmek için araba çalmaya karar verdik. Buraya gelip gezdik. Arabanın yakıtı bitince bıraktık. Bıraktığımız yeri unuttuk ve arabayı bulamadık” dediği öğrenildi.

TUTUKLANDILAR

Ordu’da 9 gün önce galeriden otomobil çalıp, gittikleri İstanbul’da yakalanan S.Ö. (13), A.Y. (12) ve E.K. (15), emniyetteki sorgularının ardından Ordu Adliyesi’ne sevk edildi. 8 suç kaydı bulunan E.K., 21 suç kaydı bulunan A.Y. ile 68 suç kaydı bulunan S.Ö., ‘hırsızlık’ suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Devam Et

Trend