#

Giriş:

Son Güncelleme:

Sağlık

Azerbaycan, Bilim Kurulunun önerilerini uyguluyor

Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs (Covid-19) salgını can almaya ve etkisi göstermeye devam ediyor. Birçok ülke gibi Azerbaycan da koronavirüs ile mücadele ediyor. Başkent Bakü’de pandemi hastanesi olarak hizmet veren Yeni Klinika’daki sağlık görevlilerinin çalışmaları DHA ekibince görüntüledi. Salgınla mücadelede 575 yatak kapasiteli ‘Covid-19 tedavi servisleri’ oluşturulan hastanede, yetişkin ve çocuklar olmak üzere 70 yoğun bakım yatağı hizmet veriyor. Salgınla en ön safta fedakarca mücadele eden sağlık çalışanları, hijyen kurallarını da titizlikle uyguluyor.

“ŞİKAYETLER HAFİFKEN, BİR ANDA AĞIRLAŞTI”

DHA’ya konuşan Yeni Klinika Hastanesi pandemiyle mücadele ekibinde yer alan Dr. Dilman Ahmedov, dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınıyla ilgili Azerbaycan’ın mücadelesini bu sözlerle anlattı: “Biz Azerbaycan devleti olarak koronavirüs ile mücadeleye Şubat ayında başladık. Bu pandemi hastanesinde klinik olarak mart ayının sonlarında başladık. Eskiden hasta oranı düşüktü. Şikayetleri hafif hasta geliyordu. Ancak sonradan virüsü daha ağır geçiren hastalarımızın oranı arttı. Hasta sayımız çoğaldı. Karantina uygulamasına geçince hasta sayımız azaldı. Tedavi yöntemimiz, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) protokollerine uygun şekilde gerçekleştiriliyor. Dünyada koronavirüs tedavisinde kullanılan antibiyotik ilaçlarını bizler de kullanıyoruz.”

DR. AHMEDOV: GELEN HASTALAR FARKLI BELİRTİ GÖSTERİYOR

Salgınla mücadele ekibinde yer alan Dr. Ahmedov, hastalığın belirtilerine ilişkin yaptığı açıklamada, “Gelen hastalarımızda belirtiler farklılık gösterdi. Yüksek ateşi olan da vardı. Ateşi olmayıp eklem ağrıları olan hastalarımız da vardı. Hastanın hastaneye ilk geldiğinde kan sulandırıcı, ateş düşürücü ilaçları kullanıyoruz. DSÖ protokolünde ne uygulanıyorsa, onu kullanıyoruz” diye konuştu.

DR. ALİLİ: VAKA SAYISI ARTTI AMA TABURCU OLAN HASTA SAYIMIZ DA ARTIŞTA

Azerbaycan’a pandemi süresince destek olmak üzere İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden gelen Azerbaycanlı Dr. Nesiman Alili ise ülkedeki koronavirüs bilançosuna ilişkin yaptığı açıklamada, “Pandemi sürecinde Türkiye’den Azerbaycan’a gönderilen sağlık ekibinde yer alıyorum. Bizim geldiğimiz zamanlarda istatistikler az düzeydeydi. Virüsün etkisi bir anda yükselişe geçti. Günlük vaka sayıları 30-40’larda iken, bu oran üçlü rakamlara hatta 400-500’lere çıktı. Azerbaycan’da şu ana kadar 30 bin vaka kayıtlara geçti. 400 kadar ölüm var. Taburcu olan hasta sayımız yoğun bakımda olan hasta sayımızı geçmeye başladı. Tedbirleri elden bırakmayıp, bu şekilde zor günleri geçirmemiz lazım” dedi.

“TÜRKİYE PANDEMİ SÜRECİNDE DE AZERBAYCAN’IN YANINDA OLDU”

“Türkiye sağlık alanında çok ileri bir ülke” diyen Dr. Alili, şöyle devam etti:

“Türkiye pandemi dönemini iyi bir şekilde yönetiyor. Azerbaycan ile Türkiye her daim birçok noktada olduğu gibi sağlık alanında da işbirliği yapıyor. En basit örneği birkaç hafta önce Türkiye’den Azerbaycan’a büyük hacimde tıbbi yardım malzeme desteğinde bulundu. Sağlık personeli desteğinde de bulundu. Bunlardan bir tanesi de benim. Ben Türkiye’de görev yapan Azerbaycanlı bir doktorum. Türkiye’deki bilim kurulunun çalışmaları burada da uygulanıyor. Türkiye’nin birçok alanda yaptığı destek gibi pandemi döneminde de Azerbaycan’a destek oldu.”

AZERBAYCAN’DA SON DURUM

Ülke genelinde son 24 saatte 321 yeni korona virüs vakası tespit edildiği, 8 kişinin ise hayatını kaybettiği bildirildi. Ülkede son verilerle birlikte toplam vaka sayısı 29 bin 633’e hayatını kaybedenlerin sayısı ise 408’e yükseldi. Ülkede virüsü yenerek taburcu olanların sayısı ise 22 bin 82 oldu. Azerbaycan’da şu ana kadar 676 bin 252 korona virüs testi yapıldı, 535 kişi de iyileşerek taburcu edildi.

Gündem

Halı sahaları bekleyenlere kötü haber

Haber Giriş:

on

İçişleri Bakanlığı, halı sahaların 4 Ağustos tarihi itibarıyla açılacağına dair haberleri yayınladı, rehber hazırlama çalışmalarının devam ettiğini duyurdu.

İçişleri Bakanlığı, bazı basın yayın organlarında halı sahaların açılmasıyla ilgili asılsız haberler yer aldığını, Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu tarafından buna yönelik rehber hazırlama çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, kamuoyunda yaygın bir şekilde halı saha olarak adlandırılan tesislerin 4 Ağustos 2020 tarihi itibarıyla açılacağına dair bazı basın yayın organlarında çıkan haberler üzerine açıklama yapılması zaruretinin doğduğu belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu tarafından halı sahaların açılmasına yönelik rehber hazırlama çalışmaları devam etmekte olup, halı sahaların faaliyetlerinde uymaları gereken rehber çalışmasının tamamlanmasını müteakip Bakanlığımızca halı sahaların faaliyetlerine dair İl Hıfzısssıhha Kurullarınca karar alınabilmesine yönelik valiliklere gerekli bilgilendirme yapılacaktır. Asılsız haberlerin kaynağı olduğu anlaşılan Halı Saha Futbol Federasyonu, dernek statüsünde bir sivil toplum örgütü olup yetkili resmi bir spor federasyonu değildir. Adı geçen dernek yöneticileri hakkında Türk Ceza Kanu’nun 262. maddesi (Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi) kapsamında Bakanlığımızca suç duyurusunda bulunulmuştur.”

Devam Et

Eğitim

COVID-19, 1 milyar öğrenciyi etkiledi

Haber Giriş:

on

Birleşmiş Milletler (BM), yeni tip coronavirüs (Covid-19) salgınında en az 1 milyar öğrencinin eğitimden uzak kaldığını açıkladı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yayımladığı görüntülü mesajda, salgın nedeniyle dünya genelinde 40 milyondan fazla çocuğun okul öncesi eğitimden mahrum kaldığını belirtti.

Guterres, küresel salgın öncesi de eğitimde kriz yaşandığını, okul çağındaki 250 milyondan fazla çocuğun okula gidemediğini ifade etti.

BM Genel Sekreteri Temmuz ayı ortası itibarıyla tüm yaşlardan en az 1 milyar öğrencinin, Covid-19 nedeniyle okullarının kapatılmasıyla eğitimden uzak olduğuna dikkati çekti.

Guterres, dünyanın insan potansiyelini heder eden, 10 yıllardır kaydedilen gelişmelere zarar veren, yerleşik eşitsizlikleri artıran ve nesilleri etkileyen bir faciayla karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Guterres, “Dünya çocukları ve gençleri için bir dönüm noktasındayız. Hükümetlerin müttefikleriyle şu anda aldığı kararların yüz milyonlarca genç ve ülkelerin gelecek 10 yıllardaki gelişmesi üzerinde kalıcı etkileri olacak.” ifadesini kullandı.

Virüsün yerel yayılımının kontrol altına alınmasıyla okulların yeniden açılması çağrısında bulunan BM Genel Sekreteri Guterres, hükümetlerden maliye politikalarında eğitimi ilk sıralara almasını istedi.

Devam Et

Gündem

Bilim Kurulu Üyesi: “Virüs resmen sahillere akın etti”

Haber Giriş:

on

Ankara Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim Görevlisi ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, “Sahillerdeki görüntüyü izledik. Koronavirüs resmen sahillere akın etti. Biz kalabalıklardan uzak durmayı, kişiler arasında sosyal mesafenin korunmasını, uygun biçimde maske kullanılmasını tavsiye ederken ve herkes bunu ezberlemişken gördüğümüz tablo bizi son derece üzdü” dedi.

Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, yaptığı açıklamada Kurban Bayramı’nda kurallara uyulmadığının görüldüğünü, bu görüntülerin gece gündüz demeden virüse karşı mücadele eden sağlıkçıları çok fazla üzdüğünü söyledi. Bayram namazlarında, kurban kesimlerinde ve plajlarda sosyal mesafe, hijyen ve maske kurallarının hiçe sayıldığını belirten Kayıpmaz, bayramdan önceki süreçte vatandaşı uyardıklarını hatırlattı. Kayıpmaz, Kurban Bayramı’nın virüsün yayılımı noktasında kritik bir eşik olduğunu ve ağustos ayında yeni vaka sayılarının daha da düşürülmesi konusunu sık sık gündeme getirdiklerini belirterek, “Sahillerdeki görüntüyü izledik. Resmen koronavirüs sahillere akın etti. Biz kalabalıklardan uzak durmayı, kişiler arasında sosyal mesafenin korunmasını ve uygun biçimde maske kullanılmasını özellikle tavsiye ederken ve herkes bunu ezberlemişken gördüğümüz tablo bizi son derece üzdü. Plajlara girerken kuyruklar oluştuğunu gördük. Sosyal mesafenin hiçe sayıldığını gördük. Kişilerin bu alanlarda maske takmadığını gördük. Sahillerde çok ciddi bir yoğunluk oluştu. Sahillerde sosyal mesafenin sıfır olduğunu gördük. Plajda sıra bekleyen kişiler ‘bize bir şey olmaz, koronavirüs bize bir şey yapmaz’ gibi bir yaklaşımı kameralara karşı dile getirdi. Bu da bizi çok üzdü” dedi.

‘EMEKLERİMİZ BOŞA GİTMESİN İSTİYORUZ’

Doç. Dr. Kayıpmaz, Kurban Bayramı tatilindeki görüntülerin tedirginlik oluşturduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:

“Virüse karşı sağlık çalışanları olarak ilk vakaların görüldüğü mart ayından beri ciddi anlamda mücadele ediyoruz. Salgınla mücadele hazırlıklarına ise hastanelerde ocak ayı sonunda başlamıştık. Acil servislerde koronavirüs mücadelesi tüm hızıyla devam ediyor. İnsanları sağlığına kavuşturmak için 7 gün 24 saat çalışan sağlık personellerini, bu görüntüler ciddi anlamda üzdü. Aylardır çocuğundan ayrı, kurumların misafirhanelerinde veya kendi tuttukları ayrı evlerde konaklayanlar var. Durum böyle olunca, tedbirsizlik görüntüleri acil sağlık personelleri başta olmak üzere son derece fedakarca çalışan tüm sağlık çalışanlarını son derece üzüyor. Sağlık personellerimizde de ister istemez virüsle mücadele kapsamında ayların getirdiği bir yorgunluk başladı. Önümüz sonbahar ve kış. Sonbahar ve kış aylarında vaka sayılarının artacağı dünya genelinde öngörülüyor. Hal böyleyken bizim bireysel olarak bu önlemlere daha fazla dikkat etmemiz gerekiyordu. Bayram tatilinde bu önlemlerin hiçe sayıldığını gördük. Biz bayramda, bayram öncesinde de hep kontrollü sosyal hayattan bahsettik. Ne yazık ki bayram sürecinde kontrolsüz sosyal hayatı gördük. Bunun da 1 hafta, 10 gün içinde vaka sayılarına yansıyacağını öngörüyoruz. Sağlık personellerimiz çok fedakar çalışıyorlar. Onlar tatil yapamıyorlar. Belki yakın yerlere gezi olursa yapıyorlar. Onun dışında onlar da yoruldu. Artık bir mola vermek, dinlemek istiyor. Onlar fedakarca hastanelerde çalışırken bir yandan da tedbirsiz rehavet görüntüleri bizleri son derece üzüyor. Çabalarımız, emeklerimiz boşa gitmesin istiyoruz. Bunun da yolu her birimizin birey olarak önlemlere uyması.”

‘HİÇBİR ÜLKENİN SAĞLIK KAPASİTESİ SINIRSIZ DEĞİL’

Kayıpmaz, hastalığa karşı etkinliği yüzde 100 kanıtlanmış ilaç olmadığına dikkat çekerek, şunları kaydetti:

“Aşı çalışmalarını her birimiz merakla bekliyoruz. Bundan daha kolay yapabileceğimiz önlemler var. Örneğin, maske. Maskenin maliyeti 50 kuruş. 50 kuruşluk bir maskeyi dışarıda her yerde kullanarak hem kendimi koruyorum hem de bende olabilecek bir mikroba karşı etrafımdaki insanları koruyorum. Sosyal mesafeye de dikkat ederek hastalığın bulaşma riskini en aza indiriyorum. Ama siz bir hastayı yoğun bakımda tedavi etmeye çalıştığınız zaman maliyetler de çok yükseliyor. Günlük binlerce lirayı bulan tedavi maliyetleri var. Bu maliyet de hepimizin ortak bütçesinden çıkıyor. Biz hastalıktan korunur ve alacağımız tedbirlerle hastalığa yakalanmazsak hastane ve sağlık kapasiteleri zorlanmaz. Türkiye dahil olmak üzere hiçbir ülkenin sağlık kapasitesi sınırsız değil. Sağlık kapasitesinin zorlanmaması adına kendimizi hastalıktan korumamız lazım. ‘Sıcaklar bunaltıyor maske takamıyorum’ düşüncesinin olmaması lazım.”

Devam Et

Trend