#

Giriş:

Son Güncelleme:

Ekonomi

Borsa İstanbul günü düşüşle kapattı

Borsa İstanbul Endeksi (BIST100), 97 bin 671 puan ile 99 bin 514 puan arasında dalgalandığı haftanın son işlem gününü yüzde 0.56 düşüşle 97 bin 845 puanda kapattı. Günü, BIST Sanayi Endeksi yüzde 0.87, BIST Mali Endeks yüzde 0.51 ekside ve BIST Hizmetler Endeksi yüzde 0.28 artıda tamamladı.

Dolar, küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) “negatif faiz” oranına geçmesini fiyatlamaya başlamasıyla güç kaybediyor. Çarşamba günü 1.0795 düzeyine kadar gerileyen euro/dolar paritesi, yeniden 1.08 düzeyinin üzerine çıkarak 1.087’yi gördü.

Türkiye’nin beş yıllık kredi iflas takası (CDS) primi bu sabah itibarıyla 645/665 seviyesinde bulunuyordu. Gösterge 2 yıllık tahvilde bileşik getiri geçen hafta yüzde 8.71’e kadar geriledi. Gösterge 10 yıllık tahvilde bileşik getiri ise dün son işlemde yüzde 12.95 oldu.

Döviz piyasalarındaki işlemlerde;
– dolar en düşük 7.0621 lira ve en yüksek 7.1708 lirayı gördükten sonra, 7.11 – 7.12 lira aralığında,
– euro en düşük 7.6416 lira ve en yüksek 7.7774 lirayı gördükten sonra, 7.73 – 7.74 lira aralığında,
– sterlin en düşük 8.7477 lira ve en yüksek 8.8885 lirayı gördükten sonra 8.86 – 8.87 lira aralığında hareket ediyor.

İş Yatırım’ın, “Tepki alışı bekleniyor…” başlıklı günlük piyasa bülteninde şu değerlendirme yapıldı:
“Zorlu bir haftayı iyi haberlerle bitiriyoruz. Salgına karşı bir aşının deneysel kullanım için yaz aylarında hazır olacağı ve Japonya’nın remdesivir ilacının kullanımına onay vermesi ekonomilerin açılacağına dair beklentileri kuvvetlendiriyor.

“Avrupa’da Almanya, İtalya ve Hollanda’nın ardından Fransa’da sosyal mesafe önlemlerini azaltan ülkeler konvoyuna katıldı.

“Gelişmiş ülke borsaları Mayıs başındaki korkularını geride bırakmış gözüküyor.

“ABD-Çin faz-1 görüşmelerinin yeniden başlayacağına dair beklentilerle Asya borsaları haftayı güçlü bitiriyor.

“ABD dolarının gerilemesi, durgunluğun sona ereceğini fiyatlayan verim eğrisi ve gelişmekte olan ülke paralarındaki değer artışları risk iştahının yeniden güçlenmeye başladığını teyit ediyor.

“Görünümü bozan tek gelişme Brezilya varlıklarında devam eden satış baskısı. Güney Amerika
piyasalarında bir yayılma belirtisi görmüyoruz.

“Sene başından beri gelişmekte olan ülkelerin 10 puan gerisinde kalan MSCI Türkiye aradaki farkı kapatmaya çalışacak. Türk lirasındaki değer kazancının devam etmesini piyasalara moral verecek en önemli gelişme olarak izliyoruz.”

Ekonomi

Merkez Bankası yıl sonu dolar tahminini açıkladı

Haber Giriş:

on

Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre, yıl sonu Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) beklentisi yüzde 17,63 oldu. Ankette yıl sonu dolar tahmini 9,22 liraya yükseldi.

Merkez Bankası, reel ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 52 katılımcıyla gerçekleştirdiği ekim ayına ilişkin “Piyasa Katılımcıları Anketi”ni yayımladı.

Geçen ay yüzde 1,65 olan ekim ayı TÜFE beklentisi, bu anket döneminde yüzde 1,94’e çıktı. Bir önceki anket döneminde yüzde 16,74 olan cari yıl sonu TÜFE beklentisi ise yüzde 17,63 oldu.

12 ay sonrası TÜFE beklentisi yüzde 12,94’ten 13,91’e, 24 ay sonrası TÜFE beklentisi de yüzde 10,71’den 11,27’ye yükseldi.

Katılımcıların yıl sonu dolar/TL beklentisi 8,92’den 9,22’ye, 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi ise 9,56’dan 10’a çıktı.

Bir önceki anket döneminde 22,4 milyar dolar olan yıl sonu cari işlemler açığı beklentisi, bu dönemde 21,3 milyar dolara indi. Gelecek yıl cari işlemler açığı beklentisi ise 21,4 milyar dolardan 21,5 milyar dolara yükseldi.

BU AYKİ FAİZ BEKLENTİSİ YÜZDE 17,63

Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH) 2021 büyüme beklentisi yüzde 8,2’den yüzde 8,9’a yükselirken, 2022 yılı büyüme beklentisi ise yüzde 4,2’de sabit kaldı.

TCMB’nin bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına ilişkin cari ay sonu beklentisi de yüzde 17,63 olarak kayıtlara geçerken, 3 ay sonrasına ilişkin bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı beklentisi ise yüzde 18’den yüzde 16,6’ya geriledi.

Devam Et

Ekonomi

Gram altın yılın en yüksek seviyesinde

Haber Giriş:

on

Altın fiyatları, TL’deki değer kaybına ve uluslararası piyasalarda fiyatların yükselmesine paralel olarak artmaya devam ediyor.

Ons altının fiyatı 1800 dolara çıkarak son bir ayın zirvesini görürken onstaki hareketlenmenin yanında dolar/TL kurunun 9,18 ile rekor kırmasıyla gram altın bugün 531 TL’nin üstüne çıkarak Haziran’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

1800 DOLARIN ÜZERİNDE

Bugün ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından yayımlanan toplantı tutanaklarının varlık alımı azaltmasına ilişkin takviminin belli olmaya başlaması ve ABD enflasyon verisinin beklentinin üstünde gelmesine paralel olarak ons altının fiyatı son bir ayın zirvesini gördü.

Uluslararası piyasalarda spot altın 15 Eylül’den bu yana ilk kez 1800 dolar/ons seviyesinin üzerine çıktı.

Fed’in bir sonraki toplantısında varlık alımlarını azaltmaya başlayıp başlamayacağı kararı, altının geleceği açısından da kritik önem taşıyor.

TARİHİ ZİRVEYE YAKLAŞIYOR

İç piyasada ise gram altın, Kasım 2020’de hem kurdaki hareketlilik hem de onsun yüksek seviyelerde işlem görmesiyle 540 TL’ye çıkarak tarihi zirveyi görmüştü. Bu yıl ise en yüksek seviye 1 Haziran gecesinde 530 TL ile görülmüş, ardından gram altının fiyatı Ağustos’ta 474 TL’ye gerilemişti.

Altın bugün gördüğü seviye ile 530 TL ile tarihi zirveye doğru yolculuğu sürdürüyor. Bunun yanında Cumhuriyet altını 3 bin 557 TL’den çeyrek altın ise 872 TL’den satılıyor.

Devam Et

Ekonomi

Enerji Bakanı’ndan doğalgaz fiyatı açıklaması

Haber Giriş:

on

Enerji Bakanı Dönmez, kış aylarında artacak gaz talebinin karşılanması için ek kaynak görüşmelerinin sürdüğünü açıkladı. Dönmez, enerji fiyatlarıyla ilgili olarak, “Maliyet artışlarının vatandaşlarımıza en az seviyede yansıması için bütün çabayı ortaya koyuyoruz” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, bu yıl 14’üncüsü düzenlenen ‘EIF Dünya Enerji Kongresi ve Fuarı’na video konferans ile katıldı. Bakan Dönmez, Avrupa’nın yaşadığı enerji krizine değinerek, “Kıtada enerji fiyatları tarihi rekorlar kırıyor. Üretim sektörü büyük zorluklar içinde. İngiltere’de şirket iflasları konuşuluyor. Krizin gıda fiyatlarını, son tahlilde de enflasyonu yukarı çekeceği düşüncesi hakim. Henüz kış gelmedi ancak tedarik sorununun çözülememesi durumunda mevcut durumun ilerleyen günlerde şiddetini daha da artıracağına yönelik pek çok projeksiyon bugün Avrupa kamuoyunun gündemini daha fazla meşgul ediyor. Benzer şekilde Çin’de de artan talebin karşılanması konusunda ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Geçtiğimiz hafta Çin’de 100 milyon kişiyi etkileyen elektrik kesintileri meydana geldi. Pek çok şirket üretime ara vermek zorunda kaldı” diye konuştu.

‘TEKNİK ALTYAPI NOKTASINDA GÜÇLÜ DURUMDAYIZ’

Bakan Dönmez, enerji iş birliklerini, ülkeler arası karşılıklı yatırımları, uluslararası projeleri her zaman desteklediklerini belirterek, enerji yönetiminde önceliklerinin her zaman yerli kaynakları maksimum derecede kullanmak ve dışa bağımlı kaynaklarda yönetilebilir pozisyona erişmek olduğunu söyledi. Dönmez, “Doğru ve uzun vadeli bir planlama ve krizlere karşı öngörülerimiz sayesinde enerji yönetiminde neleri doğru yaptığımızı ve nelerden ders çıkarmamız gerektiğini yaşanan güncel küresel enerji krizinde bir kez daha gördük. Özellikle Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında arz ve tedarik konusunda iyi bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim. Teknik altyapı noktasında güçlü bir durumdayız. Uluslararası boru hatları, yer altı doğal gaz depolama, LNG ve FSRU tesislerimiz gibi sistemi ciddi oranda besleyen kaynaklara sahibiz” dedi.

‘ELİMİZDEKİ BÜTÜN İMKANLARI KULLANACAĞIZ’

Bakan Dönmez, artacak talebe karşı hazırlıklarını yaptıklarını kaydederek, “Depolamada gerekli hazırlıkları yaptık. Kış aylarında artacak gaz talebinin karşılanması için de ek kaynak görüşmelerimiz sürüyor. Öncelikle ülkemizin uzun dönemli doğal gaz anlaşmalarının olması elimizi rahatlatan bir unsur. Diğer taraftan doğal gaz ihtiyacımızın bu sene yaklaşık yüzde 20 artmasını öngörüyoruz. Farklı tedarik kanallarından ilave talebi karşılamak üzere planlamalarımızı yaklaşan kış şartlarına göre sürekli güncel tutuyoruz. Dünya genelinde rekor düzeyde artan enerji fiyatlarından elbette Türkiye olarak biz de etkileniyoruz. Enerji fiyatlarının küresel ekonomileri allak bullak ettiği bir dönemde, maliyet artışlarının vatandaşlarımıza en az seviyede yansıması için elimizden gelen bütün çabayı ortaya koyuyoruz. Elektrikte yaptığımız sosyal destek yardımlarıyla bugüne kadar 2,1 milyon haneye 3,1 milyar TL’lik destek sağladık. Hane halkını, esnafımızı ve üreticilerimizi korumak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız” diye konuştu.

‘YILLIK İÇ TÜKETİMİNİN 3’TE 1’İNİ KARŞILAR HALE GELECEK’

Bakan Dönmez, milli enerji ve maden politikası çerçevesinde nihai amaçlarının enerji alanında milli bağımsızlık hedefine ulaşmak olduğunu söyledi. Dönmez, “Bu politikalar bizim millileşme ve yerlileşme konularında rehberimiz olmuştur. Hedeflerimize uygun olarak mavi vatandaşa şimdiye kadar tamamladığımız ve devam eden deniz sondajlarımızla ülkemizin hidrokarbon potansiyelini açığa çıkarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Geçtiğimiz günlerde ‘Yavuz’ sondaj gemimiz Karadeniz’deki çalışmalara destek vermek üzere bölgeye intikal etti. Filyos’ta sondaj kulesinin yeniden montajını müteakip Karadeniz’deki ilk sondajına başlayacak. Karadeniz gazında çalışmalarımız takvime uygun bir şekilde ilerliyor. Hedefimiz gazın 2023 yılında sisteme bağlanması ve ilk faz gaz akışının sağlanması. Bu rezerv, 2027 yılında en yüksek üretim kapasitesine ulaştığında, Türkiye’nin yıllık iç tüketiminin 3’te 1’ini karşılar hale gelecek” dedi.

‘DAHA DENGELİ YENİLENEBİLİR ENERJİ PORTFÖYÜNE ULAŞTIK’

Türkiye’nin enerjide son yıllarda büyük başarı hikayesi yazdığını ve yazmaya devam ettiğini söyleyen Bakan Dönmez, “Enerji piyasasının kamu hakimiyetine dayalı yapısını serbest piyasa modeline dönüştürdük. Uyguladığımız bu sistem pek çok ülke tarafından örnek alınıyor. Bu yıl 3 yeni enerji piyasasını devreye aldık ve enerji ticaretinde merkez ülke olma hedefimize bir adım daha yaklaştık. Yenilenebilir enerji kaynakları gündemimizin her zaman ilk sıralarında. Paris İklim Anlaşması’nın onaylanmasıyla birlikte iklim değişikliğiyle mücadelemiz konusunda en önemli argümanımız olacak. Şu an yenilenebilir enerjideki kurulu gücümüz 52 bin megavatın üzerinde. Bir başka ifadeyle kurulu gücümüzün yüzde 53’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. 20 yıl önce hidroelektrik ağırlıklı bir yenilenebilir enerji portföyümüz varken bugün rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal kaynakların da ağırlığını artırmasıyla daha dengeli bir yenilenebilir enerji portföyüne ulaştık” diye konuştu.

Devam Et

Trend