#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Resmi Gazete yayımlandı! Artık ithal edilmeyecek

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği’ ile bakanlık olarak hazırladıkları geri dönüşüm tesislerine yeni kriterler getiren genelgeyi 81 il valiliğine gönderdiklerini belirtti. Kurum, “Bu genelge kapsamında artık plastik atık ithalatında en büyük paya sahip olan ve günlük hayatta sıklıkla kullanılan etilen polimer grubundaki plastik ambalaj türü atıklar ithal edilemeyecek. Bu atıkların gümrükte yapılan denetim ve kontrollerimizle takiplerini anbean yapacağız” dedi.

Bakan Kurum, plastik atık ithalatına ilişkin açıklamalarda bulunarak, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Kurum, atık toplama faaliyetlerine destek olmak için atık ithalatı kotasını bu yıl başında yüzde 50’ye düşürdüklerini hatırlatarak, tesislerin ham madde ihtiyaçlarının yarısını iç piyasadan karşılamalarını zorunlu hale getirdiklerini kaydetti. ‘Sıfır Atık Hareketi’ ile yerli ham madde miktarının daha da artırıldığını belirten Kurum, “Şunun altını önemle çizmek isterim; Türkiye hiçbir zaman çöp ithalatı yapmamıştır. 2021 yılının başında karışık plastik atık ithalatını tamamen yasakladık. Yaptığımız düzenlemelerle ithal edilen dönüştürülebilir ham maddeler için kimlik belgesi düzenlenmesini zorunlu hale getirdik. Ülkemizin sanayisinin ihtiyaç duyduğu kaliteli ve temiz ham madde için kimlik belgesi olmayan hiçbir dönüştürülebilir atığı ülkemize sokmuyoruz. Atık yönetiminde önemli düzenlemeleri hayata geçirirken geri dönüşüm/kazanım tesislerimizin daha sağlıklı bir şekilde faaliyetlerini yürütmeleri için de 81 ilimizde denetimlerimizi 7/24 aralıksız sürdürüyoruz” dedi.

‘POLİMER PLASTİK AMBALAJ TÜRÜ ATIKLAR İTHAL EDİLEMEYECEK’

Bakan Kurum, en son Adana’da istenmeyen görüntülerin ortaya çıkması üzerine 152 tesiste denetim yapıldığını, 29 işletmenin faaliyetini durdurduklarını ve 32 işletmeye 8 milyon TL ceza uyguladıklarını kaydetti. Kurum, “Benzer durumlarla tekrar karşılaşmamak, çevremizin ve vatandaşımızın sağlığını korumak için geri dönüşüm/kazanım tesislerimize yeni kriterler getiriyoruz. Bugün bu anlayışla ülkemiz için çok önemli bir adım attık. Ticaret Bakanlığı’mızla bu süreci yürüttük. Plastik atık ithalatının sınırlandırılmasına dair ortak bir çalışmayı yürüttük. Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği’ ile bakanlık olarak hazırladığımız geri dönüşüm tesislerine yeni kriterler getiren genelgemizi 81 il valiliğine gönderdik. Bu genelge kapsamında artık plastik atık ithalatında en büyük paya sahip olan ve günlük hayatta sıklıkla kullanılan etilen polimer grubundaki plastik ambalaj türü atıklar ithal edilemeyecek. Bu atıkların gümrükte yapılan denetim ve kontrollerimizle takiplerini anbean yapacağız” diye konuştu.

‘İTHALİ YASAK OLAN ATIKLARI GETİRENLERİN BELGELERİNİ İPTAL EDECEĞİZ’

Bu atıkların Mobil Atık Takip Sistemi’ne (MoTAT) giriş yapılarak, gümrükten çıkarılıp, online olarak sıkı takip edileceğini belirten Kurum, “İthalat kotasını aşan, ithali yasak olan atıkları getiren veya içinde atıkların yabancı madde bulunduran, geçici faaliyet belgesi olup süresinde izin ve lisans başvurusu yapmayan firmaların da atık ithalatçısı kayıt belgelerini iptal edeceğiz. Ülkemizin hep yeşil ve sağlıklı bir çevreye sahip olması adına projelerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Toprağımızı, havamızı, suyumuzu koruyacak; çalışmalarımızı tavizsiz devam ettireceğiz. Hedefimiz, tüm dünyada yapılan atık ithalatını bitirmiş ve ihtiyaç duyduğu ham maddenin yüzde 100’ünü iç piyasadan karşılayan bir milli sanayi ve tertemiz bir Türkiye” dedi.

‘YURT DIŞINA GERİ GÖNDERME İŞLEMLERİNİ TAKİP EDECEĞİZ’

Bakan Kurum, geri dönüşümsüz olduğu ortaya çıkan, Almanya’dan Türkiye’ye getirilen 400 konteynerlik atıkların iadesiyle ilgili soruya, “Bizim şu an yayınlamış olduğumuz genelgemize uymayan her bir atık zaten online takip ediliyor. Bu genelge kapsamında kalan atıklarında yurt dışına geri gönderme işlemlerini de takip edeceğiz. Hem Ticaret Bakanlığı’mızla birlikte hem de sahada 81 ilimizde çalışan ekiplerimizle birlikte bu takip sürecini anbean yapmış olacağız. Amacımız, ‘Sıfır Atık’ projesini ülkemizde çok daha fazla yaygınlaştırmak. Sanayimiz tam anlamıyla yerli milli olacak şekliyle ham maddesinin de tamamını ülkemizden karşılayacak şekliyle çalışmalarımızı yürütüyoruz” yanıtını verdi.

‘ÇALIŞMALARIMIZI BİTİRME AŞAMASINA GELDİK’

Bakan Kurum, ‘İklim Kanunu’nun ne zaman hazır olacağına ilişkin soru üzerine, iklim değişikliğine ilişkin eylem planlarını 7 bölge için yayımladıklarını belirterek, Karadeniz Bölgesi’nden başlamak üzere fiilen sahada uygulamasının yapıldığını kaydetti. Kurum, “İklim değişikliği eylem planı çatısı altında da ‘İklim Kanunu’ düzenlememizi hazırlayıp, Meclis’imizle birlikte Sayın Emine Erdoğan’ın teşrifleriyle bir çalıştay düzenledik. Bu da ‘İklim Kanunu’ çalışmasına altlık teşkil etti. Bu çerçevede çalışmalarımızı bitirme aşamasına geldik. Meclis’imizin çıkaracağı kanuna altlık teşkil edecek bu çalışmayla birlikte artık ülkemizin bir ‘İklim Kanunu’ olacak, çevre ve doğanın korunması adına iklim kanunu çok önemli adımları atmamıza vesile olacaktır. Çok yakın bir zamanda Meclis’imizle birlikte bu çalışmayı yürütecek ve çıkacak yasayla birlikte 2023’e giden yolda çok daha kararlı adımları atmış olacağız” diye konuştu.

Gündem

Motorine bir zam daha yolda! Pompa fiyatına yansıyacak

Haber Giriş:

on

Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası’nın (PÜİS) açıklamasına göre 19 Ekim Salı gününden itibaren geçerli olmak üzere motorine 23 kuruş zam gelmesi bekleniyor. Benzin grubunda ise fiyat değişikliği beklenmiyor.

Bugün litre fiyatı 41 kuruş daha zamlanan motorine, 18 Ekim Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece 23 kuruş daha zam kararı alındı. Zam pompa fiyatına yansıyacak. Zaten motorin, benzin ve LPG’de ÖTV sıfırlanmıştı.

Bugün 14 kuruşu pompa fiyatına yansıyacak şekilde toplamda 37 kuruş zamlanan benzine de zam olasılığı olduğu ancak net rakamın 18 Ekim Pazartesi günü belli olacağı öğrenildi.

Devam Et

Gündem

CHP’li Sarıbal’dan “Dünya Gıda Günü” mesajı

Haber Giriş:

on

CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayınladığı yazılı mesajda, uygulanan tarım politikalarını eleştirerek, “Devlet kamucu bir yaklaşımla, üretimin her alanında çiftçinin yanında olmalı. Çiftçimizi koruyamazsa gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi korumalıyız. Çiftçimizi köyünde mutlu üreticiler halin getirmezsek yarın bugünleri de ararız” görüşünü dile getirdi.

CHP Genel Başkanı Tarım Politikalarından Sorumlu Başdanışmanı Orhan Sarıbal’ın Dünya Gıda Günü mesajı şöyle:

“Bugün Dünya Gıda Günü. Hava ve su ile birlikte canlı yaşamının üçüncü önemli kaynağı olan gıdaya erişimin önemi her zaman bilinmekle birlikte pandemi sürecinde daha da ön plana çıktı. Bugün 800 milyon insanın açlık çektiği dünyada ülkemizde de milyonlarca insanın dengeli ve sağlıklı beslenemediği bilinmektedir. Son yıllarda alım gücünün düşmesi ve artan gıda enflasyonu ile birlikte sağlıklı ve dengeli beslenemeyenlerin sayısında artış gözlenmektedir. Ülkemizde çalışan kesimin %45’ten fazlasının asgari ücretle çalıştığını ve Türk – İş’in verilerine göre açlık sınırının 3 bin lirayı aştığını dikkate aldığımızda, yaşanan tablo olumsuzluğu çok daha net ortaya çıkmaktadır.

Çiftçi kaderine terk edildi

Ancak bir kader değil. Bunu değiştirmek mümkün. Bunun yolu da tarım politikalarının değiştirilmesinden geçiyor. Çiftçimizi koruyup üretimi arttırarak, gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi sağlayabiliriz. Bunun yolu da AKP’nin uyguladığı ithalata dayalı politikaları terk etmekle mümkündür. Bilindiği gibi Cumhuriyetin kuruluşunda ekonominin temelini oluşturan tarım, AKP döneminde kaderine terk edildi. Mevcut siyasal iktidar üretmek yerine ithalatı seçtiği için tarım alanında dışa bağımlı bir ülke durumuna geldik. Bugün tarımsal girdilerin hepsi, stratejik ürün dediklerimiz de dahil olmak üzere tarım ürünlerinin büyük bölümü ithal.

Çiftçi kaderine terk edilmiş durumda. Ürettiği ürünler yüksek girdi maliyetlerini bile karşılayamayan çiftçi her yıl biraz daha yoksullaşıyor. Para kazanamadığı için borçlarını yeni borçla kapatıp her yıl biraz daha borçlanıyor. Bugün çiftçinin bankalara ve piyasaya olan toplam borcu 200 milyar lirayı geçmiş durumda. Bu zengin topraklarda fakirleşen, borcunu ödeyemez durumda kalan çiftçi tarlasını satıp köyünü terk ediyor.

Çiftçinin yanında durması gereken iki kurum Tarım Kredi Kooperatifi ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), çiftçiyi batırmak için el ele vermiş görünüyor. Tarım Kredi Kooperatifi kendi üyesi olan çiftçilerin borçlarına karşılık traktörüne, tarlasına, evine, ineğine haciz gönderirken, TMO yurt içinden aldığının çok daha fazlasını dışarıdan üstelik daha pahalıya alıp içerde ucuza satarak çiftçiyle rekabet ediyor, ürünü para etmesin diye elinden geleni ardına koymuyor.

Devlet çiftçinin yanında yer almalı

Bu tabloyu hızla tersine çevirmezsek gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi kaybederiz. Tarım politikalarını kamucu bir yaklaşımla yürütmeliyiz. Tarım politikalarını belli bir siyasi partinin görüşüne göre değişen politikalar olmaktan çıkarmalı, devlet politikası haline getirmeliyiz. Devlet her aşamasında çiftçisinin yanında olmalı. Çiftçimiz tarlasında, köyünde mutlu üretici haline getirecek politikaları hayata geçirmezsek, yarın bugünleri de arar hale geliriz.”

Devam Et

Gündem

Doğum bildirimi e-Devlet’ten yapılabilecek

Haber Giriş:

on

İçişleri  Bakanlığı, çeşitli nedenlerle sağlık kuruluşunda doğum bildirimi yapamayanların doğum bildirimlerini e-Devlet üzerinden yapabileceğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, 2018 yılında hayata geçirilen e-Doğum uygulaması ile kamu sağlık kuruluşlarında dünyaya gelen ve anne- babaları tarafından isimleri belirlenen çocukların doğum bildirimlerinin nüfus müdürlüklerine gitmeden, doğumun gerçekleştiği sağlık kuruluşunda yapılabilmesine olanak sağlandığı hatırlatıldı. Açıklamada, “Uygulama kapsamında bugüne kadar 81 ilde 235 kamu sağlık kuruluşunda 75 bin 546 adet doğum tescili yapılırken, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları da ailelerin adreslerine ücretsiz olarak gönderildi. Uygulamaya ek olarak e-Devlet sistemi üzerinden ‘Doğum bildirimi başvurusu’ hizmeti sayesinde, çeşitli sebeplerle sağlık kuruluşunda doğum bildirimi yapamayan vatandaşlar artık yurt içinde ve sağlık kuruluşunda dünyaya gelen çocuklarının doğum bildirimlerini e-Devlet kapısı üzerinden yapabilecek. Milyonlarca vatandaşın hayatını kolaylaştıran, kamu hizmetlerinin vatandaşa en kolay ve etkin yoldan, kaliteli, hızlı, kesintisiz ve güvenli bir şekilde sunulmasını sağlayan e-Devlet uygulamasına İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ‘Doğum bildirimi başvurusu’ hizmeti eklendi” denildi.

Bu hizmet ile Türk vatandaşlarının yurt içinde, sağlık kuruluşunda dünyaya gelen ve Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi’ne (MERNİS) gönderilmiş doğum raporu bulunan çocuklarının doğum bildirimlerine ilişkin başvuruların e­-Devlet üzerinden elektronik imzalı olarak MERNİS’e gönderilmesine ve başvurulara istinaden ilçe nüfus müdürlüklerince doğum olaylarının aile kütüklerine tescil edilmesine imkan sağlandığı kaydedildi.

 

Devam Et

Trend