#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

CHP Bursa Milletvekili Sarıbal: “Gıda güvenliğimiz tehlikeye atılıyor”

CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) çiftçinin ürünü değerlendiren değil ithalatı teşvik eden bir kurum haline geldiğini belirtti.

TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, iktidarın yanlış politikaların nedeniyle Türkiye’de gıda güvenliğinin tehlike altında olduğunu vurgulayan Sarıbal, “AKP ithalatla, arz açığı ürünleri ülkeye getiriyor. TMO üretimi artıran, çiftçiyi destekleyen, üretimi destekleyen, ülkeyi başka şirketlere muhtaç etmeyecek şekilde üretim artırmaya dönük politikalar üretmesi gereken bir kurum olası gerekirken, şu anda Saray’ın ithalat ajansına dönmüş durumda” dedi.

TMO’nun, kendi çiftçisinden aldığı arpayı iç piyasaya daha pahalı fiyata satarken, yurt dışından daha pahalıya aldığı arpayı çok daha ucuza sattığını hatırlatan Sarıbal, şunları söyledi:

TMO çiftçi ile rekabet ediyor

“76 milyon ton buğday ithalatına 20 milyar dolar, 5,4 milyon ton arpa ithalatına 1,3 milyar dolar, 24 milyon ton mısır ithalatına 5,5 milyar dolar para ödendi. Buğday, arpa ve mısırda üreticinin yanında olması gereken TMO, ithalat ajansına döndü. Son 3 yıldır yurt içinde çiftçimizden aldığı ürün miktarından daha fazlasını dışarıdan ithal eden TMO, yüksek fiyatla ithal ettiği ürünü içeride ucuza satarak hem kendi çiftçisiyle rekabet etmekte hem de ithalatı teşvik etmekte.”

Gübre bir yılda %150 arttı

Buğday ve arpa ekim döneminde bulunulan bir dönemde gübre fiyatlarının çiftçiyi zorladığını kaydeden Sarıbal, “Son bir yılda çiftçinin en fazla kullandığı DAP gübresi %130, şimdi kullanılmasa da ocak, şubat ve mart aylarında yoğun olarak kullanılacak olan ÜRE gübresinde %150 artış var. Gübre fiyatları iki katından fazla zamlanırken çiftçinin ürünleri para etmedi. Örneğin en fazla fiyat artışı olan buğdayda bile oran ancak %30 oldu” dedi.

Hububat ekim döneminde çiftçiye yardım edilmesi kaydeden Sarıbal, “Hükümet bugün bir seferberlik başlatmalı ve çiftçiye tohum ve gübre dağıtmalı. Yoksa bizi çok ciddi bir kriz bekliyor” diye konuştu.

Kuraklık desteği verilmedi

Meclisteki basın açıklamasında çeltik, pirinç ve kuru üzüm üreticilerinin sorunlarına da değinen Sarıbal, açıklanan çeltik, pirinç ve kuru üzüm alım fiyatlarının maliyetleri karşılayamaz durumda olduğunu, ürünün çiftçinin elinde kaldığını vurguladı.

Kuraklıktan zarar gören çiftçilere söz verilen ödemelerin yapılmadığını hatırlatan Sarıbal, “Kuraklık nedeniyle birçok tarımsal üründe rekolte kaybı yaşandı. Cumhurbaşkanlığı Kararı ile buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, nohut ve mercimek üreticilerinin zararına göre dekar başına 30 lira ile 100 lira arasında ödeme yapılacağı kararı alındı. Açıklanan destek miktarı 1 dönüm arazinin mazot parasını bile karşılamaktan uzak. Buna rağmen bugüne kadar 1 kuruş destek ödenmiş değil” dedi.

Telafisi mümkün olmayan zarar

Sarıbal, “Artık bu iktidar telafisi mümkün olmayan zararlar vermektedir sevgili ülkeme. Bu ülke bu sarmaldan yeni anlayış ve kadrolarla çıkabilir. Gece yarısı bürokratları değiştirerek olmaz. Bu düzeni bozuk düzen. Halk, emek ve adaletten yana yeni bir düzeni inşa etmekten başka çaremiz yoktur. Hemen seçim, şimdi seçim” diye konuştu.

Gündem

Motorine bir zam daha yolda! Pompa fiyatına yansıyacak

Haber Giriş:

on

Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası’nın (PÜİS) açıklamasına göre 19 Ekim Salı gününden itibaren geçerli olmak üzere motorine 23 kuruş zam gelmesi bekleniyor. Benzin grubunda ise fiyat değişikliği beklenmiyor.

Bugün litre fiyatı 41 kuruş daha zamlanan motorine, 18 Ekim Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece 23 kuruş daha zam kararı alındı. Zam pompa fiyatına yansıyacak. Zaten motorin, benzin ve LPG’de ÖTV sıfırlanmıştı.

Bugün 14 kuruşu pompa fiyatına yansıyacak şekilde toplamda 37 kuruş zamlanan benzine de zam olasılığı olduğu ancak net rakamın 18 Ekim Pazartesi günü belli olacağı öğrenildi.

Devam Et

Gündem

CHP’li Sarıbal’dan “Dünya Gıda Günü” mesajı

Haber Giriş:

on

CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayınladığı yazılı mesajda, uygulanan tarım politikalarını eleştirerek, “Devlet kamucu bir yaklaşımla, üretimin her alanında çiftçinin yanında olmalı. Çiftçimizi koruyamazsa gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi korumalıyız. Çiftçimizi köyünde mutlu üreticiler halin getirmezsek yarın bugünleri de ararız” görüşünü dile getirdi.

CHP Genel Başkanı Tarım Politikalarından Sorumlu Başdanışmanı Orhan Sarıbal’ın Dünya Gıda Günü mesajı şöyle:

“Bugün Dünya Gıda Günü. Hava ve su ile birlikte canlı yaşamının üçüncü önemli kaynağı olan gıdaya erişimin önemi her zaman bilinmekle birlikte pandemi sürecinde daha da ön plana çıktı. Bugün 800 milyon insanın açlık çektiği dünyada ülkemizde de milyonlarca insanın dengeli ve sağlıklı beslenemediği bilinmektedir. Son yıllarda alım gücünün düşmesi ve artan gıda enflasyonu ile birlikte sağlıklı ve dengeli beslenemeyenlerin sayısında artış gözlenmektedir. Ülkemizde çalışan kesimin %45’ten fazlasının asgari ücretle çalıştığını ve Türk – İş’in verilerine göre açlık sınırının 3 bin lirayı aştığını dikkate aldığımızda, yaşanan tablo olumsuzluğu çok daha net ortaya çıkmaktadır.

Çiftçi kaderine terk edildi

Ancak bir kader değil. Bunu değiştirmek mümkün. Bunun yolu da tarım politikalarının değiştirilmesinden geçiyor. Çiftçimizi koruyup üretimi arttırarak, gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi sağlayabiliriz. Bunun yolu da AKP’nin uyguladığı ithalata dayalı politikaları terk etmekle mümkündür. Bilindiği gibi Cumhuriyetin kuruluşunda ekonominin temelini oluşturan tarım, AKP döneminde kaderine terk edildi. Mevcut siyasal iktidar üretmek yerine ithalatı seçtiği için tarım alanında dışa bağımlı bir ülke durumuna geldik. Bugün tarımsal girdilerin hepsi, stratejik ürün dediklerimiz de dahil olmak üzere tarım ürünlerinin büyük bölümü ithal.

Çiftçi kaderine terk edilmiş durumda. Ürettiği ürünler yüksek girdi maliyetlerini bile karşılayamayan çiftçi her yıl biraz daha yoksullaşıyor. Para kazanamadığı için borçlarını yeni borçla kapatıp her yıl biraz daha borçlanıyor. Bugün çiftçinin bankalara ve piyasaya olan toplam borcu 200 milyar lirayı geçmiş durumda. Bu zengin topraklarda fakirleşen, borcunu ödeyemez durumda kalan çiftçi tarlasını satıp köyünü terk ediyor.

Çiftçinin yanında durması gereken iki kurum Tarım Kredi Kooperatifi ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), çiftçiyi batırmak için el ele vermiş görünüyor. Tarım Kredi Kooperatifi kendi üyesi olan çiftçilerin borçlarına karşılık traktörüne, tarlasına, evine, ineğine haciz gönderirken, TMO yurt içinden aldığının çok daha fazlasını dışarıdan üstelik daha pahalıya alıp içerde ucuza satarak çiftçiyle rekabet ediyor, ürünü para etmesin diye elinden geleni ardına koymuyor.

Devlet çiftçinin yanında yer almalı

Bu tabloyu hızla tersine çevirmezsek gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi kaybederiz. Tarım politikalarını kamucu bir yaklaşımla yürütmeliyiz. Tarım politikalarını belli bir siyasi partinin görüşüne göre değişen politikalar olmaktan çıkarmalı, devlet politikası haline getirmeliyiz. Devlet her aşamasında çiftçisinin yanında olmalı. Çiftçimiz tarlasında, köyünde mutlu üretici haline getirecek politikaları hayata geçirmezsek, yarın bugünleri de arar hale geliriz.”

Devam Et

Gündem

Doğum bildirimi e-Devlet’ten yapılabilecek

Haber Giriş:

on

İçişleri  Bakanlığı, çeşitli nedenlerle sağlık kuruluşunda doğum bildirimi yapamayanların doğum bildirimlerini e-Devlet üzerinden yapabileceğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, 2018 yılında hayata geçirilen e-Doğum uygulaması ile kamu sağlık kuruluşlarında dünyaya gelen ve anne- babaları tarafından isimleri belirlenen çocukların doğum bildirimlerinin nüfus müdürlüklerine gitmeden, doğumun gerçekleştiği sağlık kuruluşunda yapılabilmesine olanak sağlandığı hatırlatıldı. Açıklamada, “Uygulama kapsamında bugüne kadar 81 ilde 235 kamu sağlık kuruluşunda 75 bin 546 adet doğum tescili yapılırken, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları da ailelerin adreslerine ücretsiz olarak gönderildi. Uygulamaya ek olarak e-Devlet sistemi üzerinden ‘Doğum bildirimi başvurusu’ hizmeti sayesinde, çeşitli sebeplerle sağlık kuruluşunda doğum bildirimi yapamayan vatandaşlar artık yurt içinde ve sağlık kuruluşunda dünyaya gelen çocuklarının doğum bildirimlerini e-Devlet kapısı üzerinden yapabilecek. Milyonlarca vatandaşın hayatını kolaylaştıran, kamu hizmetlerinin vatandaşa en kolay ve etkin yoldan, kaliteli, hızlı, kesintisiz ve güvenli bir şekilde sunulmasını sağlayan e-Devlet uygulamasına İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ‘Doğum bildirimi başvurusu’ hizmeti eklendi” denildi.

Bu hizmet ile Türk vatandaşlarının yurt içinde, sağlık kuruluşunda dünyaya gelen ve Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi’ne (MERNİS) gönderilmiş doğum raporu bulunan çocuklarının doğum bildirimlerine ilişkin başvuruların e­-Devlet üzerinden elektronik imzalı olarak MERNİS’e gönderilmesine ve başvurulara istinaden ilçe nüfus müdürlüklerince doğum olaylarının aile kütüklerine tescil edilmesine imkan sağlandığı kaydedildi.

 

Devam Et

Trend