#

Giriş:

Son Güncelleme:

Chp

CHP, sosyal medya düzenlemesi için AYM’ye gidecek

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, TBMM Genel Kurulu’nda bu sabah kabul edilen sosyal medyaya ilişkin düzenlemeler içeren kanunun iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunacaklarını açıkladı.

Özkoç, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Genel Kurulun, kanun teklifinin görüşmelerini 16 saatte tamamladığını ifade etti.

Düzenlemenin sosyal medyaya sansür uyguladığını savunan Özkoç, yasayla gençlerin özgürlük alanının kısıtlanacağını, doğru bulmadığı konularda sosyal medyadan muhalefet etmek isteyenlerin sesinin yok edileceğini öne sürdü.

Kanun teklifinin, CHP ve muhalefet eden diğer partilerin 16 saatlik direnişinden sonra AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla kabul edildiğini belirten Özkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bundan sonra sosyal medya şirketleriyle ilgili Türkiye’de bir temsilcilik isteniyor. Biz buna karşı değiliz ama biz biliyoruz ki AKP iktidarı tıpkı yandaş medyaya yaptığı baskıyı uygulayabilmek için bir muhatap arıyor. Yoksa Türkiye’nin hakkını ve hukukunu aramak için bir muhatap aramıyor. O, muhatabına, ‘Eğer bunları yayınlarsan senin bant genişliğini yüzde 50 ila yüzde 90 aralığında daraltıyoruz.’ diyecek. Bunu daha önce yasal olmayan yöntemlerle gerçekleştiriyordu, şimdi yasaya bağlamak istedi, bu yasayı çıkarttı.”

“TBMM, sarayın emirlerini onayan bir noterliğe dönüştü”

Özkoç, AK Parti iktidarının bu yasayla “unutma hakkı” getirdiğini, bu şekilde toplumun hafızasının silinmek istendiğini savundu.

Bu yasayla genç kuşakların, iktidarın geçmişteki hatalarını sosyal medya veya arama motorları üzerinden görmesinin engelleneceğini ileri süren Özkoç, şöyle devam etti:

“Bu kanunla AKP, Büyük Orta Doğu Projesi’ni, FETÖ ile beraber kendi siyasi kadrolarını oluşturduğunu unutturmak istiyor. Birlikte kol kola yürüdüklerini, bütün kamuda ilmek ilmek Fetullahçı kadroları yerleştirdiğini, ordunun içerisinde FETÖ’cü komutanları atadığını ve koruduğunu, Balyoz ve Ergenekon davalarında PKK’lı Şemdin Sakık’ın gizli tanıklığıyla bu ülkenin Genelkurmay Başkanı’nı hapsettirdiğini ve darbe kalkışmasını gerçekleştiren subay ve astsubayları göreve getirdiğini unutturmak istiyor.”

Engin Özkoç, 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokağa çıkarak darbeye karşı koyduğu sırada şehit düşenler için toplanan yardım paralarının hala sahiplerine dağıtılmadığına dikkati çekerek, “AKP, bu utancın yeni nesillere aktarılmasını istemiyor, unutturmak istiyor.” dedi.

İktidarın milleti susturmak ve kendisini güvenceye alacak yasaları çıkarmak istediğini iddia eden Özkoç, şunları söyledi:

“TBMM, artık millete hizmet eden bir Meclis olmaktan çıkmıştır. TBMM AKP ve MHP oylarıyla sarayın emirlerini onayan bir noterliğe dönüşmüştür. Artık TBMM’de kararlar millet için değil, sarayın geleceği için alınıyor. Buna karşı duracak olan yine milletimizin iradesidir. Bunun karşısında olması gerekenler, Türkiye’nin dinamikleridir. Milletimizin geleceğini, birliğini ve beraberliğini, güçlü bir ekonomiyle güçlü bir Türkiye’de var olma mücadelesini engelleyen AKP iktidarını, Türkiye’nin bütün dinamikleri karşı koyarak demokratik yöntemlerle iktidardan indirmek zorundadır. Aksi takdirde TBMM’nin açık olmasının millete mi saraya mı faydası var, bilemiyoruz. Çıkan bütün yasalar maalesef CHP’nin bütün direnişlerine karşın orada yasalaşıyor.”

Özkoç, iktidarın ve MHP’nin, gençlerin geleceklerini ellerinden almak ve özgürlük alanlarını yok etmek istendiğini öne sürdü.

 “Diyanet İşleri Başkanı bir dakika o koltukta oturmamalı”

Engin Özkoç, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerif’in ibadete açılması konusunda partisinin duruşunun net olduğunu, bütün dinlere ve ibadethanelere saygı duyduğunu belirtti.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Allah’ın emirlerini yerine getirmekle mükellef olduğunu ifade eden Özkoç, “Bu kişi, Diyanet’in başında İslam’ı temsil eden bir kişi olmaktan çıkmıştır, Recep Tayyip Erdoğan’ı temsil eden bir kişiye dönüşmüştür.” diye konuştu.

“Ali Erbaş’ın, Cuma hutbesinde Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına lanet okuduğunu” savunan Özkoç, şunları kaydetti:

“Verdikleri mücadeleyle ezanların susmasını engelleyen Atatürk ve arkadaşlarına lanet okuyan, Allah’ın değil Tayyip’in emirlerini yerine getiren bu Diyanet İşleri Başkanı bir dakika o koltukta oturmamalı, derhal bırakmalıdır. Bu kadar kendinden ve kişiliğinden taviz vermiş, ahlak kurallarını hiçe sayan, kimliğini kaybetmiş, lanet okuyan bir kişi İslam’ı temsil edemez. İtiraf eden İbrahim Kalın, ‘Onun hutbeden bu konuda veya herhangi bir konuda lanet okumasını biz de doğru bulmuyoruz.’ demiştir. Çünkü artık ortaya çıkan şeyi gizlemek mümkün değildir. Bu yapay gündemi ortaya çıkartan ve büyüten Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı, Bilal Erdoğan ve bir avuç besleme yandaş medya ve mensuplarıdır.”

CHP’li Özkoç, sosyal medyaya ilişkin düzenlemeler içeren kanunun iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi’na başvuru hazırlıklarını sürdürdüklerini de bildirdi.

Özkoç, bir gazetecinin, “Anayasa Mahkemesi’ne götürmek için belli bir tarih var mı?” şeklindeki sorusuna, “Anayasa Mahkemesi’ne başvurmak için hukukçularımız zaten hazırlar. Ön başvuruyu yaptıktan sonra diğer asıl başvuruyu hukukçularımız gerçekleştirecektir.” karşılığını verdi.

“Dostumuz Tank Palet’i Katar ordusuna satan hainler olmayacak”

Engin Özkoç, başka bir basın mensubunun, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik “Kendisine tavsiyemiz dostlarına fazla güvenmemesidir. Çünkü güvendiği karanlık dostları yeri geldiğinde samanı postuna dolduracaktır.” sözlerini anımsatarak, değerlendirmesini sorması üzerine, şunları söyledi:

“MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin, TBMM’de kendi grubunda kürsüye çıkarak, ‘Bu vatan haininden , bu insan hakkını hukukunu yiyenden, bu bölücü terör örgütüyle hareket eden kişiden cumhurbaşkanı olmaz. Her vatan evladından cumhurbaşkanı olur ama Recep Tayyip Erdoğan’dan cumhurbaşkanı olmaz.’ dediği kişi, gerçek dostudur. Bugün dost olmuştur. Bizim dostlarımız, hakkını hukukunu alamayan emekçiler, kamyon şoförleridir, apartman görevlileri, basın emekçileri, çiftçiler, okuyup da iş bulamayan öğrencilerimiz, kendisini düşünmeyip evladı için yaşayan ve onun için hayatını yok eden insanlarımızdır. Bizim dostlarımız, CHP Genel Başkanı’nın açıkladığı Türkiye’nin kurtuluşuyla ilgili 13 maddeyi kucaklayan, vatanın birliği ve beraberliğini korumak isteyen her anlayıştır. Bu bir siyasi parti, meslek kuruluşu, bir vatandaşımız olabilir. Ama bizim dostumuz Tank Palet fabrikasını Katar ordusuna satan hainler olmayacaktır.”

Chp

CHP’den Muharrem İnce açıklaması

Haber Giriş:

on

CHP Parti Meclisi üyesi Müslim Sarı, Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılarak parti kuracağı iddialarına ilişkin, “Muharrem Bey henüz resmi bir açıklama yapmadı. Biz de izliyoruz, takip ediyoruz, bir değerlendirme yapmak için erken.” dedi.

Sarı, genel merkezde düzenlenen Parti Meclisi toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılarak parti kuracağı iddialarının sorulması üzerine Sarı, “Muharrem Bey henüz resmi bir açıklama yapmadı. Biz de izliyoruz, takip ediyoruz, bir değerlendirme yapmak için erken. Biraz izleyelim.” ifadelerini kullandı.

İnce’nin “Yüzde 31 ile bıraktım, 51’e tırmandırmaya çalışıyorum.” sözlerinin anımsatıldığı Sarı, “Muharrem İnce geçmiş dönemde cumhurbaşkanı adayıydı yine cumhurbaşkanı adayı olmak istiyor. Aslında Türkiye’de 2023 yarışı başladı. Son dönemlerde bu ittifaklara yönelik söylemler ve hamleleri de böyle okuyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

 İYİ Parti’ye yapılan davet

İYİ Parti’ye yapılan davetin de sorulduğu Sarı, “Bunlar Millet İttifakı’nın uyumunu bozmak üzere yapılmış hamleler. Önümüzdeki dönem bu konuda hem Millet İttifakı’nın içinde hem Cumhur İttifakı’nın içinde yeni gelişmeler de olacaktır.” diye konuştu.

Sarı, “İnce’nin yeni parti kurması CHP’yi böler mi, zarar verir mi?” şeklindeki soruya da “Ben bunu bölme olarak değerlendirmiyorum. Netice de siyasal partilerin içerisinde kendilerine varlık bulmuş, orada kendilerini ifade edebilen, ifade edemeyen arkadaşlar farklı arayışlar içerisinde olabilirler.” yanıtını verdi.

Ekonomideki gidişatın soruması üzerine Sarı, “Ekonomide dibe doğru yolculuk başlamıştır. Önümüzdeki yılın bu yıldan daha kötü olacağını, bunun da erken seçimle sonuçlanacağını düşünüyorum.” dedi.

Devam Et

Bursa

CHP Bursa’da ‘Yasak Aşk’ iddiası sonrası krizi büyüyor

Haber Giriş:

on

Bursa’da CHP Osmangazi İlçe delegesi Zafer Güler’in CHP Osmangazi İlçe Başkanı Mete Akyolcular ile ilgili iddialarına Akyolcular’dan açıklama geldi. Güler’in iddiasına göre, evliliklerini temelden sarsan olay, eşi S.G. ile CHP Osmangazi İlçe Başkanı arasında yaşanan gayrimeşru ilişkiydi.

CHP Osmangazi İlçe Delegesi Zafer Güler, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda, eşiyle CHP Osmangazi İlçe Başkanı Mete Akyolcular arasında bir yasak aşk yaşandığı iddiasını gündeme taşıdı.

İlçe Başkanı Akyolcular da yine sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, konuyla ilgili adli süreç başlattığını açıkladı.

Karşılıklı açıklamaların kamuoyuna yansımasından sonra yeni bir açıklama yapan CHP Osmangazi İlçe Başkanı Akyolcular, Zafer Güler’in kendisine yönelik suçlamalarını hezeyan olarak niteledi.

“EŞİYLE TELEFONDA YA DA YÜZ YÜZE BİR KERE BİLE GÖRÜŞMÜŞLÜĞÜM YOK”

Akyolcular, sosyal medyada yaygınlaştırılmaya çalışılan, kendi adı üzerinden de CHP’yi hedef alan karalama kampanyasıyla ilgili yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Zafer Güler isimli vatandaşın sosyal medyadaki ithamları, hiçbir bilgi ya da belgeye dayalı olmayan hezeyanlardan ibarettir. Adı geçen şahsın eşiyle, telefonda ya da yüz yüze bir kez bile görüşmüşlüğüm yok. Tanımam, bilmem. Kendisi iş görüşmesi için bana gönderdiğini söylüyor ama böyle bir görüşme gerçekleşmiş değil. Dolayısıyla adı geçen kadının ne nerede çalıştığını bilirim, ne de evini-kocasını terk edip gittiğinden haberdarım. Hiçbir ilgim ve bilgimin olmadığı bir konu. Açıklamalardan anladığımız o ki, aile dağılmış, kadın evini terk edip gitmiş. Geride kalan şahsın hezeyanlarının hedefi de konuyla hiç ilgimiz olmadığı halde biz olmuşuz. Konu bundan ibarettir.”

“EVİ TERK ETTİ”

CHP Osmangazi Delegesi Zafer Güler ise evi terk ettiğini söylediği eşinin Akyolcular ile görüştüğü iddiasında ısrar ediyor.

İş görüşmesinin kendi yanında da yapıldığını belirten Güler, “Benim yanımda iş görüşmesi oldu. Benim yanımda konuştu. Bir iki tane iş söyledi. Tezgahtarlık işini ben kabul etmedim. Ondan sonra, telefonu geldi bunun. Telefonu geldikten sonra ne iş olduğunu anlamadım. Elinden alamadım zaten eşimin telefonunu, öğrenmek için ne işi olduğunu, telefonu vermedi. Ertesi günü evi terk etti gitti.” diye konuştu.

“EŞİNİN NEREDE OLDUĞUNDAN HABERİ YOK”

Eşinin şu an nerede olduğunu bilmediğini söyleyen Güler, Akyolcular’ın konuyu yargıya taşıcağı açıklamasına da “Ben de onun hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Bu olaya sonuna kadar da müdahale edeceğim. O dava açtığında ben de avukatımı göndereceğim. Ve nasıl bir durumda olduğunu ispat ettireceğim” dedi.

Bu arada, konuyla ilgili yasal girişimlerde bulunduğunu belirten Akyolcular’ın, iddiaların basında yer almasından duyduğu rahatsızlık da açıklamasına yansıdı. Akyolcular, iddiaların haberleştirilmesini, kendisini ve partisini yıpratma amaçlı olduğunu savundu.

Devam Et

Chp

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan bayram mesajı

Haber Giriş:

on

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Güzel ülkemizin huzura, birlikteliğe, berekete ve yardımlaşmaya ihtiyacı var. Bunu hep beraber gerçekleştireceğiz. Yoksula, yolda kalmışa hakkını verip israftan kaçınacağız.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamasında, “Bereketin, birlikteliğin, yardımlaşma ve dayanışmanın günü olan mübarek Kurban Bayramı’nı tüm dünya olarak Kovid-19 pandemisi, Türkiye özelinde ise derin bir ekonomik ve siyasal buhran içerisinde karşılıyoruz.” değerlendirmesinde bulunan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Ama umutsuzluğa kapılmayacağız. Her sorunumuzu akılla, bilgiyle, birikimle, deneyimle çözeceğiz. Güzel ülkemizin huzura, birlikteliğe, berekete ve yardımlaşmaya ihtiyacı var. Bunu hep beraber gerçekleştireceğiz. Yoksula, yolda kalmışa hakkını verip israftan kaçınacağız. Hiç kimseyi kimliği, inancı ve yaşam tarzı dolayısıyla ötekileştirmeyeceğiz.”

“İnsan onurunu koruyarak yardım yapacağız”

Hedeflerinin “hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, her evde huzurun ve bereketin olduğu” güzel Türkiye’yi inşa etmek olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Komşumuz açken tok yatmayacak, yapacağımız yardımı da insan onurunu koruyarak yapacağız. Yani sağ elin verdiğini sol el görmeyecek.” ifadelerini kullandı.

Dünya Kovid-19 salgınıyla uğraşırken İslam dünyasında ayrıca acı, kan ve gözyaşı olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, bu acıların durmasının da en büyük dileği olduğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Bu duygularla, salgın hastalıkla mücadelenin ön safında yer alarak şehit düşen sağlık personelimize, terörle mücadelede şehit düşen güvenlik güçlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Yurttaşlarımızın bu zor dönemde güzel bir bayram geçirmesi en büyük dileğimdir. Kurban Bayramı’nız kutlu olsun.”

Devam Et

Trend