#

Giriş:

Son Güncelleme:

Chp

CHP’li Sarıbal: “Ormanlarımız paranın kurbanı oluyor”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, Gelibolu’daki orman yangınına ilişkin, “Ciğerimiz yanıyor. 450 hektar orman alanımız yandı. Bu çok büyük bir alan, ormanlar sadece yangınlarla değil, maden ve inşaat alanlarıyla da yanıyor. Ormanlarımız paranın kurbanı oluyor.” dedi.

Sarıbal, partisinin Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu’yla Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’de yeşil alanların ve ormanların her geçen gün azaldığını savundu.

Gelibolu’da yaşanan orman yangınına işaret eden Sarıbal, “Ciğerimiz yanıyor. 450 hektar orman alanımız yandı. Bu çok büyük bir alan, ormanlar sadece yangınlarla değil, maden ve inşaat alanlarıyla da yanıyor. Ormanlarımız paranın kurbanı oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Ormanların iş adamlarına kiraya verildiğini bu yöntemle de yok edildiğini ileri süren Sarıbal, yangınlarda çok büyük alanların zarar gördüğünü belirtti.

Ağaçların bilinçsizce kesildiğini kaydeden Sarıbal, “Önceden ormanlarımız Tarım ve Orman Bakanlığının kontrolünde kesiliyordu. Önce kesilecek ağaçlar belirlenip sonra orman köylü kooperatiflerince kesilmeye başlanıyordu. Burada çalışan köylüler de sigortalanıyordu. AKP iktidarı ise götürü yöntemi ile ağaç kestiği için istediği yerden istediği kadar ağaç kesiyorlar.” diye konuştu.

Orman çiftçilerinin yüzde 70’inin sosyal güvenlik kapsamında olmadığını ifade eden Sarıbal, şunları kaydetti:

“Ormanlarda 2019 yılında, orman köylüsü ve işçisi, 3 bin 400 iş kazası gerçekleşti. Bu kazalarda 486 ölüm, 2 binin üzerinde de yaralanma oldu. Bu iş kazalarından dolayı ölen veya yaralananların yüzde 80’inin iş güvenliği ve sigortası yok. Türkiye AB ülkeleri arasında orman kazalarında birinci sırada yer aldı. Bununla ilgili uluslararası raporlar yayınlandı.”

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu da iktidarın Saros Körfezindeki doğal gaz projesini uygulamaya soktuğunu, bu projenin orman alanları ile bölgenin doğal dengesini yok ettiğini savundu.

Bölgenin fay hattı üzerinde olduğunu belirten Gaytancıoğlu, “Doğaya verdiği zararlar nedeniyle itiraz ettik. Bilim adamları bu projenin yanlış olduğunu söyledi. İktidar olumsuz ÇED raporuna rağmen, projeyi yapma kararı aldı.” dedi.

Kararın sokağa çıkma kısıtlamalarının uygulandığı pandemi sürecinde alındığını belirten Gaytancıoğlu, bu durumu kınadı.

Chp

CHP’li Öztrak: Türkiye’de 800 milyon dolar rüşvet dağıtıldı

Haber Giriş:

on

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, ülkeler arasındaki kara para trafiği ve bankaların bu trafikteki rolünü ortaya çıkaran ABD Hazinesi’ne bağlı Mali Suçları Araştırma Ağı’na (FinCEN) ait belgelere ilişkin değerlendirmede bulundu.

Bu belgelerde tanıdık isimler olduğunu söyleyen Öztrak, “O da Reza Zarrab. Aynı gün Reza Zarrab’ın kuryesinin röportajı da kamuoyuna servis edildi. Bu kuryenin verdiği bilgilere göre Reza Zarrab, İran’ın Türkiye hattında 20 milyar dolarlık bir para ticaretine aracılık etmiş. Bu para ticaretinde 800 milyon dolar Türkiye’de rüşvet olarak dağıtılmış. Röportajda; Yüce Divan’da aklanmayan, aklanması Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Ak Parti çoğunluğu tarafından engellenen bakanların hepsinin ismi geçiyor” dedi.

Koronavirüsüne karşı mücadelesini kazanan CHP Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin MYK toplantısının ardından basın açıklaması yaptı. Öztrak ülkeler arasındaki kara para trafiği ve bankaların bu trafikteki rolünü ortaya çıkaran ABD Hazinesi’ne bağlı Mali Suçları Araştırma Ağı’na (FinCEN) ait belgelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

800 MİLYON DOLAR RÜŞVET

Dün gece ortaya çıkan belgeleri ‘skandal’ olarak nitelendiren Öztrak şöyle konuştu:

“Bazı bağımsız, özgür basın kuruluşları Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı belgelerinden yola çıkarak dünya üzerinde yasadışı para hareketlerini ve uluslararası bankaların kara para aklamadaki rolünü ifşa ettiler. Bu belgelerde tanıdık bir isim var. O da Reza Zarrab. Aynı gün Reza Zarrab’ın kuryesinin röportajı da kamuoyuna servis edildi. Bu kuryenin verdiği bilgilere göre Reza Zarrab, İran’ın Türkiye hattında 20 milyar dolarlık bir para ticaretine aracılık etmiş. Bu para ticaretinde 800 milyon dolar Türkiye’de rüşvet olarak dağıtılmış. Bunlar kuryenin iddiaları.”

HEPSİNİN İSMİ GEÇİYOR

“Röportajda; Yüce Divan’da aklanmayan, aklanması Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Ak Parti çoğunluğu tarafından engellenen bakanların hepsinin ismi geçiyor” diyen Öztrak, “Böyle bir mülakatı Türkiye’de kaç basın kuruluşu yapabilir. Bu mülakatı bıraktık, bakalım kaç gazete veya medya kuruluşu yayınlanmış olan bu iddiaları haber yapabilir” diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN İTİBARI…

Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Maalesef bu mesele uluslararası arenada Türkiye’nin yumuşak karnı olmaya devam edecek. Anlaşılan Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerinde de bu mesele kullanılacaktır. Trump’ın Halkbank meselesi için kişisel nüfuzunu kullanması, yargı süreçlerine müdahalesi, bunu sağlamak için damatlar arasındaki arka kapı diplomasisi iddiaları Amerika Birleşik Devletleri seçiminde ve kongrede sürekli dile gelecek, Türkiye’nin itibarı ABD seçimlerine yine malzeme olacaktır.”

BAKARA MAKARA DİYENLER…

Bugüne kadar hiçbir yönetimin Türkiye’yi bu duruma getirmediğini belirten Öztrak sözlerini şöyle bitirdi:

“Rüşvet iddialarına konu olan bakanlar Yüce Divan’da yargılansaydı bunları yaşamazdık. Bakanlar suçluysa cezasını çekerdi, suçsuzsa aklanıp, milletin huzuruna alınlarının akıyla çıkarlardı. Bunlar yapılmadı. Ne yapıldı?”

Rüşvetten aklanamayan bakanlar, ‘bakara makara’ diyen kişiler şimdi büyükelçi yapıldı. Yazık değil mi ülkemize? Şehit kanlarıyla kurulmuş Cumhuriyetimizin itibarı, bu ülkeyi yönetenler için bu kadar mı ucuz?”

“Bu ucube rejimde ülkemiz sürekli patinaj yapıp yerinde sayıyorsa, bunun bir diğer nedeni de; yasama yargı ve yürütme arasındaki kuvvetler ayrılığının ortadan kalkmasıdır, Saray’ın Gazi Meclis üzerindeki vesayetidir.”

Devam Et

Chp

CHP’li İlgezdi: “Sanatçılara pandemi başından itibaren 7 aydır hiçbir destek verilmedi”

Haber Giriş:

on

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, İstanbul’da Valilik tarafından yasaklanan açık alan konser, tiyatro, gösteri, festival ve benzeri etkinliklerin yoğun tepki nedeniyle serbest bırakılmasının yeterli olmadığını belirterek “Sanatçılara pandemi başından itibaren 7 aydır hiçbir destek verilmedi. Yasaklanan tiyatro, opera ve bale yasağı kalktı ama konser yasağı sürüyor.” ifadesini kullandı.

İlgezdi, yazılı açıklamasında, Kültür ve Turizm Bakanlığının pandeminin başından beri sanatçılara “sırt çevirdiğini” öne sürerek, 7 aydır çok zor durumda olan, çalışma şansları ortadan kalkan sanatçıların Valiliğin yasak kararı ile açlığa mahkum edildiğini savundu.

Şimdi sanatçıların bir kısmının işlerini yapabileceğini ama müzisyenlerin yine çalışamayacağını aktaran İlgezdi, açık alandaki konser, tiyatro ve benzeri organizasyonların Sağlık Bakanlığının belirlediği kurallar çerçevesinde mesafeli bir şekilde alınan önlemlerle başladığını hatırlattı. İlgezdi, konserlerin de serbest bırakılması gerektiğini ifade ederek, “Kültür ve Turizm Bakanlığı görevini yapmıyor. Zaten mağdur olan sanatçıları daha da mağdur eden uygulamalar ile ilgili kör, sağır dilsizi oynuyor. Bakanlığın isminden Kültür’ü çıkarın da tam olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

“Eldeki kaynakla kültür sanat camiası rahat bir nefes alabilir”

CHP’nin sadece sorunu değil çözümü de ortaya koyduğunu aktaran İlgezdi, şunları kaydetti:

“Sürecin en büyük mağduru sanatçılar ve kültür sanat emekçileri için Bakanlığın bünyesinde bulunan ve 2017 yılı itibarıyla 320 milyon lirayı bulan kopyalama harcında para kullanılsın dedik. Bakanlık hala bu konuda da bir açıklama yapmadı. Yeni kaynağa gerek yok. Eldeki kaynak ile kültür sanat camiası rahat bir nefes alabilir.”

Geçen hafta mekanlarda canlı müzik yayınının 24.00’ten sonra yasaklandığını, bu hafta açık alan etkinliklerine yasak geldiğini belirten İlgezdi, “Yasak kısmen çözüldü ama konser yasağı müzisyenleri etkiledi. Yasaklayanlar çözüm bulmadığı için mağduriyet artarak devam ediyor. Müzisyenler nasıl geçinecek? AVM’leri, kafeleri uzun süre önce açmakta sakınca görmeyenler, Bakanlığın talimatlarına göre açık havada maske-mesafe-hijyen kurallarına uyulan konserleri neden yasaklar?” ifadesini kullandı.

İlgezdi, konser yasağı kararının geri alınmasını talep etti.

Devam Et

Chp

CHP Genel Merkezi personeli için evden çalışma kararı

Haber Giriş:

on

CHP, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dolayısıyla genel merkez personelinin pazartesi gününden itibaren evlerinden çalışmalarının uygun görüldüğünü bildirdi.

CHP’den yapılan açıklamada, son dönemde vakaların katlanarak arttığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Her gün açıklanan tablonun gerçeği yansıtmadığı herkes tarafından bilinmektedir. Sürecin başından beri alınması gereken önlemlerle ilgili kapsamlı öneriler getirmemize ve sürekli uyarılarımıza rağmen iktidarın halk sağlığının korunması için gereken önlemleri almadığı da ortadadır. Artan vakalar ve tedbirsizlik hali göz önüne alınarak CHP Genel Merkezi personelinin 14 Eylül 2020 Pazartesi gününden itibaren evlerinden çalışmaları uygun görülmüştür. Normal çalışma düzenine geçiş tarihi, salgının ülkemizdeki seyrine göre belirlenecektir.”

Devam Et

Trend