#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Denetimlerde ceza kesilen kişi sayısı açıklandı

İçişleri Bakanlığı tarafından 22 Ağustos’tan bu yana yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında yapılan denetimlerde 20 bin 94 kişinin izolasyon koşullarına uymadığı belirlendi.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında belirlenen kurallar ile alınan tedbirlerin tek elden etkin, yaygın ve sürekli denetlenmesinin sağlanması amacıyla İçişleri Bakanlığının 20 Ağustos’ta genelge yayımladığı anımsatıldı.

Genelge doğrultusunda tüm valilik ve kaymakamlıklar bünyesinde oluşturularak faaliyete geçirilen İl/İlçe Salgın Denetim Merkezleri’nin (İSDEM) 7/24 esasına uygun çalışmalarını sürdürdüğü hatırlatılan açıklamada, herbir iş kolu için uzmanlık bilgisine uygun oluşturulan “iş yeri denetim” ile izolasyon tedbirleri ve vatandaşların kalabalık şekilde bir arada bulunabildikleri alanların kontrolü amacıyla kurulan “mahalle denetim” ekiplerinin sevk ve idaresini sağlayan bu merkezlerin yönetilmesi için en üst düzey teknolojik imkanların kullanıldığı belirtildi.

Açıklamada, bunun için İçişleri Bakanlığınca “İSDEM yazılımı”nın geliştirildiği ve Sağlık Bakanlığının “Hayat Eve Sığar” (HES), “Filyasyon ve İzolasyon Takip Sistemi” (FİTAS) yazılımlarıyla entegrasyonunun sağlandığı bildirildi.

Denetim merkezlerince faaliyete başladıkları 22 Ağustos’tan bu yana başta izolasyon koşullarına uyum olmak üzere kişi ve işletmeler için belirlenen şartların uygulanmasına yönelik kuralların denetimlerinin gerçekleştirildiği ifade edilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı:

20 bin 94 kişi izolasyon kurallarına uymadı

“Bugüne kadar 3 milyon 261 bin 120’si valilik/kaymakamlıklarca resen uygulanan denetim gerçekleştirilmiştir. HES uygulaması veya 112, 155, 156 acil çağrı numaraları üzerinden vatandaşlarımızca bildirilen toplam 116 bin 291 ihbar/şikayetin yüzde 96,5’i olan 112 bin 216’sı kontrol edilmiş, toplamda ise (resen+ihbar/şikayet üzerine) 3 milyon 373 bin 336 denetim faaliyeti uygulanmıştır. Bu denetimler sonucunda, 20 bin 94 kişinin izolasyon koşullarına uymadığı, belirlenen kural ya da alınan tedbirlere uymayan, 1. ihlal kapsamında 40 bin 891 kişi/işletmenin uyarıldığı, 2. ihlal kapsamında 9 bin 974 kişi/işletmeye idari para cezası uygulandığı, 3 veya daha fazla ihlal kapsamında ise 178 işletmenin faaliyetlerinin geçici olarak durdurulduğu tespit edilmiştir.”

Açıklamada, koronavirüs salgınıyla mücadelenin başarıyla yürütülebilmesi ve başta sağlık çalışanları olmak üzere çok yoğun efor sarf eden kamu personelinin yükünün hafifletilebilmesi için tüm vatandaşların Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri ile Cumhurbaşkanının talimatları doğrultusunda alınan tedbir ve kurallara uymasının son derece önem taşıdığı vurgulandı.

Gündem

Türkiye’de son 24 saatte 1511 yeni vaka 71 ölü

Haber Giriş:

on

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Türkiye’nin güncel koronavirüs verilerini açıkladı.

Son 24 saat içinde 102.009 yeni test yapıldı, 1.511 yeni tanı kondu. 71 kişi hayatını kaybederken 1.232 kişi daha iyileşti.

-Test: 9.936.581
-Vaka: 312.966
-Vefat: 7.929
-Ağır Hasta: 1.615
-Zatürre Oranı: %6.6
-İyileşen: 274.514

AĞIR HASTA SAYISINDA ARTIŞ HIZI AZALMA EĞİLİMİNDE

Bakan Koca; “Bugün tespit edilen 1.511 yeni hastamız var. Hasta sayısındaki düşüş işareti bizi tedbirlere daha sıkı tutunmaya davet ediyor. Ağır hasta sayımızda da artış hızı azalma eğiliminde. Birlikte mücadele tedbirlere birlikte uyarak mümkün.”

Devam Et

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan TEKNOFEST’te konuştu

Haber Giriş:

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yapay zekadan siber güvenliğe kadar her alanda çığır açacak yeniliklerin TEKNOFEST’te tohumlanacağını, filiz bulacağını, kök ve boy salacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının öncülüğünde Gaziantep Ortadoğu Fuar Merkezi’nde düzenlenen, Anadolu Ajansının “Global İletişim Ortağı” olduğu TEKNOFEST 2020’de konuştu.

Festivalin şehre, ülkeye, millete ve özellikle gençlere hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, ülkeyi bu güzel etkinlikle buluşturan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfının tüm mensuplarına teşekkür etti. Erdoğan, Gazianteplilere de bu güzel programa ev sahipliği yaptıkları için ayrıca teşekkürlerini iletti.

İlk iki TEKNOFEST’in bu alana ilgi duyan gençlerin yanında çocuklarıyla beraber ailelerden oluşan milyonların iştirakiyle İstanbul’da yapıldığını anımsatan Erdoğan, İstanbul’da alevlenen teknoloji heyecanının dalga dalga tüm Anadolu’yu kuşattığını, neredeyse tüm illerden festivale ev sahipliği talebi geldiğini aktardı.

Bunun üzerine TEKNOFEST’in tek rakamlı yıllarda İstanbul’da, çift rakamlı yıllarda diğer illerden birinde yapılmasına karar verildiğini belirten Erdoğan, festivalin Anadolu’daki ilk durağının da ülkenin insani ve ekonomik tüm güzelliklerini bünyesinde barındıran Gaziantep olduğunu söyledi.

Bugün buraya gelerek “Teknoloji güneşi doğudan yükseliyor” temasıyla Gaziantep’ten yükselen heyecana ortak olmak istediklerini dile getiren Erdoğan, tüm alanlarda dereceye giren takımları ve yarışmacıları tebrik etti.

Festivalin salgın sebebiyle alışık olunan büyük kalabalıklar yerine daha sınırlı gruplarla gerçekleştirildiğini ifade eden Erdoğan, bu durumun TEKNOFEST heyecanının ülkeyi ve gençleri sarmasına engel teşkil etmediğini bildirdi. Erdoğan, “Karşımdaki kalabalık, bu manzara sizlerin azmini ve kararlılığını hiçbir virüsün, hiçbir engelin, hiçbir tehdidin durduramayacağını gösteriyor.” diye konuştu.

 “Bu, Türkiye’nin son 18 yıldaki hikayesinin de özetidir”

Gençlere seslenen Erdoğan, TEKNOFEST’e bu yıl ülkenin 81 ilinin tamamının yanı sıra 84 farklı ülkeden 20 binin üzerinde takım ve 100 bin yarışmacı başvurusu yapıldığını belirterek, festivalin paydaş sayısının 14’ten 63’e yükselmesinin bu heyecanın çocuklar ve gençlerle birlikte ülkedeki her kesimi sardığının ispatı olduğunu kaydetti.

Gençlere duyulan güvenin ifadesi olan bu tablonun özgür fikirler geliştiren, çalışan, üreten, azmeden herkesin ihtiyacı olan mecrayı bulabileceğini söylediğini dile getiren Erdoğan, “Esasen bu, Türkiye’nin son 18 yıldaki hikayesinin de özetidir.” ifadesini kullandı.

Uzun bir ihmal edilmişlik döneminin ardından batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine ülkenin her köşesini kalkındırırken aynı zamanda üretmek ve kazanmak isteyen herkese aradığı fırsatı sunduklarını belirten Erdoğan, Türkiye’nin alt yapı, insan gücü, üretim ve ihracat seviyesinin geldiği yerin, bu fırsatın en güzel şekilde değerlendirildiğinin işareti olduğunu söyledi.

TEKNOFEST’in de bu hizmeti kendi alanında yaptığını aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Edirne’de Lagari Hasan Çelebi’nin izinden gidip roket bilimine merak salan gencimizin kendini ifade edip kabiliyetini ortaya koyabileceği yer, işte burası. Şırnak’ta Cezeri’nin birikimini yaşatma hayali kuran evladımızın robotik alanındaki becerilerini gösterebileceği yer, işte burası. Trabzon’da Hezarfen Ahmet Çelebi’nin gayretiyle havacılığa yönelen çocuğumuzun tutkusunu gerçeğe dönüştürebileceği yer, işte burası. Sahip olduğumuz medeniyet mirasını teknoloji boyutunda yeniden ayağa kaldırmak isteyen herkese aradığı fırsatı sağlayan yer, işte burası.”

Amerika’daki yarışmada başarılı olup yaptıkları uydu aralık ayında uzaya fırlatılacak olan Grizu takımının, T3 Vakfı’nın desteklediği takımlardan biri olduğunu anlatan Erdoğan, insansız su altı sistemleri içerisinde ipi göğüsleyen TEKNOFEST ekibinin şimdi uluslararası alanda rekabet edecek özgün sistemler geliştirdiğini söyledi.

İki defa roket takımı birinciliği kazanan gençlerin bu başarılarını girişime dönüştürmeye hazırlandığını, yapay zeka girişimi kurarak, dünya çapında başarılar için kolları sıvayan gençlerin TEKNOFEST’in lise seviyesi birincileri olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Bu yılki yarışmacılarımızdan da önümüzdeki dönemde benzer başarılara imza atacaklar elbette çıkacaktır. Yapay zekadan siber güvenliğe kadar her alanda çığır açacak yenilikler burada tohumlanacak, filiz bulacak, kök ve boy salacaktır.” dedi.

“Teknolojinin en büyük sermayesi üretken zihinlerdir”

Tüm bu söylediklerinin sadece temenniden ibaret olmadığını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Sizler gibi, gençlerin kurduğu ve kısa sürede dünya çapında başarıya ulaşıp milyar dolarlık değerlere ulaştırdığı girişimler olduğunu biliyoruz. Yapay zeka, siber güvenlik, nesnelerin interneti gibi yeni alanlar başta olmak üzere teknolojinin her boyutunda benzer başarıların kazanılmaması için hiçbir sebep yoktur. Teknolojinin en büyük sermayesi üretken zihinlerdir. Diğer her şey bunun ardından gelir. Düne kadar insanlı ve insansız hava araçları alanında esamesi okunmayan bir ülke durumundaydık. Bugün ise yaptığı işe inanan, gece gündüz çalışarak hedeflerine yürüyen bir avuç insan sayesinde aynı alanda dünyanın sayılı ülkeleri arasında girdik. İnşallah benzer bir başarıyı otomobilde ve uçan arabalarda yakalayacağız. Biz Türkiye’yi 2023 hedefleriyle buluşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Gençlerimiz de inşallah 2053 ve 2071 vizyonlarıyla bu tohumları ulu çınarlara dönüştüreceklerdir.”

Gençlerin potansiyelini, azim ve kararlılığını, ülkenin en büyük avantajı olarak gördüklerine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Deneyap atölyelerinden TEKNOFEST’e, bütün bunlara kadar tüm platformları da bu potansiyeli desteklemek amacıyla oluşturuyoruz. Buna karşılık ülkemizde bazılarının hala milli teknoloji hamlelerini küçümsediklerini, hatta ellerinden gelse yok etmeye niyetli olduklarını teessürle takip ediyoruz. Halbuki dünya büyük bir dijital devrim sürecinde. Teknolojinin hızına yetişmek artık bir tercih değil mecburiyet halini almıştır. Daha önemlisi yaşadıklarımız bize bu değişimi yerli ve milli imkanlarla gerçekleştirmemizin de şart olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin teknolojiyi tasarlayan, geliştiren, üreten bir ülke olması gerektiği konusundaki ısrarımızın ve gayretlerimizin gerisinde bu hakikat ve tecrübe var. Cumhurbaşkanlığımızın bünyesinde faaliyete geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Ofisi başta omak üzere pek çok yapıyı bu amaçla kurduk veya dönüştürdük. Teknoloji devrimini gençlerimizle birlikte yürütme çabamız ise bu değişimi uzun soluklu kılma ve enerjik şekilde hayata geçirme anlayışımızın bir kaynağıdır. Buradan kaynaklanıyor. Sizler hayallerinizde ısrarcı olursanız geleceğin teknolojilerinin Türk malı damgasıyla tasarlanıp üretileceğine inanıyorum.”

Devam Et

Gündem

Fabrika işçisinin yediği yemekten insan parmağı çıktı

Haber Giriş:

on

Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde bir tekstil fabrikasında çalışan Burhan Yılmaz(32), fabrikada yediği yemeğin içinde kopan bir insan parmağı çıktığını iddia etti. Hastanede gidip midesini yıkattığını söyleyen Yılmaz, “Doktor yaptığı kontrolde insan parmağı olduğunu söyledi. Parmağın yarısını yemişim” dedi.

Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu bulunan bir tekstil fabrikasında işçi olarak çalışan Burhan Yılmaz, 4 gün önce fabrikada yediği öğle yemeğinin içinden kopan bir insan parmağı çıktığını iddia etti. Hastaneye gidip muayene olan Yılmaz, insan parmağının yarısını yediğini öne sürerek, avukatı aracılığıyla savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

Yılmaz, olayı şöyle anlattı:

“Çalıştığım fabrikada öğlen yemeğine çıktım. Yemeği yediğim esnada ağzımda sert bir cisme denk geldim. Dişlerim arasından çıkardığımda insan parmağı olduğunu fark ettim. Bu olaydan bir süre önce aşçıbaşının parmağının koptuğunu duymuştum ve onun parmağının olduğunu düşündüm. Yetkililere söyledim ama üstünü kapatmak için insan parmağına benzemediğini söylediler. Hastaneye gidip midemi yıkattım. Doktor yaptığı kontrolde insan parmağı olduğunu söyledi. Aldığım raporda da yazıyor ve parmağın da yarısını yemişim. Parmağı ise istifra ile birlikte çıkarmışım.”

Yaşanan bu olayın ardından fabrikanın kendisini ücretsiz şekilde izne çıkardığını iddia eden Yılmaz, “Bu olayın ardından çalıştığım fabrika hakkında suç duyurusunda bulundum. Fabrika aynı yemek firması ile halen çalışıyor. Bununla ilgili firmaya herhangi bir işlem yapılmadığını gördüm. Fabrika yetkilileri bana sus payı olarak 3 bin TL teklif etti ve 15 gün ücretsiz izne çıkardı. Sağlık açısından ve maddi durumdan dolayı sıkıntıya düşürdüler” dedi.

‘PSİKOLOJİM BOZULDU’

Olayın ardından psikolojisini bozulduğunu söyleyen Burhan Yılmaz, “Olayın ardından psikolojim bozuldu ve yemek yiyemiyorum. Pipet ile beşikteki çocuklar gibi besleniyorum. Hukuken bu işin takipçisi olacağım. Parmak yemekten çıktıktan sonra imha ettiler. 4 gün önce aşçının parmağı kesilince imha etmiyorlar, parmağın yarısını yedikten sonra imha ediyorlar. İnsan sağlığı gerçekten bu kadar ucuz mudur” diye konuştu.

Devam Et

Trend