#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan millete seslendi

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Teslim almak için darbe girişimi dahil her yola başvurdukları Türkiye’nin silkinip asırlık uykusundan uyanan bir dev gibi yeniden ayağa kalkışı karşısında şaşkınlığa uğrayanlara diyoruz ki daha bitmedi; bu milletin daha söyleyecek çok sözü var. Bu milletin, daha hayata geçirecek çok projesi var.” dedi.

Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde “15 Temmuz Millete Sesleniş Konuşması” gerçekleştirdi.

Türkiye’yi siyasi, ekonomik, askeri kuşatma altına almaya çalışanların senaryolarını, çok daha büyük vizyonları hayata geçirerek yırtıp attıklarını ifade eden Erdoğan, “Bölgemizde pek çok devleti önce iç karışıklıklarla sarsıp ardından işgal edenlere Türkiye’nin öyle bir devlet olmadığını her alandaki atılımlarımızla gösteriyoruz. Milletimizin kendi içindeki görüş ayrılıkları ve tartışmalara bakarak niyetlerini bozanlara cevabımızı konu vatanımız, ezanımız, bayrağımız olduğunda çelik bir yumruk olup tepelerine inerek veriyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’nin özellikle son 7 yılda yaşadığı her hadisenin bu hakikatin birer örneği olduğuna vurgu yapan Erdoğan, “Ağaç bahanesinin arkasına sığınanların da adalet kisvesi altında milli iradeyi teslim almaya çalışanların da çukurlar da bölücülük yapanların da sınırları kuşatmaya kalkanların da” bu akıbetten kurtulamadığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Teslim almak için darbe girişimi dahil her yola başvurdukları Türkiye’nin silkinip asırlık uykusundan uyanan bir dev gibi yeniden ayağa kalkışı karşısında şaşkınlığa uğrayanlara diyoruz ki daha bitmedi; bu milletin daha söyleyecek çok sözü var. Bu milletin, daha hayata geçirecek çok projesi var. Bu devletin daha harekete geçirecek çok potansiyeli var. Çünkü bu millet yüreği ve bileği güçlü olmanın yanında arkasında ancak gönül gözü açık olanların fark edebileceği dua ordusu olan bir millettir.

İslam’la müşerref olarak bu duayı aldık. Ayak bastığımız her yerde mazlumların, mağdurların yanında durarak bu duayı aldık. Asırlar boyunca süren haçlı seferlerinde Anadolu’yu çapulculara mezar ederek bu duayı aldık. İstanbul’a fethederek bu duayı aldık. Hint Okyanusu’ndan Viyana önlerine kadar çağının en büyük devletini önce insan diye yöneterek bu duayı aldık. Çanakkale’de 15 Temmuz’a kadar arkasında yedi düvelin olduğu her saldırıya göğsümüzü siper ederek bu duayı aldık. Fırsat bulduğumuzda elimizdeki tüm imkanları, bölgemizdeki ve dünyadaki gariplerle paylaşarak bu duayı aldık. ”

“Bugün şehit olma sırası bize geldi diyerek seviniyorlardı”

Ordunun cephede savaşırken, “dua ordusu”nun da onlarla başka bir harp verdiğine işaret eden Erdoğan, “Fatih’in askerleri İstanbul surları önünde dizi dizi saldırıya geçerken geride bekleyenler bugün şehit olma sırası bize geldi diyerek seviniyordu. Çanakkale’de düşmanın ölüm kusan silahlarının önüne atılan asker grubunun arkasında şehadet sırasını bekleyen bir başka grup vardı. Uzun yıllardır süren terörle mücadele harekatında benzer pek çok hadisenin yaşandığını biliyoruz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da darbecilerin silahların üzerine ‘bugün değilse ne zaman öleceğiz’ diyerek şehadet umuduyla dimdik yürüyen nice kahramanların olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Mehmet Akif’in ne güzel ifade etmiş; sen ki asara gömülsen taşacaksın… Heyhat! Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihad. Ey şehid oğlu şehid isteme benden makber, Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber. Ne mutlu, Peygamber’in yoldaşı olanlara. Ne mutlu, Rabbimizin müjdelediği o kutlu yolda yürüyenlere. Güçlü olmak sadece sayıca çok silahça, üstün olmak demek değildir. Güçlü olmak, tıpkı yüce kitabımızda müjdelendiği gibi asıl hakkın yardımına mazhar olmaktır.

15 Temmuz’da milletimiz işte bu hakikati bizzat yaşamıştır. Tanka yumruk, savaş uçağına levye fırlatan, namluya alnını dayayan bir milletin önünde kim durabilir? İnşallah, bundan sonra da aynı inanç ve ruhla ülkemize sahip çıkacak, birliğimizi, beraberliğimizi koruyacağız. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü o gece yaşadığımız kutlu kucaklaşmayı bize ilelebet hatırlatacaktır. 15 Temmuz gecesi, daru bekaya uğurladığımız yiğitlere Allah’tan rahmet, gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum.”

Gündem

Koronavirüs salgınında Türkiye’de son tablo açıklandı

Haber Giriş:

on

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Türkiye’nin 4 Aralık 2020 tarihli günlük koronavirüs tablosunu açıkladı.

Türkiye’de son 24 saat içinde 194.535 yeni test yapıldı, 32.735 yeni vaka tespit edildi.193 kişi hayatını kaybetti, 4.811 kişi daha iyileşti.

-Test: 19.338.181
-Hasta: 527.070(+6903)
-Vefat: 14.509
-Ağır Hasta: 5.703
-Zatürre Oranı: %3.3
-Yatak Doluluk: %55.7
-İyileşen: 423.142

Bakan Koca; “Bugün tespit edilen 6.903 yeni hasta var. Ağır hasta sayısı da aktif hasta sayısı da artmaya devam ediyor. Bugünlerde en büyük bulaşma ortamı kapalı ve kalabalık mekanlar. Kapalı ortamlarda kalabalık içinde bulunmayın. Kendinizi ve sevdiklerinizi koruyun.”

 

Devam Et

Gündem

Bahçeli: RTÜK kararına saygı duyulmalıdır

Haber Giriş:

on

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Orduya ‘satılmış’ demek bir defa vatana ihanettir. Hiç kimse bu katıksız ihanete demokrasi maskesi takmasın. Zehirli mızrak çuvala sığmıyor. Orduya satılmış diyen sapkınlığın faili, satılmışlığın figüranıdır” dedi.

MHP lideri Bahçeli Twitter hesabından yaptığı açıklamada, 28 Kasım’da CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın Türk ordusuna alenen hakaret ettiğini, Katar’a satıldığını açıkça ifade ve iddia ettiğini belirtti. Bahçeli, bu ‘düşman üslubunun’ tavzihi ve tevilinin elbette mümkün olmadığını kaydederek, “Bu programda kimin ne söylediği, nasıl bir duruş gösterdiği bilinmektedir. Moderatör, Türk ordusuna ‘satılmış’ diyen işbirlikçi CHP’liye beklenen itirazı yap(a)mamış, cılız ifadelerle durumu geçiştirmiştir. Hatta çarpıcı bir ifade diyerek tartışmaya istikamet çizmiştir. Müteakiben Türk ordusuna yapılan ağır hakaretle ilgili Habertürk adına ne Turgay Ciner’den ne de bir başkasından sadra şifa nitelikli üzüntü mesajı paylaşılmamıştır. Üstelik yapılacak programlara davet edilecek isimlerle ilgili daha titiz hareket edileceği sözü verilmemiştir” dedi.

‘RTÜK KARARINA SAYGI DUYULMALIDIR’

Orduya ‘satılmış’ demenin vatana ihanet olduğunu savunan Bahçeli, “Hiç kimse bu katıksız ihanete demokrasi maskesi takmasın, ifade özgürlüğü bahanesiyle üzerini örtmeye kalkışmasın. Zehirli mızrak çuvala sığmıyor. Orduya satılmış diyen sapkınlığın faili, satılmışlığın figüranıdır. Mesele budur. Habertürk’te, CHP milletvekili tarafından orduya düşmanlık yapıldığı an ve esnada programa hemen ara verilebilirdi, moderatör tarafından muhatap şahıstan özür dilemesi ısrarla, inatla ve sabırla istenebilirdi. Ama olmadı, yapılmadı, buna tenezzül bile edilmedi. Orduya hakaretler bir bir sıralanırken çıtını çıkarmayan şarlatanlar, RTÜK kararından sonra neredeyse karalar bağlamışlar, ağıtlar yakmışlar, özgürlük cambazlığı sahnelemeye başlamışlardır. RTÜK kararına saygı duyulmalıdır. Elbet üst kurulun kararına karşı yargı yolu açıktır. Öyle bir noktaya gelindi ki, tek suçlu, tek kusurlu, tek günahkâr RTÜK gibi takdim, tayin ve teşhir edildi. Bu bir akıl tutulmasıdır. Bu faşist bir dayatmadır. Bu namert bir tertiptir. Orduya satılmış diyeni konuşan yok, ancak RTÜK’e saldıran pek çok! Çarpıklık işte buradadır. Zannederseniz basın ve haber alma özgürlüğünün güvenlik duvarları yıkılmış, sanki ülkemiz karanlık bir çıkmaza hapsolmuş, reform umutları çuvallamıştır. Orduya satılmış diyenleri görmeyen; bu şerefsizliğe itiraz etmeyen bana göre ne hukuktan ne de milli haysiyetten bahsetsin” diye konuştu.

‘BU HESABI SORACAĞIZ’

Bahçeli, bir konunun yalnızca bir tarafını görmek veya göstermenin, hiçbir şey görmemek, görememek olduğunu belirterek, “Kahraman Türk ordusuna satılmış diyenlerin rezaleti ortalık yerde duruyorken, ‘özgürlük gitti gidiyor’ çığlıkları atanlar Türkiye’nin karşında mevzilenmiş iç işgal ve zillet cephesidir. CHP Genel Başkanı’nın orduya hakareti görmezden gelip müstevli postacısı milletvekilini savunması, kiralık kalem sahiplerinin RTÜK Kararı’nı ‘Tek seslilik, demokrasi ayıbı, sopa gösterilmesi, reform inancını sarstı, hakaret’ gibi ifadelerle eleştirmeleri zalimlerin fermanıdır. Şerefli ve kahraman Türk ordusuna satılmış diyenleri unutmayacağız, bu iğrençliğe paravanlık ve payandalık yapanları unutturmayacağız. Demokrasinin ardına saklanıp Türkiye’yi devirmeye azmetmiş kan içici kenelere, önemle ifade ediyorum ki, müsaade etmeyeceğiz. Bu hesabı soracağız” ifadesini kullandı.

Devam Et

Dünya

Canlı yayında hamile kız arkadaşının ölümüne neden oldu

Haber Giriş:

on

Stas Reeflay isimli bir Rus YouTuber, bir izleyicisinin para teklifi üzerine 28 yaşındaki hamile kız arkadaşını soğukta bekleterek ölümüne sebep oldu.

Rusya’da kan donduran bir olay yaşandı. Yerel medyadaki habere göre, Rus asıllı Stas Reeflay adlı YouTuber’a canlı yayın sırasında bir izleyici, kız arkadaşını soğukta bekletmesi karşılığında 1,000 dolar vereceğini söyledi.

Bunun üzerine Reeflay’ın, kız arkadaşı Valentina Grigoryeva’yı sadece iç çamaşırıyla sıfırın altındaki soğukta beklemesi için balkona kapattığı belirtilirken, Grigoryeva’nın hipotermi sonucu olay yerinde hayatını kaybettiği ifade edildi.

CİNAYET SONRASI YAYININA DEVAM ETTİ

Genç kızın balkonda olduğu süre boyunca yayın yapan Reeflay’ın sağlık görevlilerini aradıktan sonra da yayın yapmaya devam etti. Yaşanan olayın ardından pek çok sosyal medya kullanıcısı ‘kadınlara yönelik şiddet ve zulüm sahnelerini sorunsuzca gösterdiği’ gerekçesiyle YouTube’a tepki gösterdi.

OLAY İLGİLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı belirtilirken, Rusya Soruşturma Komitesi, “Evinde cesedi bulunan genç adamın ölen kişiye karşı olası hukuka aykırı eylemleri olup olmadığı kontrol edilecek” açıklamasında bulundu.

Devam Et

Trend