#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Deniz Çakır’ın bisikletini çalan hemşire hakkındaki davada karar

Oyuncu Deniz Çakır’ın bisikletini çaldığı gerekçesiyle ‘nitelikli hırsızlık’ suçundan yargılanan hemşire Uygar K. hakkındaki dava, Çakır’ın şikayetinden vazgeçmesi üzerine düşürüldü.

İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmaya, tutuksuz sanık Uygar K. ve avukatı katıldı. Şikayetçi Deniz Çakır’ı ise avukatı temsil etti.

İddianamenin okunmasının ardından söz alan Çakır’ın avukatı Şaban Doğan, sanığın sağlık çalışanı olması, soruşturma aşamasındaki savunmasında, Kovid-19 hastalarına yardım etmek için aldığını söylediği bisikletin bedelini de SMA Tip 1 hastası Deniz Elmas’ın yardım hesabına yatırması nedeniyle şikayetten vazgeçtiklerini bildirdi.

Sanık Uygar K. savunmasında, üzerinde anahtarı olan bisikleti yol kenarında görüp aldığını belirterek, “Olayla ilgili nasıl savunma yapılır bilmiyorum. Bisikleti almamdaki amaç pandemi nedeniyle evinde yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etmekti. Bu amaçla bisikleti Sakarya’da 10 gün kadar kullandım. Olay nedeniyle daha sonra rahatsız oldum. Bisikleti geri getirdim ancak sahibini bulamadım. Emniyetten aranınca bisikletle giderek teslim ettim. Cerrahi ameliyat hemşiresiyim. Bisikleti almamın sebebi pandemi nedeniyle hasta olan insanlara yardım etmektir” ifadelerini kullandı.

Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, olayın ‘basit hırsızlık’ olduğunu belirterek, şikayetten vazgeçildiği için sanık hakkındaki suç yönünden düşme kararı verilmesini istedi.

Mahkeme, sanık hakkında ‘bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık’ suçundan dava açılsa da eylemin basit hırsızlık kapsamında kalmasını ve Çakır’ın şikayetçi olmamasını dikkate alarak, davanın düşürülmesine karar verdi.

Ne olmuştu?

Oyuncu Deniz Çakır, Beşiktaş’ta evinin girişine park ettiği 8 bin 350 lira değerindeki elektrikli bisikletin çalınması üzerine emniyete şikayette bulunmuştu.

Güvenlik kameralarının incelenmesi sonucu kimliği tespit edilen ve hemşire olduğu belirlenen Uygar K.’nin ifadesi alınmıştı. Bisikleti emniyete teslim eden Uygar K., savcılığın talimatıyla serbest bırakılmıştı.

İddianamede, Uygar K.’nin nitelikli hırsızlık suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.

Gündem

Motorine bir zam daha yolda! Pompa fiyatına yansıyacak

Haber Giriş:

on

Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası’nın (PÜİS) açıklamasına göre 19 Ekim Salı gününden itibaren geçerli olmak üzere motorine 23 kuruş zam gelmesi bekleniyor. Benzin grubunda ise fiyat değişikliği beklenmiyor.

Bugün litre fiyatı 41 kuruş daha zamlanan motorine, 18 Ekim Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece 23 kuruş daha zam kararı alındı. Zam pompa fiyatına yansıyacak. Zaten motorin, benzin ve LPG’de ÖTV sıfırlanmıştı.

Bugün 14 kuruşu pompa fiyatına yansıyacak şekilde toplamda 37 kuruş zamlanan benzine de zam olasılığı olduğu ancak net rakamın 18 Ekim Pazartesi günü belli olacağı öğrenildi.

Devam Et

Gündem

CHP’li Sarıbal’dan “Dünya Gıda Günü” mesajı

Haber Giriş:

on

CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayınladığı yazılı mesajda, uygulanan tarım politikalarını eleştirerek, “Devlet kamucu bir yaklaşımla, üretimin her alanında çiftçinin yanında olmalı. Çiftçimizi koruyamazsa gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi korumalıyız. Çiftçimizi köyünde mutlu üreticiler halin getirmezsek yarın bugünleri de ararız” görüşünü dile getirdi.

CHP Genel Başkanı Tarım Politikalarından Sorumlu Başdanışmanı Orhan Sarıbal’ın Dünya Gıda Günü mesajı şöyle:

“Bugün Dünya Gıda Günü. Hava ve su ile birlikte canlı yaşamının üçüncü önemli kaynağı olan gıdaya erişimin önemi her zaman bilinmekle birlikte pandemi sürecinde daha da ön plana çıktı. Bugün 800 milyon insanın açlık çektiği dünyada ülkemizde de milyonlarca insanın dengeli ve sağlıklı beslenemediği bilinmektedir. Son yıllarda alım gücünün düşmesi ve artan gıda enflasyonu ile birlikte sağlıklı ve dengeli beslenemeyenlerin sayısında artış gözlenmektedir. Ülkemizde çalışan kesimin %45’ten fazlasının asgari ücretle çalıştığını ve Türk – İş’in verilerine göre açlık sınırının 3 bin lirayı aştığını dikkate aldığımızda, yaşanan tablo olumsuzluğu çok daha net ortaya çıkmaktadır.

Çiftçi kaderine terk edildi

Ancak bir kader değil. Bunu değiştirmek mümkün. Bunun yolu da tarım politikalarının değiştirilmesinden geçiyor. Çiftçimizi koruyup üretimi arttırarak, gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi sağlayabiliriz. Bunun yolu da AKP’nin uyguladığı ithalata dayalı politikaları terk etmekle mümkündür. Bilindiği gibi Cumhuriyetin kuruluşunda ekonominin temelini oluşturan tarım, AKP döneminde kaderine terk edildi. Mevcut siyasal iktidar üretmek yerine ithalatı seçtiği için tarım alanında dışa bağımlı bir ülke durumuna geldik. Bugün tarımsal girdilerin hepsi, stratejik ürün dediklerimiz de dahil olmak üzere tarım ürünlerinin büyük bölümü ithal.

Çiftçi kaderine terk edilmiş durumda. Ürettiği ürünler yüksek girdi maliyetlerini bile karşılayamayan çiftçi her yıl biraz daha yoksullaşıyor. Para kazanamadığı için borçlarını yeni borçla kapatıp her yıl biraz daha borçlanıyor. Bugün çiftçinin bankalara ve piyasaya olan toplam borcu 200 milyar lirayı geçmiş durumda. Bu zengin topraklarda fakirleşen, borcunu ödeyemez durumda kalan çiftçi tarlasını satıp köyünü terk ediyor.

Çiftçinin yanında durması gereken iki kurum Tarım Kredi Kooperatifi ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), çiftçiyi batırmak için el ele vermiş görünüyor. Tarım Kredi Kooperatifi kendi üyesi olan çiftçilerin borçlarına karşılık traktörüne, tarlasına, evine, ineğine haciz gönderirken, TMO yurt içinden aldığının çok daha fazlasını dışarıdan üstelik daha pahalıya alıp içerde ucuza satarak çiftçiyle rekabet ediyor, ürünü para etmesin diye elinden geleni ardına koymuyor.

Devlet çiftçinin yanında yer almalı

Bu tabloyu hızla tersine çevirmezsek gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi kaybederiz. Tarım politikalarını kamucu bir yaklaşımla yürütmeliyiz. Tarım politikalarını belli bir siyasi partinin görüşüne göre değişen politikalar olmaktan çıkarmalı, devlet politikası haline getirmeliyiz. Devlet her aşamasında çiftçisinin yanında olmalı. Çiftçimiz tarlasında, köyünde mutlu üretici haline getirecek politikaları hayata geçirmezsek, yarın bugünleri de arar hale geliriz.”

Devam Et

Gündem

Doğum bildirimi e-Devlet’ten yapılabilecek

Haber Giriş:

on

İçişleri  Bakanlığı, çeşitli nedenlerle sağlık kuruluşunda doğum bildirimi yapamayanların doğum bildirimlerini e-Devlet üzerinden yapabileceğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, 2018 yılında hayata geçirilen e-Doğum uygulaması ile kamu sağlık kuruluşlarında dünyaya gelen ve anne- babaları tarafından isimleri belirlenen çocukların doğum bildirimlerinin nüfus müdürlüklerine gitmeden, doğumun gerçekleştiği sağlık kuruluşunda yapılabilmesine olanak sağlandığı hatırlatıldı. Açıklamada, “Uygulama kapsamında bugüne kadar 81 ilde 235 kamu sağlık kuruluşunda 75 bin 546 adet doğum tescili yapılırken, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları da ailelerin adreslerine ücretsiz olarak gönderildi. Uygulamaya ek olarak e-Devlet sistemi üzerinden ‘Doğum bildirimi başvurusu’ hizmeti sayesinde, çeşitli sebeplerle sağlık kuruluşunda doğum bildirimi yapamayan vatandaşlar artık yurt içinde ve sağlık kuruluşunda dünyaya gelen çocuklarının doğum bildirimlerini e-Devlet kapısı üzerinden yapabilecek. Milyonlarca vatandaşın hayatını kolaylaştıran, kamu hizmetlerinin vatandaşa en kolay ve etkin yoldan, kaliteli, hızlı, kesintisiz ve güvenli bir şekilde sunulmasını sağlayan e-Devlet uygulamasına İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ‘Doğum bildirimi başvurusu’ hizmeti eklendi” denildi.

Bu hizmet ile Türk vatandaşlarının yurt içinde, sağlık kuruluşunda dünyaya gelen ve Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi’ne (MERNİS) gönderilmiş doğum raporu bulunan çocuklarının doğum bildirimlerine ilişkin başvuruların e­-Devlet üzerinden elektronik imzalı olarak MERNİS’e gönderilmesine ve başvurulara istinaden ilçe nüfus müdürlüklerince doğum olaylarının aile kütüklerine tescil edilmesine imkan sağlandığı kaydedildi.

 

Devam Et

Trend