#

Giriş:

Son Güncelleme:

Sağlık

Diyanet’ten kök hücre bağışı çağrısı

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, embriyonik kök hücre hariç diğer kök hücrelerin naklinde dinen herhangi bir sakınca olmadığı hatta sevap olduğunu anlatarak, “İnsanları kök hücre nakline, kök hücre bağışlamaya teşvik etmeliyiz” dedi.

İslam’ın, hayat ve insan sağlığının korunmasını önemsediğini belirten Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Hz. Muhammed’in insanlara tedavi olmayı teşvik eden pek çok hadisinin bulunduğunu ve bu tavsiyelere ise ‘tıbbı nebevi’ denildiğini anımsattı. Uzmanlara göre, kök hücre naklinin artık tedavi metotları içerisinde yer aldığını aktaran Prof. Dr. Erbaş, insanın bir organının kurtarılabilmesi için kök hücre nakli yoluyla şartlarına uygun tedavinin yapılmasının dinen uygun olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Erbaş, Kur’an-ı Kerim’de Maide Suresi’nin 32. ayetinde “Her kim bir hayatı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur” denildiğine işaret etti.

‘DİNEN SAKINCASI YOK’

Prof. Dr. Erbaş, “Bu ayeti kerime, bu konuda rahat bir şekilde kök hücre nakline cevaz vermemizi ortaya koymaktadır. Yalnız şöyle bir incelik var, kök hücrenin uzmanların ifadesine göre farklı türleri var. Bunlar içerisinden birisi embriyonik kök hücredir. Netice itibarıyla embriyonik kök hücre hariç diğer kök hücre türlerinin nakli dinen caizdir. Şuna da dikkat etmek lazım, bu durumu istismar edenlere engel olmak için bunu yapmanın çok doğru olacağını düşünüyoruz” değerlendirmelerinde bulundu. İzmir’de lösemi hastası 3.5 yaşındaki Öykü Arin Yazıcı için uygun kemik iliği bağışçısı bulunabilmesi amacıyla başlatılan kampanyanın hatırlatılması üzerine Prof. Dr. Erbaş, “Öykü yavrumuz gerekse onun durumunda olan diğer insanlarımız, çocuklarımız için Cenabıhakk’a dua ediyorum. İnşallah en kısa zamanda sağlıklarına kavuşurlar” ifadelerini kullandı.

ANNE YAZICI: HALA BAĞIŞIN GÜNAH OLDUĞUNU DÜŞÜNENLER VAR

Daha önce, Öykü Arin’in annesi Eylem Şen Yazıcı “Diyanet’ten kök hücre bağışı konusunda açıklama bekliyoruz. Bunun hala günah olduğunu düşünenler var” çağrısında bulunmuştu.

Haberin Devamı

Gündem

Türkiye’de son durum: 187 ölü, 32 bin 381 vaka

Haber Giriş:

on

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Türkiye’nin 3 Aralık 2020 tarihli günlük koronavirüs hasta tablosunu açıkladı.

Türkiye’de son 24 saatte 187.518 test yapıldı, 32.381 kişinin testi pozitif çıktı, 187 kişi hayatını kaybetti.
-Test: 19.143.746
-Hasta: 520.167(+6511)
-Vefat: 14.316
-Ağır Hasta: 5.611
-Zatürre Oranı: %3.3
-Yatak Doluluk: %55.7
-İyileşen: 418.331

Bakan Koca; “Bugün tespit edilen 6.511 yeni hastamız var. Hasta sayımızı azaltmak zorundayız. Kapalı ve kalabalık ortamlar virüsün en kolay bulaştığı ortamlardır. Kış aylarını kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durarak geçirmeliyiz. Mücadele evde kalarak da mümkün. ”

 

Devam Et

Bursa

İl Sağlık Müdürü’nden Covid hastalarına ilaç uyarısı

Haber Giriş:

on

Bursa Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) hastalarına, sosyal medyadaki asılsız yazılara itibar etmemeleri ve verilen ilaçları zamanında kullanmaları konusunda uyarıda bulundu.

Yavuzyılmaz, yaptığı yazılı açıklamada, koronavirüs hastalarının öncelikle kurallara uyması ve doktorlarının önerdiği tedaviyi aksatmamaları gerektiğine dikkati çekti.

Bazı sosyal medya platformlarında aşıda olduğu gibi ilaçlarda da bir güvensizlik izlenimi üretilmeye çalışılmasının son derece yanlış olduğunu vurgulayan Yavuzyılmaz, verilen ilacın, virüslere etkili anti-viral ilaç olduğunu aktardı.

Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, şunları kaydetti:

“Hastalığın şiddetini de azaltabiliyor ancak hastalar bunu uygun dozda ve doğru kullanmalı. Evde tedavisine devam edenler için filyasyon ekibimizce ilaçlar hastalarımıza verilerek kullanım dozları da anlatılmaktadır. Virüsün bulaş riskini azaltan, virüse karşı vücudun başarı elde etmesinde kritik öneme sahip bir ilaç. Karaciğer enzimlerinde uzun kullanımlarda birtakım yükselmeler olsa da ilacın bırakılmasıyla bu değerler hemen geri dönüyor. Bu ilaca karşı özellikle sosyal medyadaki yanlış yönlendirmelere vatandaşlarımızın itibar etmemesini, ilaçlarımızı zamanında eksiksiz olarak kullanmalarını istiyoruz.”

Devam Et

Gündem

Koca açıkladı: Türkiye’de aşı ilk kimlere yapılacak?

Haber Giriş:

on

Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın başkanlığında “aşı” gündemiyle toplandı. Toplantı sonrası Bakan Koca’nın yaptığı yazılı açıklamada aşılanmanın 4 aşamada yapılacağını belirtildi. 11 Aralık’tan sonra gelecek aşı ilk aşamada sağlık çalışanları ve 65 yaş üstü vatandaşlar ile yaşlı, engelli, koruma evlerinde kalanlar gibi toplu ve kalabalık yerlerde yaşayan yetişkinlere yapılacak.

Türkiye’nin seçkin bilim insanlarından oluşan Bilim Kurulu üyelerinin hiçbir karşılık beklemeksizin yaptığı yoğun çalışmaların, koronavirüs sürecinin yönetilmesinde önemli katkı sağladığını bildiren Bakan Koca, “Kurulumuz düzenli olarak toplanmakta, bilimsel gelişmeleri ve ortaya çıkan yeni durumları değerlendirmektedir. Bilim insanlarımız korunma, tanı, takip ve tedavi konularında görüşlerini paylaşmakta; rehberler, kılavuzlar ve algoritmalar hazırlayarak mücadeleye yol göstermektedir. Ülkemizin de içinde olduğu birçok ülke, aşı geliştirme çalışmaları için tüm bilimsel birikimlerini ve maddi kaynaklarını seferber etmiştir ve salgına karşı daha etkili bir korunma sağlayabilmek için çaba göstermektedir” ifadelerini kullandı.

Daha önce kamuoyu ile paylaşıldığı gibi farklı aşı çalışmalarının yakından takip edilerek, olabilecek en erken dönemde, etkili ve güvenli olduğu kanıtlanmış aşılara ulaşmak için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydeden Koca, bir inaktif virüs aşısının temini için sözleşme imzalandığı, bir mRNA aşısı için de görüşmelerin devam ettiğini açıkladı.

‘SÖZLEŞME İMZALADIĞIMIZ AŞI ‘İNAKTİF’ DİYE BİLİNEN AŞILARDIR’

Koca, aşıların uygulanmaya başlamasıyla salgına karşı daha başarılı sonuçlar almanın mümkün olacağını belirterek, açıklamanın devamında şunları kaydetti:

“Aşılar konusunda bilimsel gerçeklikten uzak tartışmalar, kazanmayı umduğumuz mücadelede gücümüzün kırılmasından başka fayda sağlamamaktadır. Gerek bilim insanlarımız, gerek Bakanlığımız aşının menşei ile değil, güvenliliği ve etkililiği ile ilgilenmektedir. Bu nedenle, aşılar konusunda verilecek kararları ve atılacak somut adımları, geliştirilen aşıların kısa ve uzun dönem güvenliliği ile etkililiği belirleyecektir. Şu anda teminine en yakın olduğumuz üç aşıdan birisi olan, sözleşme imzaladığımız aşı ile ülkemizde geliştirilen aşılardan ilk klinik çalışmalara ulaşan aşı ‘inaktif’ diye bilinen aşılardır. İnaktif aşılar, farklı hastalıklar için uzun yıllardır ülkemizde uygulanmakta olan ve uzun dönem güvenlilikleri bilinen aşılardır. Aşıların temini sonrasında uygulanmasına yönelik olarak lojistik imkanlarımız ve alt yapımız hazır durumdadır. Temin etmek üzere olduğumuz diğer aşı ise mRNA aşısıdır ve genetik yoldan etki eden ve daha kısa sürede üretilebilen bir aşıdır. mRNA aşıları, insanlarda yeni uygulanan bir teknoloji ile hazırlanmaktadır. Çalışmalarda kısa dönem başarılı sonuçlar alınmıştır. Türkiye’nin standartlarına uygun olabilecek diğer alternatif aşılar için de görüşmelerimiz devam etmektedir.”

‘BİLİM KURULUMUZ AŞILAMA STRATEJİSİ ÜZERİNDEKİ ÇALIŞMALARINI YÜRÜTMEKTEDİR’

Sözleşme yapılan aşının ilk kısmının Türkiye’ye 11 Aralık’tan sonra gelmesinin beklendiğini aktaran Koca, “Aşılar geldiğinde öncelikle uluslararası akredite Halk Sağlığı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Laboratuvarları tarafından, ülkemize ithal edilen tüm aşılarda da uygulanmakta olan incelemeler yapılacaktır. Bu incelemelerde aşının güvenlilik testlerinin olumlu çıkması ve sonuçlanmakta olan Faz 3 çalışmalarının erken sonuçlarının açıklanmasını takiben veriler, TİTCK tarafından değerlendirilecek ve ülkemiz standartlarına uygun bulunduğu takdirde erken kullanım izni verilecektir. Aşıların uygulanmasına bu aşamadan sonra geçilecektir. Ülke olarak önceden hazırlıklı olmanın gayreti içindeyiz. Bilim Kurulumuz aşılama stratejisi üzerindeki çalışmalarını yürütmektedir. Riskli grupların tespiti ve önceliklendirilmesi, yoğun hasta yükü altında tüm enerjisini harcamakta olan sağlık personelimizin aşılama kampanyasında yeniden organizasyonu, lojistik yönetimi dahil detaylı bir planlama yapılmaktadır. Aşı dağıtım planlamasında DSÖ tarafından dikkat çekilen insan hakları, eşitlik, adalet ve meşruiyet çerçevesinde bir dağıtım çerçevesinin oluşturulmasına çalışılmaktadır. Bu çerçevenin temelini oluşturan etik ilkeler arasında maksimum fayda sağlanması, sağlık eşitsizliklerinin azaltılması, aşının adil, şeffaf ve kanıta dayalı dağıtılmasının sağlanması bulunmaktadır” ifadelerini kaydetti.

‘AŞILAMA ÇALIŞMASI DÖRT AŞAMADA YÜRÜTÜLECEK’

Bilim Kurulu tarafından, çeşitli nüfus grupları arasında enfeksiyon kapma, ölüm oranı, olumsuz toplumsal etki riski gibi unsurlar göz önüne alınarak genel önceliklerin belirlendiğine işaret eden Bakan Koca, önceliklere göre aşılama çalışmalarının 4 aşamada yürütüleceğini belirterek, planlanan aşılama takvimini şöyle sıraladı:

“İlk aşamada sağlık çalışanları, 65 yaş üstü vatandaşlarımız ile yaşlı, engelli, koruma evlerinde kalanlar gibi toplu ve kalabalık yerlerde yaşayan yetişkinler aşılanacaktır.

İkinci aşamada toplumun işleyişi için gerekli sektörlerde ve yüksek riskli ortamlarda bulunan ve kritik işlerde çalışan kişiler ile 50 yaş ve üzeri en az bir kronik hastalığı bulunan kişiler aşılanacaktır.

Üçününcü aşama, 50 yaş altı en az bir kronik hastalığı bulunan vatandaşları, genç yetişkinleri, ilk 2 grupta yer almayan sektör ve mesleklerde çalışanları kapsamaktadır.

Dördüncü ve son aşamada ise ilk üç grubun dışında kalan tüm bireyler aşılanacaktır.”

Bakan Koca, yapılan planlamaların olumlu seyretmesi durumunda Türkiye’nin, dünyada aşılama çalışmalarına erken dönemde başlayan ilk ülkelerden olacağını kaydetti. Koca ayrıca, “Ancak aşının mücadele gücümüzü artıracağını; kısıtlamalara ve mevcut tedbirlere hassasiyetle uymamız, en küçük bir ihmale fırsat vermememiz gerektiğini hatırlatmak isteriz. Normal hayatımıza dönebilmenin anahtarı ülke olarak birlikte davranmamıza, bütün tedbirleri hep birlikte titizlikle uygulamamıza bağlıdır” dedi.

Devam Et

Trend