#

Giriş:

Son Güncelleme:

Çevre

Dünyanın nazar boncuğu kurudu

Konya’nın Karapınar ilçesinde, ‘Dünyanın nazar boncuğu’ olarak bilinen krater bir yapıya sahip Meke Gölü’nde bir damla bile su kalmadı. Kuraklık ve bilinçsiz tarımsal sulama nedeniyle yeraltı su seviyesinin hızla azalması sonucu kuruyan göl, eski günlerini arıyor. Bölgede 26 yıldır TEMA Vakfı’nın gönüllü temsilciliğini yapan Musa Ceyhan (67), ”Burada insanlar göle girip yüzerdi. Kuş türleri olurdu. Şimdi eski halinden eser kalmadı. Biz böyle kurumuş olan Meke Gölü’nü değil, yine kuşların geldiği, insanların gezip dolaştığı gölümüzü istiyoruz” dedi.

Meke Gölü, 5 milyon yıl önce volkanik patlamayla meydana gelen kraterin, zamanla suyla dolması, 9 bin yıl önce ise gölün ortasında ikinci patlamanın olması ve buranın da suyla dolması sonucu oluştu. Yeraltı su kaynaklarından beslenen ve suyu tuzlu olan Meke’nin ortasında, 50 metre yükseklikte volkan konisi bulunuyor. Daha önce 12 metre derinliğinde su bulunan Meke Gölü, 2000’li yılların başından itibaren kuraklık ve bilinçsiz tarımsal sulama sonucu yer altı su seviyesinin her geçen gün azalması sonucu kurudu. Yağışlar nedeniyle ilkbahar aylarında mikroorganizmalardan kaynaklanan, kırmızı renge boyanan ve neredeyse bir avuç su bulunan gölde şimdi sıcaklığın artıp buharlaşmanın etkisiyle bir damla bile su kalmadı.

‘MASMAVİ SUYU VE KUŞ TÜRLERİ VARDI’

Karapınar’da oturan ve TEMA Vakfı’nın 26 yıldır gönüllü temsilciliği ile bölgeye gelen turistlere gönüllü rehberlik yapan Musa Ceyhan, masmavi suyunun olduğu ve kuş türlerine ev sahipliği yapan Meke Gölü’nün kurumasının kendisini üzdüğünü söyledi. Ceyhan, şunları söyledi:

”Dünyanın Nazar Boncuğu’ Meke Gölü yerli ve yabancı turistlerin uğrak bir yeriydi. 15 senedir bu göl kurumaya yüz tuttu. Ondan önce masmavi suyu ve kuş türleriyle cıvıl cıvıl olan çok güzel bir turizm alanımızdı. Yeraltı sularımız azaldıkça gölün suyu çekildi. İklim değişikliği Meke’nin kurumasında önemli bir faktör. Gölün kurumasına çok üzülüyoruz. Yıllardır buraya gelen yerli ve yabancı turistlere gönüllü olarak rehberlik yapıyordum. Tabi o zamanlar buralar çok güzeldi. Şu an da kimse gelmez oldu. Kuşlar bile küsüp gitti.”

‘İNSANLAR BURAYA GELİP YÜZERDİ’

Göl kurumadan önce insanların bölgeye gelip yüzdüğünü belirten Ceyhan, ”Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum’dan yardım bekliyoruz. Burayı canlandırsın. Tekrar eski canlılığına kavuşsun. Turizme kazandırılsın. Burası dünyada eşi benzeri olmayan bir göl. Kurtarılıp, eski güzel haline gelmesini çok istiyoruz. Eskiden vatandaşlarımız göle girip yüzerlerdi. O zaman masmavi suyu vardı. Göl kaynak sularından besleniyordu. Maalesef kaynak suları da kurudu. Yeraltı sularını bilinçli kullanmamamız lazım. İleride tek bir damla suya muhtaç olabiliriz. Bir defa daha böyle kuruduğunu söylüyorlar. Tekrar eski haline gelebilmesi için yeraltı sularının yükselmesi gerekiyor. Suyu çeken binlerce kuyu var. Yeraltı suları yükselmezse yarın öbür gün sulu tarım yapanlarda susuz kalabilir. Başka bir yerden su verilecekse bile bir an önce Konya Ovası’na bu suyun verilip buraların yeniden canlandırılması lazım. Biz o eski güzelliği olan Meke Gölü’nü istiyoruz. Böyle kurumuş halini değil. Kuşların geldiği, insanlar gelip gezdiği bir yer olsun istiyoruz” diye konuştu.

Çevre

Kırgızistan’ın cazibe merkezi: Çunkurçak Vadisi

Haber Giriş:

on

Kırgızistan’da doğal güzellikleri ve temiz havasıyla bilinen Çunkurçak Vadisi, kayak ve at sütü tedavi merkezleriyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Başkent Bişkek’ten 30 kilometre uzaklıkta, Tanrı Dağları’nın yamacında yer alan Çunkurçak, kışın kayak yapma, yazın serinleme ve at sütü tedavisi görme imkanı sunuyor.

Deniz seviyesinden 2 bin 400 metre yükseklikte yer alan ve ismi “oyuk” anlamı veren Çunkurçak, Bişkek’e yakın yüksek dağlık vadilerden olmakla dikkati çekiyor.

Kışın vadiye kayak yapmak için gelen Bişkek sakinleri, yaz aylarında burada at sütü içiyor, piknik ve yürüyüş yapıyor. At turu severleri için vadide at turları düzenleniyor.

Vadide yer alan geleneksel ev yapımı konforlu çadırlar 24 saat boyunca hizmet verebiliyor.

Çunkurçak, nadir lale çeşitlerini korumak amacıyla oluşturulan Ulusal Biyolojik Parkı, kayak merkezleri ve altyapısıyla turizmin tüm çeşitleri için uygun koşullar oluşturuyor.

Kayak merkezi teleferikleri, yazın gelenler için yukarından manzara izleme imkanı sunuyor.

Çunkurçak, kil topraklı yollarıyla bisiklet ve diğer dağ spor çeşitleriyle ilgilenmek için de uygun ortam oluşturuyor.

Devam Et

Çevre

Düden ve Çağlayan Şelaleleri ile Santa harabeleri sit alanı ilan edildi

Haber Giriş:

on

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, Mersin, Antalya ve Gümüşhane’deki bazı alanların, “doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı” olarak tesciline ilişkin ilanlar, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Tescillenen alanlara ait koordinat ve parsel bilgilerinin de yer aldığı ilanlara göre, Mersin’in Gülnar ilçesi sınırlarında yer alan Çağlayan Şelalesi Doğal Sit Alanı ile Antalya’nın Kepez ve Muratpaşa ilçesi sınırındaki Düden Şelalesi ve Çayı Doğal Sit Alanı “doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı” olarak tescil edildi.

Gümüşhane’nin Dumanlı köyünde bulunan Santa Harabeleri Doğal Sit Alanı da “doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı” ve “doğal sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” olarak belirlendi.

Devam Et

Çevre

40 yıllık çorak arazi orman oldu

Haber Giriş:

on

Sinop’ta, Akyörük köyü Azak Deresi mevkiinde 3 bin 590 dekarlık çorak arazi, başlatılan planlı ağaçlandırma çalışmasıyla 799 bin kızılçam fidanı dikilerek 40 yılda ormana dönüştürüldü. Yöre sakinleri ormana gözü gibi bakarken, kimsenin zarar vermemesi için de koruyor.

Boyabat ilçesi Akyörük köyü Azak Deresi mevkiindeki 3 bin 590 dekar çorak arazi için 1980 yılında Orman Genel Müdürlüğü’nce planlı ağaçlandırma çalışması başlatıldı. 5 yıl süren çalışma ile bölgeye 799 bin kızılçam fidanı dikilerek bakımı yapıldı. Bölgedeki sel ve heyelan riskinin de ortadan kaldırılmasının hedeflendiği çalışmada aradan geçen 40 yılın ardından alan yemyeşil bir ormana dönüştü. Bölgedeki Akyörük, Gazidere, Alibeyli ve Karacaören köylerinde yaşayan vatandaşlar da ormana gözü gibi bakıyor.

’40 YILDA ORMAN OLDU’

Emekli orman teknikeri olan ve 1980’li yılarda Azak Deresi mevkiindeki ağaçlandırma çalışmasına katılan Hikmet Kaya, “Burası bomboş bir araziydi ve biran önce yeşillendirilmesi gerektiğini düşündük. Teraslama çalışması yaptık ve sonrasında 1 yaşındaki kızıl çam fidanlarını buraya diktik. Ardından bakımını sürekli yaptık. Çalışmaya başladığımız ilk dönem buranın fotoğrafını da çekmiştim. O zaman çorak bir arazi görünüyordu fotoğrafta. Şimdi aradan 40 yıl geçtikten sonra burası bir ormana dönüştü. Ben burayı her gördüğümde eski halini bildiğim için çok mutlu oluyorum. Bunu ben nasıl başardım diye kendimle de gurur duyuyorum. Bu ormanın oksijenini teneffüs ettiğimiz için ayrıca seviniyorum” dedi.

‘GÖZÜMÜZ GİBİ BAKIYORUZ’

Akyörük Köyü Muhtarı Şaban Türk de 40 yıl önce bu alanın bomboş çorak bir arazi olduğunu belirterek, “Burası 4 köyün arasında bulanan bir ağaçlandırma sahası. Çocukluğumuzdan biliyoruz, buralar bomboşken kel bir araziyken şimdi yemyeşil oldu. Sel heyelan riskini de ortadan kaldırıyor bu ağaçlar. Köylülerimiz bu alana gözü gibi bakıyor. Ağaçlarımızı koruyoruz. Kimsenin bu ormana zarar vermesine izin vermiyoruz. Devletimiz kadar biz de koruyoruz. Rahat bir nefes aldığımız bir bölge burası, yeşilinden ormanımızdan oksijenden hepimiz yaralanıyoruz. Bu ormanını oluşmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

‘KÖYLÜLER DE AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMASINDA ÇALIŞTI’

Ağaçlandırma çalışması başladığı yıllarda Akyörük Köyü’nde muhtar olan Hüseyin Deveci, ağaçlandırma çalışmasına bütün köylülerin destek verdiğini ve yardımcı olduğunu söyleyerek, “Orman teşkilatımızın görevlileri 40 yıl önce buraya gelip çalışma yaptı. Teraslama ve ağaç dikim çalışmalarına köylüler olarak bizler de yardımcı olduk. Biz de buralarda çalıştık ‘Yeter ki ağaçlandırılsın’ dedik. Yemyeşil bir orman haline geldi şimdi bakmaya doyamıyoruz. Kimse bu ormana zarar veremez hepimiz sahip çıkıyoruz. Bu güzellik 40 yılda oldu ama yine de inanılacak gibi değil” şeklinde konuştu.

Devam Et

Trend