#

Giriş:

Son Güncelleme:

Osmangazi

Engelliler gününde BAREM’de büyük buluşma

Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde engelli vatandaşları Türkiye’nin en büyük ve en özel sosyal projesi olan Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde (BAREM) ağırladı. Her gün yüzlerce engelli, yaşlı, Alzheimer hastası ve ailelerine hizmet verecek BAREM’i büyük bir heyecan içinde gezen engelli vatandaşlar ve aileleri, kendileri için böylesine anlamlı bir projeyi hayata geçirdiği için Başkan Dündar’a teşekkür etti.

BAREM’de ‘Engelsiz’ Buluşma

Bursa’da yüzlerce engelli, yaşlı, Alzheimer hastası ve ailelerinin yaşamına değer katacak Türkiye’nin en büyük sosyal projesi Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (BAREM), 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç’in de katıldığı programda; Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, yakında hizmete açılacak olan dev merkezi engelli vatandaşlar ve yakınlarına tanıttı. Aileleriyle birlikte büyük bir heyecan içinde BAREM’i gezen engelliler, Başkan Dündar’a defalarca teşekkür ederken, mutlulukları yüzlerinden okundu.

Dündar: “Sosyal Belediyecilikte Zirve”

Demirtaş’ta 14 bin 162 metrekare alan üzerine bir kampüs şeklinde inşa edilen BAREM’in 200 yaşlı, 150 engelli, 150 Alzheimer hastası olmak üzere toplamda 500 kişiye hizmet vereceğine dikkat çeken Başkan Mustafa Dündar, özel projede huzur evi, tiyatro, sinema, terapi uygulama bahçeleri, sosyal donatı alanları, modern bakım ve rehabilitasyon merkezleri ile ailelerin kendilerine özel zaman ayıracakları bölümler bulunduğunu belirtti.

Dünya Engelliler Günü’nde güzel bir buluşma gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Dündar, “Yaşadığımız pandemi sürecinde sizlerle bir araya gelemedik. Sizlerden ayrı kaldık. Ancak, bu sürede bizler çalışmaya devam ettik. Sizler için Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni (BAREM) inşa ettik. Engelli vatandaşlarımıza bugüne kadar Osmangazi Bakım Merkezi’nde (OBAM) hizmet veriyorduk. BAREM fikri de, OBAM’daki çalışmalarımız sırasında ortaya çıktı. Biz bu hizmetleri nasıl daha geliştiririz dedik. Araştırdık, uzmanlarıyla konuştuk, üniversitemizle görüştük. Ortaya bugün içinde bulunduğumuz proje çıktı. Biz de hemen inşaatına başladık” dedi.

BAREM’in, Engelli Bakım Merkezi, Alzheimer Hastaları ve Huzurevi olmak üzere üç farklı bölümden oluştuğunu anlatan Başkan Dündar “İnşaatı tamamlanan merkezimizde artık son rötuşlar yapılıyor. Tefrişat ve temizlik işleri bittikten sonra, en kısa zamanda sizlere hizmet vermeye başlayacağız. Bakım Rehabilitasyon Merkezimiz, öncelikle sizlere hayırlı olsun. Bir buçuk iki yıllık bir ayrılık sürecinde, güzel bir sona ulaşmış olduk. Bundan sonra en iyi şartlarda sizlere hizmet sunacağız. Bu merkez, Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en kapsamlı proje, örnek bir tesis. Sosyal Belediyecilikte gelinen en son nokta. Sosyal hizmetler sürekli konuşulur ancak o hizmeti sunmak çok daha önemlidir. İşte bizler, inşa ettiğimiz bu merkezde sosyal belediyecilik hizmetinin en gelişmişini sunmuş olacağız” ifadelerini kullandı.

Gözgeç: “Çok Anlamlı ve Değerli Bir Hizmet”

BAREM’deki engelli vatandaşların 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü kutlayan AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç de, “Sizlere engelsiz bir yaşam diliyorum. Belediye Başkanımız Mustafa Dündar’ın yapmış olduğu bu hizmet, çok anlamlı ve değerli bir hizmet. Çünkü, sizlerin yaşam merkezinizin olması, burada ailelerinizle birlikte vakit geçirmeniz çok önemli. AK Parti kurulduğu günden bugüne, sosyal politikaların hayata geçirilmesi için büyük bir çaba sarf ediyor. Engelli maaşı, evde bakım hizmeti, sosyal yaşam merkezlerinin oluşturulması gibi konularda bir yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi, çok önemli çalışmalar. Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz günlerde 81 ilden gelen engelli vatandaşlarımızla bir buluşma gerçekleştirdi. Sizlerin taleplerini dinledi. Bu taleplerin yerine getirilmesi noktasında yerel yönetimlerin bu konularda yaptıkları çalışmalar son derece önemli. Ben, Osmangazi Belediye Başkanımız Mustafa Dündar’ı da, yapmış olduğu bu hizmet için tebrik ediyorum. Hepinize hayırlı günler diliyorum” dedi.

BAREM’i gezerken duygusal anlar yaşayan engelli yakınları da, “Allah’a çok şükür, küçük bir merkezde başlayan bu hizmet, bugün böyle bir yere dönüştü. Bunun için çok sevinçliyiz. Böyle güzel bir hizmet sunduğu için Osmangazi Belediye Başkanımız Mustafa Dündar’dan Allah razı olsun. BAREM’i ilk defa görme imkanı bulduk. Söyleyecek kelime bulamıyoruz. Çok güzel olmuş. Artık burada engelsiz bir yaşam imkanına kavuşmuş olacağız” diyerek duygularını ifade ettiler.

Yorum için tıkla

Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir Giriş

Yorum yazın

Haberin Devamı

Bursa

Bursalı doktor organ beklerken hayatını kaybetti

Türkiye genelinde 2014 yılında kadavradan organ bağışı sıralamasında Türkiye Şampiyonu olan Bursa Çekirge Devlet Hastanesi Organ Nakil Koordinatörü Operatör Doktor Timur Didinen, 3 yıldır böbrek yetmezliği sebebiyle nakil beklerken hayata gözlerini yumdu. Vefat edenlerin yakınlarını organ bağışına Kuranı Kerim’deki Maide Suresi’nin 32.ayetiyle ikna eden Op. Dr. Timur Didinen’in 300’ün üzerinde organ nakli yaptığı öğrenildi. 64 yaşında hayata veda eden, görev yaptığı hastaneden gözyaşları ile uğurlanan Timur Didinen’in mesai arkadaşlarına ” Ben asla organ nakli için öncelik talep etmiyorum. Diğer hastalar gibi sıramı bekleyeceğim” dediği ortaya çıktı. Rekortmen doktor böbrek beklerken hayatını kaybetti

Haber Giriş:

on

3 yıl önce şeker hastalığına bağlı olarak böbrek yetmezliği yaşayan Operatör Doktor Timur Didinen 3 yıl önce girdiği böbrek nakil kuyruğunda kendisine uygun bir böbreğin bulunmasını beklerken, hayatını kaybetti. Organ koordinatörlüğü görevinde iken 300’den fazla hastaya uygun böbrek bulup sağlığına kavuşturan 2 çocuk babası rekortmen doktorun hayata vedası, ailesinin yanı sıra, sevenleri, hastaları ve mesai arkadaşlarını yasa boğdu.

Hastanede tören yapıldı

40 yıllık doktorluk hayatını 2021 yılının mart ayında noktalayan Didinen, için 23 yıl çalıştığı Bursa Çekirge Devlet Hastanesi’nde tören düzenlendi. Törene eşi Nilgün Didinen, ikiz okulları Serhan ve Turhan ile akrabaları, meslektaşları ve mesai arkadaşları katıldı. Düzenlenen törenin ardından Arifan Camii’nde cenaze namazı kılınan Didinen’in naaşı Hasköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

“300’ün üzerinde organ nakline vesile oldu”

Organ Nakli Bursa Bölge Koordinasyon Merkez Sorumlusu Dr. Yavuz Selim Çınar, “Timur Bey ile 10 yılı aşkın süre organ nakli alanında beraber çalıştık. Gerçekten 10 yılı aşkın süredir yüzlerce insanın hayata tutunmasına vesile olmuş birisidir. Yüzlerce insan derken, mübalağa etmiyorum. Yaklaşık 300’ün üzerinde organ nakline vesile olmuş, onların hayata tutunmasına sebep olmuş bir meslek büyüğümüzdür. Gerçekten organ naklinde başarıları tartışılmaz bir insandır. Organ nakli alanında adını altın harflerle Türkiye’deki sağlık tarihine yazdıracak birisidir. Türkiye’nin en başarılı koordinatörlerinden bir tanesiydi. Defalarca Sağlık Bakanlığı, İl Sağlık Müdürlüğü’nden ödüller aldı. Yıllarca Çekirge Devlete Hastanesi’nde birçok insana umut oldu” dedi.

“Kadavra sırasında beklemeyi tercih etti”

Op. Dr. Timur Didinen’nin bir süredir diyabet ile mücadele ettiğini ve organ beklediğini anlatan Dr. Çınar, “Son 3 yıldır aslında hastalığı ağırlaştı’ diyebiliriz. 2 yıldır diyaliz tedavisi görüyordu. 2 yıldır kendisi organ bekleme listesindeydi. Canlı nakil talep etmedi, kadavradan bekleme sırasında beklemek istediğini söyledi. Onunla birlikte birçok organ nakli yaptık ama ne yazık ki kendisine uygun organ çıkmadı. Keşke ona uygun organ bulunabilseydi. Kendisi organ bulunacağına inanıyordu. Bulduğumuz birkaç organ kendisine uymadı. Çok iyi bir insan, iyi bir hekim, iyi bir arkadaş, iyi bir dosttu. Çok üzgünüz, yakınlarına sabırlar diliyorum. Kendisi organ naklinde bizlere hep örnek oldu. Birçok kongrelerde onu dinledik. Hastalarla iletişimi çok farklıydı. Onu kendimize örnek aldık” diye konuştu.

“Organ veren kişiler kendisine teşekkür ederdi”

Çekirge Devlet Hastanesi Organ Nakil Koordinatörü Tamara Uzun Bal da, Dr. Timur Didinen ile 20 yıldır mesai arkadaşı olduklarını anlatarak, “Organ bağışından önce genel cerrahi de beraber çalışmaya başladık. Daha sonra yoğun bakım sürecinde yollarımız kesişti. Timur beyin bu işe girmesi tamamen gönüllüydü. Organ için bir aile görüşme yaparken, görüşmeye geldi ve bu işi yapacağını söyledi. Çok severek çalıştı, acılı ailelerle görüştükleri zaman bile kendisine teşekkür ederek ayrıldılar. Organ bağışlamanın huzuru ile yanımızdan ayrıldılar. Timur Bey, çok sevilen, danışılan, insanların akıl hocasıydı, herkesin Timur Ağabeyiydi” ifadelerini kullandı.

“Organ nakli için hastaların evine bile giderdi”

Bir anısını paylaşan Tamara Uzun Bal, “Onun kelime dağarcığında ‘İkna’ yoktu. O bilgilendirme derdi. İyi bilgilendirme ve iyi anlatmanın sonucu olarak vefat eden kişinin yakını organ naklini kabul ederdi. Kişilere doğru, dürüst, net bilgi vermeyi savunurdu. İkna kelimesini her dile getirdiğimizde; hiç sevmezdi. Bu iş gönül, bağış işi derdi. İnsanlarla o sinerjiyi yakalardı. Onun babacan bir yanı vardı. Bunun için farklı çaba sarf etmezdi. Samimi ve dürüst olurdu. Organ bağışlasa da bağışlamasa da ailelerle iletişimini canlı tutardı. Hatta bir gün vefat eden kişinin eşi gelememişti. Demirtaş Mahallesi’ne o ailenin evine gidip organ bağışı için konuşmuşluğu var. Bu işe gönül vermişti” dedi.

Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz da, üzüntülerine dile getirerek, “Uzun yıllar bu hastaneye hizmet vermiş. Sadece branşında değil, organ nakli konusunda birçok insana katkı sunmuş bir ağabeyimiz. Kendi görevini tamamladı. Bizden helallik istiyor. Bende öncelikle ailesine, mesai arkadaşlarına, camiamıza, sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin” diye konuştu.

Dua edilmesinin ardından cenaze Arifan Camisi’nde kılınan namazın ardından Hasköy Mezarlığı’na götürüldü

Maide Suresi ile ikna ediyordu

Operatör Doktor Timur Didinen, Bursa Çekirge Devlet Hastanesi’nde 8 yıl önce 10 ayda beyin ölümü gerçekleşen 19 hastadan 10’unun ailesini organ bağışına ikna ederek parmak ısırtan bir başarıya imza atmıştı. Başarının ardındaki sır ise hastane personelinin özenli çalışmasıyla birlikte Maide Suresi’nin muazzam sentezi idi. Hastane bu sayede, Türkiye’de hastaneler arası kadavradan organ bağışı listesinin zirvesinde yer almıştı. O yıl içerisinde beyin ölümü gerçekleşen 10 kişinin ailesini organ bağışına ikna ederek yaklaşık 40 kişiyi hayata döndürdüklerini belirten Çekirge Devlet Hastanesi eski Organ Koordinatörü Op. Dr. Timur Didinen, başarılarının ardında Maide Suresi’nin 32. ayeti olduğunu belirtince bir anda tüm dikkatleri üzerine çekmişti.

Hastane personelinin hasta yakınlarını ikna sürecinde en çok “Dinen sakıncası var mı? Vücut bütünlüğünü bozacak mısınız? Aldığınız organlar kimlere gidecek?” gibi sorularla karşılaştığını anlatan Didinen hastane personelinin en büyük yardımcısının ise Maide Suresi’nin 32. ayeti olduğunu belirterek hassasiyeti yüksek pek çok aileyi Maide Suresi’nin 32. ayetini hatırlatarak organ bağışına ikna ettiklerini anlatmıştı.
Didinen şu şekilde konuşmuştu: “O ayet der ki: ‘Kim bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini hayatını kurtarmak suretiyle yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır.’ Bu ayeti aktarıyoruz hasta yakınlarına. Ardından da bağışlanacak organların başka insanlara yaşam vereceğini, bu yüzden organ operasyonlarını manevi bir ruhla yaptığımızı söylüyoruz.”

Devam Et

Bursa

Osmangazi Belediyesi işçilerinin maaşlarına zam

Bursa’da, Osmangazi Belediyesi ile Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandı.

Haber Giriş:

on

2022-2024 yıllarını kapsayan toplu iş sözleşmesinde anlaşmaya varılmasının ardından düzenlenen tören, Osmangazi Belediyesi Personel AŞ’nin yeni hizmet binasında yapıldı. Törende, yeni sözleşme protokolü imzalandı.

Şantiye alanında toplanan işçilere hitap eden Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, çalışanların enflasyon karşısında alım gücünü artırdıklarını söyledi.

Osmangazi’nin Bursa’nın merkezi olduğunu vurgulayan Dündar, dünyanın dört bir yanından Bursa’ya ziyarete gelen turistlerin ilçenin bütün güzelliklerini gördüğünü anlattı.

Bu güzelliklerin, Osmangazi’nin en ücra noktalarında, her karış toprağında gece gündüz çalışılarak akıtılan alın terinin sonucu olduğunu vurgulayan Dündar, “İmzaladığımız yeni sözleşme, mevcut ekonomik şartlarda sizleri ayakta tutacaktır inşallah. Yeni sözleşme ile belediyemizdeki en düşük ücret 9 bin 230 lira oldu. Böylece, haziran ayındaki maaş ile temmuz ayındaki maaş arasında yüzde 100’lük bir zam oranı uygulamış oluyoruz. Allah, almış olduğunuz ücretleri bereketli kılsın, helalinden yemeyi nasip etsin. Hepimize hayırlı olsun.” diye konuştu.

Dündar, ayrıca her 6 ayda tüm sosyal haklar dahil enflasyon farkı ve artı 1 puan refah payı verileceğini açıkladı.

Hizmet-İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Mustafa Yavuz ise toplu sözleşme sürecindeki tutumu ve işçileri enflasyon karşısında korumasından dolayı Dündar’a teşekkür etti.

Çalışanların emeklerine sahip çıkıldığını belirten Yavuz, “Bizlere bu sevinci yaşatan, ‘Benim işçimin yüzü gülerse Osmangazi halkının yüzü güler, benim işçim huzurlu ve mutlu olursa Osmangazi huzurlu ve mutlu olur’ diyen başkanımıza çok teşekkür ediyorum.” dedi.

Konuşmaların ardından Dündar, belediye işçilerine aşure ikramında bulunarak çalışanlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

İşçiler, törenin ardından davul zurna eşliğinde kutlama yaptı.

Devam Et

Bursa

Bursa’da SMA’lı çocuğun adını kullanarak para topladı

Bursa’da şehir merkezinde SMA hastası bebek adına izinsiz para toplayan ve dolandırıcı olduğu öne sürülen kişi, bebeğin annesi tarafından deşifre edildi. İstismar yaparak izinsiz para toplayan kişi foyası ortaya çıkınca kaçmaya başladı. Aile ve çevredekilerin yardımıyla yakalanan zanlı linç edilmek istendi. Anne istismarcıdan şikayetçi olurken; bebeğinin hayatta kalması için gerekli paranın yüzde 23’ünün toplandığını açıkladı.

Haber Giriş:

on

Bursa’da SMA hastası çocuğun adını kullanarak vatandaşların duygularını sömüren G.A. isimli kişi duyarlı bir vatandaşın dikkati sayesinde yakayı ele verdi.

2 yaşındaki SMA Tip-2 hastası Sefa Arput adına kaçak yollarla para toplayan bir kişi bel çantasıyla Bursa’nın en kalabalık mekanlarında gezmeye başladı. Bu durumu fark eden, Arput’un yakını aileyi arayarak durumdan haberdar etti. Durumu değerlendiren aile para toplayan kişi ile irtibata geçerek yardım edeceklerini belirterek buluşma ayarladı. Şüpheli aileyle buluştuğu sırada durumu fark edip kaçmaya çalıştı. Fakat acılı aile ve vatandaşların yardımıyla şüpheli kaçamadan yakalandı. Linç edilmek istenen şüpheli polis ekipleri tarafından gözaltına alınarak karakola götürüldü.

Konuyla ilgili konuşan anne Rabia Arput, “Sefa’nın daha önce bağış yapan bağışçılarından birisi beni aradı. Sefa bebek adına bir kişinin para topladığını söyledi. ‘Odunluk metro istasyonunun orada gördüm. Sefa’nın broşürüyle para topluyorlar ve topladığı parayı da çantaya koyuyor’ dedi. ‘Bir stant kuruldu mu, Gökhan diye bir gönüllünüz var mı?’ dedi. Dedim ki öyle bir gönüllümüz yok. Daha sonra yardım yapacağımızı söyleyerek o beyefendinin numarasını aldık. Gökhan’mış adı. Biz de gönüllü abimizi arattık. Böyle bir şey varsa benim sesimi tanıyınca kaçacaktır diye o konuştu. Daha sonra ‘Saat ikide Zafer Plaza önünde görüşelim’ dedi. Zafer Plaza’nın önüne bağış almaya geldi. Gönüllü abimizle ablamızla birlikte gitmişlerdi. Onlar önden gittiler, konuşma yaptılar. Parayı verecekken yanlarına ben de gittim. Beni görünce ‘Bakın işte Sefa’nın da gönüllü ablası geldi’ dedi. ‘Ben hayvanlar için de yardım topluyorum’ diye konuyu çevirmeye başladı. Beyefendiye, ‘Ben Sefa’nın annesiyim deyince’ geri geri adım atmaya başladı. Gönüllü abimiz de kaçmasın diye tuttu. Tutunca kolunu savurarak gönüllü abimize vurdu ve caddeye doğru kaçmaya başladı. Araçların önüne atladı. Daha sonra yakaladık. O sırada polisler geldi. Alıp karakola götürdüler. Daha sonra serbest kaldığını öğrendik” dedi.

Şüphelinin eşi arayarak tehdit etti

Daha sonra şüphelinin eşinin kendisini aradığını belirten Rabia Arput, “İşin için de ben yokum’ dedi. ‘Kapının önünde bu kampanyayı ilerletemeyeceksiniz. Size Ali Cengiz oyunları yapacağım. İşte benim adım buysa size bunu ödeteceğim’ diyerek tehdit etti. Adam da daha sonra suçunu itiraf etti. Ben ‘Sefa’nın üç yüz, beş yüz lira parasını aldım. Bana yardımcı olun şikayetçi olmayın. Ben size de stant açayım. Sizin de işiniz görülsün. Sizin yararınıza açtım zaten diyerek’ savunmaya geçti. Ses kayıtları, mesajlar hepsi polise verildi. Sonuna kadar şikayetçiyiz ve peşini bırakmayacağız” diye konuştu.

“Hiç kimse izinsiz, beline çanta takarak para toplayamaz”

Hiçbir gönüllünün yardım parasını elden kabul etmeyeceğini belirten Arput, “Ben aldığım parayı direkt IBAN’a yatırırım. En kötü ihtimal dekontunu da bana parayı veren kişiye atarım. Hiç kimse elden para kabul etmez. Stantlar da zaten izin alınarak açılıyor. Ve üç yetkiliden biri zaten mutlaka stant başında oluyor. Stant başında tek başına bulunulmuyor. Şahitlerimiz oluyor. Paralar birlikte toplanıyor. Birlikte sayılıyor. Bankaya birlikte yatırılıyor. O yüzden bu konuda insanların bu konulara dikkat etmelerini ve en önemlisi bu tarzda yaşanan olaylardan sonra ilgileri gitmesin. Muhakkak kimliklerini sorsunlar. En kötü durumda paylaştığımız numaralardan bize ulaşsınlar” dedi.

Sefa’nın on sekiz ayına kadar yürüyebilen ve çok sağlıklı bir bebek olduğunu belirten anne Arput, “18 ayından sonra önce yürümeyi, sonra ayakta durmayı bıraktı. Devamında emeklediği yerden hiç kalkmamaya, yattığı yerden hiç kalkmamaya başladı. Doktora gittiğimizde SMA Tip-2 olduğunu öğrendik. Tedavi sürecinden bu yana Türkiye’deki iğnenin altıncı dozunu aldık. Daha tedavimiz devam ediyor. Yardım kampanyasında daha yüzde 23 seviyelerindeyiz. 32 milyon liraya ihtiyacımız var. Allah herkesin yardımcısı olsun” diyerek sözlerine son verdi.

Kameralara karşına geçen Sefa’nın ise ilk söylediği, “Yürümek değil, koşmak istiyorum” oldu.

Devam Et

Trend