Giriş:

Son Güncelleme:

Sağlık

‘Göz Tembelli̇ği̇ne Di̇kkat

GÖZ SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI DOÇ. DR. EMRULLAH BEYAZYILDIZ, UZUN SÜRE FARK EDİLMEYEN BİR SAĞLIK SORUNU OLAN ‘GÖZ TEMBELLİĞİ((AMBLYOBİ)’ KONUSUNA DİKKAT ÇEKTİ.

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emrullah Beyazyıldız, uzun süre fark edilmeyen bir sağlık sorunu olan ‘göz tembelliği (amblyobi)’ konusuna dikkat çekti.

Kişi de şaşılık, orantısız kırma kusuru gibi miyopi, hipermetrop ve astigmat varlığı göz tembelliğinin en sık iki nedenidir. Fakat bu iki neden dışında görme alanını etkileyen göz kapağı düşüklükleri, katarakt, vitreus ve retina problemleri de tembelliğe neden olabilmektedir.

Amblyobi nedir?

Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emrullah Beyazyıldız, bir göz hastalığı olan ’amblyobi’ye dikkat çekerek uyarılarda bulundu. Ambliyopinin, halk arasında ‘göz tembelliği’ olarak da bilinen göz hastalığı olduğunu belirten Doç. Dr. Emrullah Beyazyıldız, “Toplumda yüzde 2-4 görülme oranına sahip olan bir hastalıktır. Sıklıkla tek gözde gözlenir fakat nadiren her iki göz de etkilenebilir. Özellikle tek gözde var olan göz tembelliği uzun süreler fark edilmeyebilir. Poliklinik muayenelerimizde 50 yaşında yeni tanı koyduğumuz ve bu yaşa kadar fark edilmemiş göz tembelliği olguları saptanabilmektedir. Bu nedenle çocukluk çağında rutin göz muayenesi son derece önemlidir” dedi.

Amblyobi (Göz tembelliği) belirtileri ve nedenleri

Doç. Dr. Emrullah Beyazyıldız şöyle devam etti: “Şaşılık ve orantısız kırma kusuru (miyopi, hipermetrop ve astigmat) varlığı göz tembelliğinin en sık iki nedenidir. Fakat bu iki neden dışında görme alanını etkileyen göz kapağı düşüklükleri, katarakt, vitreus ve retina problemleri de tembelliğe neden olabilmektedir. Göz tembelliği tedavisinde en önemli yöntem kapama tedavisidir. Hastanın güçlü olan gözünü belli bir saat süreliğinde kapatarak diğerini kullanmaya teşvik etmektir.”

Tedavi süreci

Hastalığın tedavi sürecinden bahseden Doç. Dr. Beyazyıldız, “Kapama süresi ve kapama tedavisinin uzunluğu doktor tarafından belirlenir ve bazen bu tedavi yıllarca sürebilir. Göz tembelliği ayrıca özel bazı göz damlaları damlatarak veya gözlük uygulayarak sağlam gözde bulanık görme oluşturularak tedavi edilebilir” diyerek sözlerine son verdi.

Haberin Devamı

Gündem

Ceviz kabuğu mucizesi: 6 günde etkisini gösteriyor

Haber Giriş:

on

Koronavirüs sonrasında diş hekimlerine gitmekten çekinen vatandaşlar, diş sağlığını korumak için evde yapabilecekleri alternatif yöntemleri denemeye başladı. Ağız sağlığını tehdit eden diş tartarları için Prof. Dr. Oğuz Özyaral, ceviz kabuğu ve bir bardak su ile 5 gün içerisinde etki gösterecek tarifi paylaştı.

Gıda kalıntılarının birikmesi, bakteriler, diş ipi ve diş fırçalama alışkanlığının olmaması ağız içinde zamanla tartar oluşumuna neden olabiliyor. Özellikle bu süreçte diş hekimlerine gitmekten çekinen vatandaşlar, ağız sağlığı için problem oluşturabilecek tartarlardan kurtulmak için pratik yöntemlere başvuruyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi’nden Koruyucu Sağlık Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Özyaral, evde basit malzemeler kullanarak ağız ve diş sağlığının korunabileceğini söyleyerek, “8 adet kırılmış ceviz kabuğunu 1 bardak su içerisinde koyu renk alana kadar yaklaşık 10 dakika kaynatıyoruz. 10 dakikadan fazla kaynaması suyun acılaşmasına neden olabilir. Çay demler gibi kabukları kaynattıktan sonra 5 dakika kadar dinlendiriyoruz. Sıfır atığa da destek veren ceviz kabuklarının kaynatılmasıyla oluşan bu sıvı tartar oluşumunu önlüyor.” dedi.

ANTİSEPTİK ÖZELLİĞİ VAR

Cevizin özellikle yaprak kısmında juglon denilen bir maddenin bulunduğunu ve bu maddenin antiseptik özellik taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Özyaral, “Ceviz kabuğunu kaynatarak elde ettiğimiz sıvıda antiseptik bir özellikle oluşacak ve biz diş etlerimizi de koruyacağız. Diş macunuyla ağzımızı fırçaladıktan sonra elde ettiğimiz sıvıyla tekrar ağzımızı fırçalayacağız. Sonra tekrar dişlerimizi fırçalayabilir ya da hafif bir gargara yapabiliriz. Bütün bunlar ağız ve diş sağlığı için çok önemli” diye konuştu.

GARGARA DA YAPILABİLİR

Kaynatılmış ceviz suyunu diş sağlığı için gargara olarak da kullanabileceğini belirten Prof. Dr. Özyaral, “Hazırladığımız bu sıvıyı karbonatla karıştırıp gargaranın gücünü artırabiliriz. Önemli olan anti bakteriyel bir özellik sağlanması. Antiviral bir özelliği yok ama ağız florasındaki dengeyi ve sağlığı koruyabilmek için gerekli. Elde ettiğimiz ve içinde juglon oluşan koyu renkli sıvı özellikle diş etleriyle diş arasında kalan bölgedeki tartarların da çözülmesi için destek verecektir.Bu sayede ceviz kabukları çöpe gitmeyerek sağlımız için geri gelir.Hem ağız ve diş sağlımızı koruruz hem de çevre kirliliğini de durdururuz” dedi.

BUZDOLABINDA 6 GÜN KORUNABİLİR

Hazırlanan sıvının buzdolabında 6 ila 7 gün süreyle muhafaza edilebileceğini söyleyen Prof. Dr.Özyaral, “Bu sıvıyı günde 2 sefer kullanabiliriz. Yaklaşık 1 dakika dişlerinizi fırçalayabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

5 GÜN İÇERİSİNDE ETKİSİNİ GÖSTERECEK

Dişlerdeki tartarın çözülmesini sağlayacak sıvının 5 gün içerisinde etkisini gösterebileceğini belirten Prof. Dr. Özyaral sözlerini şöyle tamamladı:

“Önce diş macunu ya da diş antiseptiği bir gargara ile ağzınızı çalkalayıp temiz hale getiriyorsunuz. Orada bir yemek yükü olmamalı. Temiz dişleri koyu renkli sıvı ile fırçalamaya devam etmemiz gerekiyor. Bu sıvı, dişlerde oluşan tartarın çözülmesini sağlayacak. Ağzımızdan da o koyu rengin gitmesi için diş macununuzla tekrardan ağzınızı fırçalayıp bir rahatlık elde edebilirsiniz. Başladığınız günden itibaren 5-6 gün içerisinde etkisini görebilirsiniz. 1 haftalık kürlerle ayda 1 kez yapsanız, 2’nci ayda tekrar tartar oluşumunu önlemiş olursunuz.”

Devam Et

Gündem

Kovid-19’u üç boyutlu görüntüleyen Türk bilim insanlarının yeni hedefi

Haber Giriş:

on

Yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) üç boyutlu görüntüleyen Türk bilim insanlarından Fırat Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ümit Çelik, “Bundan sonraki süreçte virüsü yüzeylere sabitleyerek biyolojik sıvı altında görüntülemeyi hedefliyoruz. Bunu da başaracağımıza inanıyoruz.” dedi.

Saç telinden 750 kat daha küçük yapıdaki yeni tip koronavirüsün yapısını, ODTÜ’lü bilim insanı tarafından geliştirilen atomik kuvvet mikroskobu ile görüntüleyen Fırat Üniversitesi araştırmacılarından Çelik, dünyada birçok araştırma grubunun atomik kuvvet mikroskobu kullanarak koronavirüsü 3 boyutlu görüntülemek için çalışma yürüttüğünü söyledi.

“Virüsün biyolojik sıvı altında görüntülenmesi çok çok daha önemli”

Bu kapsamda yerli ve milli imkanlarla geliştirdikleri atomik kuvvet mikroskobunu kullanarak dünyada ilk kez koronavirüsü yüksek çözünürlükte 3 boyutlu olarak görüntülemeyi başardıklarını hatırlatan Çelik, “Virüsü izole ettikten sonra kurutarak cam ve plastik yüzeyde görüntüledik. Ancak bilindiği üzere viral yapı biyolojik sıvı altında aktif olarak çalışmaktadır. Aslında virüsün biyolojik sıvı altında görüntülenmesi çok çok daha önemli. Bundan sonraki süreçte virüsü yüzeylere sabitleyerek biyolojik sıvı altında görüntülemeyi hedefliyoruz. Bunu da başaracağımıza inanıyoruz.” diye konuştu.

Kovid-19’u biyolojik sıvı altında görüntülemenin virüsü daha iyi tanımalarına imkan sağlayacağına işaret eden Çelik, “Koronavirüs özellikle sıvı ortamda aktif durumda. Yani hücreleri, yapıları enfekte edebilir. Dolayısıyla sıvı ortamda 3 boyutlu olarak görüntülenebilmesi aslında çok daha değerli. Doğrudan sıvı ortamda herhangi bir verilen antikorun sıvı ortamda etkisini görmek bilimsel araştırmalar ve aşı çalışmaları açısından çok çok daha değerli olacaktır.” ifadesini kullandı.

Fırat Üniversitesi araştırmacıları saç telinden 750 kat daha küçük yapıdaki yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yapısını, ODTÜ’lü bilim insanı tarafından geliştirilen atomik kuvvet mikroskobu ile üç boyutlu görüntülemeyi başarmıştı. Yurt dışındaki çalışmalarda, elektron mikroskobu kullanılarak elde edilen veriler doğrultusunda, dikenli top şeklinde modellenen koronavirüsün, Türk araştırmacıların atomik kuvvet mikroskobu kullanarak çıkardıkları yapısal görüntü analizlerinin, pek çok bilimsel araştırmaya ışık tutacağı belirtilmişti.

Devam Et

Dünya

Bilinmeyen zatürre tehlikesi: 451 ölü

Haber Giriş:

on

Corona virus salgınıyla mücadele Kazakistan’ın başı bu kez de ‘bilinmeyen zatürre’ ile dertte. Ülkede 29 Haziran-5 Temmuz tarihleri arasında 32 bin ‘bilinmeyen zatürre’ vakası açıklanırken, 451 kişi hayatını kaybetti.

Kazakistan’da corona virüs vaka sayısı 53 bin 21’e, ölü sayısı ise 296’ya yükselirken yeni bir salgın için alarm çanları çalıyor.

Sağlık Bakanlığı yetkilisi Azhar Giniyat, ülkede hastanelere başvuran 28 bin zatürre hastasının corona virus testinin negatif çıktığını duyururken, Almatı’daki morglarda olağandışı bir yoğunluk yaşanıyor.

Çin’in Kazakistan büyükelçiliği, 2020 yılında Kazakistan’da 1772 vatandaşlarının ‘bilinmeyen zatürre’ nedeniyle hayatını kaybettiğini açıklarken, sadece Haziran ayındaki kayıp sayısının 628 olduğuna dikkat çekti.

Endişerini paylaşan Çinli yetkililer, ‘bilinmeyen zatürre’nin, corona virüsten çok daha fazla ölümcül olduğunu iddia etti.

Kazakistan Sağlık Bakanı Alexei Tsio, ülkede henüz kategorilendirilmemiş viral bir zatürre salgını olduğunu kabul ederken Çin’in paylaştığı rakamları yalanladı.

Kazakistan’da yayın yapan ‘Kazinform’ haber ajansı, geçtiğimiz Haziran ayı ile 2019 yılının aynı dönemi kıyaslandığında ölümlerin 2.2 kat arttığına dikkat çekti.

Ülkede her gün yaklaşık 300 kişi zatürre belirtileriyle sağlık kurumlarına başvuruyor.

Zatürre teşhisi konulan hastalara corona virüs tespiti için yapılan PCR testlerinin büyük bir çoğunluğu ise negatif sonuç çıkarıyor.

Kazak yetkililer bu durumun başka bir salgının kanıtı olmadığını ifade ediyor.

Devam Et

Trend