#

Giriş:

Son Güncelleme:

İyi Parti

İYİ Parti Sözcüsü: Düğüne, halaya, horona kurban gittik

İYİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında, ordu, güvenlik güçleri, eğitim, sağlık ve Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarıyla sahada karantinaya geçilmesi gerektiğini belirterek “Bu organizasyonu kurmazsak birkaç ay sonra karşılaşacağımız yük, bugünkünden çok daha fazla olacaktır.” dedi.

Ağıralioğlu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, pandemi sürecinin başında, hükümeti 21 gün tam karantinaya davet ettiklerini anımsatarak tekliflerinin kabul edilmesi durumunda virüsle mücadelenin daha sağlıklı olacağını söyledi. Sağlık sisteminin ağır bir yükle karşı karşıya kaldığını dile getiren Ağıralioğlu, “Madem fiilen sürü bağışıklığını bir yönetim stratejisi olarak benimseyecektik, o zaman bu kadar sağlık çalışanı neden bu kadar fedakarca mücadele etti? Milletin imkanları bu kadar disiplinsiz bir şekilde neden heder edildi? Madem kaderciliğe teslim olacaktık, bu kadar fedakarlık neden yapıldı?” sorularını yöneltti.

“Virüs mücadelesinde düğüne, halaya, horona kurban gittik”

Ağıralioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Virüs mücadelesinde düğünlerde, halaya, horona kurban gittik. Tatil etmenin de bir adabı vardır. 300 bin, 500 bin gibi kalabalıklarda, denizlerde bir arada olmak gibi bir nezaketsizlik sağlık çalışanlarına yapıldı. Yaklaşık 7 aydır bizler çocuklarımızla evde kendimizi korumaya çalışıyoruz. Sağlık çalışanlarımız ise biz daha güvenli yaşayalım diye kendi ailelerinden uzakta yaşıyorlar. Bu kadar fedakarlık yapmış sağlık çalışanlarına, ‘Biz tatilde havuz partilerine katıldık, düğünde halay çektik, orada virüsü kaptık.’ demek, medeni bir ülkenin yapabileceği işler değildir, ayıptır. Sağlık çalışanlarının emeklerini bu kadar pervasızca kurban etmek ne devlete yakışır ne de bu milletin geçmişine yakışır. Her iyileşen hastayı alkışlarla uğurlayan sağlık çalışanlarımızın yerine, emekleri heder edilmiş, motivasyonu kaybolmuş salık çalışanlarıyla karşı karşıyayız. Bu disiplinsizliğin, savrulmanın, kadir kıymet bilmezliğin karşısında sağlık çalışanlarının mücadele iştiyakı yok oldu. Sağlık çalışanları, devletin savurganlığının bedelinin, sadece kendilerinin ödemesinden mustarip oldular. İstifaların eşiğine geldiler.”

Sağlık Bakanlığının pandemi sürecindeki bütün detayları, istatistiklerle açıklaması ve virüsle mücadelede yeni bir yol haritası çıkarması gerektiğini dile getiren Ağıralioğlu, istatistiği olmayan bir toplumun, bu mücadeleyi kazanmasının mümkün olmadığını söyledi.

Yeniden tam karantinanın düşünülmesi gerektiğini savunan Ağıralioğlu, “Çok daha etkin bir mücadele vermek zorundayız. Ambulansların yetmediği, sağlık çalışanların moralsiz olduğu bir süreçte sonbahara giriyoruz. Ordumuz, güvenlik güçlerimiz, eğitim, sağlık ve Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarımızla sahada tam karantinaya geçmemiz gerekir. Bu organizasyonu kurmazsak birkaç ay sonra karşılaşacağımız yük, bugünkünden çok daha fazla olacaktır.” dedi.

“Sessiz kalamayız”

Ağıralioğlu, ekonomide kronik sorunlar olduğunu öne sürerek ekonomik durumun dış mihraklar ve pandemi gibi mazeretlerle açıklanmasını yanlış bulduklarını ifade etti. İşsizlik oranlarının her geçen gün arttığını ileri süren Ağıralioğlu, borçlarının ertelenmesini bekleyen esnafın, geçim sıkıntısıyla boğuşan ve asgari ücretle geçinen vatandaşların dertlerinin olduğunu dile getirdi.

Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerinin durumuna değinen Ağıralioğlu, sorunlarını dile getirmek için Ankara’da etkinlik yapmak isteyen 18 kişilik Doğu Türkistanlı grubun eylemlerinin engellendiğini belirtti. Türkiye’de yaklaşık 5 milyon Suriyelinin yaşadığına işaret eden Ağıralioğlu, “Türkiye’de 5 milyonu ağırlamak bir mecburiyetse Doğu Türkistanlıları da Suriyeli saysınlar. Hükümeti, Çin’i kınamaya ve oradaki Türklerin soykırımdan kurtulmaları için irade ve tavır koymaya davet ediyoruz. Çin’den gelecek kredi ve fonları düşünerek sessiz kalamayız. Böyle bir utanç Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışmaz.” dedi.

Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri de değerlendiren Ağıralioğlu, Türkiye’nin milli menfaatlerinden yana atılan her türlü adımı desteklediklerine işaret etti. Ağıralioğlu, Akdeniz ve Ege’deki haklı tezlerinden bir santim geri adım atılmaması gerektiğini vurguladı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamaları

Soylu’nun, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Aslan’a yönelik açıklamalarına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Ağıralioğlu, şunları kaydetti:

“Kamu düzenini sağlamakla görevli bir bakanın, yargının en üst düzeydeki başkanına bu dille konuşması dünyanın hiçbir medeni ülkesinde makul görülmez. 18 yıldır iktidarda olan hükümetin bir bakanının, ‘Bisikletle gezebiliyorsan, hadi gez.’ demesi, ‘Biz ülkeyi berbat ettik.’ demektir. Türk devleti böyle bir üslupla yönetilemez. Şimdi bisiklet savaşları başladı. Şu devletin haline, ciddiyetsizliğe bakın.”

Bursa

İyi Partili Levent Özeren hapis cezasıyla yargılanacak

Haber Giriş:

on

Sosyal medya hesaplarından “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunu işlediği iddia edilen Levent Özeren, 1 yıl 2 aydan 5 yıl 10 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanacak.

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, 33. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, Bursa Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne gönderilen ihbarda, Twitter üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret edildiğinin öne sürülmesi üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Özeren’in sosyal paylaşım sitesindeki profil hesabının incelendiği aktarılan iddianamede, bu kişinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili 2015-2020 yıllarında 50’den fazla paylaşımda bulunduğunun tespit edildiği kaydedildi.

İddianamede sanığın, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosuna verdiği savunmasında, kendisine gösterilen sosyal paylaşım sitesi Twitter ve Facebook’ta belirtilen “Levent Özeren” profil isimli hesapların kendisine ait olduğunu ifade ettiği bilgisine yer verildi.

 “Basit şifreler kullandığım için hesaplarım birkaç kez çalındı”

Paylaşımların çoğunun 5 yıl önceye ait olduğunu kaydeden sanığın, o dönem “1234” gibi basit şifreler kullandığı için hesaplarının 4-5 kez çalındığı ve e-posta yoluyla geri alındığını öne sürdüğü beyanları da iddianameye yansıdı.

İddianamede, Levent Özeren’in, tarzı dışındaki bazı paylaşımların kesinlikle kendisine ait olmadığını, kabul ettiği iletilerin ise eleştiri boyutunda bulunduğunu savunduğuna değinildi.

Suçlamayı reddeden sanığın, Cumhurbaşkanına hakaret kastının olmadığı, eleştiri sınırını aşan ifadelerinin bulunabileceği yönündeki sözleri de iddianamede yer buldu.

Sanık hakkında Adalet Bakanlığınca 14 Ağustos’ta kovuşturma izni verildiği belirtilen iddianamede, soruşturma kapsamında toplanan tüm bilgi, belge ve deliller birlikte değerlendirildiğinde Özeren’in, sosyal paylaşım sitesi üzerinden herkese açık yaptığı bazı paylaşımları ile “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunun düzenlendiği Türk Ceza Kanunu’nun 299/1-2 maddesine muhalefet ettiği, dolayısıyla hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delillere ulaşıldığı aktarıldı.

Söz konusu suçtan 1 yıl 2 aydan 5 yıl 10 aya kadar hapis cezası verilmesi istenen Özeren’in yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.

Daha önce İYİ Parti Bursa İl Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulunan Özeren, 2018’de yapılan seçimlerde aynı partiden milletvekili aday adayı olmuştu. Bursa’da 10 Temmuz’da gözaltına alınan Özeren, 53 gün süren tutukluluğunun ardından adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam Et

İyi Parti

İYİ Parti’nin yeni GİK ve MDK listesi belli oldu

Haber Giriş:

on

İYİ Parti’nin 2. Olağan Kurultayında, 50 üyeden oluşan Genel İdare Kurulu (GİK) ile 11 üyeden oluşan Merkez Disiplin Kurulu (MDK) belirlendi.

Partinin 2. Olağan Kurultayı “Millet bizi çağırıyor” ana sloganıyla Altınpark’ta gerçekleştirildi.

Meral Akşener’in yeniden Genel Başkan seçildiği kurultayda GİK ve MDK de belirlendi.

En yüksek oyu Sarızeybek aldı

GİK aday listesinde 187, MDK aday listesinde ise 22 kişi yer aldı.

Partiye kısa bir süre önce üye olan emekli albay Erdal Sarızeybek, kurultayda delegeden 1131 ile en yüksek oyu alan isim oldu.

Genel Sekreter Uğur Poyraz 1032 oyla ikinci, Mali İşler Başkanı Ümit Dikbayır ise 1030 oyla 3. sırada yer aldı.

Ekonomi profesörü Ümit Özlale 995, hukukçu Bahattin Bahadır Erdem 989 oyla GİK’te yer alırken, Teşkilat Başkanı Koray Aydın 965 oyla ve Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu ise 892 oyla seçildi.

Başkanlık Divanından Yerel Yönetim Başkanı Metin Ergun 816, Ekonomi Politikaları Başkanı Cihan Paçacı 720, Kadın Politikaları Başkanı Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu 796, Kalkınma Politikaları Başkanı İsmail Tatlıoğlu 848, Gençlik Politikaları Başkanı Berna Sukas 923, Siyasi İşler Başkanı Mehmet Salim Ensarioğlu 773, Toplumsal Politikalar Başkanı Şenol Sunat 882, Hukuk ve Seçim İşleri Başkanı Nuri Okutan ise 905 oy aldı.

Akşener’in anahtar listesinde yer alan STK Başkanı Yavuz Temizer ve Milli Politikalar Başkanı Aytun Çıray GİK’e giremedi. Yine anahtar listede ismi bulunan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in doktoru ve İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur ile Siyaset Akademisi Başkanı Aydın Adnan Sezgin ise GİK’te yedek üye olarak yer aldı. Sezgin 476 oy alırken, Cesur 323 ile en düşük oyu alan isim oldu.

 GİK üyeleri ve aldıklar oylar

GİK üyeliğine seçilenler ve aldıkları oylar şöyle:

“Erdal Sarızeybek 1131, Uğur Poyraz 1032, Ümit Dikbayır 1030, Ümit Özlale 995, Bahattin Bahadır Erdem 989, Koray Aydın 965, Muhammed Emre Haberdar 948, Berna Sukas 923, Nuri Okutan 905, Orhan Çakırlar 901, Yavuz Ağıralioğlu 892, Şenol Sunat 882, Rıdvan Uz 870, İsmail Tatlıoğlu 848, Ünzile Yüksel 844, Metin Ergun 816, Arzu Önşen 802, Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu 796, Dursun Ataş 788, Murat Karaman 787, Mehmet Tolga Akalın 777, Dursun Çolak 777, Mehmet Salim Ensarioğlu 773, Emine Küçükali 772, Burcu Akçaru 771, Hasan Toktaş 769, Ümit Beyaz 761, Müberra Çakır 751, Meral Alemdar 726, Muhammet Naci Cinisli 722, Mustafa Cihan Paçacı 720, Süleyman Sırrı Özdolap 720, Kadriye Ünler 712, Tevfik Sinan Sözen 688, Mehmet Arslan 680, Mümin İnan 679, Ahmet Kamil Erozan 669, Burak Akburak 669, Burhanettin Kocamaz 665, İsmet Koçak 664, Orhun Ertürkmen 661, Ümmü Gülsüm Paksoy 653, Halil Aydoğdu 651, Şükrü Kuleyin 651, Celal Karapınar 650, Ayhan Bölükbaşı 645, Ömer Süslü 616, Cumali Durmuş 594, Mine Baş 474, Şükriye Sevin Çağlayan 458.”

MDK üyeliğine seçilenler

MDK üyeliğine seçilenler ve aldıkları oylar da şu şekilde:

“Ethem Baykal 1137, Sena Aksakallı 1134, Batuhan Yılmaz 1123, Furkan Kamalak 1095, Şeyda Şahin 1089, Süleyman Çetin 1088, Baha Cankut Sarıtaş 1075, Mehmet Şerif Avcı 1056, Zeynep Şeyda Irmak 1049, Öncül Kazancı 993, Akın Uyar 923”

Devam Et

İyi Parti

İYİ Partili Paçacı: Gerçek dışı rakamların analizi yapılamaz

Haber Giriş:

on

İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Cihan Paçacı, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK), hesaplama yöntemlerinde revizyona giderek verileri saptırdığını ve gerçeklerin üstünü örtmeye çalıştığını iddia ederek, “Gerçek dışı rakamların analizi yapılamaz. Bu sebeple açıklanan enflasyon, büyüme ve işsizlik verilerini analiz etmeye değer bulmuyorum.” dedi.

Paçacı, parti genel merkezinde düzenlediği basın değerlendirmelerde bulundu.

TÜİK’in dün ağustos ayı enflasyon rakamlarını açıkladığını hatırlatan Paçacı, “TÜİK, geçen yıla göre enflasyonun yüzde 11,77 olduğunu ifade etti. Yani geçen yıl 100 liraya doldurduğumuz file bu yıl 111 liraya dolduğunu söyledi. Gerçekten böyle mi?” diye sordu.

İktidarın gerçekleri gizlediğini, ekonomideki gerçek tablonun üstünü örtmeye çalıştığını ve gerçek olmayan rakamlar açıklandığını ileri süren Paçacı, şöyle konuştu:

“Fiyatlar artarken enflasyon artmıyor. Çalışan sayısı azalırken işsiz sayısı düşüyor. Ülke ciddi ölçüde fakirleşirken küçülme yüzde 9,9 olarak açıklanıyor. Gerçek dışı rakamların analizi yapılamaz. Bu sebeple açıklanan enflasyon, büyüme ve işsizlik verilerini analiz etmeye değer bulmuyorum.”

“Döviz talebi kurları artırdı”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizinin yüzde 24’ten yüzde 8,25’e çekildiğine dikkati çeken Paçacı, bu uygulamanın ise ekonomik dengeleri ciddi ölçüde bozduğunu, faiz indirimine rağmen enflasyonun düşmediğini ve Türk Lirası reel faizlerin negatife dönüştüğünü dile getirdi. Paçacı, “Döviz talebi, kurları artırmış ve ekonomi yönetimi kurları tutmak için yine yanlış bir yol izleyerek son bir yılda 105 milyar dolar kamu bankaları aracılığıyla döviz satışı yapmış ve Merkez Bankası döviz rezervi tüketilmiştir. Bu yanlış uygulama döviz kurlarındaki artışı kontrol edilemez hale getirmiştir.” ifadelerini kullandı.

“Verilen krediler döviz ve altına kaydı”

Pandemi döneminde ekonomik tahribatı azaltmak için işini, aşını kaybedenlere nakit yardım yapılması yerine vatandaşların kredi yoluyla borçlandırıldığını da savunan Paçacı, şunları söyledi:

“Kontrolsüz bir şekilde verilen krediler, güven ortamının olmadığı bir dönemde doğal olarak dövize ve altına kaymıştır. Bu uygulama da başarısız olunca piyasaya verilen likiditenin geri çekilmesine karar verilmiş ve yeni bir denemeye daha geçilmiştir.”

Paçacı, piyasa şartlarına uygun olmayan yanlış uygulamaların önümüzdeki dönemde enflasyon artışına sebep olacağını ve hiçbir şekilde olumlu sonuç vermeyeceğini belirterek Türk ekonomisinin deneme yanılma yoluyla yönetildiğini iddia etti.

“Ekonomik kriz, ekonomik çöküşe dönüşmektedir”

Döviz kuru artışının devam ettiğini, enflasyonun artma eğilimine girdiğini, ihracatın düştüğünü, ithalatın ise arttığını vurgulayan Paçacı, kur artışı dolayısıyla 431 milyar dolarlık döviz borcunun Türk Lirası cinsinden arttığına dikkati çekti. Paçacı, “Bütçe rekor düzeyde açık vermektedir. Daralma ve küçülme sürmektedir. Banka kredilerinde sorunlu kredi miktarı yükselmektedir. Ekonomik kriz, ekonomik çöküşe dönüşmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Devam Et

Trend