#

Giriş:

Son Güncelleme:

Genel

Karaca: Bursa’da Covid-19 sayıları niye gizleniyor?

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı İsmet Karaca, COVID-19 salgınına bağlı olarak başlangıçtan buyana Bursa’da kaç kişinin hayatını kaybettiğine ilişkin resmi açıklama yapmaktan ısrarla kaçınılmasının nedenini sordu.

Bursa Valiliği ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün bu konuda kamuoyunu aydınlatmasını talep eden Karaca, yaptığı yazılı açıklamada istatistiklere de yer verdi.

“BURSALILAR, EDİRNE SAĞLIK MÜDÜRÜ’NDEN Mİ BİLGİ İSTESİN?”

Türkiye’de COVID-19 salgını nedeniyle ilk vefatın 17 Mart 2020 günü kamuoyuna duyurulduğunu hatırlatan Karaca, o günden buyana Bursa ile ilgili hiçbir resmi açıklama yapılmadığının altını çizdi. Bu konuyu daha önce de gündeme getirerek yetkililere çağrıda bulunduğunu hatırlatan Karaca, “Neden gizliyorlar rakamları, süreç neden şeffaf değil anlamakta güçlük çekiyoruz. Bursa İl Sağlık Müdürü bu konuda açıklama yapmayacaksa, kim yapacak? Bursa kamuoyu adına Edirne, Trabzon veya Adana İl Sağlık Müdürlerimizden mi bilgi isteyelim? Bursalılar adına şeffaf yönetim talebimizi dile getiriyoruz, çok şey mi istiyoruz?” diye sordu.

“BURSA’DAKİ RAKAMLAR KAMUOYUNA AÇIKLANMALI”

İzmir başta olmak üzere çeşitli illerde İl Sağlık müdürlükleri tarafından kamuoyunun aydınlatıldığını hatırlatan CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca, Bursa’daki rakamların ısrarla gizlenmesi nedeniyle, açık kaynak tarayarak elde edilen verileri değerlendirdi.

Karaca şunları söyledi:

“Okullar açıldı, açılacak. Halen daha Bursalılara resmi makamlar tarafından bilgi verilmiş değil. Bursalılar, Covid-19 salgınından etkilenerek Bursa’da kaç kişinin vefat ettiğini bilmiyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin e-devlet üzerinden görülebilen vefat sorgulama kayıtlarına göre bu yılın ocak-ağustos dönemi toplam vefat sayısı 11.615 olarak görülüyor. 2016-2019 arasında 4 yıllık ocak-ağustos dönemi ortalaması ise 10.602 kişi. Görüldüğü üzere 2020’nin ocak-ağustos dönemi Bursa’daki vefat sayısı, 4 yıllık aynı dönem vefat ortalamalarından 1.013 kişi daha fazla. Uzun sözün kısası 2020’de, her yıl gördüğümüz ortalama vefat sayılarının üzerine çıkılmış durumda. Bu rakamlara her türlü vefat nedeni dahil. Covid kaynaklı ölüm var mı, yok mu bilinmiyor. Bu konuda resmi açıklama da yapılmıyor.”

Karaca, Bursa’da son 5 yılın ocak-ağustos dönemi vefat sayıları incelendiğinde, 2016’da 9.978, 2017’de 10.786, 2018’de 10.797, 2019’da 10.845 kişinin öldüğünü, bu rakamın ocak-ağustos 2020’de 11.615 olduğunu kaydetti. 2020 rakamlarındaki yükselişe işaret eden Karaca sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ortada vefat sayısı bakımından yükselen grafik var ama nedenini açıklayan yok. Kayıtlara dileyen herkes https://www.turkiye.gov.tr/bursa-buyuksehir-belediyesi-vefat-sorgulama sayfasından ulaşabilir. Eskiden vefat nedeni yazılıyordu, şimdi o bölüm karartılmış durumda. Resmi kurumlar bilgi vermediği için bu rakamlara ulaşabilmek adına veri madenciliği yapılmak zorunda kalınıyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, yoğun bakım yatak doluluğundan günlük yapılan test sayılarına ve elbette ki vefatlara kadar her türlü veriyi Bursalılarla paylaşmalıdır. Bursa kamuoyu, karşı karşıya kaldığımız tablo konusunda resmi bilgilerle aydınlatılmalıdır.”

Karaca, bu bilgilerin kamuoyu tarafından bilinmesinin, hem Covid-19 pandemi sürecinde salgınla etkin mücadele hem de insanların tedbir almaya teşvik etme anlamında yararlı olacağının altını çizerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Son dönemdeki vefatlarda çoklu organ yetmezliği, zatüre, bulaşıcı hastalıklar gibi tanımlar yapılıyor. Öyle bir hale geldi ki, kalp krizinden vefatlarda bile Covid-19’dan ölüm raporu yazıldığı iddiaları konuşuluyor. O halde bu sorulara cevap almalıyız: Bursa’da 2020 ocak-ağustos döneminde kaç kişi bulaşıcı hastalık yüzünden vefat etmiştir? Bulaşıcı hastalıklar yüzünden 2018’de, 2019’da vefat var mıdır? Varsa kaç kişidir? Pandemi nedeniyle iş hayatındaki hareketlilik azalıp şehirlerarası yolcu trafiği de görece kısıtlandığından, trafik kazası ve hatta iş kazası gibi olaylar da azalmış olmasına karşın, vefat sayılarındaki artışı nasıl değerlendirmeliyiz? Sağlık Bakanlığı’nın bu konudaki görüşü nedir?”

Genel

CHP’li Torun, 11 büyükşehirin koronavirüs verisini açıkladı

Haber Giriş:

on

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, 1-25 Eylül tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı Covid-19 nedeniyle 1488 kişinin yaşamını yitirdiğini açıklarken sadece CHP yönetimindeki 11 büyükşehir belediyesinde vefat sayısının 1604 olduğu belirterek, “Devlet vatandaşına yalan söylemez” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, yaptığı yazılı açıklamada CHP’li büyükşehir belediyelerinden gelen resmi vefat sayılarını paylaştı.

Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü 11 Mart tarihini hatırlatan Torun, “Biz CHP olarak bu süreç içerisinde yapıcı muhalefet sergilemeye ve hükümete katkı sunacak öneriler sunmaya çalıştık, çalışıyoruz” dedi.

11 BÜYÜKŞEHİRİN VERİLERİNİ PAYLAŞTI

Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan verilen doğruluğunun tartışma yarattığını vurgulayan Torun, ana muhalefet olarak iktidarı denetleme sorumluluğunu üstlendiklerini belirterek şunları söyledi:

“Bu kapsamda; CHP 11 büyükşehir belediyesinden, ‘bulaşıcı hastalık’ nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımızla ilgili bilgi aldık. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre ülke genelinde 1-25 Eylül tarihleri arasında Kovid-19 nedeniyle vefat eden vatandaşlarımızın sayısı 1.488 iken, sadece 11 büyükşehir belediyemizde aynı tarihlerde bulaşıcı hastalık kaynaklı hayatını kaybedenlerin sayısının 1.604 olduğunu halkımızın bilgisine sunuyoruz.

Sadece; Ankara, İstanbul, İzmir, Muğla, Eskişehir, Hatay, Tekirdağ, Aydın, Adana, Antalya ve Mersin olmak üzere 11 büyükşehir belediyemizdeki vefat sayıları dahi, Sağlık Bakanlığı’nın tüm ülkeyi kapsayan verilerinden fazladır.

Şimdi Sayın Sağlık Bakanı’na soruyoruz: Vatandaşımız nasıl müsterih olsun? Bu çelişkiyi nasıl açıklayacaksınız?”

ŞEFFAF OLUN ÇAĞRISI

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilerinin şüphe yarattığını savunan Torun, şeffaf olma çağrısında bulundu:

“Devlet vatandaşına yalan söylemez. Lütfen şeffaf olun, canıyla boğuşan milletimize yanlış bilgi vermeyin. Halkımızı bir belirsizlik girdabına sürüklemeyin. Halkımızın gerçekleri bilmesinde nasıl bir sakınca görüyorsunuz? Emin olun veri gizleyerek topluma iyilik etmiş olmazsınız. Tam tersine vatandaşlarımızı “eski normale” sevk edersiniz. Biz sadece 11 büyükşehirin verilerini açıklayarak iktidarı bir kez daha uyarıyoruz. Milletimiz bilsin: Açıklanan verilerle ilgili takibimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Devam Et

Genel

Doğduğun Ev Kaderindir yeni sezon ne zaman başlayacak? Doğduğun Ev Kaderindir 13. bölüm fragmanı yayında!

Haber Giriş:

on

Doğduğun Ev Kaderindir 2. yeni sezon tanıtımı geçtiğimiz haftalarda yayınlanmıştı. TV 8 ekranlarında yayınlanan dizi, geçtiğimiz sezonun dikkat çeken yapımları arasındaydı. Dizinin başrollerini Demet Özdemir ile İbrahim Çelikkol paylaşıyor. Merakla beklenen Doğduğun Ev Kaderindir 13. bölüm fragmanı ise yayınlandı. Fragmanda yeni sezon için tarih bilgisi verilirken Binnur Kaya detayı da izleyicileri epey heyecanlandırdı.

Doğduğun Ev Kaderindir yeni sezon fragmanı geçtiğimiz haftalarda yayınlanmıştı. Dizi ilk sezona, akıllara kazınan bir sezon finaliyle veda etmişti. Doğduğun Ev Kaderindir oyuncuları arasında, başrolleri paylaşan Demet Özdemir ve İbrahim Çelikkol yer alıyor. Sevilen dizinin yeni sezon tarihi belli oldu. Doğduğun Ev Kaderindir 13. bölüm fragmanında yer alan sürpriz dizinin takipçilerini şaşırttı.

DOĞDUĞUN EV KADERİNDİR YENİ SEZON NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

TV 8 ekranlarının sevilen dizisi Doğduğun Ev Kaderindir yeni sezonu ile dönüş yapıyor. Dizinin yeni sezon tanıtımının ardından 3. bölüm fragmanı da yayınlandı. Fragmanda yeni sezon başlangıç tarihi bildirilirken, Binnur Kaya detayı da oldukça şaşırttı.

Kırmızı Oda dizisinde psikolog rolünü üstlenen Binnur Kaya Doğduğun Ev Kaderindir Zeynep’e terapi uyguluyor.

DOĞDUĞUN EV KADERİNDİR SON BÖLÜMDE NELER OLMUŞTU?

Mehdi’nin gözünü açmasıyla birlikte, ailenin üzerindeki kara bulutlar dağılır. Herkes bunun mutluluğunu yaşarken, Zeynep’in aklında bazı soru işaretleri vardır.

Mehdi, hayatının en büyük gerçeğine ulaşırken; evdeki bayram havası da yerini bir anda büyük hesaplaşmalara bırakır.

Emine, Faruk’la ilişkisini herkesten gizli yürüttüğünü düşünür. Ancak hiç ummadığı anda, önüne büyük bir engel çıkar.

Zeynep, aşkı ve vicdanı arasında sıkışıp kalır. Kaderi onu Mehdi’den ayıracak mıdır?

Devam Et

Genel

Özgün yapımların usta oyuncusu Tuncel Kurtiz kimdir?

Haber Giriş:

on

Oyuncu, senarist, yönetmen ve yapımcı Tuncel Kurtiz, ölümünün 7. yılında anılıyor.

Selanik doğumlu Türk bürokratı Hamdi Vala Kurtiz ve Boşnak Müfide Kurtiz’in oğlu olarak 1 Şubat 1936’da İzmit’in Bahçecik nahiyesinde dünyaya gelen Kurtiz, babasının görevi gereği ilköğrenimini 8 farklı şehirde sürdürdü. Sezgin ve Rengin adında iki kardeşi olan Kurtiz, ortaokulu Edremit’te okudu.

İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nden mezun olan ve okul yıllarında İETT’de yarı zamanlı ışık kontrolörü olarak çalışan Kurtiz, hukuk, İngiliz filolojisi, felsefe, psikoloji ve sanat tarihi bölümlerinde eğitim gördü ancak hiçbirini tamamlamadan üniversiteden ayrıldı.

Haldun Dormen Tiyatrosu’nda 1958 yılında başladığı oyunculuğu Orhan Günşiray’ın yönettiği 1964 yapımı “Şeytanın Uşakları” filmiyle sinemada devam ettiren usta isim, yüzden fazla sinema filminde oyunculuk yaptı.

Kurtiz, 1979 yapımı “Gül Hasan” filminin senaryo ve yönetmenliğini üstlendi, 1980 yapımı “Bereketli Topraklar Üzerinde”nin senaryosunu kaleme aldı.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından yurt dışına yerleşen sanatçı, İsveç, ABD ve Almanya’da tiyatro ve sinema projelerinde yer aldı.

Ünlü oyuncu, 1990’lı yıllarda Türkiye’ye dönerek 2003’te “Alacakaranlık”, 2006’da “Hacı”, 2007’de “Asi” adlı dizide rol aldı.

Bir televizyon kanalı için 2010 yılında Balıkesir Edremit ilçesi Çamlıbel köyündeki butik otelde ünlü dostlarını ağırlayarak “Tuncel Kurtiz ve Dostları” adlı bir program yapan Kurtiz, aynı yıl “Hayat” belgeselini de seslendirdi.

“Ezel” dizisinde canlandırdığı “Ramiz Dayı” ve “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde “Ebussuud Efendi” karakterleriyle son sanat yıllarında hayran kitlesini artıran Kurtiz, çok sayıda ödülün de sahibi oldu.

Kurtiz, özgün yapımlarda ustalıkla oynadığı rollerin yanı özlü sözleri seslendirdiği film replikleriyle de adından söz ettirdi.

Tuncel Kurtiz, 1981 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Senaryo”, 1986 Berlin Film Festivali’nde “Gümüş Ayı”, 1994 Altın Portakal Festivali’nde “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu”, 2002 Sadri Alışık Ödülleri’nde “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu”, 2008 İtalya Taormina Film Festivali’nde “Sanat”, Yeşilçam Ödülleri’nde “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu”, 15. Altın Koza Film Festivali’nde “Usta Oyuncu” ve 2011’de 48. Altın Portakal Film Festivali’nde “Yaşam Boyu Başarı” ödülüne layık görüldü.

Menend Kurtiz ile evli olan, Aslı adında bir kızı ve Mirza adında bir oğlu bulunan sanatçı, İstanbul Etiler’deki evinde 27 Eylül 2013’te düşerek başını çarpması sonucu 77 yaşında hayatını kaybetti.

Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen anma töreninin ardından Kurtiz’in cenazesi Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Çamlıbel Köyü’nde toprağa verildi.

Sahne aldığı tiyatro oyunlarından bazıları:

“Çok Tuhaf Soruşturma, Şeyh Bedrettin, Keşanlı Ali Destanı, Kaplan ve Daktilolar, Yolcu, Kalbin Sesi, Martı, Altın Yumruk, Ayı Masalı, Şahane Züğürtler, Zafer Madalyası.”

Rol aldığı filmlerden bazıları:

“Son Kuşlar, Ben Öldükçe Yaşarım, Silahların Kanunu, Karanlıkta Vuruşanlar, Hudutların Kanunu, Çirkin Kral, Krallar Ölmez, Umut, Otobüs, Kanal, Sürü, Bereketli Topraklar Üzerinde, Ağrı’ya Dönüş, Bir Aşk Uğruna, Usta Beni Öldürsene, Tabutta Rövaşata, Işıklar Sönmesin, İstanbul Kanatlarımın Altında, Akrebin Yolculuğu, Hoşçakal Yarın, O da Beni Seviyor, Şellale, İnat Hikayeleri, Yaşamın Kıyısında, Lal, Güz Sancısı, Kayıp Armağan, Siyah Beyaz.”

Devam Et

Trend