#

Giriş:

Son Güncelleme:

Siyaset

Kılıçdaroğlu: Liyakat, polis teşkilatının olmazsa olmazıdır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “‘Liyakat’ dediğimiz kavram özellikle polis teşkilatında çok ama çok önemlidir, olmazsa olmazıdır polis teşkilatının. Siyasetçi, hak etmeyen birini yönetici konumuna getirirse aşağıdaki polisler, hizmet şevki kaybına uğrarlar” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ankara’da Zübeyde Hanım Sosyal Tesisleri’nde emekli emniyet mensuplarıyla bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, polis olmanın kolay olmadığına dikkat çekerek, “Sokaktan yakaladığınız adamı ‘Gel sen polislik yap, polis ol’ diyemiyorsunuz. Seçeceksiniz oradan. Yeteneklerini keşfedeceksiniz ve o yeteneklerine paralel olarak mesleğin değişik dallarında onların uzmanlaşmasını sağlayacaksınız. Onlar birikimli olacaklar, deneyimli olacaklar. Tecrübeli bir polis kimin suçlu olup olmadığını ilk başta kabul edebilir. Gözlerinden okuyabilir. Bu tecrübenin getirdiği, deneyimin getirdiği bir gerçektir. O nedenle belli bir kıdeme ulaşmış olan polislerin derhal kadrosuzluk nedeniyle emekli edilmeleri asla doğru değildir. Onları Allah nasip eder iktidar olursak düşüneceğiz. Polis teşkilatına tekrar bu nitelikli elemanları almamız lazım” dedi.

‘POLİS TEŞKİLATININ OLMAZSA OLMAZI’

Objektif kurallara bağlı olmayı vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Bir siyasetçinin devreye girmesiyle bir kişi emniyet müdürü olmamalıdır; bir kişi daire başkanı olmamalıdır, genel müdür, genel müdür yardımcısı olmamalıdır. ‘Liyakat’ dediğimiz kavram özellikle polis teşkilatında çok ama çok önemlidir, olmazsa olmazıdır polis teşkilatının. Siyasetçi, hak etmeyen birini yönetici konumuna getirirse aşağıdaki polisler, hizmet şevki kaybına uğrarlar. Sağlıklı hizmet yapamazlar; ‘Nasıl oldu da bu buraya geldi’ diye. Bu şunu doğurur; ‘Bir yere yükselmek için ben de gidip bir politikacı bulayım da onu devreye koyayım da bari ben de oraya geleyim’. Polis teşkilatı içerisinde ayrışmayı, kutuplaşmayı, kavgayı getirir böyle bir uygulama. Bu bağlamda polis teşkilatının kendi iç dinamikleri ile polislerin yükselmesine imkan sağlamak lazım. Bunun yapılması gerekiyor” diye konuştu.

‘BU MESLEK KUTSAL’

CHP lideri Kılıçdaroğlu, polisin her şeyden önce insan olduğunu dile getirerek, “Onun da duyguları var. Onun da sevinçli günleri var. Onun da acı günleri var. Sayın İçişleri Bakanı’nın yaptığı bir açıklama var 19 Haziran 2021’de; ‘Hangi meslek grubu bir çalışıyorsa güvenlikle ilgili meslek grupları onun 24 katı çalışmak zorundadır. Örneğin devlet grubundan, maliyeciler bir çalışıyorsa polisler 24 katı çalışmak zorundadır. Polislik bir maaş mesleği değildir, kim öyle düşünüyorsa 1 dakika durmasın’. Ben söylüyorum Sayın Bakan; sizin orada bir dakika durmamanız lazım. Bu cümleyi kuran arkadaşın, ’24 katı çalışmak zorundadır’ diyorsa diğer meslek mensuplarına göre polise 24 kat fazla aylık vermesi lazım. O zaman bu cümleyi kurabilir. Aç bırakacaksın. Emekli olunca aylığını yüzde 50 indireceksin sonra kalkacaksın bu lafı edeceksin. Polislik mesleğinin yüceliğini sokaktaki vatandaş da bilir en tepedeki kişi de bilir. Bu meslek kutsal, onurlu bir meslektir” dedi.

Gündem

Kılıçdaroğlu’ndan market sahiplerine mektup

Haber Giriş:

on

CHP lideri Kılıçdaroğlu, market sahibi ve yöneticilerine gönderdiği mektupta, 10 temel ürüne zam yapılmamasını istedi. Kılıçdaroğlu, “Sizden istediğim bu fedakarlıktan doğacak zararı, iktidara geldiğimizde karşılayacağız” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, market sahibi ve yöneticilerine gönderdiği mektubu Twitter’daki hesabından paylaştı.

Türkiye’nin ekonomik buhran içinde olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, 20 Kasım’da gıda sektörünün paydaşları ile video konferans toplantısı gerçekleştirdiğini anımsatarak, mektubunda şunları kaydetti:

“Bu toplantıda, ekonomik buhran sürecinde hem sektörümüzü hem de halkımızı koruyacak tedbirler üzerinde konuştuk. Ardından gerçekleştirdiğim basın açıklamasında da hükumetin acilen atması gereken 6 adımı açıkladım. Değerli sektör yöneticisi; söz konusu basın açıklamasında, halkımızı korumak adına, büyük marketlerden de bir talebim olduğunu ifade etmiş ’10 hayatta kalma ürünü’ için, kış aylarında zam yapılmamasını istemiştim.

Bu ürünler; un, yağ, süt, bulgur, makarna, mercimek, yumurta, peynir, tuz ve her ay bir çeşit sebzedir. Bu talebin, sizden, bu ürünlerde açıkça zarar etmenizi istemek olduğunun farkındayım. Ancak bunu halkımız adına yapmak zorundayız. Ve bu mektup vesilesiyle bir kez daha vurgulamak isterim ki, sizden istediğim bu fedakarlıktan doğacak zararı, iktidara geldiğimizde karşılayacağız. Kara kışı atlatabilmek adına, halkımız için bu adımı atacağınıza inanıyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.”

Devam Et

Gündem

Grup toplantısında önemli ekonomi mesajları

Haber Giriş:

on

AK Parti grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomi başlığında önemli mesajlar verdi. “Yüksek faize karşı olduğumu cümle alem bilir” diyen Erdoğan, bu yoldan geri dönmeyeceklerini söyledi. Cumhurbaşkanı döviz kurlarındaki hareketlilik için ise “Kur dediğin bugün artar yarın düşer” ifadelerini kullandı. Merkez Banrası’nın dövize müdahalesini değerlendiren Erdoğan, “Merkez Bankası’nın yasasında var. Böyle müdahale etmesi gerekiyorsa yapar” dedi. Asgari ücretle konuşan Erdoğan, “Şu ana kadar olmuşun fevkinde bir artış yapacağız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Yatırım, istihdam ve üretim odaklı büyüme stratejisiyle yolumuza devam edeceğiz. IMF ile ilk anlaşmanın yapıldığı 1947’den itibaren ekonomi politikalarımız küresel sistemin kontrolü altına girdi. Karşımıza vesayeti çıkardılar, önümüze terör örgütlerini sürdürdüler, FETÖ’cü hainlerle saldırıya geçtiler. Her mücadeleyi kazandık.

Utanmadan sıkılmadan bir taraftan yüzde 1’e indirin diyorlar. Burada Tayyip Erdoğan dün ne dediyse bugün de aynısını söylüyor. Yüksek faize karşı olduğumu cümle alem bilir. Bugün de yarın da faizi savunmayacağım.

İstiyorlar ki ülke batsın mahvolsun. İstiyorlar ki Türkiye ‘ver eline al ekmeğini’ günlerine geri dönsün. Biz bu mankurtlara hadi oradan diyoruz. Dün vesayete, terör örgütlerine, para baronlarına karşı hangi mücadeleyi verdiysek, faiz lobisine karşı da aynı mücadeleyi veriyoruz. Bu yoldan geri dönmeyeceğiz.

Kurla ilgili beklentinin rakamın seviyesinin değil istikrarın sağlanmasının olduğunu biliyoruz. Türkiye pek çok gelişmekte olan ülkenin yerinde saymasına neden olan yüksek faiz para politikasını terk etti. Bunu yerine, yatırım, istihdam ve üretimi esas alan büyüme stratejisine geçmiş bulunuyoruz.

“YÜKSEK FAİZ İLE BU KADAR BÜYÜYEMEZDİK”

Dün 2021’in üçüncü çeyrek büyümesi yüzde 7,4 olarak açıklandı. Bu oranla G-20 içinde ilk sırada yer alıyoruz. Bu yıl elde ettiğimiz büyümenin büyük bir bölümü ihracat kaynaklıdır. Ülkemizin ihracatı sadece rakam olarak değil yapısal olarak da güçlü bir konuma yükseliyor. 2021 yılını inşallah çift haneli rakamla kapatacağız. Yüksek faizle devam etseydik bu büyüme rakamlarını göremeyecektik.

“FAKİRİ DAHA FAKİR YAPAN BİR MELANET”

Faizleri artırarak paradan para kazananları sevindirmek yerine faizi düşürüp yatırımı teşvik ediyoruz. Faiz zengini daha zengin fakiri daha fakir yapan bir melanettir. Biz ülkemizi sıcak paranın cenneti yapmak yerine kalıcı yatırımlara kavuşturmanın mücadelesini veriyoruz. Kur ve fiyat artışını dikkatle takip ediyoruz.

Düşük faizle bu kısır döngüden kurtardığımız para tümüyle yatırıma, istihdama, üretime akacaktır. Düşük kurla ülkemizi ithalat cenneti haline çevirmek isteyenlere izin vermeyeceğiz. Kur dediğin bugün artar yarın düşer. Artık faiz oranlarını dayatmalara göre değil ülkemizin ihtiyaçlarına göre belirleyeceğiz. Kurdaki yükselişin makul sınırları aşması ekonomi politikamızın sonucu değildir.

“SONLARI HÜSRAN OLACAK”

Tüm Avrupa ülkelerinde sıfır veya eksi olan enflasyon yüzde 5’leri 6’ları geride bıraktı. Sadece enflasyona bakara Türk ekonomisini okumak yanlış olur. Biz köklü bir değişimi hayata geçirmenin mücadelesini veriyoruz. Biz ülkemizi hedeflerine ulaştırmaya çalıştığımızda kıyamet kopmuş gibi ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Biz bu mücadeleyi verirken yüksek kurdan döviz alıp daha yükselmesini bekleyenlerin sonu hüsran olacak.

“STOKÇULARA ÜLKEYİ MEZAR EDECEĞİZ”

Stokçulara bu ülkeyi mezar edeceğiz. Stokçuluk bizim dinimizde haramdır, bunu yapamazsınız. Yapanlar varsa, bunun bedelini ödeyecekler. Bunun için de birinci derecede Ticaret Bakanlığımız olmak üzere bunların üzerine gideceğiz. Vatandaşlarımıza çağrıda bulunmak istiyorum, döviz alırken alışveriş yaparken sağduyudan ayrılmayın. Hala yüksek faiz dayatmasında bulunanlar, evlatlarının geleceklerine kastettiklerini bilmelidir.

Yüksek faiz ve düşük kur üzerine kurulu sömürü düzeni ülkemize bir daha giremeyecek. Cari fazla ile elde edilen kaynaklarla büyüme desteklenecek. Türkiye, siyasi ve ekonomik istikbalini CHP gibi IMF ve benzer kurumlara teslim etmeyecektir.”

“MERKEZ MÜDAHALE ETMESİ GEREKİYORSA YAPAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantı sonrası gazetecilere Merkez Bankası’nın döviz müdahalesine ilişkin açkılama yaptı.

Erdoğan, “Merkez Bankası’nın yasasında var. Böyle müdahale etmesi gerekiyorsa yapar” dedi.

ASGARİ ÜCRET İÇİN ‘FEVKİNDE’ ARTIŞ MESAJI

Asgari ücretle ilgili konuşan Erdoğan, “Asgari ücretle ilgili çalışmalarımız sürüyor. En kısa zamanda açıklanacak. Asgari ücrete şu ana kadar olmuşun fevkinde bir artış yapacağız” diye konuştu.

HEKİMLERE ZAM GELİYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzman ve pratisyen hekimlere de 5 bin, 2 bin 500 lira tutarında zamlar yapılacağını duyurdu.

Devam Et

Gündem

Akşener asgari ücret önerisini açıkladı

Haber Giriş:

on

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada ekonomiyi eleştirdi ve partisinin asgari ücret önerisini “En az 4 bin lira olmalıdır” diyerek açıkladı.

İYİ Parti lideri Meral Akşener, partisinin Meclisteki grup toplantısında konuştu.

Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Dünyada, “düz dünya” teorisini bile ciddiye alıp tartışanlar var ama sayın Erdoğan’ın, “düz ekonomi” tezini tartışan bir kişi bile yok. Ama buna rağmen, maalesef bu cahillik, koca bir ülkeyi, bu teze mahkum etmeye devam ediyor. Gerçekten ibretlik.

Dünyada parası değer kaybederken, milleti zenginleşen hiçbir ülke yoktur. Dolar 13 lirayı aşmış, 14’e dayanmış. Ticaret durmuş. Sırtını saraya dayayanlar dışında, milletimizin her bir ferdi, kan ağlıyor. Peki bunlar ne yapıyor? Saçmalamaya devam ediyor.

Biliyorsunuz, kasım ayında, Plan Bütçe Komisyonu’nda, bütçe görüşmeleri vardı. İYİ Parti Grubu olarak, görüşmelere aktif katkı verdik. Milletin sesini, bütçe görüşmelerine taşıdık. Çözümlerimizi, önerilerimizi sunduk. Bu vesileyle, komisyonda bizi başarıyla temsil eden arkadaşlarıma, gayretlerinden ötürü, teşekkür ediyorum.

Arkadaşlarımız, milletimizin sorunlarına, ve beklentilerine, çözüm olması amacıyla, toplam 19 önerge verdiler. Ama ne oldu? 19 önergemizin tamamı, Cumhur İttifakı tarafından reddedildi.

Mesela, Yükseköğretimde öğrenim gören öğrencilerimizden, yalnızca 414 bini burs alabiliyor.

O da, ayda 650 lira. Yani, günde 20 lira. Peki biz ne dedik? Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesine, 8 milyar 500 milyon lira ilave ödenek verilsin. Böylece 1 milyon öğrencimize, ayda 1000 lira burs verelim dedik. Onlar ne yaptı? “Öğrencilere burs murs yok” dediler.

Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim seviyelerinde, öğretmen açığımız var. Biz ne dedik? Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine, 50 bin ilave öğretmen ataması için, 6 milyar 250 milyon lira, ek ödenek verelim. dedik. Onlar ne yaptı? “Atanamayan öğretmenler, markette çalışmaya devam etsin” dediler.

KOBİ’lerin, elektrik ve doğal gaz maliyetlerindeki artışın, bir bölümünü, sübvanse edelim. KOSGEB bütçe ödeneklerini, 10 milyar lira arttıralım. Onlar ne yaptı? “KOBİ’ler borç içinde boğulmaya devam etsin, bizim umurumuzda değil” dediler.

3600 ek göstergeyi verelim. Bunun için, Çalışma ve Sosyal Güvenliği Bakanlığı bütçesine, 7 milyar 250 milyon lira ekleyelim. Onlar ne yaptı? “Biz 3600 sözümüzden döndük, haydi başka kapıya” dediler.

Gelin, EYT’li kardeşlerimiz için adım atalım. Bunun için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesine, 45 milyar lira ekleyelim. Onlar ne yaptı? “EYT’lilerin ne hali varsa görsün” dediler.

MİLLETVEKİLLERİNİN AÇIKLAMALARINA TEPKİ

Benzin istasyonlarında, araç kuyrukları oluşuyor. Vatandaş, zamdan önce deposunu doldurma derdine düşmüş. Ama empati yoksunu bir vekil çıkıp, “Araç kuyrukları, zamdan dolayı değil, araç bolluğundan yaşanıyor” diyor.

Simit 3 buçuk lira olmuş, artık yarım simit satışları başlamış ama milletimize beslediği engin sevgisiyle bildiğimiz, bir AK Parti yöneticisi; “Bizden önce, dağlarda yaşayan, aç insanlar vardı” diyor.

Asgari ücretli anne babalar, bebeklerine mama bile alamazken, ayda 25 bin lira maaş alan, tuzu kuru bir vekil, çıkıp milletimize, soğan ekmek edebiyatı yapıyor.

Geçmediği yolun bile parasını millete ödetirken, Bir başka vekil, çıkıp “cebinde parası olmayan, eski yolu kullanır” diyor.

Mesela, Ekonomideki yangın, bırakın mutfağı, tüm haneyi yakarken, Herhalde, vekillerinden geri kalmak istememiş olacak, sayın Erdoğan, “Afganistan ekonomisini, ayağa kaldırmamız lazım” diyor.

BAHÇELİ’YE ‘MANSUR YAVAŞ’ TEPKİSİ

Sayın Bahçeli, dünkü grup toplantısından sonra, çıktı, hem de gazi meclisimizin çatısı altında, Sayın Mansur Yavaş’ı tehdit etti. Neymiş, bundan sonra Mansur Bey, bu arkadaşların nefesini, ensesinde hissedecekmiş.

Yok öyle yağma, Sayın Bahçeli. Yok öyle yağma. Mansur Yavaş’ın arkasında biz varız, Ankaralılar var.

Yalana, talana, yoksulluğa, ses çıkarmayacaksın, sonra da çıkıp, tek derdi Ankara’ya hizmet olan, belediye başkanımızı tehdit edeceksin. Ayıptır, ayıp.

KOTALI SATIŞLAR, KUYRUKLAR

Bu iktidar, paramızı pul etti. Bu iktidar, güvenimizi istismar etti. Bu iktidar, kınadığı ne varsa, daha beterine dönüştü. Biliyorsunuz, sayın Erdoğan, ne zaman sıkışsa, eskinin akaryakıt kuyruklarından bahseder. Kotalı satışlardan bahseder. Önlenemeyen fiyat artışlarından bahseder.

Peki kendisinin devri iktidarında, 2021’in Türkiye’sinde, durumlar nasıl? Mesela, akaryakıt kuyrukları var mı? Var. Hem de sadece akaryakıt değil, ekmek kuyruğu da var. Yağ kuyruğu da var.

Mesela, kotalı satışlar var mı? Var. Artık bazı marketlerde, şeker ve yağ satışları, 1 adet ile sınırlı tutuluyor. Peki önlenemeyen fiyat artışları var mı? Evet, maalesef o da var. Çünkü, milletimiz maaşını dolarla almıyor ama ithalata mahkûm edilen ekonomimizde, maalesef her şeyi, dolarla alıyor.

ASGARİ ÜCRET AÇIKLAMASI

Biliyorsunuz, her yıl, kasım ve aralık aylarında, asgari ücret gündeme geliyor. Ancak ortada vahim bir durum var. Asgari ücret tartışması, her yıl, siyasi bir malzeme hâline getiriliyor. Asgari ücreti, siyasi tartışmaların gündeminden, acilen çıkarmamız lazım. Bunu, iktidara talip bir siyasi partinin, Genel Başkanı olarak söylüyorum. Bu nedenle, yetkiyi aldığımızda, asgari ücreti belirlerken, aynı Malezya’da, Brezilya’da, Fransa’da olduğu gibi, çeşitli makro ekonomik göstergeleri temel alan, sağlıklı bir model benimseyeceğiz. Yani asgari ücreti, yoksulluk sınırı, verimlilik artışı, millî gelir, işsizlik oranı, toplu iş sözleşmeleriyle karara bağlanan, ücret düzeyleri, enflasyon beklentisi gibi, objektif parametreleri kullanan bir modelle, şeffaf bir biçimde belirleyeceğiz.

“ASGARİ ÜCRET EN AZ 4000 LİRA OLMALI”

Peki bu sene için ne öneriyoruz? TÜİK’in, Hanehalkı İşgücü Anketi’nin, 2020 verilerine göre; hanesine, sadece 1 asgari ücret giren, 3 milyon 125 bin işçimiz var. Bu durum, 3 milyon 125 bin işçimiz ve aileleri, açlık sınırının altında yaşıyor demek. İşte bu farkındalıkla, biz diyoruz ki; asgari ücret, en az 4000 lira olmalıdır. Yani ele geçen 4000 lira olmalıdır.

Ancak mevcut uygulamayla, bekar bir asgari ücretlinin eline, 4000 lira geçmesi durumunda, bunun işverene maliyeti, en az 6574 lira olacak. İktidarın beceriksizliği nedeniyle, zaten iflasın eşiğinde olan işverenimiz için, bu maliyet, maalesef karşılanabilir değil. Bu durumda, ne istihdamı arttırabiliriz,
ne de, güvencesiz çalışmanın önüne geçebiliriz.

Bizim asgari ücret önerimiz, brüt ücretin, yüzde 22 artırılıp, 4360 liraya çıkartıldıktan sonra, çalışanlarımıza, devlet tarafından, 555 lira ek bir ödeme yapılarak, ellerine geçen net ücretin, 4000 lira olmasıdır.

Devam Et

Trend