#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Kılıçdaroğlu’ndan Bilim Kurulu üyelerine tepki

Partisinin TBMM grup toplantısında iktidar kadar Koronavirüs Bilim Kurulu üyelerini de eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ” Bilim Kurulu var, hikaye tamamen. Bilim Kurulu’nun ne dediği belli değil. Orada oturanların hiçbirinin bilimle alakası yok” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti kongrelerine tepki gösterdi. Partisinin kurultayı ile AK Parti kongrelerini karşılaştıran Kılıçdaroğlu, “Hangisi örnek, hangisi ülkeyi adaletle yönetir?” diye sordu. Kılıçdaroğlu, “CHP gelse iktidarı yönetebilir mi diyorlar. Bal gibi de yönetir, açlık olmaz, sefalet olmaz” ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, Bilim Kurulu üyelerini de hedef aldı.

İşte Kılıçdaroğlu’nun CHP Grup Tolantısı’ndaki açıklamalarından satır başları…

‘VİCDAN YOK MU SİZDE?’

Hep beraber sağlık çalışanlarını alkışlıyoruz. Günün 24 saati çalışıyorlar, çocuklarını bile görmüyorlar. Hayatlarını feda ediyorlar. Hayat kurtarmak için hayatlarını feda eden insanların elleri öpülmez mi arkadaşlar? Bir istekleri vardı, Kovid-19 dolayısıyla hayatını kaybedenler için meslek hastalığı olsun. Bunu yapmadılar. Vicdan yok mu sizde?

Bunun sorgulanması lazım. Çok sayıda sağlıkçı hayatını kaybetti bu süreçte. Şu soruyu sormak gerekir; Bütün bunların sorumlusu kim? Bu ülkeyi yöneten kim? Bu ülkenin yönetiminde söz sahibi olan kim? Her vatandaşımın sormasını istiyorum. Her vatandaşımız yeri geldiğinde ‘Dur arkadaş’ diyebilmeli.

ASLI ÖZKISIRLARIN ÖLÜMÜ

Aslı Özkısırlar. Bu genç kızımız 21. yüzyılda hastanede yatak bulamadığı için hayatını kaybediyor. ‘Bay Kemal’ sorumlu diyecekler. Beyefendi bu işin sorumlusu sensin sen, sen yönetiyorsun bu ülkeyi. Dayısı olana ambulans hazır, peki ya garibana? ‘Dostlarımızla iktidara geleceğiz’ diyoruz. Bizim dostlarımız halktır halk, garibanlardır.

Kayseri’de Sidar adında 16 yaşında bir kızımız. Evine giderken güvenlik görevlisi çağırıyor, maskeyi nizami takmadın diyor ve ceza kesiyor. Sidar’ın babası esnaf. 900 lira ceza kesiyorlar. Nereden ödeyecekler? Ödeyemiyorlar tabi. 22 Mart’ta bir mektup, icra servisine geleceksin diyorlar ve ödeme emri talep ediliyor. 16 yaşındaki kız maskeyi nizami takmamış, 900 lira ceza, sonra sen ödeyemezsen babandan ev ne varsa haczedeceğiz parayı alacağız diyor.

AK PARTİ KONGRESİ

AK Parti’nin kongresinde maskesiz bir sürü insan var. Ceza var mı bunlara yok? E kim bunların dayısı? Bunlara ceza yok. Bunu vicdan kabul eder mi? Ahlak kabul eder mi? Çifte standart devlet yönetiminde olmaz. Birisine ikramiye birisine zulmedeceksin. Devlet böyle yönetilmez, vatandaşlar arasında ayrım yapılmaz. Bunlara da ceza keseceksin o zaman ben de diyeceğim ki seni kutluyorum, vatandaşlar arasında ayrım yapmadın.

Tuttular Karadeniz’den başladılar kalabalık kongrelere. Ya yanlış bu arkadaş. Kongreler yaptılar, defalarca söyledik yanlıştır diye. Sorsunlar gazetecilere; CHP’nin kurultayı nasıl oldu? Kurultayı yapmadan önce Sağlık Bakanlığı’na yazı yazdık ‘Kongremizi nasıl yapalım?’ diye. Cevap verdiler, kapalı alanda yapmayacaksınız, sosyal mesafeyi koruyacaksınız diye.

‘CHP GELSE AÇLIKİ SEFALET OLMAZ’

Şimdi söyleyin bakalım devleti kim adaletle yönetir, kim vatandaşlarına değer verir. CHP gelse iktidarı yönetebilir mi diyorlar. Bal gibi de yönetir, açlık olmaz, sefalet olmaz.

BİLİM KURULU’NA TEPKİ

4 Nisan itibarıyla vaka sayısında ABD’yi geçtik. Bir de Bilim Kurulu var. Allah aşkına kendinize Bilim Kurulu demeyin ya bilime ayıp, ne dedikleri belli değil. Bilim Kurulu var, hikaye tamamen. Orada oturanların hiçbirisinin bilimle ilgisi yoktur. İktidar senin kurallarına uymuyorsa izzet-i ikbal ile çekileceksin.

Oturmuşlar oraya, Bilim Kurulu ayrı, Sağlık Bakanı ayrı yerden çalıyor, Saray ise kaç kişi ölürse ölsün diyor. Kontrolü tamamen kaybetmişler ve devleti yönetemiyorlar. Sadece tek düşündükleri koltukları.

Peki bu fatura kime çıkıyor? Saray ve beslemelerinin durumu çok iyi. 1 değil 5 yerden, avro üzerinden maaşlarını alıyorlar. Vergi de ödemiyorlar bunlar. Bunların umurunda değil. 100 kişi değil 100 bin kişi de ölse bunların umurunda değil.

Bunların derdi ben paramı nasıl alacağım, Londra’daki bankalara nasıl yatıracağım. Peki esnafın, manavın, taksicinin durumu… Esnaf kardeşime soruyorum, senin kapandığın dönemde en çok kongreleri kim yaptı? Her 100 metrede bir dükkan kapandığını görüyoruz, geçinemiyor, kirayı ödeyemiyor adam. Saray’dakiler bunu biliyor mu? Bilse ne olur bilmese ne olur onun gözünde esnaf yok ki zaten. Ama esnaf artık eski esnaf değil sana sandıkta hesabını soracak biliyorum.

Ekonomi

“Gram altın 600 lira olabilir”

Haber Giriş:

on

Altın, Fed Başkanı Jerome Powell’ınv ABD büyümesi ve istihdam ile ilgili yorumlarından sonra düşüş kaydederken gram altın dolar/TL’deki yatay seyir ile birlikte küresel altın fiyatlarındaki düşüşü kaydetti. Altın fiyatları yükselir mi araştırılırken, Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş yükseliş için tarih verdi.

Altın, yatırımcıların Fed Başkanı Jerome Powell’ın ABD ekonomisiyle ilgili yorumlarına ağırlık vermesiyle düştü. Gram altın ise küresel altın fiyatlarındaki gerilemeyi takip ederek yeni haftaya değer kaybıyla başladı. Altın fiyatları yükselir mi araştırılırken uzmanlardan yorumlar gelmeye başladı. Oanda Kıdemli Piyasa Analisti Jeffrey Halley altın fiyatlarına ilişkin yaptığı yorumda, “Altın, şimdilik 1.730-1.760 dolar aralığında işlem görecek gibi duruyor. Bitcoin’in ise şu an için güvenli varlık olarak tercih edildiği görülüyor. Altın hala ABD Hazine tahvili faizinin insafına kalmış durumda.” ifadelerini kullandı. Öte yandan Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, altının yaz aylarında yükseleceğini söyleyerek dikkat çeken yorumda bulundu.

“YAZ AYLARINA DİKKAT”

Altın ve piyasa uzmanı İslam Memiş yaz aylarına işaret etti ve şunları kaydetti:

“Altın yatırımcısı düşüşleri alım fırsatı olarak değerlendirmeli. Kısa vadeli geri çekilmeler alım fırsatı verecektir. Mayıs haziran aylarına dikkat çekmek istiyorum. Gram altın TL fiyatı 470-480 seviyesi yukarı yönlü kırılabilir yükselişlerini 508-515 lira aralığına kadar devam ettirebilir.

“GRAM ALTIN 600 LİRAYI GÖREBİLİR”

Biraz daha yaz aylarına baktığımız zaman gram altın TL fiyatında 540-560 lira aralığı yukarı yönlü kırılabilir ve yükselişlerini 600 liraya kadar devam ettirebilir. Gram altında geçen yılın zirvesi 540 seviyesi idi. Bu yıl yaz aylarında yükselişlerin 600 seviyesine kadar devam edeceğini ön görüyorum. Bu düşüler son alım fırsatı olarak değerlendirmeli.”

Devam Et

Gündem

Emniyetten “#12Nisan” soruşturması

Haber Giriş:

on

Sosyal medyada 12 Nisan etiketiyle kadınların taciz edilmesini ve katledilmesini teşvik eden paylaşımlarla ilgili yaşları 18’den küçük olduğu belirtilen 3 kişinin kimliğinin tespit edildiği öğrenildi. Emniyet kaynakları, söz konusu kişilerin gözaltına alınacağını bildirdi

Konuyla ilgili açıklama yapan Emniyet Genel Müdürlüğü şu ifadelere yer verdi:

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, sosyal medya ortamında 7/24 esasına göre sanal devriye faaliyetleri yürütmektedir. 12.04.2021 tarihinde sosyal medya platformları üzerinden #12Nisan etiketi adı altında paylaşımlar yapılmaktadır. Bu paylaşımlar içerikleri itibariyle sosyal medya terörüdür. Bu tür paylaşımlara asla müsaade edilmeyecektir. Bu etiket adı altında suç işleyen hesaplar tespit edilerek gerekli soruşturmalar başlatılmıştır” denildi.

Devam Et

Gündem

Randevulara gidilmeyince aşılar ziyan oldu

Haber Giriş:

on

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek,  Biontech aşısı için randevu alanların aşı olmaya gitmemesi sonucu o dozların ziyan olduğunu söyledi. Prof. Dr. Tükek, salgında gelinen son durumla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“40-60 YAŞ AŞILANIRSA HAZİRAN’DAN SONRAKİ DALGALARDA RAHAT EDERİZ”

Pandeminin üçüncü pikinde aşının ne kadar önemli olduğunun görüldüğünü söyleyen Tükek, “Aşı gerçekten umut vaat eden bir durumda. 65 yaş üstü kesim bir miktar daha az yatmaya başladı hastanelere. Ölüm oranları da düştü. Ölüm sayısı az değil tabii ama bu yaştakilerin oranı çok daha azaldı. Demek ki 40-60 yaş arasını da aslında aşılamış olsak, ki haziran gibi onun da tamamlanmasının planlandığı söyleniyor, o zaman hazirandan sonraki süreçte çok daha rahat bir dönem geçireceğiz gibi gözüküyor. İngiltere zaten bunun örneğini verdi. Tek doz aşılamayla bile şu anda vaka sayıları oldukça azaldı. Aşılamadan önce İngiltere’deki vaka sayıları Türkiye’den daha kötü durumdaydı. Tek doz aşılama bile vaka sayılarını oldukça azalttı. Türkiye de eğer haziran gibi 40-60 yaş arasını bitirebilirse hazirandan sonraki olası salgınlarda bizim de çok daha rahat edebileceğimizi söyleyebilirim” dedi.

“AŞI RANDEVUSUNA GİTMEYEN AŞIYI ZİYAN EDİYOR”

Salgınla mücadelede bütün stratejinin aşı üzerine kurulması gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Tufan Tükek, özellikle Biontech aşısı için randevu alıp gelmeyenler nedeniyle aşıların ziyan olduğunu söyledi . Tükek, “Toplumda aşılamayı desteklemeyen bazı kitlelerin olduğunu görüyoruz. Bunların da ikna edilmesi gerekiyor. Çünkü gerçekten aşı bu salgını durdurmak için elimizdeki en önemli silahlardan birisi. Özellikle Biontech aşısı, sınırlı sayıda var. Ama randevusuna gelmeyenler olduğu zaman o kişinin aşısı çöpe gidiyor. Çünkü bu aşının saklama koşulları nedeniyle aşı eritildikten sonra tekrar dondurmanız mümkün değil. Mutlaka o anda kullanılması gerekiyor. Kullanılmadığı takdirde boşa gidiyor. Vatandaşlardan ricamız, bu aşılar çok kıymetli, boşa gitmemesi için aşı randevusunu aldığınız zaman mutlaka randevunuza gidin ve aşınızı yaptırın. Çünkü bir flakon 6 kişilik ve dondurulmuş vaziyette. Eritiyorsunuz, uygulamaya başlıyorsunuz. Diyelim ki, o flakondan 4 kişiye aşı yaptınız, geri kalan 2 kişi randevusuna gelmedi. O aşı dozları tekrar kullanılamıyor ve çöpe gidiyor. Dolayısıyla 2 kişinin aşısı boşa gitmiş oluyor. Gerçekten yazık, büyük israf. Bu durumda, başka kişilerin de hakkı yenmiş oluyor. Şu dönem aşıya erişme imkanı bulamayan kişilerin de hakkı yenmiş oluyor” diye konuştu.

“TOPLU TAŞIMADAKİ KALABALIK SORUNU VAR”

Prof. Dr. Tükek, büyük şehirlerde filyasyonun uzun vadede çok başarılı olamamasının en önemli nedenlerinden birinin kalabalık toplu taşıma ortamları olduğuna dikkat çekerek, kademeli mesai ile bunun bir nebze çözülebileceğini ancak şu anki vaka sayıları ile artık bunun için de geç kalındığını söyledi. Prof. Dr. Tükek, “İstanbul büyük bir megaşehir. Büyükşehirlerde salgınla mücadelede sadece filyasyon ile başarılı olamayabilirsiniz. Çünkü filyasyon dediğiniz şey, hasta olan kişilerin tespit edilip temaslılarının yakalanması, o kişilerin de başkalarıyla temasının engellenmesi. Ama özellikle toplu taşımadaki kalabalık sorunu varken, bunu sağlamanız çok mümkün değil. Çünkü siz, temaslıyı bulana kadar o kişiler çok kalabalık ortamlarda yolculuk yapmak zorunda kaldığı için, bu süre içerisinde çok rahat bir şekilde hastalığı başkalarına bulaştırabilir” ifadesini kullandı.

“KALABALIKLAR ÖNLENEBİLİRSE KONTROL ALTINA ALINABİLİR”

Salgında artışın ancak kalabalıklar önlenebilirse kontrol altına alınabileceğine işaret eden Prof. Dr. Tükek, “İETT’nin bu konuda önerileri oldu. İl Pandemi Kurullları’nda brifingler verdiler. Sefer sayılarının arttırılması gündeme geldi ama seferlerin bu şekilde çok sağlıklı yürümeyeceği söylendi. Koltuk sayısının azaltılması o dönem için uygundu ama ona da devam edilemedi. Kademeli mesai kavramı gündeme gelmişti, özellikle İstanbul’da kademeli mesai ile özel sektör ya da kamu dairelerinde çalışanların mesaileri bir saat geri çekilip belki İETT otobüsleri ve ulaşıma bir miktar daha nefes aldırılması planlandı. Ama şu an uygulanmıyor. Bu kadar yüksek sayıdaki kalabalıkların olduğu durumlarda, kısmi kısıtlamalar ya da tam kısıtlamalardan başka çare yok gibi görünüyor” diye konuştu.

“BÜYÜKŞEHİRLERDE KISITLAMA ŞART”

Vaka sayılarının 60 binli rakamlara dayandığı bugünlerde artık kademeli mesainin de çözüm olamayacağına işaret eden Prof. Dr. Tükek, “Bu kalabalıkların önlenmesi adına kesin bir çözüm bulunması gerekiyor. Şehir bazlı planlama aslında çok umut vadeden bir planlamaydı. Küçük şehirlerde, özellikle mahallelerde, semtlerde lokal kısıtlamalar yapılarak çok iyi takip etmek mümkündü krizi. Ama çok geçişli büyük şehirlerde bunu yapmak çok mümkün değil. Dolayısıyla o şehrin komple kapatılması artık söz konusu. Hele böyle 60 binli rakamlarda, iyice kırmızıya çalan renk değişikliği olan ve sürekli de artacağını düşündüğümüz bir tablo ile karşı karşıya isek, artık yapacak başka bir şey olmadığını söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.

“MÜCADELEDE EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ AŞI”

Bu arada İstanbul Valisi Ali Yerlikaya dün sosyal medya hesabı üzerinden İstanbul’da aşılanma oranlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, “İstanbul’umuzda toplam 2.814.919 olmak üzere, 1. doz 1.661.010, 2. doz 1.153.909 aşı yapıldı. 65 yaş ve üstü büyüklerimizin aşı olma oranı yüzde 81,2’ye ulaştı. 15 gün gibi kısa bir sürede 60-64 yaş grubundaki vatandaşlarımızın yüzde 46,4’üne aşı yapıldı. Mücadelede en büyük gücümüz aşı” açıklamasında bulundu. Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesin alınan bilgiye göre ise Türkiye’de yapılan toplam aşı sayısı 18 milyon 499 bine ulaştı.

Devam Et

Trend