#

Giriş:

Son Güncelleme:

Siyaset

Kısıtlamalar devam edecek mi? Bugün Cumhurbaşkanı duyuracak!

Koronavirüsle mücadele kapsamında Ramazan Bayramı nedeniyle alınan dört günlük sokağa çıkma kısıtlamasının ardından kabine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında bugün toplandı. ’65 yaş üstü ve 20 yaş altı için sokağa çıkma kısıtlaması devam edecek mi? Şehirler arası seyahat yasakları kaldırılacak mı?’ soruları, kritik toplantı sonrası yanıt bulacak. Öte yandan bu hafta sonu da sokağa çıkma kısıtlamasının olup olmayacağı toplantıda netleşecek.

Yeni normale geçişin ele alınacağı son dijital kabine toplantısı bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında gerçekleştiriliyor. Tüm gözler kritik toplantıya çevrilirken “Normalleşme sürecinde hangi yeni adımlar atılacak? Şehirler arası seyahat kısıtlaması kaldırılacak mı? 65 yaş üstü ve 20 yaş altı için uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması sürecek mi?” soruları yanıt bulacak.

KISITLAMALAR DEVAM EDECEK Mİ?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, virüsle mücadeleye ilişkin ayrıntılara dair kabine toplantısında bir sunum yapacak. Bilim Kurulu’ndan gelen tavsiyeler değerlendirilecek. Kısıtlamaların devam edip etmeyeceği kabine toplantısında netleşecek.

ŞEHİRLER ARASI SEYAHAT KISITLAMASI

İstanbul, Ankara ve İzmir’in de bulunduğu 15 ilde ise giriş-çıkış yasağı daha önce alınan kararla 3 Haziran’a kadar uzatılırken, bu illerdeki vaka ve ölüm sayılarına göre seyahat yasağının belirlenen tarihte sona erdirilmesi planlanıyor. Olumsuz durumlara göre ise yasaklar devam edecek.

NİKAH SALONLARI, PİKNİK ALANLARI, RESTORANLAR…

11 Mayıs’ta başlayan normalleşme sürecinin ardından berberler, kuaförler ve AVM’ler kapıları açmıştı.

Kabine toplantısında nikah salonları, çay bahçeleri, piknik alanları, restoranlar, eğlence mekanları ve müzelerdeki durumun da gözden geçirilmesi bekleniyor.

KAMU ÇALIŞANLARININ DURUMU

Ayrıca, kamu çalışanlarının kurumlarında iş başı yapmalarına ilişkin takvim de kabine toplantısında değerlendirilecek.

İyi Parti

İYİ Parti’nin yeni Başkanlık Divanı belli oldu

Haber Giriş:

on

İYİ Parti’de 2’nci Olağan Kurultay’ın ardından Genel İdare Kurulu (GİK), Genel Başkan Meral Akşener başkanlığında toplandı. Toplantıda yeni Başkanlık Divanı belirlendi.

İYİ Parti 2’nci Olağan Kurultay’dan sonra ilk GİK Toplantısı’nı gerçekleştirdi. Genel Başkan Meral Akşener başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda yeni Başkanlık Divanı belirlendi.

Toplantının ardından Genel Sekreter Uğur Poyraz yeni Başkanlık Divanını açıkladı. Poyraz’ın açıkladığı Başkanlık Divanına göre; Cihan Paçacı Siyasi İşler Başkanı, Uğur Poyraz Genel Sekreter, Ümit Dikbayır Mali İşler Başkanı, Koray Aydın Teşkilat Başkanı, Bahattin Bahadır Erdem Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı, M. Tolga Akalın Seçim İşleri Başkanı, Ahmet Kamil Erozan Uluslararası Politikalar Başkanı, Yavuz Ağıralioğlu Türk Dünyası ve Yurtdışı Türkler Başkanı, Salim Ensarioğlu Ortadoğu Politikaları Başkanı, Metin Ergun Yerel Yönetimler Başkanı, Erhan Usta Ekonomi Politikaları Başkanı, Ümit Özlale Kalkınma Politikaları Başkanı, Nuri Okutan Milli Güvenlik Politikaları Başkanı, Şenol Sunat Eğitim Politikaları Başkanı, Ünzile Yüksel Toplumsal Politikalar Başkanı, Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu Kadın Politikaları Başkanı, Berna Sukas Gençlik Politikaları Başkanı, Arzu Önşen Doğa ve Çevre Politikaları Başkanı, Burak Akburak STK İlişkileri Başkanı olarak görevlendirildi.

Devam Et

Siyaset

HDP’den Kobani eylemlerine ilişkin soruşturmaya tepki

Haber Giriş:

on

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 2014’teki Kobani bahanesiyle düzenlenen eylemlere ilişkin soruşturması kapsamında HDP’lilerin gözaltına alınmasının, hukuki değil siyasi olduğunu savunarak, “AKP-MHP iktidarının siyasi ajandasına göre yürütülen siyasi darbe operasyonudur.” dedi.

HDP Eş Genel Başkanları Buldan ve Mithat Sancar, partilerinden bir grup milletvekili ile Mecliste basın toplantısı düzenledi.

Kobani eylemlerine ilişkin soruşturma kapsamında partililerinin gözaltına alınmasına tepki gösteren Buldan, “Bugün partimize yönelik siyasi intikam operasyonunun yedinci günündeyiz. Arkadaşlarımız bir haftadır haksız ve hukuksuz bir biçimde keyfi gözaltı işkencesi altında tutulmaya devam ediyor.” görüşünü savundu.

Buldan, Kars Belediye Başkan yardımcıları Şevin Alaca, il genel ve belediye meclis üyeleri ile parti yöneticilerinin de gözaltına alındığını ifade ederek, “Bu operasyonlar hukuki değil siyasidir. AKP-MHP iktidarının siyasi ajandasına göre yürütülen siyasi darbe operasyonudur.” dedi.

İktidarın, demokrasi mücadelelerinden rahatsız olduğunu ve çağrılarına siyasetle değil siyasi operasyonlarla yanıt verdiğini iddia eden Buldan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İktidar, HDP’ye demokratik siyaset alanını kapatmaya çalıştıkça bizler demokratik siyaset zeminini daha da büyüteceğiz, güçlendireceğiz ve genişleteceğiz. Onlar, demokratik toplumsal muhalefeti engellemeye çalıştıkça demokratik güçbirliği ve toplumsal dayanışmayı daha da büyüteceğiz. HDP’yi terörize planları tutmayacaktır. Biz tüm baskı ve engellemelere rağmen demokratik siyaset zemininde kalmaya ve demokratik mücadeleyi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”

Buldan, gözaltındaki HDP’lilerin, bir an önce serbest bırakılmasını isteyerek, “Cesaretiniz varsa gelin Meclis’te 6-8 Ekim için derhal bir araştırma komisyonu kuralım ve gerçekleri tüm boyutuyla araştıralım, açığa çıkartalım.” çağrısında bulundu.

– “HDP, demokratik siyaset zeminini hiçbir şekilde terk etmeyecektir”

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da kendilerine yönelik operasyonun her şeyden önce Türkiye’de demokrasi mücadelesine, demokrasi güçlerine ve toplumsal muhalefete bir saldırı olduğunu ileri sürdü.

Sancar, “Bunun için bu operasyona siyasi darbe adını veriyoruz. Elbette siyasi darbe bu operasyonla başlamadı. Bu operasyon, beş yıldır devam eden büyük bir planın en keskin virajlarından biridir.” dedi.

HDP olarak kararlı ve haklı olduklarını savunan Sancar, “İktidarın hedeflerinden birinin de HDP’yi hırçınlaştırarak, kendi çizgisinden uzaklaştırmak, bu yürüyüşünden saptırmak olduğunun farkındayız. O nedenle bütün toplumsal kesimlere buradan tekrar taahhüt ediyoruz. HDP, demokratik siyaset zeminini hiçbir şekilde terk etmeyecektir. Siyasi hedeflerini de mücadele programlarını da demokratik siyaset zemininde yürütecektir.” ifadelerini kullandı.

Meclisin bugünkü açılış törenine katılmama kararı aldıklarını dile getiren Sancar, şöyle devam etti:

“Bu, Meclise karşı bir tutum değildir. Meclisi demokratik siyasetin en önemli platformlarından biri olarak gördüğümüz gerçeğine aykırı bir tutum değildir. Bize göre Meclis, demokratik siyasette önemli bir alandır ancak bu kadar büyük bir haksızlığı, hukuksuzluğu, zulmü Meclis Genel Kurulundan değil Meclis bahçesinden halklarımıza duyurmayı daha doğru, uygun bir yöntem olarak gördük. O nedenle açılışa katılmayacağız. Açıklamadan sonra Meclis bahçesinde, Genel Kurul devam ettiği süre boyunca oturma eylemi gerçekleştireceğiz.”

Açıklamadan sonra Buldan, Sancar ve HDP milletvekilleri, kısa bir yürüyüş yaparak, muhalefet kulisinin bahçesinde oturma eylemi gerçekleştirdi.

Öte yandan Kobani eylemleri soruşturması kapsamında gözaltına alınanların resimleri ağaçlara asıldı.

Devam Et

Siyaset

Yeni yasama yılı başladı

Haber Giriş:

on

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, “TBMM, milletimizin, Cumhuriyetin ve demokrasinin kalbidir. Bu kurumun, hepimizin üstünde, bizleri aşan yüce bir kimliği vardır. Söz ve eylemlerimizde, yaptıklarımızda bu gerçeğin ne kadar farkında olursak siyaset kurumu ve milletvekilleri olarak o kadar güç ve saygınlık kazanacağız.” dedi.

Şentop, TBMM’nin 27. Dönem 4. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, bu yılın, milletvekilleri, yüce Meclis, millet ve devlet için hayırlı olmasını diledi.

Yapılacak müzakerelerin, alınacak kararların, çıkartılacak kanunların, gösterilecek gayretin millete ve devlete faydalı sonuçlar getirmesini temenni eden Şentop, “Sözlerimin başında, yüce Meclisimizin açılışından bugüne, bu mukaddes çatı altında görev yapan, başta ilk Meclis Başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün milletvekillerimizi, siyasetçilerimizi, devlet adamlarımızı şükran ve minnetle anıyorum. Vefat edenlere Allah’tan rahmet, hayatta olanlara da sıhhat ve afiyetle uzun ömür diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Yüce Meclisin faaliyetlerini sürdürebilmesi için canla başla gayret gösteren bütün çalışma arkadaşlarına teşekkür eden Şentop, “Bu yıl Meclisimizin açılışının 100. Yılını idrak ettik. Bu yüce Meclisin nice yüzyıllara güç ve kudretle ulaşmasını, ilelebet var olmasını Cenabıhak’tan niyaz ediyorum.” diye konuştu.

Şentop, 20. yüzyılın insanlık tarihinin belki en kanlı yüzyılı olduğunu ifade ederek, iki büyük dünya savaşının, bağımsızlık savaşlarının, bölgesel savaş ve çatışmaların, iç savaşların, katliamların, öldürülen yüz milyonu aşkın insanın, göçlerin kara bir yüzyıl tablosu çizdiğini söyledi.

20. yüzyılda Türk milletinin, Meclisin öncülüğünde elde ettiği çok büyük ve önemli kazanımlar olduğunu belirten Şentop, şöyle devam etti:

“Bunlardan birincisi, büyük bedeller ödeyerek, kanımız ve canımız pahasına kazandığımız istiklalimizdir, bağımsızlığımızdır. 20. yüzyılın sihirli kelimelerinden olan bağımsızlık, bizim tarihimiz bakımından çok daha vurgulu anlam ifade etmektedir. Biz ‘tam bağımsızlık’ diyoruz. Bölgemizde ve yakın coğrafyamızda yaşanan hadiseleri gördükçe, bağımsızlığın, özellikle tam bağımsızlığın ifade ettiği anlamın büyüklüğünün farkına daha fazla varıyoruz.

İkinci önemli kazanım, inkıraza uğrayan, onlarca yıl süren kesintisiz savaşlarla harap olmuş bir büyük devletin küllerinden yeni bir devlet, bir cumhuriyet kurmuş olmamızdır.

Üçüncüsü ise zaman zaman kesintilere uğramış olsa da kararlılıkla ve milletimizin sonuna kadar sahip çıkmasıyla var ettiğimiz demokrasimizdir. Milletimizin bu büyük ve önemli kazanımlarının elde edilmesinde öncülük hiç şüphesiz Meclisimize aittir. Bu yüce Meclis bağımsızlık savaşını bizzat yürütmüş, Gazi unvanını bihakkın almış yegane Meclistir. Memleketimizin sıkıntılara düçar olduğu, zorluklar yaşadığı dönemlerde de bu öncülük görevini ifa etmekten bir an geri durmamıştır.

15 Temmuz gecesi hain terör örgütü FETÖ’nün saldırısına uğrayan ilk kurum Meclisimiz olmuştur. O gece tarihine ve karakterine yakışır bir kararlılıkla, bombardıman altında görevini ifa eden ve direnen Meclisimiz ikinci defa Gazi unvanını almış, bu unvanı hak ettiğini ve hakkıyla taşıdığını ispat etmiştir. Böyle büyük bir Meclisin mensubu olmak, bu yüce çatı altında görev ifa etmek, Mecliste aziz milletimize hizmet etmek ne büyük bir şereftir. Bu şerefli görevin üzerimize büyük sorumluluklar yüklediği de aşikardır. Bu sebeple, TBMM’nin saygınlığının korunması en başta gelen görevimizdir. Demokrasimizin geleceği, demokrasiye duyulan güven buna bağlıdır. Bizler, ülkemizin ve hatta dünyanın bütün sorunlarını, bu yüce çatı altında, grup toplantılarında, komisyonlarda ve Genel Kurulda usulüyle konuşacağız, tartışacağız ve bir sonuca bağlayacağız. Unutmayalım ki TBMM, milletimizin, cumhuriyetin ve demokrasinin kalbidir. Bu kurumun, hepimizin üstünde, bizleri aşan yüce bir kimliği vardır. Söz ve eylemlerimizde, yaptıklarımızda bu gerçeğin ne kadar farkında olursak siyaset kurumu ve milletvekilleri olarak o kadar güç ve saygınlık kazanacağız.”

-“Virüs, büyük değişim sürecine katalizör etkisi yaptı”

TBMM Başkanı Şentop, tarihin önemli bir kavşak noktasından geçildiğini; önemli bir döneme şahitlik edildiğini dile getirerek, 20. yüzyılın sonlarında başlayan ve 21. yüzyılın ilk çeyreğinde hızı artarak devam eden bir büyük değişim sürecinin içinde olunduğunu söyledi.

Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel yapıların; kavramların, kuralların, kurumların; toplumların, devletlerin, coğrafyaların yeniden şekillenmeye başladığı, teknolojinin büyük dönüştürücü etkisinin adeta kontrolü ele aldığı bir dönemden geçildiğini vurgulayan Şentop, “Öte yandan, geçtiğimiz yılın son günlerinde Çin’de başlayan ve bütün dünyayı etkisi altına alan bir virüs salgınının, bu büyük değişim sürecine katalizör etkisi yaptığını, sadece nicelik bakımından sürecin hızını arttırmakla kalmayıp, aynı zamanda mahiyetini de değiştirmeye başladığını takip etmekteyiz. Şurası açıktır ki koronavirüs salgını bundan böyle hayatın her alanında az veya çok etkilerini gösterecektir.” değerlendirmesini yaptı.

Salgının, psikolojik, sosyolojik, siyasi, ekonomik, ticari, kültürel ve diğer birçok alanda etkilerinin önümüzdeki dönemde görüleceğini ifade eden Şentop, şöyle konuştu:

“Öte yandan, bu tablo zaten uzun zamandır yapıları ve işlevleri tartışılan, üstlendikleri görevleri yerine getirmekten uzaklaşmış uluslararası kuruluşların durumunu tekrar ve yoğun bir şekilde dünyanın gündemine getirdi. Dünyada uluslararası hukukun uygulanmasını sağlamak, iş birliğini ve barışı hakim kılmak için kurulmuş olan başta Birleşmiş Milletler olmak üzere birçok uluslararası kuruluş tam manasıyla iflas bayrağı çekmiş durumda. Sayın Cumhurbaşkanımızın ilk dile getirdiğinde idealist bir eleştiri gibi görülen ‘dünya beşten büyüktür’ ifadesiyle sembolize olan husus artık bütün ülkelerin, hatta bizzat Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği ve yeniden yapılanma adı altında çalışma başlattığı bir gerçeklik haline gelmiştir.”

Mustafa Şentop, ekonomik dengesizliklerin, adaletsizliklerin, sömürünün, insana değer vermeyen kurumsal yaklaşımların koronavirüs salgınıyla çok daha görünür hale geldiğini kaydederek, “Böyle büyük değişim dönemlerinin, tarihin akışının hızlandığı dönüşüm dönemlerinin büyük sıkıntılar, riskler ve tehditler içerdiğini inkar etmek mümkün değildir.” dedi.

Böyle dönemlerin, Türkiye gibi tecrübeli devletler, itikatlı, kararlı, iddialı milletler için aynı zamanda büyük imkanlar, fırsatlar sunduğunu belirten Şentop, “Yüz yıl önce, uzun zaman tarihe istikamet veren büyük bir devletin inkıraza uğradığı bir dönemde, onlarca yıl süren savaşlar, göçler, yıkımlar ve kayıplarla ortaya çıkan bir enkazdan, büyük imkansızlıklarla hür ve tam bağımsız bir devlet var etmeye muvaffak olan aziz milletimizin ve ona öncülük eden bu yüce Meclisimizin, tarihin bu kavşak noktasında da büyük sorumluluklar taşıdığını ve taşıyacağını ifade etmek isterim.” diye konuştu.

(Sürecek)

Devam Et

Trend