#

Giriş:

Son Güncelleme:

Çevre

‘Kıyamet Buzulu’ eriyor: Bilim insanları tarih verdi

İklim krizinin etkileri nedeniyle Batı Antarktika’da bulunan dev Thwaites buzulunun her geçen gün erimesinin hızlandığı açıklandı. 2000 yılından bu yana 1 trilyon tondan fazla buz kaybına uğrayan ve son 30 yılda iki kat daha hızlı eriyen buzulun tamamen erimesi durumunda küresel deniz seviyesini 65 santimetre yükselteceği belirtildi. Oregon Eyalet Üniversitesi’nde buzul bilimci olan Erin Pettit, dev buzulun doğudaki buz sahanlığının yüzeyinde çatlaklar tespit edildiğini ve on yıl içinde çökebileceğini söylerken bilim insanları bunun sonun başlangıcı olduğunun altını çizdi.

Küresel ısınmanın ortalama sıcaklıkları artırmasıyla birlikte Antarktika’daki buzulların erime hızının her geçen gün arttığı açıklandı.

İklim krizinin etkileri nedeniyle özellikle Batı Antarktika’da bulunan dev Thwaites Buzulu’nun erimesinin hızlandığı ve son 30 yılda iki kat daha hızlı erimeye başladığı belirtildi.

2000 yılından bu yana 1 trilyon tondan fazla buz kaybına uğradığı aktarılan ‘Kıyamet Buzulu’nun tamamen erimesinin ise küresel deniz seviyesini 65 santimetre yükselteceği aktarıldı.

NEW YORK, ŞANGAY VE TOKYO GİBİ ŞEHİRLER SULAR ALTINDA KALABİLİR

Bilim insanları tarafından yapılan son araştırmalar, buzulun giderek daha fazla erimesi nedeniyle uzun vadeli istikrarının şüpheli olduğunu gösterirken, buzulun erimesinin Şanghay, New York, Miami, Tokyo ve Mumbai dahil olmak üzere dünyanın birçok büyük şehrini sular altında bırakacağının altı çizildi.

Şehirleri sular altında bırakması öngörülen buzul erimesinin deniz seviyesinden yüksekliği az olan Kiribati, Tuvalu ve Maldivler gibi alçak ada ülkelerini büyük ölçüde yutacağı bildirildi.

BRİTANYA ADASI KADAR BÜYÜK

Thwaites Buzulu, yaklaşık olarak Büyük Britanya büyüklüğünde donmuş bir buz nehri ve halihazırda küresel deniz seviyesindeki artışın yaklaşık yüzde 4’üne katkıda bulunuyor.

2000 yılından bu yana, buzul net 1 trilyon tondan fazla buz kaybına uğrarken, erime hızı son otuz yılda istikrarlı bir şekilde artarak ikiye katlandı.

130 KİLOMETRE GENİŞLİĞİNDEKİ BUZUL PLATFORM TARAFINDAN TUTULUYOR

Bu durum da buzulun okyanuslara 1990’lara kıyasla iki kat daha fazla su bıraktığı anlamına geliyor.

130 kilometre genişliğiyle dünyanın en geniş buzulu olan Thwaites Buzulu, buz rafı adı verilen ve buzulu tutan ve daha az hızlı akmasını sağlayan yüzen bir buz platformu tarafından tutuluyor.

‘ON YIL İÇERİSİNDE ÇÖKEBİLİR’

Oregon Eyalet Üniversitesi’nden bir buzul bilimci olan Erin Pettit, doğudaki buz sahanlığının yüzeyini çaprazlayan çatlakların olduğunu ve bunun on yıl içinde çökebileceğini söyledi.

Thwaites’in buz sahanlığının çökmesinin buzul için sonun başlangıcı olacağını söyleyen bilim insanları, buz rafının yok olmasının on yılın ardından bütün buzunu okyanuslara boşaltacağını belirtti.

Oregon Eyalet Üniversitesi buz bilimcisi Erin Pettit, Thwaites’in üç şekilde eridiğini belirtirken, “Buzul, okyanus suyuyla aşağıdan eriyor. Buzulun kara kısmı, deniz tabanına bağlandığı yerdeki tutuşunu kaybediyor bu nedenle büyük bir yığın okyanusa çıkıp daha sonra eriyebilir. Son olarak da Thwaites’in buz sahanlığı, hasarlı bir araba ön camı gibi yüzlerce çatlak oluşturacak şekilde kırılıyor. Bu sadece bir yıl içinde oluşacak 10 kilometre uzunluğundaki çatlaklar sebebiyle en tehlikelisi” diye konuştu.

ABD VE İNGİLTERE İNCELEME İÇİN 50 MİLYON DOLAR AYIRDI

Otuz iki bilim insanı ise bugün, eriyen devasa Thwaites Buzulu’nun Amundsen Denizi’ne bakan kritik alanını araştırmak için bir Amerikan araştırma gemisinde iki aydan uzun sürecek bir göreve başlayacak.

Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere, dünyanın en geniş buzulu olan ve hızla eriyen Thwaites’i incelemek için 50 milyon dolarlık ortak bir misyon üstlendi.

Thwaites’e sahip olduğu buz miktarı ve erirse oluşturacağı potansiyel tehdit nedeniyle “kıyamet buzulu” da deniliyor.

Bursa

Çekilme arttı, İznik Gölü’nde adacıklar oluştu

Haber Giriş:

on

Bursa’da Türkiye’nin en büyük tatlı su kaynaklarından biri olan İznik Gölü, son yıllarda kuraklık tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Küresel ısınmaya bağlı yağışların azalması ile birlikte göldeki su seviyesi de düştü. Göldeki çekilme yer yer 100 metreye ulaşırken, balıkçı kayıkları da karaya oturdu.

Marmara Bölgesi’nin en büyük, Türkiye’nin ise 5’inci büyük doğal gölü olan, 297 kilometrekarelik İznik Gölü’nde, küresel ısınma kaynaklı mevsimsel kuraklık yaşanıyor.

Kuraklığın tek nedeninin küresel ısınma olmadığı belirtiliyor. İznik Gölü’nün aynı zamanda bölgedeki tarım arazileri için de su kaynağı olduğunu hatırlatan yöre halkı, bilinçsiz ve vahşi sulamaya dikkat çekiyor. Köylere kurulan göletlerin de İznik Gölü’nü besleyen su kaynaklarına zarar verdiği belirtiliyor. Sanayide kullanılması için çekilen suyun da göldeki çekilmelere neden olduğu iddia ediliyor.

İznik Gölü’ndeki çekilme, özellikle Çakırca Mahallesi’nde net bir şekilde görülüyor. Balıkçı kayıklarının karaya oturduğu mahallenin kıyı bölgelerinde ayrıca adacıkların oluştuğu gözlendi.

‘SIĞ OLAN BÖLÜMLERDE ÇEKİLME DAHA ÇOK OLUYOR’

İznik Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Konur Genç, Çakırca Mahallesi’nde gölün 150 metreye kadar çekildiğini söyleyerek şunları kaydetti:

“Küresel ısınmadan dolayı su giderek azalıyor. Yağışların yetersiz kalması, kış aylarında kar ve yağmurun az yağmasından dolayı, gölümüzün suyu sürekli olarak çekiliyor. Gölümüzün sığ olan bölümlerinde çekilme daha çok oluyor. Çakırca bölgesinde çekilme, 100-150 metreleri buldu. Gölümüzün derin bölgesi Göllüce’de ise çekilme 30-40 metrelerde kaldı. Teknelerimizi koyduğumuz yer artık karada kaldı.”

Turizm işletmecisi Ali Karaman ise gölün çekilmesinin en büyük nedenlerinden birinin bilinçsiz sulama olduğunu söyledi.

‘SU KAYBININ NEDENİ ARAŞTIRILSIN’

Tarımsal sulamada kapalı sisteme geçilmesi gerektiğini ifade eden Karaman, şöyle konuştu:

“Geçmiş yıllara göre, bu sene suda ciddi bir alçalma var. Maalesef hemen hemen her köyde göletler yapıldı. İznik Gölü’nü besleyen su kaynakları, bu göletlerden dolayı kesilmiş oldu. İznik aynı zamanda tarım bölgesi olduğu için bunun da etkisi var. Tarımsal sulamalarda artık kapalı sulama sistemine geçilmesi lazım. Çünkü açık sulamalarda ciddi oranda su tüketimi oluyor. Orhangazi ve Gemlik tarafındaki sanayi kuruluşlarına da su veriliyor. Hatta orada gölden su çekmek için döşenen borular da var. Geçtiğimiz yaz biraz kurak geçti, daha önceki yıllarda da kuraklık vardı ama bu kadar çekilme olmamıştı. 10 günden beri yağış var ama gölün suyunda en ufak bir hareketlilik, yükselme yok. Su kaybına neyin yol açtığının araştırılmasını istiyoruz. Gölümüzü kaybetmek istemiyoruz. İznik Gölü’nü kurtarmamız lazım.”

‘ÖLMÜŞ BALIKLAR KIYIYA GELMEYE BAŞLADI’

Çekilmeye bağlı olarak İznik Gölü’ndeki kuş popülasyonunun azalmasına ve toplu balık ölümlerine dikkati çeken Karaman “İznik’te balıkçılık üst seviyededir. Özellikle yayın, sarı balık, aynalı sazan çok meşhurdur. Ama maalesef suyun alçalması ile beraber gölde oksijen eksikliği oluştuğundan ölmüş balıklar da kıyıya gelmeye başladı. İznik Gölü aynı zamanda kuşların barınağı. Özellikle leyleklerin uğrak yeri. Sazlıkların içerisinde kuşlar, barınak yapar. Aynı zamanda balıklar da sazlıklara yumurtalarını bırakır. Gölün çekilmesi, yavaş yavaş balıkların da yok olmasına sebep oluyor. Hem balıkçılık yok olmaya başladı, hem de kuşlar gelmemeye başladı. Balıkçı arkadaşlarımız da gölün alçalmasıyla beraber teknelerle açılamıyor. Çünkü su seviyesi baya düştü. Teknelerin altı sürtmeye başladı. Sığlaştığı için olta balıkçılığı da yapılamıyor” dedi.

AZİZ NEOPHYTOS BAZİLİKASI SU YÜZÜNE ÇIKTI

2014 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin İznik’te başlattığı ‘Tarihi Kültürel Mirası Tespit ve Havadan Fotoğraflama Çalışmaları’ sırasında tespit edilen Aziz Neophytos Bazilikası da İznik Gölü’nün çekilmesi ile birlikte su yüzüne çıktı. Suyun 2 metre derinliğindeki bazilika, dron ile net bir şekilde görüntülendi. Bazilikanın bulunduğunu hatırlatan Ali Karaman “Bazilika bile çekilmeden dolayı su üstüne çıktı. Su altı müzesi beklerken, su üstü müzesine dönüştü” ifadelerini kullandı.

Devam Et

Bursa

Bursa’da 425 ağaç kesilmekten kurtarıldı

Haber Giriş:

on

Dönüşebilen atıkların kontrol altına alınması için başlatılan “Sıfır Atık Projesi” kapsamında Bursa Büyükşehir Belediyesi hizmet binasında uygulanan çalışma ile bugüne kadar 25 ton kağıdın geri dönüşümüyle 425 ağaç kesilmekten kurtuldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından tüm Türkiye’de başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere üniversite, okul, hastane, alışveriş merkezleri ve nüfusun yoğun olduğu yerlerde geri dönüşebilen atıkların kontrol altına alınması için “Sıfır Atık Projesi” başlatılmıştı. İsrafın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, oluşan atık miktarının azaltılmasını, etkin toplama sisteminin kurulmasını ve atıkların geri dönüştürülmesini hedefleyen proje kapsamında Bursa Büyükşehir Belediyesi de dönüşümde önemli bir mesafe kat etti. Atıkların kaynağında ayrılmasını sağlamak amacıyla Büyükşehir Belediyesi hizmet binasında tüm katlara atıklar için ayrı ayrı toplama kutuları konulurken, tüm personele geri dönüşümün önemi ve sıfır atık projesi hakkında eğitim verildi.

Büyük tasarruf

Sıfır atık konusunda sergilediği performans ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden ‘Sıfır Atık Belgesi’ alan Bursa Büyükşehir Belediyesi, hizmet binasında 2019 yılı başından bugüne kadar 25 ton kağıdın geri dönüşümünü sağladı ve böylelikle 425 ağaç kesilmekten kurtuldu. Tasarrufun yanı sıra aynı zamanda önemli bir çevre projesi olan sıfır atık ile yine belediye binasından 18,6 ton plastiğin dönüşümü ile 303 varil petrol kazanımı sağlandı. Proje kapsamında 6,7 ton camın geri dönüşümüyle 8.04 ton hammadde kazanımı, 6 ton metalin geri dönüşümü ile 7,8 ton hammadde kazanımı ve 3852 kilovatsaat enerji tasarrufu sağlanmış oldu.

Eğitim atağıBüyükşehir Belediyesi yeni hizmet binasının yanı sıra Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Hayvanat Bahçesi ve Altınova ek hizmet binasına da Sıfır Atık Belgesi alınırken, bu konudaki eğitim çalışmalarına hız verildi. Büyükşehir Belediyesi sıfır atık yönetim sisteminin tüm Bursa’ya yaygınlaştırılması için hane ve sitelerde de sıfır atık gönüllüleri hareketi başlattı. Bu kapsamda ilk olarak Osmangazi, Yıldırım, Nilüfer ve İnegöl’de hane sayısı 300’ün üzerinde olan yaklaşık 50 siteye sıfır atık belgesi alınması için Büyükşehir koordinasyonunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Osmangazi, Yıldırım, Nilüfer ve İnegöl ilçe belediyeleri ile Bursa Kent Konseyi ile toplantılar yapıldı. Bu toplantılar doğrultusunda sitelere konuyla ilgili bilinçlendirme faaliyetleri için görev alacak Bursa Kent Konseyi Sıfır Atık Çalışma Grubu gönüllülerinden 20 kişiye eğitimler verildi. Gönüllüler, bu eğitimlerden sonra belirlenen yaklaşık 60 bin site sakinine konuya ilişkin bilinçlendirme faaliyetlerinde bulunup eğitimler verecek. Bunun yanında 100 BUSMEK personeli ve 15 bin öğrenciye de sıfır atık eğitimleri verildi.

Kaynak sınırlı, tüketim fazla

Projenin startını 2018 yılında bizzat kendisi veren Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, nüfus artışına bağlı olarak tüketimin de hızla arttığını, kaynakların sınırlı olması nedeniyle israfın önlenmesinin de büyük önem taşıdığını söyledi. Sıfır Atık Projesi’nin amacına ulaşması için Büyükşehir Belediyesi olarak gerekli çalışmaları yaptıklarını dile getiren Başkan Aktaş, “Sıfır Atık Projesi, Bursa ölçeğinde yürütülen çalışmaların hız kazanmasına ve atık toplama veriminin artmasına katkı sağlayacaktır. Bugüne kadar proje kapsamında sağlanan dönüşümle önemli bir tasarruf elde ettik. Büyükşehir olarak bu konudaki kararlılığımız devam edecek” dedi.

Devam Et

Bursa

Boğazköy Barajı çevresinde kapsamlı temizlik

Haber Giriş:

on

Bursa İnegöl Belediyesi, Boğazköy Barajı çevresinde kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. Onlarca poşet çöp toplanan bölgede ortaya çıkan tablo sonrası Belediye Başkanı Alper Taban vatandaşlara temizlik konusunda duyarlı olunması mesajı verdi.

İnegöl’ün önemli değerlerinden biri olan ve benzersiz bir görsel şölen sunan Boğazköy Barajı, ne yazık ki her geçen gün kirlenmeye devam ediyor. İnsan eliyle atılmış çöpler, turizm adına önemli bir değer olabilecek bölgeyi vahşi çöp depolama alanına çeviriyor.

İnegöl Belediyesi, zaman zaman bu bölgede temizlik çalışması gerçekleştirse de kirlenmeyi önlemek adına bir çözüm bulabilmiş değil. Geçtiğimiz hafta sonu da Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından Boğazköy Barajı çevresinde kapsamlı bir temizlik çalışması yapıldı. İş makineleri ve onlarca personel bölgeye giderek baraj etrafında duyarsız vatandaşların attığı çöpleri saatlerce topladı. Buradan toplanan 30 poşet çöp, bir çöp yığını oluşturdu. Hem doğaya zarar veren hem çevre kirliliği oluşturan çöplerin çoğunun plastik maddeler olması dikkat çekerken, bu acı tablo sonrası Belediye Başkanı Alper Taban sosyal medya hesaplarından vatandaşlara çağrıda bulunarak temizlik konusunda daha dikkatli ve duyarlı olmalarını istedi.

 

Devam Et

Trend