Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Komşu Şifayı Edirne’de Arıyor

Son teknolojiye sahip cihazlarla Bulgaristan ve Yunanistan’ın yanı sıra Türk Cumhuriyetleri vatandaşlarına da tam donanımlı hastane olmanın bilinciyle kesintisiz hizmet veren Balkanların “sağlık üssü” Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi, 10 ayda 921 yabancı uyruklu hastayı tedavi etti.

Bulgarca, Sırpça, Arnavutça, Makedonca, Boşnakça başta olmak üzere 6 dil bilen hastane personeli, güler yüzleriyle hastane girişinde karşıladıkları hastalara yardımcı oluyor.
Son teknolojiye sahip cihazlarla ve otel konforundaki hasta odalarıyla şifa dağıtan Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi, engelli hastalar başta olmak üzere hastaların ve refakatçilerin bütün ihtiyaçlarını düşünerek hazırlanan özellikli hemşire çağrı sistemi sayesinde artık hastalara bir nefes kadar yakın.

Hastanenin nitelikli ve yetkin kadrosu, bir anne şefkatiyle beraber tam donanımlı yeni doğan ünitesiyle minik bedenlere hayata tutunma çabasında destek veriyor. Hastane yönetimi tarafından yaptırılan özellikli görüntüleme sistemi sayesinde ise aileler yeni doğan ünitesinde yatan bebeklerini her an izleyebiliyor.
Edirne ve Trakya’nın yanı sıra Balkan ülkelerindeki vatandaşların da gözdesi haline gelen “balkanların sağlık üssü” Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesine yurt dışından gelen hasta sayısı her geçen gün artıyor.

Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Mustafa Talha Sütçü, gazetecilere yaptığı açıklamada, sağlık turizmi kapsamında hastane açıldığından beri binlerce, son 10 ayda da yüzlerce yabancı uyruklu vatandaşın tedavi edildiğini söyledi.
2019 yılında yabancı uyruklu hasta sayısında yüzde 50’ye yakın artış yaşandığını açıklayan Opr. Dr. Sütçü, Ocak-Ekim ayları arasında 921 yabancı uyruklu hastayı tedavi ettiklerini belirtti.
Tedavilerini özellikle Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesinde yaptırmak isteyenlerin çoğunlukla Bulgaristan vatandaşı olduğunu ifade eden Sütçü, bu senenin ilk 10 ayında 222 Bulgaristan vatandaşını tedavi ettiklerini açıkladı.

 

En çok tedavi başvurusunda Yunanistan’ın ikinci sırada yer aldığını söyleyen Sütçü, ardından Azerbaycan ve Türki Cumhuriyeti ülkelerinin geldiğini belirtti.
Opr. Dr. Sütçü, sağlık turizmi kapsamında daha çok Balkan coğrafyasına hitap ettiklerinin altını çizerek, hastaneye gelen yabancı uyruklu hastaların balkan dillerinin yanı sıra 6 dil bilen personel tarafından karşılandığını açıkladı.

Hastane personeline yönelik Yunanca ve Bulgarca dil kurslarının devam ettiğini de vurgulayan Opr. Dr. Sütçü, hasta memnuniyetine önem verdiklerini söyledi.

Balkan ülkelerinde yaşayan soydaşlara seslenen Sütçü, soydaşların konsolosluklardan Türk soylu belgelerini aldıklarında ayrı bir ücretlendirmeye tabi olmayacaklarını açıkladı.
Sağlık turizmi kapsamında gelen hastaların tedavilerinin başarıyla tamamlandığını ve mutlu şekilde tabucu olduğunu anlatan Sütçü, Hastanenin sağlık turizmi akreditasyon belgesi aldığını da vurguladı.

Haberin Devamı

Eğitim

Araştırma: Uzaktan eğitim ‘iletişim’i kesti

Haber Giriş:

on

TEGV’in yaptığı araştırmaya göre, uzaktan eğitim alan öğrencilerin yüzde 51’i öğretmenleriyle nadiren iletişim kuruyor. Yüzde 39’u arkadaşlarıyla hiç görüşmüyor. Çocukların yüzde 20’sinde davranış değişimi oluştu.

Milliyet’ten Ozan Ömer Kadüker’in haberine göre, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) koronavirüs döneminde başlayan uzaktan eğitim sürecinde çocukların ve velilerin tecrübelerini değerlendirmek amacıyla bir araştırma gerçekleştirdi.

Araştırma, Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde, 31 şehirden 368 TEGV velisiyle yapıldı. Araştırmaya katılan velilerin yüzde 54’ünün 1-2 çocuğu, yüzde 34’ünün 3’ten fazla çocuğu, yüzde 12’sinin ise 5’ten fazla çocuğu var. Dün TEGV Genel Müdür Sait Tosyalı ve Eğitim Programları Müdürü Devrim Uygan Deniz katılımıyla yapılan online basın toplantısında rapordan ilginç veriler paylaşıldı. Onlardan öne çıkanlar şöyle:

  • EBA’yı her gün düzenli olarak takip eden çocukların oranı yüzde 69. Bu takibin yüzde 83’ü televizyon kanalları üzerinden yapılıyor. EBA çevrimiçi portal üzerinden asenkron eğitim takibi oranı 47, canlı ders katılım oranı ise yüzde 11.
  • Velilerin yüzde 47’si EBA’yı düzenli, yüzde 36’sı belirli aralıklarla takip ediyor.
  • Çocukların yüzde 37’si velisinden destek istiyor. Destek yoğunlukla Matematik ve problem/test çözme, araştırma ödevleri ve İngilizce alanlarında yoğunlaşıyor.
  • Çocukların yüzde 50’si uzaktan eğitimde, bilgisayar, yüzde 59’u cep telefonu, yüzde 28’i tablet kullanırken yüzde 4 ise hiçbir araç kullanmıyor.
  • Çocukların hafta içi öğretmenleriyle düzenli olarak görüşme oranı yüzde 48, haftada 1-2 gün görüşme oranı yüzde 31, geçen 1,5 ayda yalnızca 1 ya da 2 kez görüşme oranı ise yüzde 21. Düzensiz ve nadiren iletişim kuranların toplam oranı yüzde 51. Çocukların yalnızca yüzde 3’ü öğretmenleriyle ile sohbet ediyor. Geçen 1,5 aylık süre içerisinde çocukların yüzde 7’si öğretmenleriyle; yüzde 39’u ise arkadaşlarıyla iletişim kurmadı.
  • Çocukların yüzde 20’sinde davranış değişimi oluştuğu bildirildi. Çocukların yüzde 11’inde sıkılma, yüzde 9’unda ani duygu durum değişiklikleri, yüzde 9’unda yerinde duramama, yüzde 7’sinde ise sürekli telefon kullanma gibi duygusal ve psikolojik etkiler görüldü.

‘Ücretisiz tablet dağıtılmalı’

TEGV araştırma sonucuna göre, iletişim sorunlarını ortadan kaldırmak ve uzaktan eğitimi toplumun her kesiminde normalleştirmek için birtakım çözüm önerileri de sundu. Bu öneriler ise şöyle:

Korona döneminde tecrübe edilen ve başarılı sonuçlar alınan yüz yüze eğitimde, canlı sınıf modeline ihtiyaç duyuluyor. Bu model için toplumun her kesiminin alım gücüne uygun olarak fiyatlandırılmış basit tabletlerin piyasaya sürülmesine ve internet erişiminin kamu ve özel sektör iş birliğiyle düşük gelirli bölgelerde ücretsiz olarak sağlanmasına ihtiyaç var.

Eğitim sisteminde kitap, defter gibi geleneksel araçların yerini, tabletlerin alması konuşulmaya başlanmalı. Normal zamanda ve bu gibi kriz anlarında eğitsel araçların devamlılığı sağlanmalı.
Çocukların İngilizce ve matematik alanında yalnız çalışmaları daha zor. Bir yetişkin desteğine daha fazla ihtiyaç duyulan bu alanlarda verimli etüt modelleri çalışılmalı.

Devam Et

Eğitim

Virüs testi pozitif çıkan adaylar YKS’ye nasıl girecek?

Haber Giriş:

on

ÖSYM Başkanı Halis Aygün, “Sınavın uygulanacağı dönemde Kovid-19 testi pozitif olan adaylar ÖSYM Başkanlığımıza başvurmalı, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun görüşleri doğrultusunda bu adaylarımız yedek sınav binalarımızda sınava girebilecekler. Henüz böyle bir başvuru almadık” dedi.

Hürriyet’ten Nuran Çakmakçı ÖSYM Başkanı Halis Aygün ile röportaj yaptı. ÖSYM Başkanı röportajda merak edilen sorulara cevap verdi.

Aygün, sınavın uygulanacağı dönemde Kovid-19 testi pozitif olan adayların ÖSYM Başkanlığına başvurması gerektiğini belirterek “Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun görüşleri doğrultusunda bu adaylarımız yedek sınav binalarımızda sınava girebilecekler. Henüz böyle bir başvuru almadık” diye konuştu.

ÖSYM’nin 188 sınav merkezinde yaklaşık 2 buçuk milyon adayın gireceği YKS’nin sorunsuz uygulanması için Bilim Kurulu’nun ve Sağlık Bakanlığı’nın görüş ve önerileri doğrultusunda gerekli tüm önlemleri aldığını söyleyen Aygün, “Sınav binası olarak kullanılacak okullarımızın bahçelerine adaylar ve görevliler dışında hiç kimse alınmayacak. Benzer şekilde üniversitelerimizdeki sınav binaları önüne şeritler çekilerek sadece adayların ve görevlilerin girebileceği ve sosyal mesafe şartlarının sağlanabileceği alanlar oluşturulacak. Sınav binalarına girişleri öncesinde adaylara görevlilerimiz tarafından maske ve dezenfektan dağıtılacak. İsteyen adaylar kendi maskeleriyle de sınava girebilecek ve kendi dezenfektanlarını da yanlarında getirebilecek. Sınav salonları ise sınav başlamadan önce ve sınav süresince havalandırılacak. Bina girişinde ve içinde adaylarımızın sosyal mesafeyi korumalarını sağlamak için sınav görevlilerimiz tarafından yönlendirme ve uyarılar yapılacak” ifadelerini kullandı.

‘Üniversite ve lise binalarına öncelik verilecek’

Aygün, sınav için seçilen binalarda da sınav merkezinin genel şartlarının göz önünde bulundurulduğunu söyledi ve “Üniversite ve lise binalarına öncelik verilerek gerekli fiziki şartları en üst düzeyde karşılayabilecek şekilde konunun uzmanı ekiplerimiz tarafından seçiliyor. Sistemimizdeki sınav binalarımızın uygunluğu sınavlar öncesinde denetleniyor” dedi.

‘Sınav tarihinin tekrar geri çekileceğine ilişkin söylentiler üzerine öğrenciler sosyal medyada tepki gösterdi. Tarihle ilgili sizden görüş alındı mı?’ sorusuna ise Aygün şu şekilde cevap verdi:

“Tarihle ilgili olarak gerekli açıklamalar yapıldı. Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2020-YKS) 27-28 Haziran tarihlerinde yapılacak. Artık hepimizin öğrencilerimizin motivasyonunu arttırmak için gayret göstermesi gerekiyor. Bilim Kurulu’nun ve Sağlık Bakanlığı’nın görüş ve önerileri doğrultusunda gerekli tüm önlemleri alıyoruz.”

Devam Et

Gündem

Ege’de 4,1 büyüklüğünde deprem

Ege Denizi’nde 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Haber Giriş:

on

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 10.22’de Ege Denizi’nde 4,1 büyüklüğünde deprem kaydedildi.

Depremin 15,46 kilometre derinlikte olduğu ve Muğla’nın Datça ilçesine 136 kilometre uzaklıkta gerçekleştiği belirlendi.

Devam Et

Trend