#

Giriş:

Son Güncelleme:

Sağlık

Koronavirüsün kalbe zarar verdiği tespit edildi

Almanya’da yapılan iki araştırma sonucunda, koronavirüsü (Covid-19) atlatan veya bu hastalıktan ölen kişilerde kalp hasarı belirtileri bulundu. Koronavirüsün kişilere kalp kriziyle aynı zararı verdiği belirtildi.

Almanya’da Frankfurt Üniversite Hastanesi ve Hamburg Kalp ve Damar Merkezi tarafından yapılan iki ayrı araştırmada, koronavirüsün kalbe de zararlı olduğu tespit edildi. Hayatta kalanların yüzde 75’inden fazlasının kanında, kişide kalp krizi geçirdikten sonra görülen yüksek düzeyde protein olduğu tespit edildi. Koronavirüsten hayatını kaybedenlerin yüzde 60’ından fazlasının, kalp kaslarında ise virüs görüldü.

İYİLEŞENLER AYLARCA ZAYIF VE YORGUN

Koronavirüsün solunum organları, böbrekler ve beyine dahi saldırdığı daha önce tespit edilmişti. Yeni yapılan iki araştırma sonucunda, virüsün ayrıca kardiyovasküler sistemi de etkilediği ortaya çıktı. Uzmanların, hasarın ne kadar sürebileceği konusunda bilgi veremediği, ancak araştırmanın koronavirüsten iyileşenlerin neden haftalarca veya aylarca zayıf ve yorgun kaldığını açıklamaya yardımcı olduğu belirtildi. Araştırmacılar ayrıca koronavirüs sonrası hastaların, kardiyovasküler değerlerinin takip edilmesini tavsiye etti.

Gündem

Hıçkırık yeni koronavirüs belirtisi olabilir mi?

Haber Giriş:

on

Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, “Amerika’da hıçkırık şikayetiyle hastaneye giden hastanın koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyduk. Hıçkırık genelde nörolojik tutulumla da olabilir. ‘Hıçkırık, yeni koronavirüs belirtisi’ dememiz çok zor. Daha önce olmayan, yeni çıkan bir belirtiniz varsa koronavirüs riski olabileceği düşünülmelidir” dedi.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. İlhan, DHA’ya yaptığı açıklamada, koronavirüste halen en çok yer alan belirtilerin ateş, öksürük ve solunum sıkıntısı olduğunu söyledi. İlhan, bu belirtilerin dünyada en çok görülen belirtiler olduğunu belirterek, “Ancak süreç ilerledikçe, hastalar değiştikçe ve vaka sayısı arttıkça başka bulgularla koronavirüs hastaları başvurabiliyor” dedi.

‘YAZ AYLARINDA İSHAL ŞİKAYETİ İLE GELEN HASTA ARTTI’

Prof. Dr. İlhan, özellikle yaz aylarında koku, tat alma bozukluğu ile gelen hastaların biraz daha arttığına dikkat çekerek, “Ayrıca yine yaz aylarında ishal şikayeti ile gelen hastalar arttı. Bunun yanı sıra çok farklı bulgularla hastalar gelebiliyor. Koronavirüs hastaları asemptomatik (belirtisiz) olabiliyor. Amerika’da hıçkırık şikayetiyle hastaneye giden hastanın koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyduk. Hıçkırık genelde nörolojik tutulumla da olabilir. Başka bir hastalık vardır, nörolojik tutulum söz konusu olmuştur, sinir uçlarına yayılmıştır. Koronavirüs hayatımızda daha çok yeni. Biz ülkemizde 5 aydır biliyoruz, dünya Çin’de olsa 7 aydır biliyor. Belki koronavirüs nörolojik sinir tutulumu yapıyor. Bu sinir tutulumu sonrası hıçkırık karşımıza çıkabiliyor. Daha önce kendinizde olmayan, günlük hayatınızı etkileyen bir bulgu varsa doktorunuza başvurmakta fayda var. Vatandaşlarımız kendi hekimlerine kronik hastalıkları varsa önce onlara danışmalıdır. ‘Hıçkırığın yeni koronavirüs belirtisi’ dememiz çok zor. Daha önce olmayan, yeni çıkan bir belirtiniz varsa koronavirüs riski olabileceği düşünülmelidir” diye konuştu.

‘SALGIN SONBAHARDA SONLANACAK GİBİ GÖZÜKMÜYOR’

Mevsimlerin değişikliği ile belirtilerin de değişiklik gösterebileceğini kaydeden İlhan, “Biz ilkbahar ayında koronavirüs ile yüzleştik. Yaz aylarını yaşıyoruz ve sonbahara geçiş yapıyoruz. Salgın şu anda dünyada ve ülkemizde sonbaharda sonlanacak gibi gözükmüyor. Sonbaharda belki diğer belirtilerle beraber farklı şeyler ortaya çıkacak. Örneğin; hep söylüyoruz sonbahara düşük vaka sayıları ile girmemiz gerektiğini. Belki influenza (grip) ile beraber koronavirüs yaşandığı taktirde daha farklı bulgularla karşımıza gelecek. Dünyanın hiçbir yerinde koronavirüsle ilgili bilgi tam değil. Bunların hepsini yaşayıp, o hastaları gözlemleyerek ve takip ederek saptayabileceğiz” dedi.

‘KRONİK HASTALIĞI VARSA BELİRTİLER DEĞİŞEBİLİR’

Prof. Dr. İlhan, Sağlık Bakanlığı’nın yeni koronavirüs algoritmasını güncellediğini hatırlatarak, “Ateş, öksürük, nefes darlığı, ishal ile tat ve koku duyusunda bozulma şu an koronavirüs ile ilgili en çok beklediğimiz bulgular arasındadır. Bundan farklı çok bulgular olabilir ama şu an saydığım bu bulgular, esas koronavirüs belirtileri arasında çıkıyor. Kişilerin kronik hastalığı varsa belirtiler değişebilir. Örneğin; diyabet olan bir kişide hastalık farklı bir şekilde ilerlerken, kanser hastalığı olan bir kişi de hastalık başka bir şekilde ilerleyebilir. Vatandaşlarımız kendilerinde olmayan yeni ortaya çıkan ve daha önce yaşamadıkları belirti ya da rahatsızlık hissediyorlarsa akıllarına koronavirüsü getirerek, önce kendi hekimlerine ya da pandemi hastanelerine başvurmaları doğru olacaktır” diye konuştu.

Devam Et

Gündem

“Maske takanların oranı yüzde 5 civarındaydı”

Haber Giriş:

on

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Bodrum’da yaptığı tatilde gördüğü manzarayı değerlendirdi. Ceyhan, “Bir kez çıktığımda sakindi ortalık ama bayrama doğru çok kalabalıklaştı. Benim gördüğüm, mesafeye uyum hiç yoktu, maske takmak da yüzde 5’ler civarındaydı. Hatta o kadar kanıksanmıştı ki tabloya kimsenin itiraz ettiği falan da yoktu. Böyle olduğunu görünce ben bir daha dışarıya çıkmadım” dedi.

Prof. Dr. Ceyhan, Muğla’nın Bodrum ilçesinde tatilini geçirirken tanıklık ettiklerini anlattı. Bayramdan iki hafta önce Bodrum’a gittiğini belirten Ceyhan, sadece bir kez dışarıya çıktığını söyledi. Prof. Dr. Ceyhan, “Hemen hemen hiç çıkmadım. Bir kez çıktığımda sakindi ortalık ama bayrama doğru çok kalabalıklaştı. Benim gördüğüm, mesafeye uyum hiç yoktu, maske takmak da yüzde 5’ler civarındaydı. Hatta o kadar kanıksanmıştı ki tabloya kimsenin itiraz ettiği falan da yoktu. Böyle olduğunu görünce ben bir daha çıkmadım dışarıya, zaten bayramın ortasında döndüm” dedi.

‘BU ÇOK TEHLİKELİ’

Prof. Dr. Ceyhan, kalabalıklaşmalarda uyum yetersizliğinin arttığını belirterek, “Bu çok tehlikeli. Mutlaka bunun sonuçları ortaya çıkıyor. Şimdi basından izlediğim kadarıyla o bayramdaki kalabalıklaşmalar yok. Tabi bunu ortaya çıkaran bir çok faktör var. Bunların bir kısmı önlenebilirdi. Bunlardan bir tanesi sahillerde insanlar çok üst üste denize girdi. Örneğin ben daha önce de söylemiştim; halka açık yerler çok dar. Oteller, özel plajlar, siteler sahilleri kapatmış. Dolayısıyla milyonlarca insana denize girebilecekleri çok dar şeritler kalıyor. Orada kalabalıklaşmaları önleyemezsiniz. Özel plajlar, sitelerin sahil kenarlarındaki tesislerine izin verilmeyebilir. Halka daha çok denize girebilecekleri alan sağlanabilir” diye konuştu.

‘OTELLERDE ÖNLEMLER İYİ’

Otellerde önlemlerin daha iyi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ceyhan, “Büyük otellerin ciddi önlem aldıklarını basından izledim. Şimdi bir de yurt dışından insanlar gelemeye başladı. Bunlar da riski arttıracak. Biz de genelde ‘her şey dahil’ sistem olduğu için gelen turistler çok dışarıya çıkmıyor. Ancak otel personeli aracılığı ile onlara virüs bulaşıp oradan dışarıya yayılırsa bunlar da vaka sayılarını arttırıcı etkide bulunabilir” ifadesini kullandı.

‘EV İÇİ BULAŞLAR ARTIK ÇOK ÖNEM KAZANMAYA BAŞLADI’

“İnsanların şunu bilmesi lazım; bu işin iki ucu var. Bir devlet tarafı bir de halk tarafı var. Devlet sıkı tedbirler alarak vaka sayısını binler civarına indirdi fakat ondan sonra bir noktaya geldik zorlanmaya başladık” diyen Prof. Dr. Ceyhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada 2 tane olay var; biri halkın uyumu. Yani halkın uyumunun daha da artması lazım ki hastalık kontrol edilebilsin. İkincisi de belirtisiz kişiler. Bunları yakalayamadığımız sürece bunlar bulaştırmaya devam ediyor. Bunların bulaştırmasını önlemek için daha çok belirtisiz kişiye biz tanı koymalıyız. Öbür türlü ne oluyor, biz bunları tespit edemedikçe herkesi şüpheli, belirtisiz taşıyıcı olarak kabul etmek durumundayız. Herkese karşı mesafeli ve maskeli olmalıyız. Öbür türlü kime ne zaman bulaşacağı belli olmaz. ‘Ben hiçbir yere çıkmadım, neden koronavirüs bulaştı’ diyen çok sayıda insan var. Bakıyorsunuz ailesinden biri bulaştırmış. Bu da en sık görülen bulaş şekli. Ev içi bulaşlar artık çok önem kazanmaya başladı. Tatil yörelerinde özellikle insanların maske takmasının zor olduğunun farkındayım. Ama bir kalabalığa giriyorsanız, biri ile 1,5 metreden yakın temas edecekseniz onun dışında da sizi koruyacak hiçbir önlem yok.”

Devam Et

Dünya

DSÖ’den aşı açıklaması

Haber Giriş:

on

Corona virüsle mücadelede aşı haberi Rusya’dan geldi. Devlet Başkanı Vladimir Putin ülkede geliştirilen aşıya Sağlık Bakanlığı’nın onay verdiğini duyurdu. Kızına aşı yapıldığını belirten Putin, kısa zamanda seri üretime geçileceğini söyledi. Rusya’da üretilen aşı dünyanın ilk Covid-19 aşısı olma özelliğini taşıyor. DSÖ’den, Rus sağlık birimleriyle irtibat halinde oldukları açıklaması geldi.

Rusya Doğrudan Yatırım Fonu’nun Başkanı, Kirill Dmitriev de konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Ülkede geliştirilen COvid-19 aşısı ile ilgili konuşan Dmitriev, “Aşının adı Sputnik olacak” dedi.

Sputnik, Sovyetler Birliği’nin gönderdiği ilk uydunun adıydı. Bu uydu, Soğuk Savaş döneminde uzay yarışlarını da başlatan baş aktörlerden birisiydi.

DSÖ’DEN “YAKIN TEMAS” AÇIKLAMASI

Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışmalarını sürdüren Dünya Sağlık Örgütü, Rus yetkililerin açıklamaları ile ilgili açıklama yaptı. DSÖ Sözcüsü, “Rus sağlık yetkilileriyle Covid-19 aşısının tescil alma süreciyle ilgili yakın temastayız” açıklamasını yaptı.

Devam Et

Trend