#

Giriş:

Son Güncelleme:

Eğitim

LGS sonuçları açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığınca, Liselere Geçiş Sistemi kapsamındaki yerleştirme sonuçları “meb.gov.tr” internet adresinden açıklandı.

Öğrenciler, yerleştirme sonuçlarına T.C. kimlik numaraları ve doğum tarihleri ile “sonuc.meb.gov.tr” internet adresinden ulaşabilecek.

Liselere sınavsız yerleştirmenin birinci adımında, öğrencilerin yüzde 92’si ilk üç tercihinden birine yerleşti.

Birinci yerleştirme sonuçlarına göre Anadolu imam hatip liselerinde yüzde 99,8, mesleki ve teknik anadolu liselerinde yüzde 97 doluluğa ulaşıldı.

LGS yerleştirme sonuçlarına göre, merkezi sınavla öğrenci alan fen, sosyal bilimler ve Anadolu liseleri yüzde 100 doldu.

İlk yerleştirmede yerleşemeyen veya yerleştiği okulu değiştirmek isteyen öğrenciler için yerleştirme süreci devam edecek.

Bu kapsamda 10-14 Ağustos’ta yerleştirmeye esas birinci nakil tercih dönemi olacak. Yerleştirmeye esas birinci nakil sonuçları, 17 Ağustos’ta açıklanacak.

Yerleştirmeye esas ikinci nakil tercih başvuruları, 17-21 Ağustos’ta yapılabilecek. Yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçlarının 24 Ağustos’ta duyurulmasıyla merkezi olarak yürütülen ana yerleştirme süreci tamamlanacak.

Daha sonra hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak ve 28 Ağustos’ta yerleştirme süreci tümüyle sona erecek.

 

 

Eğitim

Üniversiteler için yüz yüze eğitim açıklaması

Haber Giriş:

on

Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, her üniversitenin yüz yüze eğitime kendisinin karar vermesi gerekeceğini söyledi. İlhan, “Bir grup özellikle, ‘üniversiteler açılsın, tamamen yüz yüze olsun’ derken, bir grup ise ‘tamamen çevrimiçi olsun’ diyor. Doğru olan şu; rakamların gidişatına bakıp her üniversite kendi olanakları, kendi yeterlilikleri, yürüttükleri eğitim programları dahilinde eğitimin ‘çevrimiçi+yüz yüze’ ya da sadece ‘yüz yüze’ olacağına karar vermesi gerekecek” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 15 Şubat’tan itibaren okulların artık mümkün olduğu kadar daha yüksek bir kapasiteyle açılması gerektiği noktasında bir kararlılıkları olduğunu açıkladı. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan da, üniversitelerin yüz yüze eğitime ne zaman geçeceğine ilişkin DHA’ya açıklama yaptı.

‘HER ÜNİVERSİTENİN KENDİSİ KARAR VERMELİ’

Prof. Dr. İlhan, üniversitelerin eğitime çevrimiçi devam ettiğini, bazı programlarda ise yüz yüze eğitim yapıldığını belirterek, “Hem öğrencilerde hem de velilerde iki ayrı görüş mevcut. Bir grup özellikle, ‘üniversiteler açılsın, tamamen yüz yüze olsun’ derken, bir grup ise ‘tamamen çevrimiçi olsun’ diyor. Her iki grubun da kendince haklı gerekçeleri var. Ama doğru olan şu; rakamların gidişatına bakıp her üniversite kendi olanakları, kendi yeterlilikleri, yürüttükleri eğitim programları dahilinde eğitimin ‘çevrimiçi+yüz yüze’ ya da sadece ‘yüz yüze’ olacağına karar vermesi gerekecek. Üniversiteler kendi kararları ile bu süreci yönlendirecekler. Her üniversitenin kendi programını kendisi yaparak ilerlemesi doğru olacaktır” diye konuştu.

‘ÖĞRETMENLERİMİZ İKİNCİ GRUPTA YER ALIYOR’

Prof. Dr. İlhan, Bakan Selçuk’un okulların 15 Şubat’ta açılacağı bilgisini verdiğini anımsatarak, “15 Şubat iyi bir hedef, tabii 15 Şubat’tan önce rakamları değerlendirmemiz gerekiyor. Ona göre yine Milli Eğitim Bakanlığı karar verecektir” dedi. Prof. Dr. İlhan, okulların peyderpey açılması gerektiğine işaret ederek, “Bu sırada öğretmenlerimiz de aşıda ikinci grupta yer alıyor. Bu grubun aşılanması ile beraber günlük rutine dönmek söz konusu olabilir. Evet okullar açılacak belli bir zaman sonra, ondan sonra üniversitelerin açılması değerlendirilebilir elbette; ama vatandaşların gezmek için, sosyalleşmek için dışarıya çıkmaktan biraz itina etmeleri söz konusu olursa bu sefer hem okuluna giden çocuklarımız hem de işine giden kişiler daha rahat ederler. Sosyal alanlarda biraz tasarrufa gitmemiz söz konusu olursa pandeminin üstesinden çok daha rahat gelebileceğimizi vurgulamamız gerekiyor” dedi.

‘OKULLARIN AÇILMASI ÇOK DAHA YÜKSEK İHTİMAL’

Prof. Dr. İlhan, okulların açılabilmesi için hasta ve vaka sayısının düşmesi gerektiğini belirterek, “Net bir rakam vermek pek mümkün değil; ama hastanın ötesinde vaka sayısının da aşağıya gelmesi gerekiyor. Vaka sayısında şu sıralar biraz yükseklik söz konusu. Vaka sayısı daha aşağıya gelirse, binli rakamlara, hatta binin altına düşerse okulların açılmasının çok daha yüksek ihtimal olduğunu söylemek mümkün; ama net bir rakam ile konuşmak doğru değil. Hep söylüyoruz, azalış ya da artış eğilimi söz konusu. Şu an 5-6 bin bandında vaka sayısı sabit gidiyor. Daha aşağıya yönelme eğilimi olur, binler civarına gelirse okulların açılması, peyderpey de diğer işletmelerin açılması söz konusu olabilir” ifadesini kullandı.

Devam Et

Bursa

Uludağ Üniversitesi anketlerde 2 yıldır yükselişte

Haber Giriş:

on

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), yılda 2 kez tüm paydaşlarının katılımı ile gerçekleştirdiği memnuniyet anket sonuçlarını açıkladı. Yapılan değerlendirmelere göre üniversitenin memnuniyet oranı son 2 yılda yükseliş gösteriyor.

BUÜ Kalite Koordinatörlüğü’nün açıkladığı anket sonuçlarına göre akademik personelde yüzde 71,94, idarî personelde yüzde 67,65, lisansüstü öğrencilerde yüzde 74,83, önlisans ve lisans öğrencilerinde yüzde 60,15, mezunlarda yüzde 72,36, dış paydaşlarda ise yüzde 79,59 oranında genel memnuniyet oranı saptandı.

Öte yandan Kalite Koordinatörlüğü verilerine göre; ankete katılım sayısı 20 ay içerisinde 753’den 3693’e çıktı. Yürütülen çalışma hakkında bilgi veren Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Funda Coşkun, anketi yapan kişilerin artışı ile birlikte memnuniyet oranlarındaki yükselmenin, yapılan iyileştirmelerin ve çalışmaların güzel bir sonucu olduğuna işaret etti.

Doç. Dr. Funda Coşkun, memnuniyet oranlarının yeni yönetimin göreve gelişinden itibaren değerlendirildiğinde; lisans önlisans öğrencilerinde yüzde 26, lisansüstü öğrencilerinde yüzde 17 akademik ve idari personelde ise yüzde 15 oranında arttığını açıkladı.

Yükselen memnuniyet oranlarını değerlendiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, göreve geldikleri ilk günden itibaren üniversitenin tüm paydaşları ile birebir görüşmeler yaparak öncelikli talepleri belirlediklerini vurguladı. Öğrenci dostu ve toplum ile bütünleşen üniversite sloganı ile hareket ettiklerinin altını çizen Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, “20 ayı doldurduğumuz görev süremiz içerisinde gerek öğrencilerimizden, gerek akademik ve idari personelimizden gerekse de dış paydaşlarımızdan gelen tüm önerileri, eleştirileri ve beklentileri ciddiyetle dinledik ve çözüm teklifleri sunmaya gayret gösterdik. Bugün ulaşılan oranlar da işte bu birebir iletişimden kaynaklanan memnuniyetin göstergesidir. Elbette henüz çözemediğimiz sorunlar var. Ancak muhataplarımız bizim iyi niyetimizi görüyor. Görev süremiz sonuna kadar da bu anlayış ile hareket edecek ve üniversitemizi her açıdan beğenilen bir kurum haline getireceğiz” diye konuştu.

Devam Et

Eğitim

Bakan Selçuk’tan yüz yüze eğitim için net mesaj

Haber Giriş:

on

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “15 Şubat’tan itibaren toplumun, ailelerin, annelerin, babaların, çocukların durumuna baktığımızda, okulların artık mümkün olduğu kadar daha yüksek bir kapasiteyle açılması gerektiği noktasında bir kararlılığımız var” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) Yönetim Kurulu ile bir araya geldi. Okullarda yüz yüze eğitime kademeli geçişin 15 Şubat’ta nasıl başlayacağına ilişkin soru üzerine Selçuk, Bakanlığın salgın döneminde sahada yüzlerce araştırma yaptığını söyledi. Selçuk, “Bu araştırmalar bize gösteriyor ki bizim okulları bugün kapatmamız bugünün problemi değil, gelecek yılların da problemi hâline geliyor. Türkiye, OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde okullarını en fazla süre kapalı tutan ülkeler arasında başlarda geliyor. Biz bunu daha kontrollü olabilmek, riski daha iyi yönetebilmek için yaptık ve bugün de bunun doğru bir karar olduğunu görüyoruz. Ancak 15 Şubat’tan itibaren toplumun, ailelerin, annelerin, babaların, çocukların durumuna baktığımızda okulların artık mümkün olduğu kadar daha yüksek bir kapasiteyle açılması gerektiği noktasında bir kararlılığımız var. Bunu da ilgili tüm kuruluşlarla ve ortamlarda paylaşıyoruz, paylaşacağız. Bu anlamda literatüre ve uygulamalara baktığımızda, elbette küçük yaşların riski daha az” diye konuştu.

Bakan Selçuk, okulun tümüyle kontrollü bir ortam olduğuna dikkat çekerek, “Hem öğretmenler hem öğrenciler çok kontrollü bir biçimde belli kurallara dikkat ederek orada bulunuyorlar. Yani okulda bir çarşıdaki, pazardaki ya da sokaktaki gibi karmakarışık ya da kontrolsüz bir ortam yok. Okullardan kaynaklanan durumu da günlük olarak izledik, çocuklarımızı da izliyoruz” ifadelerini kullandı.

‘MESLEKİ EĞİTİMİN GERÇEK KABİLİYETİNİ GÖRDÜK’

Selçuk, salgın sürecinin Türkiye’de mesleki eğitimin gerçek kabiliyetini çok net bir şekilde görmeye imkan sağladığını kaydederek, meslek liselerinin Ar-Ge merkezleriyle ilişkilendirilmesini sağladıklarını, salgının ilk döneminde dünyanın tedarik sorunlarıyla âdeta kilitlendiği günlerde bir meslek lisesinin dijital solunum cihazı tasarlayıp ürettiğini söyledi. Selçuk, “Bunlar derhal hastanelere, ilgili kuruluşlara sevk edildi ve bunlar hâlâ tıkır tıkır çalışıyor. Biz bunun binlercesini, hatta yüz binlercesini yapabilecek kapasitedeyiz. Bu üretimler sadece solunum cihazıyla da sınırlı değil. Mesela meslek liselerimiz, N95 standardında maske üreten makinenin tasarımı ve üretimini de yaptı. Bunu da hayata geçirdik, üretimi zaten yapıyoruz. Bu dönemde meslek liselerimizin Ar-Ge çalışmalarıyla video laringoskop cihazı, ozon hava dezenfekte cihazı, yoğun bakım yatağı, hava filtrasyon cihazı, temassız kızılötesi termometre, video laringoskop cihazı, numune alma ünitesi, UV-C konveyör sistem ile maske üretiminde sterilizasyon cihazı, kumandalı ve zaman ayarlı UV-C ışınlamalı sterilizasyon cihazı, mobil UV-C robot sterilizasyon cihazı, taşınabilir mekanik solunum cihazı gibi çok sayıda ürün tasarlandı ve bu ürünlerin üretimi gerçekleştirildi” dedi.

‘294 MİLYON MASKE ÜRETİLDİ’

Meslek liselerinin maske üretimindeki başarısına da işaret eden Selçuk, “Yine salgının ilk başladığı süreçte meslek liselerinde 130 milyon, halk eğitimi merkezlerinde ise 164 milyon tek kullanımlık maske üretildi. Daha öncesinde elle ve tek makinede dikişler yapılırken, meslek liselerinde üretilen bu makineler sayesinde artık milyonlarcasını çok rahatlıkla üretebiliyoruz. Ama asıl o kritik dönemde ihtiyaç duyan ülkelere gönderilen maskelerin önemli bir kısmını meslek liselerimiz üretti. Tek kullanımlık tulum, önlük, siperlik, dezenfektan, kolonya ve daha pek çok hijyen ürününün üretimi gerçekleştirildi. Bunların milyonlarca litresi yani sadece yüzey dezenfektanı 8,5 milyon litre üretildi. 1,3 milyon adet siperlik üretildi. Bunların hepsi dağıtıldı” dedi.

‘MESLEK LİSESİ RUHU OLUŞTU’

Selçuk, otellerin, fabrikaların, organize sanayi bölgelerinin içindeki iş garantili ve iş öncelikli okulların yüzlercesini açmaları sonucunda meslek liselerine tercihte bir sene içerisinde öğrenci sayısında yüzde 63-64 oranında artış olduğunu hatırlatarak, “‘Kendi tercihiyle gelen çocuk’ diye bir şeyden söz ediyoruz artık, yani mecburi olarak meslek lisesine gidiyorsun değil de yüzde 64 bir artıştan söz ediyoruz. Buradaki artış; toplumda usta öğreticilerin, öğretmenlerin, öğrencilerin, okul yöneticilerinin salgın döneminde âdeta bir millî seferberlik gibi bu sürece destek vermeleri bir psikolojik atmosfer yani bir ruh oluşturması sonucunda gerçekleşti. Eğitim; iş hayatını, ekonomiyi, sektörleri takip ediyor; sektörün nabzını tutuyor, ekonomik göstergelerin analizini yapıyor ve nerede neye ihtiyaç var bunları kontrol edip yatırımlarını buraya yöneltiyor. Böyle bir yapıya doğru yöneliş söz konusu” diye konuştu.

‘YÜZDE 1 KDV DEVAM EDECEK’

Selçuk, pandemi döneminde özel okullarda yüzde 8’den yüzde 1’e indirilen KDV oranının aynı şekilde devam edip etmeyeceğine yönelik bir soruya da “Özel öğretim kurumlarımız da Millî Eğitim Bakanlığı’nın asli unsurudur. Bu kurumlarımızda yaşanan sorunlar bizim sorunumuzdur. Başta özel öğretim kurumlarımızdaki evlatlarımızın eğitim süreçlerinin devamlılığı, öğretmenlerimizin ve çalışanlarımızın istihdam koşulları açısından buradaki finansal durum da kritik önem taşımaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığımıza geçtiğimiz dönem sağlanan bu vergi kolaylığının bu dönem de sağlanması yönünde tavsiye görüşümüzü bildirdik” yanıtını verdi.

Devam Et

Trend