#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Marmara Denizi’ni kurtaracak eylem planı açıklandı

Deniz salyasıyla mücadele eylem planını açıklayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Allah’ın izniyle bu eylem planlarımız kapsamındaki yatırımlarımızı yerel yönetimlerimizle birlikte 3 yıl çerisinde tamamlayacağız. Marmara Denizimizi; içerisindeki bin bir çeşit balıklarımızı, canlılarımızı koruyarak en saf, en duru en temiz, en canlı haliyle geleceğe taşıyacağız” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kocaeli’de düzenlenen Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Toplantısı’nda, Marmara Denizi’ne kıyısı olan illerin belediye başkanları, akademisyenler, bilim adamları ve STK’lar ile bir araya geldi. Toplantında Marmara Denizi’nde etkili olan, balıkçılık faaliyetlerini olumsuz etkileyerek denizdeki canlı yaşamını zorlaştıran deniz salyasının (müsilaj) sebepleri ve mücadelede yapılması gerekenler ele alındı. Yaklaşık 3 saat süren ve katılımcılarla karşılıklı fikir alışverişlerinin yapıldığı toplantı neticesinde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, müsilajla mücadele eylem palanını açıkladı.

“El birliğiyle, iş birliğiyle gözbebeğimiz Marmara’yı kurtaracağız”

Toplantının son derece önemli olduğunu ifade eden Bakan Kurum, “Ortak akılla, samimiyetle, birlik ve beraberlik içinde bütün maddelerin üzerinden geçtik. Burada hepimiz, ortak bir iradeyle; İstanbul Boğazı’mızı, Marmara Denizi’mizi kirliliğe, kaderine terk etmeyeceğiz dedik. El birliğiyle, iş birliğiyle gözbebeğimiz Marmara’yı kurtaracağız dedik. Bugün şehirlerimizi, insanımızı etkileyen üç önemli meselemiz var. Bunlar; salgın, deprem ve iklim değişikliği. 2020 yılı bu üç meselenin neden olduğu sonuçlarla mücadele içinde geçti. Bugün konuştuğumuz müsilaj probleminin ana nedeni olan iklim değişikliğiyle mücadelenin yolu ve çözümü; çevre yatırımlarından, yeşil yatırımlardan geçmektedir” dedi.

Müsilaj sorunun sebeplerine değinen Bakan Kurum, “İstanbul’umuz, sanayimizin ekonomimizin lokomotif şehirlerinden Kocaeli’miz ve tüm kıyı şehirlerimizde, son derece yaygın bir kirlilik yaşıyoruz. Çözüm noktamız çok net. Hakikaten hepimizin, 84 milyonun, Marmara Bölgesinde yaşayan 25 milyon vatandaşımızın içini sızlatan o görüntüleri yok etmek. Marmara Denizi’mizi bir seferberlik anlayışıyla tertemiz hale getirmek ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin üzerinde bir vazifedir, bir borçtur. Bu anlamda; el birliği yapmak, güç birliği yapmak zorundayız. Ve bir an evvel karasal, tarımsal ve gemi kaynaklı ne kadar farklı kirlilik türü varsa, ne kadar sebep varsa hepsini ortadan kaldırmaktır” diye konuştu.

100 noktadan toplanan örnekler incelemeye alındı

Bakanlık olarak müsilaj sorununu ilk andan itibaren titizlikle takip ettiklerinin altını çizen Bakan Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:

“300 kişilik ekibimizle, Marmara Denizi’nde 91 noktada, karada da tüm atıksu arıtma ve katı atık tesislerinde, kirlilik kaynaklarında denetimlerimizi yaptık. Aldığımız örnekleri Çevre Laboratuvarımızda inceledik. ODTÜ Bilim gemimizle suyun altında ve üstünde 100 farklı noktadan numuneler aldık. 700’ü aşkın bilim insanı, kurum temsilcisi, STK ve belediye yetkilisinin katıldığı son yılların en geniş katılımlı çalıştayını yaptık. Dün de, Marmara Belediyeler Birliği Başkanımız ve Bakan Yardımcımız başkanlığında; belediyelerin başkan yardımcıları, çevre koruma ve kontrol daire başkanları, su ve kanalizasyon idarelerinin genel müdürleri, ilgili bakanlıklarımızın ve kurumlarımızın temsilcileriyle bir değerlendirme toplantısı yaptık. Bu toplantıda çalıştayın sonuçlarını ele aldık. Yine katılımcılarımızın müsilaj sorunu kapsamında sundukları yeni çözüm ve önerileri dinledik. Yapılan bu istişarelerin, toplantıların sonunda Marmara Denizi Koruma Eylem Planı’mızı hazırladık.”

21 maddeden oluşan eylem planı açıklandı

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları, tecrübeleriyle son halini verilen Eylem Planının kısa, orta ve uzun vadeli bütün planları içerdiğini ifaden eden Bakan Kurun, Eylem Planında yapılacak tüm çalışmaların, bakanlıklar, TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve Üyeleri, ilgili tüm kurumlar, valiler, Marmara Belediyeler Birliği, belediye başkanlarıyla birlikte imza altına alındığını belirtti.

Eylem planları uygulamaya geçiyor

21 eylemden oluşan Marmara Denizi Koruma Eylem Planını açıklayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, maddeleri şöyle sıraları:
“Birinci eylem planı, Marmara bölgesinde kirliliğin azaltılması ve izleme çalışmalarının yürütülmesi amacıyla; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ilgili kurum ve kuruluşlar, üniversiteler, sanayi odaları ve STK’lardan müteşekkil Koordinasyon Kurulu; Marmara Belediyeler Birliği bünyesinde ise Bilim ve Teknik Kurulu oluşturulacak. Koordinasyon Kurulumuzu önümüzdeki hafta itibariyle oluşturuyoruz. Kurul haftalık ve aylık toplantılarla; tüm çalışmaları ortak bir akılla ele alacak ve bu kurul sayesinde katılımcı bir süreci koordine edeceğiz.”

3 ay içinde plan hazırlanarak yürütülecek

“İkinci eylemimiz, Marmara Denizi Bütünleşik Stratejik Planı üç ay içerisinde hazırlanarak çalışmalar bu plan çerçevesinde yürütülecek. Üçüncü eylemimiz, Marmara Denizi’nin tamamını koruma alanı olarak belirleme çalışmaları başlatılacak, 2021 yılı sonuna kadar tamamlanacak. 11.350 km2’lik yüzey alanına sahip olan Marmara Denizi’mizde koruma alanları belirlemek için çalışmalarımızı başlattık. Bu çalışmalarımızla Marmara Denizi’nin biyolojik çeşitliliğini de koruma altına alacağız.”

8 Haziran’da Türkiye’nin en büyük deniz temizliğini yapılacak

“Dördüncü eylemimiz, Acil müdahale kapsamında 8 Haziran 2021 tarihinden itibaren, 7/24 esasıyla, Marmara Denizi’ndeki müsilajın bilimsel temelli yöntemlerle tamamen temizlenmesine yönelik çalışmalar başlatılacak. 8 Haziran Salı günü de tüm kurumlarımızla, belediyelerimizle, doğa severlerimizle, sporcularımız, sanatçılarımız, tüm vatandaşlarımızla birlikte, bir seferberlik anlayışıyla, Türkiye’nin en büyük deniz temizliğini yapacağız.”

“Azot miktarını yüzde 40 oranında düşürürsek bu işi kökten çözeriz”

“Beşinci eylemimiz bölgede bulunan mevcut atıksu arıtma tesislerinin tamamı ileri biyolojik arıtma tesisine dönüştürülecek. Atıksuların ileri biyolojik arıtım yapılmaksızın Marmara Denizi’ne deşarjını engelleyici hedefler doğrultusunda çalışmalar yürütülecek. Bilim insanlarımıza göre azot miktarını yüzde 40 oranında düşürürsek bu işi kökten çözeriz. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde Marmara Bölgesinde bulunan tüm illerimiz, atıksu arıtma tesislerini dönüştürmeye yönelik çalışmalarını tamamlayacaklar. Marmara Denizi’nde müsilaja ve diğer kirlilik türlerine neden olan azot ve fosfor girişini minimum seviyeye indirip kontrol altına alacağız. Böylece Marmara Denizinin su kalitesinde iyileşmeyi hızlandıracağız.”

2030 yılında atıksuların yüzde 15’i yeniden kullanılacak

“Altıncı eylemimiz Marmara Denizi’ne deşarj yapan atıksu arıtma tesislerinin deşarj standartları 3 ay içerisinde güncellenerek hayata geçirilecek. Yedinci eylemimiz arıtılmış atıksuların mümkün olan her yerde yeniden kullanımı artırılacak, desteklenecek. Ülkemizde hâlihazırda yüzde 3,2 olan arıtılarak yeniden kullanılan atıksu oranımızı 2023 yılında yüzde 5’e, 2030 yılında ise yüzde 15’e çıkarma hedefimiz var. Bu manada tüm tesislerimiz de gerekli sistemleri kuracak. Finansal desteklerle tesis dönüşümünü hızlandıracağız. Atıksu oluşumunun azaltılması için gerekli tüm temiz üretim teknik ve teknolojilerini hızlıca hayata geçireceğiz.”

Arıtma tesisi yapmayan OSB’lere yaptırım uygulanacak

“Sekizinci eylemimiz, atıksu arıtma tesislerini gerektiği gibi işletmeyen OSB’lerin rehabilitasyon ve iyileştirme çalışmalarıyla ileri arıtma teknolojilerine geçişi hızlandırılacak. Tesisleşmesini gerçekleştirmedikleri takdirde, her türlü cezai işlemi ve hatta kapatma cezasını tavizsiz bir şekilde uygulayacağız. Dokuzuncu eylemimiz atıksu arıtma tesislerinin yapımı ve işletilmesini çok daha kolay hale getirmek için kamu-özel sektör işbirliği modelleri hayata geçirilecek. Atıksu arıtma tesislerinin yapım ve işletmelerine Bakanlık olarak destek vereceğiz. Onuncu eylemimiz Marmara Denizi’ne gemilerin atıksularının boşaltılmasının önlenmesine yönelik üç ay içerisinde düzenleme yapılacak. Gemilerin atıklarının Boğaz girişlerinde atık alma gemilerine veya atık kabul tesislerine vermelerini sağlayacağız. Yerel yönetimlerimizle birlikte gemilerin takibini sıkı bir şekilde yapacağız. Denetimlerimizi artıracağız.”

“Marmara Denizi’ndeki 91 izleme noktası 150’ye çıkarılacak”

“11. eylemimiz tersanelerde temiz üretim teknikleri yaygınlaştırılacak. Bu noktalarda daha çevreci teknikler kullanılarak olası deniz kirliliklerinin önüne geçeceğiz. 12. Eylemimiz Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından yapılan çalışmalar çerçevesinde; alıcı ortama deşarj yapan atıksu arıtma tesislerinin tamamı 7/24 online izlenecek. Marmara Denizi’ndeki 91 izleme noktası 150’ye çıkarılacak. Türkiye Çevre Ajansı eliyle, Marmara Denizi ile ilişkili tüm havzalardaki denetimler uzaktan algılama, uydu ve erken uyarı sistemleri, insansız hava araçları ve radar sistemleri kullanılarak artırılacak. Tıpkı Kentsel Dönüşüm projelerimizde yaptığımız gibi, 3 boyutlu modellemeyle, meteorolojiden kirlilik yüklerine kadar çok sayıda veriyi içeren Marmara Denizi’nin dijital ikizini oluşturacağız.”

Marmara bölgesinin tüm illerinde Sıfır Atık Uygulamasına geçiliyor

“13. eylemimiz Marmara Denizi kıyılarını kapsayacak şekilde Bölgesel Atık Yönetimi Eylem Planı ve Deniz Çöpleri Eylem Planı üç ay içerisinde hazırlanarak uygulamaya konulacak. Denizlerimizde oluşan plastik gibi katı atıkların, deniz çöplerinin yüzde 90’ı karasal kaynaklıdır. Yani evlerimizde, sanayimizde üretilmektedir. Biz karada etkin olarak atıkları topladığımızda zaten denize girişleri önlenmiş olacak. Bu manada, 1 yıl içinde Marmara bölgesinin tüm illerinde, ilçelerinde Sıfır Atık Uygulamasına geçeceğiz. 14. eylemimiz iyi tarım ve organik tarım uygulamaları ile basınçlı ve damlama sulama sistemleri yaygınlaştırılacaktır.”

Organik temizlik ürünleri teşvik edilecek

“15. eylemimiz Marmara Denizi’yle ilişkili havzalarda, dere yataklarına yapay sulak alanlar ve tampon bölgeler oluşturularak kirliliğin denize ulaşması önlenecektir. 16. eylemimiz zeytin karasuyu ve peynir altısuyu kaynaklı kirliliğin önlenmesi için, atık su azaltımını gerçekleştirecek teknolojik dönüşümler sağlanacaktır. 17. eylemimiz fosfor ve yüzey aktif madde içeren temizlik malzemelerinin kullanımı aşamalı olarak azaltılacaktır. Organik temizlik ürünleri teşvik edilecektir. Tıpkı Sıfır Atık Projesi’nde olduğu gibi, uygulamaya Belediyelerimiz ve kurumlarımızdan başlayarak; kentsel temizlik ve benzeri işlemlerde; hem insanımızın sağlığına zarar veren hem de Marmara Denizi’ne akan tüm zararlı maddelerin kullanımını aşamalı olarak azaltıyoruz. Bakanlık olarak, gerekli finansal desteği sağlayacağız.”

Marmara Denizi’ndeki hayalet ağlar temizlenecek

“18. eylemimiz Marmara Denizi’mizdeki tüm hayalet ağlar 1 yıl içerisinde temizlenecek. 19. eylemimiz balıkçılık faaliyetlerinin ekosistem temelli yapılması sağlanacak, koruma alanları geliştirilecek. Bilim insanlarımızla, koordinasyon kurulunun alacağı kararlarla takvim ve cezai uygulamalarımızı kısa süre içerisinde belirleyeceğiz. 20. eylemimiz müsilaj nedeniyle zarar gören balıkçılara ekonomik destek sağlanacaktır. 21. eylemimiz deniz kirliliğinin önlenmesi ve vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi amacıyla çalışmalar yapılarak, kamuoyunun bilgilendirecek bir platform oluşturulacak. Alacağımız tedbirlerin vatandaşlarımıza duyurulmasını sağlayacak, Marmara denizimizi milletimizle birlikte koruyacağız. Marmara denizinin korunması amacıyla yaptığımız ve planladığımız çalışmaları, bilimsel araştırma sonuçlarımızı, kuracağımız www.marmarahepimizin.com sayfası kanalıyla kamuoyuyla paylaşacağız.”

Yatırımlar 3 yıl içinde tamamlanacak

“22. eylemimiz soğutma suları ve termal tesislerden oluşan sıcak suların Marmara Denizine etkilerinin azaltılmasına yönelik tedbirler alınacak. Allah’ın izniyle bu eylem planlarımız kapsamındaki yatırımlarımızı yerel yönetimlerimizle birlikte 3 yıl çerisinde tamamlayacağız. Marmara Denizimizi; içerisindeki bin bir çeşit balıklarımızı, canlılarımızı koruyarak en saf, en duru en temiz, en canlı haliyle geleceğe taşıyacağız.”

Bursa

Bursa’nın haftalık vaka sayısı açıklandı

Haber Giriş:

on

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca illere göre haftalık vaka sayılarını açıkladı. Bursa’nın vaka sayısı 49,29 olarak kaydedildi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, illere göre 5-11 Haziran’da her 100 bin kişide görülen Kovid-19 vaka sayılarını açıkladı.

Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, bu tarihler arasında il bazında 100 bin nüfusa karşılık gelen Kovid-19 vakası sayılarına yer vererek, vaka sayılarında düşüş hızının azaldığını düşüş eğiliminin sürdüğünü belirtti.

Bursa’nın vaka sayısı 49,29 olarak kaydedildi. Bursa’nın haftalık vaka sayısı önceki hafta 50,85 olarak açıklanmıştı.

Koca’nın paylaştığı Türkiye haritası üzerinden yayımlanan verilere göre, haftalık Kovid-19 vaka sayısı, her 100 bin kişide İstanbul’da 55,20, Ankara’da 94,87, İzmir’de 32,04 oldu.

Türkiye genelinde son bir haftada vaka sayısı en çok azalan iller Bilecik, Karaman, Malatya, Kastamonu ve Isparta oldu.

Bakan Koca açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“İllerimizde 100.000 nüfusa karşılık gelen bir haftalık toplam vaka sayısını gösteren insidans haritasının güncel halini ekte görebilirsiniz. Vaka sayılarının düşüş hızı azalsa da düşme eğilimi devam ediyor. Aşı ile bitecek.”

Devam Et

Antalya

Hemşirelere ‘Ben salağım’ yazdırmakla suçlanan başhekime dava açıldı

Haber Giriş:

on

Antalya Kumluca Devlet Hastanesi’nde, görev yerini terk ettikleri gerekçesiyle 2 hemşireye 500 kez, “Ben salağım, servisimden başka servise gittim” yazdırdığı iddiasıyla başlatılan soruşturmada başhekimlik görevinden alınan Uzm. Dr. Ayşegül Alkan hakkında, ‘hakaret’ suçlamasıyla iddianame hazırlanıp, dava açıldı.

Kumluca Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ayşegül Alkan, geçen yıl 13 Aralık günü servis kontrolleri sırasında, hemşireler Merve Şahiner Çalışkan ve Ayşe Yetkin’in yerlerinde olmadığını belirledi. İddiaya göre Başhekim Alkan, diğer birim müdürlerinin de olduğu bir ortamda azarladığı hemşirelere, görev yerini terk ettikleri gerekçesiyle kağıda 500 kez, “Ben salağım, servisimden başka servise gittim” yazmalarını söyledi.

7 SAYFALIK METİN

Hemşireler Çalışkan ve Yetkin ise, görev yerlerini terk etmediklerini öne sürerek, yazıyı yazmaya karşı çıkıp, resmi disiplin yönetmeliğinin uygulanmasını talep etti. Başhekim Alkan’ın talebi kabul etmemesi üzerine 2 hemşire, 7 A4 kağıdına 500 kez “Ben salağım, servisimden başka servise gittim” yazdı. Altına da “Başhekimin ısrarı ile kaleme alınmıştır” notunu düştü.

İKİ SORUŞTURMA BİRDEN

Daha sonra hemşireler Merve Şahiner Çalışkan ve Ayşe Yetkin, mobbinge uğradıklarını belirterek, Başhekim Uzm. Dr. Ayşegül Alkan hakkında İl Sağlık Müdürlüğü’ne şikayette bulundu. Sağlık Müdürlüğü iddialar üzerine geniş kapsamlı inceleme başlatırken, Sağlık Bakanlığı da duruma el koydu. Başhekim Uzm. Dr. Ayşegül Alkan hakkında hem bakanlık hem de İl Sağlık Müdürlüğü’nce soruşturma başlatıldı. Olaydan sonra yapılan inceleme ve soruşturma sonucu Uzm. Dr. Ayşegül Alkan, Kumluca Devlet Hastanesi başhekimlik görevinden alınarak asli görevine iade edildi.

BAKAN KOCA: BÖYLE BİR DAVRANIŞI KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİLDİR

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da o dönem, olayla ilgili açıklama yaparak, “Antalya Kumluca Devlet Hastanesi Başhekimi görevinden uzaklaştırıldı. Hakkında disiplin soruşturması başlatılan Başhekimin sözleşmesi feshedilerek görevine son verilmiştir. Böyle bir davranışı kabul etmemiz mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Başhekim Uzm. Dr. Ayşegül Alkan ise o dönem, iddialara yaptığı yazılı açıklamayla yanıt verip, olayın gerçeği yansıtmadığını söyledi.

İDDİANAME HAZIRLANDI

Olayla ilgili soruşturmayı yürüten Kumluca cumhuriyet savcılığı tarafından Ayşegül Alkan hakkında ‘kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret’ suçlamasıyla iddianame hazırlandı. Kumluca Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin ardından olayla ilgili dava açıldı. Davanın bugün görülmesi beklenen ilk duruşması, görevli hakimin sağlık sorunları nedeniyle ertelendi.

Öte yandan bu olayın ardından Uzm. Dr. Ayşegül Alkan’ın Finike Devlet Hastanesi’ne atandığı, hemşireler Merve Şahiner Çalışkan ve Ayşe Yetkin’in ise Kumluca’daki görevlerine devam ettiği belirtildi.

Devam Et

Gündem

Aşıyı geliştiren Uğur Şahin’den 4. dalga uyarısı

Haber Giriş:

on

BioNTech’in CEO’su Uğur Şahin salgının seyriyle ilgili yeni açıklamalarda bulundu. Şahin, “Eğer dikkatli olunmazsa bazı bölgeler dördüncü dalgayla karşı karşıya kalabilir.” dedi.

ABD’nin haftalık haber dergilerinden Barron’s’un Investing in Tech isimli konferansına katılan BioNTech’in CEO’su Uğur Şahin koronavirüs salgınıyla ilgi yeni değerlendirmelerde bulundu. Pandeminin seyriyle ilgili dikkatli olunması vurgusu yapan Şahin, “Koronavirüs yeniden canlanabilir.” ifadelerini kullandı.

DÖRDÜNCÜ DALGA UYARISI

İngiltere’de delta varyantı vaka sayısı artışlarına dikkat çeken Uğur Şahin, “Nüfusun neredeyse yüzde elli aşılanmasına rağmen vakalar artıyor. Eğer dikkatli olunmazsa bazı bölgeler dördüncü dalgayla karşı karşıya kalabilir.” dedi.

AŞININ ETKİNLİĞİ

Koronavirüs verilerinin izlenmesinin önemine değinen Şahin,”Eğer düşüş varsa sorun yok demektir. Ancak yükseliş varsa bir sonraki dalga geliyor demektir.” uyarısında bulundu.

Şahin son olarak aşıların etkinliğiyle ilgili, “İki doz aşılamadan 6 ay sonra antikor seviyesinin düştüğünü gözlemledik. Bu anlamda aşılamadan 6-9 ay sonra takviye aşılara ihtiyaç olabilir. Fakat bu konuda karar hükümetlere aittir.” ifadelerini kullandı.

Devam Et

Trend