#

Giriş:

Son Güncelleme:

Siyaset

Muharrem İnce yeni parti hazırlığında

Son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce’nin yeni bir parti kurma hazırlığı içinde olduğu iddiaları yeni bir boyut kazandı.

Geçtiğimiz günlerde ortaya atılan iddialar Ankara kulislerini hareketlendirirken Muharrem İnce’nin sessiz kalması dikkat çekmişti.

MUHARREM İNCE 15 EYLÜL’DE YENİ PARTİYİ DUYURACAK

Son dönemde Genel Merkez ile ters düşen Muharrem İnce, CHP’nin boykot kararına rağmen Ayasofya’nın açılışına gitmesiyle birlikte Genel Merkez ile köprülerin atıldığı iddia edilirken, kurultaydaki gelişmeleri değerlendiren İnce’nin 15 Eylül’de yeni parti kuracağını açıklayacağı belirtildi.

Söz konusu iddiaları Hürriyet gazetesindeki köşesine taşıyan Yalçın Bayer, İnce’ye yakın bir isimden aldığı bilgileri aktardı.

Hürriyet Gazetesi yazarı Yalçın Bayer’in kaleme aldığı köşe yazısı

CHP’den cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin kurultaydaki gelişmelerden sonra arkadaşlarıyla bir durum değerlendirmesi yaptığı, bunun sonucunda ‘esas’ CHP ilkelerine bağlı bir parti kurulması kararı aldıkları öğrenildi. İnce’ye yakın bir isim ‘partinin kuruluşunun 15 Eylül’de açıklanacağını’ söyledi. Partinin kuruluşunun Hakkâri’de ilan edileceği de bir başka bilgi olarak belirtiliyor.

CHP’den ‘dışlanmış, küstürülmüş, tepkili’ bazı isimlerin parti kuruluşunda yer alacağı belirtilirken, geçmişte İnce’nin yanında yer alan bazı isimlerin de İnce ile hareket edeceği açık açık ifade ediliyor.

“Nasıl bir parti” sorusuna şu cevap verildi: “Atatürkçü, laik, ortanın solu, milli değerlere bağlı bir parti… CHP’nin yapamadıklarını yapacak bir parti… Üç-beş oy için kendi ideolojisinden ödün vermeyen Atatürkçü bir parti…”

Halkın talebi konusunda bir çalışma var mı? “Halktan bir talep gelmeseydi, böyle bir çalışma yapılmazdı. Yapıldı ki ilk ankette oy oranı 12.4 çıktı. O nedenle Hakkâri’den Edirne’ye herkesle kucaklaşacaklarını söylüyor Sayın İnce.”

‘Ulusal parti’ adını sordum. “Bunları Sayın İnce açıklayacak” cevabını aldık.

Gündem

Kılıçdaroğlu: Siyasi partileri kapatmak doğru değil

Haber Giriş:

on

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Siyasi partileri kapatmak, onları farklı şekillerde topluma tanıtmak ya da terör örgütleriyle onları bağlantılaştırmak asla doğru değil. Varsa böyle bir şey devletin savcısı, hakimi devreye girer; ama bu iş, bir siyasi talimatla yapılırsa o doğru değil” dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, siyasi partilerin kapatılmasını doğru bulmadıklarını vurgulayarak, “Siyasi partileri kapatmak, onları farklı şekillerde topluma tanıtmak ya da terör örgütleriyle onları bağlantılaştırmak asla doğru değil. Varsa böyle bir şey devletin savcısı, hakimi devreye girer; ama bu iş bir siyasi talimatla yapılırsa o doğru değil. Haksızlık kime yapılırsa yapılsın, kimin için olursa olsun; haksızlığa karşı çıkmak, insan olarak bizim görevimizdir. Demokrasilerde en büyük hakem halktır, millettir” dedi.

‘SİYASİ OTORİTE YARGIYA TALİMAT VERMEMELİ’

HDP İzmir İl Başkanlığı’na yapılan saldırıya tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Psikolojik sorunları olan birisinin eline nasıl silah veriyorsunuz, nasıl sıkıştırıyorsunuz? Bu kişi 2016 yılından beri tedavi görüyor. Buna ‘sağlam’ raporunu kim verdi? Psikolojik tedavi gören kişiye ‘sağlam’ raporunu nasıl veriyorsunuz? Öfkenin, intikam duygusunun olmadığı bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Haksızlık kimden gelirse gelsin karşı çıkacağız. Yargının bağımsız olması lazım. Siyasi otorite yargıya talimat vermemeli. O zaman yargı bağımsız olmaz. Demokrasi konusunda hepimizin duyarlı olması lazım. Bizim gibi düşünmeyenler için de demokrasi istemeliyiz. Belediye başkanı arkadaşlarıma da söyledim, İzmir benzeri provokasyonlar olabilir. Sizin göreviniz halkı sükunete davet etmektir. İzmir’deki kişi silahlı saldırı düzenliyor. Psikolojik sorunları olan birisinin eline nasıl silah veriyorsunuz? Herhalde savcılar bunu da inceleyecektir” diye konuştu.

‘MKE’Yİ SATMAYA KALKACAKLAR’

AK Partili milletvekillerinin imzasını taşıyan, Makine Kimya Endüstri Kurumu’nun (MKEK) anonim şirketi olmasını düzenleyen teklife karşı çıktıklarını belirten Kılıçdaroğlu, “Makine Kimya hangi gerekçe ile anonim şirketi oluyor? Her şeyi satarak bugüne geldiler. Şimdi satacak çok az şey kaldı. MKE’yi satmaya kalkacaklar. Tank paleti Katar ordusuna peşkeş çektiler. Anadolu’nun ortasında kurulan ilk entegre silah fabrikasıdır. Silah ve mühimmat üretiyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan ve gelişmesini sağlayan bir kurumdur. Hangi gerekçeyle anonim şirkete çeviriyorsun? Kırıkkale’de bu fabrikalar kurulurken burası 12 hanelik köydü, şimdi il oldu. Bu Erdoğan tayfası cumhuriyetten intikam almak istiyor. Silah fabrikalarını birilerine pazarlamak istiyorlar. Paraya doymadınız mı, dolarlara doymadınız mı? Her seçimde gittiniz, oylarınızı verdiniz eğer anonim şirkete dönmesin, diyorsan bir tek adresin var; CHP. MKE Genel Müdürlüğü’nü de Kırıkkale’ye taşıyacağız” dedi.

‘ERDOĞAN’I GENÇLERE TESLİM EDİYORUM’

Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin sorunlarına da değinen Kılıçdaroğlu, “19 yıldır Türkiye’yi bu noktaya getirdiler. Allah’ın izni, milletin izni ile iktidar olduğumuz zaman ilk yapacağımız iş, Suriyelileri Suriye’ye kardeşçe göndermek olacaktır. Irkçılık yapmıyorum. Onların evlerini, köprülerini, yollarını, hastanelerini hepsini yapacağız. Avrupa Birliği finanse edecek. Davulla zurnayla ülkelerine gönderip, bütün Orta Doğu’da barışı sağlayacağız. Herkes bir yere not yazsın, görecekler bunu” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamalara değinerek, “10 bin dolar alan siyasetçi var, bundan rahatsız olmuyorsun, müzikten rahatsız oluyorsun. Baba- oğul işsizlikten yüz yüze bakamıyor, müzikten rahatsız oluyorsun. Sanattan, sanatçıdan ve müzikten rahatsız olan Erdoğan’ı gençlere teslim ediyorum. Önümüze sandık gelecek, gençler gereğini yapacaklar” dedi.

‘KİM BÖLÜCÜ, KİM MİLLİYETÇİ’

CHP lideri Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısındaki konuşmasına da cevap vererek, “‘Kılıçdaroğlu elini vicdanına koysun, söylesin; kimin yanındadır, bölücülüğü mü destekliyor yoksa Türkiye’nin yanında mı yer alıyor?’ diye sormuş. Önemli bir soru. Ben ve arkadaşlarımız ve bütün dostlarımız Türkiye’nin birliğinden ve bütünlüğünden yanayız. Biz, şanlı ordumuzun tank-palet fabrikası Katar ordusuna peşkeş çekilirken itiraz eden, sen alkışlayan kişiydin. Biz kendi vatan topraklarını ve Süleyman Şah Türbesi’ni ve Türkiye Cumhuriyeti bayrağını kaçırıp, toprağı düşmana teslim edenlerden yana değiliz. Biz şanlı bayrağımızı 1 hafta içinde yerine dikmekten yanayız. Peki sen? Kaçanları, bayrağı indirenleri alkışladın. Kim bölücü, kim milliyetçi, kim ülkücü?” diye konuştu.

Devam Et

Gündem

Bahçeli’den öldürülen Deniz Poyraz’la ilgili açıklama

Haber Giriş:

on

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun, HDP’nin kapatılması istemiyle açılan davanın ilkini reddedip, ikincisini inceleyerek kabul etmesi, bize göre hayırlı bir gelişme, adaletin tecellisi açısından ümit verici bir tesellidir. Eğer hukuk varsa adalet hakimse eğer Türkiye tarihi haklarından ve milli bekasını savunmaktan vazgeçmemişse terörizmin siyaset ayağı, hiçbir ad altında açılmamak üzere kapatılmalıdır” dedi.

MHP lideri Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Gaziantep’te düzenlenen ‘Belediye Başkanları Çalıştayı’nın açılış konuşmasında, geçmiş beyanlarıyla ters düştüğünü söyledi. Bahçeli, belediye yönetimlerinin, millete hizmetin ilk halkasını olduğunu, belediye başkanlarının da seçildikleri andan itibaren siyasi düşüncesi ve parti aidiyeti ne olursa olsun yörelerindeki herkesi kucaklamakla mükellef olduğunu belirtti. Bahçeli, “Kılıçdaroğlu, 11 Mart 2020’den 14 Haziran 2021’e kadar 4 milyon 550 bin haneye ayni yardım, 1 milyon 465 bin haneye nakdi yardım yaptıklarını, 1 milyon 200 bin hanenin borcu olmasına rağmen suyunu kesmediklerini, 150 milyondan fazla da maske ve dezenfektan dağıttıklarını duyurmuştur. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Dilerim ki azımız çok, eksiğimiz yok olsun. Biz hangi Kılıçdaroğlu’nun sözüne itibar edelim? Hangi Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına inanalım? Covid-19 salgını boyunca bir yanda gece yatağa aç girenlerden şikayet eden, yardımların yapılmadığından dertlenen, yoksulluğun ve işsizliğin artışından bahseden Kılıçdaroğlu’na mı kulak verelim yoksa sayıları 5 milyona yakın haneye ayni ve nakdi yardım yaptıklarını kasıla kasıla anlatan Kılıçdaroğlu’nu mu ciddiye alalım? Hangi Kılıçdaroğlu doğruyu söylüyor? Dahası bu Kılıçdaroğlu’nun kaç yüzü vardır? Biz demiyoruz ki hiç sorun yoktur; fakat CHP yönetiminin anlattığı gibi kötümser bir Türkiye tablosu kesinlikle söz konusu değildir” diye konuştu.

‘PEKİ BU SANATÇILAR KİMLER?’

Bahçeli, Kılıçdaroğlu’nun 5 CHP’li belediyenin 13 bin 338 sanatçıya yardım yaptığını söylediğini belirterek, “Peki bu sanatçılar kimlerdir? Sanatçı kisvesine bürünmüş bölücülere, Türkiye muhaliflerine belediye imkanları peşkeş çekilmiş midir? Kılıçdaroğlu’nun dost kataloğunda isimleri yazılı mıdır? Bu dost edebiyatının da iyice suyu çıkmıştır. Kılıçdaroğlu’nun birlikte iktidar olmayı hedeflediği dostları arasında PKK’nın, FETÖ’nün, DHKP-C’nin, dış güçlerin, Türk düşmanlarının sıralamadaki yeri neresidir? Demokrasilerde iktidara dostlarla değil milletle ulaşılır. Bugün dost olanın, yarın düşman olmayacağı garanti değildir. Dostuna güvenen şartlar değiştiğinde postuna dolacak samanı da öngörmelidir. Acaba terörist Demirtaş, Kılıçdaroğlu’nun dostu mudur? Terörist Karayılan Kılıçdaroğlu’nun dost kategorisinde midir? Mesela Muharrem İnce de hala dost mu görülmektedir? Eski çamlardan bardak olmayacağına göre, Kılıçdaroğlu’na tavsiyem; akşamları video çekip paylaşmak yerine merhum Zeki Müren’in ‘Eski Dostlar’ isimli şarkısını dinleyerek kendisini avutmasıdır” dedi.

‘HDP KAPATILMALIDIR’

Bahçeli, HDP’nin PKK’dan, PKK’nın HDP’den farkı olmadığını söyleyerek, şunları kaydetti: “Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun, HDP’nin kapatılması istemiyle açılan davanın ilkini reddedip, ikincisini inceleyerek dün itibarıyla kabul etmesi, bize göre hayırlı bir gelişme, adaletin tecellisi açısından ümit verici bir tesellidir. Eğer hukuk varsa adalet hakimse Türkiye tarihi haklarından ve milli bekasını savunmaktan vazgeçmemişse terörizmin siyaset ayağı, hiçbir ad altında açılmamak üzere kapatılmalıdır. Bu meselenin arası-ortası, kıyısı-köşesi, şurası-burası yoktur. Artık seçenek kalmamıştır; ya ihanet kazanacak ya da millet iradesi ihaneti kazıya kazıya temelinden söküp atacaktır. Kılıçdaroğlu, ‘Demokrasilerde parti kapatmak yanlış’ diyor, kuşkusuz halt ediyor. HDP’yi savunuyor, bölücülüğün avukatlığına utanmadan soyunuyor. O dediği meşruiyet ve hukuk sınırları içinde faaliyet gösteren partiler için geçerlidir, HDP bunun dışındadır ve zaten parti marti de değildir. HDP, pek çok vahim özelliğinin yanında Türk demokrasisine biçilmiş kefen, doğrultulmuş silah, tuzaklanmış patlayıcı, döşenmiş mayındır ve HDP kapatılmalıdır, bu örgütün bölücü yöneticileri hakkında hukuk ve adalet tesirini mutlak surette göstermelidir.”

‘BİZ BU CİNAYETİ REDDEDİYORUZ’

MHP lideri Bahçeli, HDP’nin hukuk konusu olduğu bir dönemde, İzmir HDP il binasına yapılan saldırının provokasyon olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Saldırının olduğu gün parti binasında tek bir HDP’li yöneticinin olmadığını, planlı toplantının da iptal edildiğini söyleyen Bahçeli, şöyle konuştu:

“Tıpkı Ankara gar patlamasında, tıpkı Suruç katliamında olduğu gibi HDP’liler araziye uymuşlar, birdenbire kayıplara karışmışlardır. Olayın vuku bulduğu gün ne hikmetse çay servisi yapan asıl şahsın yerine yardım amacıyla kızı binaya gelmiştir. Cinayete kurban giden Deniz Poyraz’ın masada yarım bıraktığı kağıt bardaktan içtiği çay ile yediği domates ve zeytin, kısa süre içinde Türkiye aleyhtarlarının propaganda görseli olarak kullanılmıştır. Katilin ise bozkurt işareti yapan ve silah tutan halini resmeden fotoğrafları sanki bir yerlerde hazırda bekletiliyormuş gibi anında servis edilmiştir. Yani bir taşla daldaki birden fazla kuşun vurulması hedeflenmiştir. Altını kalın bir şekilde çizerek soruyorum; bu katil gerçekte kimdir? HTS kayıtları çıkarılmış mıdır? Bağ ve bağlantıları kimleri ve nereleri işaret etmektedir? Provokasyonun içinde derin PKK’nın, yabancı istihbarat örgütlerinin, kiralık taşeronların parmağı var mıdır? HDP’yi masumlaştırıp partimizi, ‘Cumhur İttifakı’nı ve Türk devletini suçlamak üzerine bina edilen bu cinayetin önü arkası, sağı solu, altı üstü sonuna kadar araştırılmalıdır. Kim ne biliyorsa kimin elinde ne belge ne bilgi varsa emniyet güçlerine ve adli makamlara teslim etmek durumundadır. Biz bu cinayeti reddediyoruz. Katilin ve işbirlikçilerinin en ağır cezaya çarptırılmasını istiyoruz.”

‘DENİZ POYRAZ MİLİS İŞBİRLİKÇİDİR’

Devlet Bahçeli, olaydan sonra HDP eş genel başkanlarının tahrip edici konuşmalar yaptığını, ‘katil devlet’ sloganları atıldığını belirterek, şöyle devam etti:

“Açık seçik söylüyorum; Türk devleti egemen ve haysiyet sahibi bir devlettir, katil ithamları ise soysuzluktur. Öldürülen Deniz Poyraz’ın kim olduğunu ben size söyleyeyim. PKK’nın kırsal katılım sorumlusu, şehirden dağa çıkmak isteyen PKK sempatizanlarını terör kamplarına sevk eden halkanın içinde yer alan milis işbirlikçidir. Milis işbirlikçi; köy, kasaba ve şehirlerde yalnız ve sahipsiz görülen kişileri terör örgütüne devşirmek için çalışan, örgütün hain eylemlerine yardım ve yataklık yapan terörist demektir. Bu milis işbirlikçinin babası ise duyan herkesi şok eden açıklamalarda bulunmuş, bir nevi canlı bomba gibi patlamıştır. Herkesi ikaz ediyorum. Hiç kimse, ‘Ne yapsın acısı var, ne dediğini bilmiyor’ saptırmasına heves etmesin. Böylesi bir bahaneye de sarılmasın. İzmir’in göbeğinde bir PKK’lı arayıp da bulamayacağı bir propaganda imkanı yakalamış, bunu da şerefsizce kullanmıştır. Dağda bir aslan biliriz; o da şerefli Türk askerimiz, şerefli Türk polisimiz, şerefli güvenlik korucularımızdır. Diğer eli silahlı vaziyette dağlarda gezenler de görüldüğü yerde indirilecek açık hedeflerdir ve çakalın insan suretleridir.”

Devam Et

Siyaset

CHP’den 189 maddelik ‘Hak, Hukuk, Adalet Yargı Paketi’ teklifi

Haber Giriş:

on

CHP milletvekilleri TBMM’de basın toplantısı düzenleyerek hazırladıkları 189 maddelik ‘Hak, Hukuk, Adalet Yargı Paketi’ni açıkladı.

İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu, SODAD Başkanı Avukat Kemal Akkurt, Ankara Barosu TODAM Başkanı Doğan Erkan ve Hukukçu Dayanışması Grubu Temsilcisi Avukat Ebru Beşe’nin de temsilci olarak basın toplantısına katıldığını belirtti.

Kaboğlu, 20 örgüt ve 65 uzman katılımıyla hazırladıklarını belirterek, önerilerde imzası bulunan kişiler arasında görevde bulunan hakim ve savcıların olduğunu belirtti. Kaboğlu, 27 maddelik 4. Yargı Paketi’ne değinerek, “İdare nezdinde 60 günlük yanıt süresinin 30 güne indirilmesi hepimiz olumlu diyoruz. Ama kamu görevlilerinin nasıl atandıklarını biliyoruz, nasıl atanmaları gerektiğini de öneriyoruz. Konuya geniş açıdan bakmak gerekir. Bizim kuşkusuz hazırladığımız metinlerle demokratik hukuk devleti yolunda güçlendirilmiş parlamenter rejim gereğinde yaptığımız çalışmaları da hedef olarak almak suretiyle yer alan adil yargılanma hakkının asgari gereklerinin nasıl yasal düzenlemeye yansıyabileceğinin örneğini ortaya koymaya çalıştık. Yeni bir anayasa istiyoruz, bunun için çok çalışıyoruz. Eğer biz yeni anayasa isteğinde içte tutarlı isek, Adalet ve Kalkınma Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi için de geçerlidir, yürürlükteki anayasaya saygı göstermek durumundayız” diye konuştu.

Kaboğlu, 12 ayrı metin hazırladıklarını belirterek, 27. yasama yılında devleti temsil ve yürütmenin tek kişinin yönettiği anayasal düzenin karşısında bulunmaları nedeniyle her konuyu ayrı ayrı düzenlediklerini kaydederek, Anayasa ve İçişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonları’na sevk edildiğini kaydetti.

Devam Et

Trend