#

Giriş:

Son Güncelleme:

Sağlık

Nargile, Enfeksiyon Riski Taşıyor

Son yıllarda popülaritesi artan ve özellikle gençler arasında kullanımı yaygınlaşan ‘nargile’ birçok bulaşıcı ve ölümcül hastalığa davetiye çıkarıyor.

İç Hastalıkları, Gastroenteroloji ve Hepatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, kapalı alanlarda sigara kullanımının yasaklanmasının ardından tüketimi hızla artan nargilenin zararlarını anlatarak, nargile kullanımının küresel bir halk sağlığı problemine dönüştüğünü söyledi.

Gümürdülü, Türkiye’de sigaranın hastalık yapıcı ve öldürücü etkilerinin sıkça duyurulmasına ve farkındalığın günden güne artmasına rağmen, sigaranın zararsız bir alternatifi gibi sunulan nargilenin çok daha zararlı olduğunu vurguladı.

Ortak kullanımlı nargile hastalık saçıyor

Nargilenin ortak kullanımlı bir tütün mamulü olduğunun altını çizen Prof. Dr. Gümürdülü, “Nargile temel olarak baş, gövde, su haznesi ve hortumdan oluşur. Ortak kullanılan bu parçalarını ucuna eklenen ve her kullanıcıda değiştirilen ‘sipsi’ adı verilen ağızlıklarla hijyen sağlanmaya çalışılsa da bu pek mümkün değildir” dedi.

Nargilenin, hortumdan yani marpuçtan solunduğunu, marpucun içinde ve duvarında ise zamanla mikrop ve bakteri tabakası oluştuğunu kaydeden Gümürdülü, “Onlarca kişinin nefes alıp verdiği marpuç, birçok virüs ve bakteri için yaşam alanı oluşturuyor. Hijyeni sağlanamayan nargile, solunum yoluyla bir kişiden diğerine birçok hastalığı taşıyabiliyor” şeklinde konuştu.

“Masum görünen nargile aromaları ölüm saçıyor”

1990’lı yıllardan itibaren Türkiye’de oldukça yaygınlaşan ve genç, yaşlı birçok insanın bağımlısı olduğu nargilenin toplum sağlığını tehdit eden bir salgın oluşturduğunu kaydeden Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, “Bu salgının yayılmasında nargile içimini kolaylaştırmak için eklenen aromatik katkı maddelerinin rolü büyüktür ve özellikle gençleri etkilemektedir” dedi.
Nargilenin de bir tütün ürünü olduğunu ve bütün tütün ürünleri gibi kanser, kalp ve damar hastalıkları, serebrovasküler hastalıklar, solunum yolu hastalıkları gibi pek çok öldürücü hastalığa neden olduğunu belirten Gümürdülü şunları kaydetti:

“Bin bir çeşit aroma ve tatla sunulan yaş nargile tütünü, sigaranın aksine yaydığı cezbedici koku ve ağızda bıraktığı tatla birçok insanı özellikle gençleri kendine çekiyor. Masum görünen aromatik tütünler, yüksek oranda zehirli maddeler içeriyor ve akciğer kanseri, mesane kanseri, ağız kanserleri gibi hastalıklara yol açıyor.”

1 nargile 50 sigara

Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı bir araştırmaya göre bir nargile seansında çekilen duman hacminin 50 sigaraya eşit olduğunun kanıtlandığını dile getiren Gümürdülü, nargileyi içen kadar yanında bulunanın da etkilendiğini söyledi. Nargilenin piyasada, sigaranın sağlıklı bir alternatifi gibi sunulmasının yanıltıcı olduğunu bildiren Gümürdülü, nargile tütününde bulunan arsenik, nikel, kobalt, krom ve kurşun gibi maddelerin miktarının sigaraya oranla çok daha fazla olduğunun altını çizdi.

Yüksel Gümürdülü, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

“Nargile dumanı, çok yüksek oranda zehirli ve uçucu kimyasallar içerir. Nargile içerken çok daha uzun sürelere dumana maruz kalınır ve bu da KOAH (kronik obstruktif akciğer hastalığı) olma riskini arttırır. Aromatik tütünlerde bulunan şekerin yanmasıyla ortaya çıkan toksik maddeler ve bunların nikotinle olan etkileşimi nargilenin bağımlılık yapıcı etkisini arttırır.”

“Duman sudan geçerek temizlenmez”

Nargilenin gövdesinde bulunan su haznesinin, zehirli dumanı temizlediği iddiasının tamamen asılsız olduğu uyarısında bulunan İç Hastalıkları, Gastroenteroloji ve Hepatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, “Sudan geçerek soğuyan dumanın içimi kolaylaşır fakat genel kanının aksine sudan geçmesi dumanın zararlı etkilerini kesinlikle yok etmez” dedi.
Gümürdülü, genellikle iki veya daha fazla kişi tarafından paylaşılarak içilen nargilenin dumanında ciddi oranlarda karbonmonoksit, ağır metaller ve kanser yapıcı kimyasallar bulunduğunu aktardı.

Nargile dumanının başta KOAH olmak üzere akciğer hastalıkları, kalp hastalıkları ve akciğer kanserine yakalanma riskini ciddi ölçüde yükselttiğini ifade eden Prof. Dr. Gümürdülü, “Tıpkı sigara gibi gebelerin nargile kullanması da bebeklerin düşük kilo ile doğumuna yol açmaktadır. Özellikle gençler arasında nargile kullanımının yaygın olması ve zararsız, hatta eğlenceli bir aktivite olarak değerlendirilmesi nedeniyle gelecek nesillerde sigaradan daha büyük bir tehdit oluşturmaktadır” diye konuştu.

Gümürdülü, nargilenin gastrointestinal sistemde de sigaranın verdiği tüm zararlara neden olabileceğini sözlerine ekledi.

Haberin Devamı

Dünya

DSÖ’den aşı açıklaması

Haber Giriş:

on

Corona virüsle mücadelede aşı haberi Rusya’dan geldi. Devlet Başkanı Vladimir Putin ülkede geliştirilen aşıya Sağlık Bakanlığı’nın onay verdiğini duyurdu. Kızına aşı yapıldığını belirten Putin, kısa zamanda seri üretime geçileceğini söyledi. Rusya’da üretilen aşı dünyanın ilk Covid-19 aşısı olma özelliğini taşıyor. DSÖ’den, Rus sağlık birimleriyle irtibat halinde oldukları açıklaması geldi.

Rusya Doğrudan Yatırım Fonu’nun Başkanı, Kirill Dmitriev de konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Ülkede geliştirilen COvid-19 aşısı ile ilgili konuşan Dmitriev, “Aşının adı Sputnik olacak” dedi.

Sputnik, Sovyetler Birliği’nin gönderdiği ilk uydunun adıydı. Bu uydu, Soğuk Savaş döneminde uzay yarışlarını da başlatan baş aktörlerden birisiydi.

DSÖ’DEN “YAKIN TEMAS” AÇIKLAMASI

Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışmalarını sürdüren Dünya Sağlık Örgütü, Rus yetkililerin açıklamaları ile ilgili açıklama yaptı. DSÖ Sözcüsü, “Rus sağlık yetkilileriyle Covid-19 aşısının tescil alma süreciyle ilgili yakın temastayız” açıklamasını yaptı.

Devam Et

Dünya

Rusya koronavirüs aşısını buldu!

Haber Giriş:

on

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, koronavirüse karşı geliştirilen ilk aşının tescil edildiğini açıkladı. Açıklama yapan Putin, “Gamaleya Enstitüsü tarafından geliştirilen Kovid-19 aşısı, Rusya Sağlık Bakanlığı’ndan onay aldı. Rusya’nın koronavirüs aşısının seri üretimine yakında başlamasını umuyorum” dedi. Rusya’da üretilen aşı dünyanın ilk Kovid-19 aşısı olma özelliğini taşıyor. Aşı Putin’in kızına da yapıldı.

Putin, “Bildiğim kadarıyla, bu sabah dünyada bir ilk olarak yeni tip koronavirüse karşı geliştirilen aşı tescillendi” dedi.

Rusya Sağlık Bakanı Mihail Muraşko’dan kendisini aşı ile ilgili bilgilendirmesini isteyen Putin, “Yine de aşının oldukça etkili olduğunu, kararlı bir bağışıklık oluşturduğunu biliyorum. Tekrarlıyorum: Aşı gerekli tüm denemelerden geçti” dedi.

Koronavirüs aşısının ilk görüntüsü

Koronavirüse karşı geliştirilen ilk aşı üzerinde çalışanlara teşekkür eden Putin, bunun dünya için çok önemli bir adım olduğunu vurguladı.

‘Kızıma aşı yapıldı’

Aşının alıcı antikor ve hücresel bağışıklık oluşturduğunu belirten Putin, “Bunu çok iyi biliyorum, zira kızlarımdan biri aşıyı yaptırdı. Bir anlamda kızım da aşı deneyinde yer aldı diyebiliriz” dedi.

Putin, aşılamadan sonra kızının ateşinin 38 dereceye çıktığını, ertesi gün ateşinin 37 derecenin biraz üstünde olduğunu ifade etti.

Putin, “İkinci iğneden, aşılamadan sonra ateşi yine biraz yükseldi, daha sonra her şey ortadan kayboldu. Kendisini iyi hissediyor ve titreleri (antikor) yüksek düzeyde” dedi.

‘En kısa zamanda seri üretime başlayacağımızı umuyorum’

“En kısa zamanda aşının seri üretimine başlayacağımızı umuyorum. Bu önemli” diyen Putin, isteyen herkese aşı yapılabilmesi için bunun gerekli olduğunu kaydetti.

Putin, aşı yaptırmanın kesinlikle gönüllülük çerçevesinde olması gerektiğini de vurguladı.

Devam Et

Gündem

Yemek sonrası çay içenlere güzel haber

Haber Giriş:

on

Yemeklerden sonra sıcak çay içmek farkında olmadan sağlığımız için yaptığımız çok yararlı bir durumdur. Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, yemeklerden sonra içilen çayın ömrü uzattığına dikkat çekti ve konuyla ilgili önemli bilgiler verdi.

Ülke olarak çay içmek en önemli kültürlerimizden biridir. Her evde kaynayan çaydanlığın sesini ve her yere yayılan taze çayın kokusunu almak mümkündür. Özellikle de yemeklerden sonra çay içilmeyen ev nerdeyse yoktur. Bu durum yani yemeklerden sonra sıcak çay içmek farkında olmadan sağlığımız için yaptığımız çok etkili bir aktivitedir. Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, yemeklerden sonra içilen çayın ömrü uzattığına dikkat çekiyor ve konuyla ilgili önemli bilgiler veriyor.

Vücudun genç kalması, güçlü damar ağı sayesindedir

Vücudun genç ve dinamik olması, geç yaşlanması için damar duvarlarının sağlıklı olması çok önemlidir. Çünkü tüm enerji parçacıkları ve hücreler için gerekli olan oksijen ve yapı taşları vücudumuzu saran damar ağı sayesinde gerçekleşir.

Damarlar temiz kaldığı müddetçe dokuların beslenmesi de o kadar kusursuz olur. Dokular iyi beslendikçe, vücut da o kadar sağlıklı ve uzun ömürlü olur.

Bu noktada yemeklerden sonra sıcak çay ya da su içmek kişileri, kalp krizi ya da beyin damar hastalıklarından korumaktadır

Şöyle ki, yemeklerden sonra içilen sıcak çay, mide ve bağırsakta yağların tam eritilmesine ve damar duvarlarına yapışmadan enerji molekülleri halinde dokulara taşınmasına yardımcı olur.

Şöyle ki, yemeklerden sonra içilen sıcak çay, mide ve bağırsakta yağların tam eritilmesine ve damar duvarlarına yapışmadan enerji molekülleri halinde dokulara taşınmasına yardımcı olur.

Yemek sonrası soğuk içecek içmek damar tıkanıklığına yol açıyor

Yemek arasında su içmek zararlı değildir. Fakat yemeklerden sonra su, kola, ayran ve benzeri soğuk şeyler içmek damar hastalıklarına neden olabilir.

Yemekten sonra soğuk bir şeyler içmek sizi rahatlatabilir ancak tükettiğiniz soğuk su katılaşarak yağlı madde haline döner ve yavaş sindirilir.

Alınan gıdaların midede ya da ince bağırsakta en iyi şekilde sağlıklı olarak sindirimi için öncelikle bunların mide asidi ve enzimlerle çok iyi parçalanması gereklidir.

Bu sistemin sağlıklı işlemesi için de sıcak ortama ihtiyaç vardır. Gıdaları parçalayacak enzimler sıcak ortamlarda çok iyi fonksiyon görürken soğuk ortamlarda ise görevlerini tam yapamazlar.

Besinler tam parçalanamaz ve kana geçen moleküller iyi parçalanamadıkları için de damar tümenlerinde kolesterol ya da yağ zerrecikleri halinde birikirler. Bu ise vücudun hayati bölgelerinde ilerleyen süreç içinde damar hastalıklarının (kalp krizleri, beyin damar hastalıkları gibi) gelişmesine neden olur.

Gece uyku sırasında kan hızı yavaşlar. Düzensiz ve sağlıksız beslenme sonucunda damar duvarı bozularak lümende pıhtılaşma oluşur ve damar tıkanıklığı gelişir. Bu durum kalp krizi ve felç gibi sağlık problemlerini beraberinde getirir.

Yatmadan önce sıcak bir şeyler içmek çok faydalı

Bu noktada yapılması gereken gece yatmadan birkaç saat önce yağı alınmış sıcak süt, sıcak limonata gibi içecekler içmektir.

Sadece ömrü uzatmaz ayını zamanda…

Yeşil çayın da barındırdığı antioksidanlar ve flavnoid maddesi ile alzheimer hastalığına neden olan beta amiloid birikimini azaltır. Bilinen en iyi ve etkili antioksidanlardan biri olan EGCG (epigallocatechin-3-gallate) yeşil çay içinde bolca bulunmaktadır

EGCG’nin ise unutkanlığa neden olan beta amiloid birikimini önleyici etkisi mevcuttur. Gerek siyah, gerekse de yeşil çay, alzheimer hastalığında rol oynayan asetilkolinesteraz enziminin aktivitesini yok etmektedir.

Devam Et

Trend