#

Giriş:

Son Güncelleme:

Ak Parti

Ömer Çelik’ten Yunanistan’a sert tepki

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Yunan faşistlerini cesaretlendiren siyasileri kınıyoruz. Bayrağımızı yakan faşistler, dün Ayasofya Camii’nde, bayrağımızın gölgesindeki milletimizin mesajını iyi anlamalıdır” dedi.

AK Partili Çelik, Twitter’daki hesabından, Yunanistan’da Türk bayrağının yakılmasına tepki gösterdi. Çelik, Yunanistan’ı şiddetle kınadıklarını belirterek, “Ayasofya Camii’nin açılmasını güya protesto etmeye çalışan Yunan faşistlerini cesaretlendiren siyasileri kınıyoruz. Kafası Bizans hayalleriyle dolu dar görüşlü Yunan siyasiler kendi toplumlarını zehirliyorlar. Kendilerini Bizans’ta zanneden bu hayalperestler Ayasofya Camii’nin dünkü mesajını er ya da geç anlamaya mecburdurlar” dedi.

‘MİLLETİMİZİN MESAJINI İYİ ANLAMALILAR’

Dün, kendi bayraklarının yanına Bizans bayrağı asıp yas ilan edenlerin Türk bayrağına saygısızlık yapamayacağını belirten Çelik, “Bayrağımızı yakan faşistler, dün Ayasofya Camii’nde, bayrağımızın gölgesindeki milletimizin mesajını iyi anlamalıdır. Bayrağımıza dün eşlik eden sancaklar ve Ayasofya Camii’nde verilen mesajlar hafızamızın sadece tarihe değil geleceğe ait olduğunu da gösterdi. Ayasofya Camii tüm insanlığın ortak değeri olarak herkese açıktır. Bayrağımızın ve sancakların dediği gibi, orası Ayasofya Camii’dir” diye konuştu.

Ak Parti

Erdoğan: Biz geleceğinde partisi, iktidarı, umuduyuz

Haber Giriş:

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ülkemizde bir kesim, kendileri böyle fiziki icraat ve zihni derinlik sahibi olmadıkları için, ısrarla birileri bizi kendi sığ sularına çekmeye çalışıyor. Hamdolsun 19 yıldır bu tuzağa düşmedik. Hep kendi vizyonumuzun, gündemimizin, projelerimizin peşinden gittik. Bugün de yarın da aynısını yapacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde video konferans yöntemiyle düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Geçen ay 19 yaşını tamamlayan AK Parti’nin siyasette, yönetimde, icraatta, bölgesel ve küresel politikalarda da rüştünü ispat etmiş, tarihe damgasını vurmuş bir parti olduğunu ifade eden Erdoğan, “Milletimizin huzuruna çıktığımızda her alanda anlatacak hikayemiz, gösterecek eserimiz, bırakınız günleri, haftaları sayıp dökecek icraatımız var. Türkiye’de kuruluşundan itibaren girdiği her seçimden istisnasız birinci çıkan tek parti AK Partidir. Çünkü bizim partimiz sürekli kendisini yenilemeyi başaran, sürekli kendisini bir sonraki mücadeleye hazırlayan, sürekli dinamik kalabilen bir partidir. İnşallah 7’nci Olağan Kongre sürecimizi bu çerçevede çok daha büyük bir atılımın dönüm noktası haline dönüştüreceğiz” dedi.

‘313 BİN GENÇ ÜYE GÖNÜL BAĞININ GÜÇLENDİĞİNİ GÖSTERİYOR’

Siyasi partilerin hitap ettikleri toplumla kurdukları en güçlü bağlardan birinin üye çalışmaları olduğuna işaret eden Erdoğan, “Başlattığımız gönül seferberliğiyle bir yandan kongrelerde yeni yönetimlerimizi seçiyor, diğer yandan üye sayımızı artırarak tabanımızı genişletiyoruz. AK Parti sadece bu yıl yaptığı 601 bin yeni üyeyle pek çok partinin toplam üye sayısını geride bırakmıştır. Üstelik bu 601 bin yeni üyenin yarısından fazlasını yani 313 binini 18-25 yaş arasındaki gençler oluşturuyor. Bu tablo AK Parti’nin gençlerle gönül bağının giderek güçlendiğini gösteriyor. Esasen partide, teşkilat kademelerinde ve ülke yönetiminde çalışmayı tercih ettiği kadrolarda en yüksek genç oranına sahip siyasi teşekkül biziz. Aynı zamanda Türkiye’nin en büyük ve en aktif kadın kollarına, gençlik kollarına sahip partisiyiz. Ülkemizin 81 vilayetinin tamamına yayılmış olan 10,5 milyon üyemizle adeta Türkiye’nin sekizde bir oranındaki modeli durumundayız” diye konuştu.

‘İLÇE YÖNETİMLERİ YÜZDE 51 ORANINDA DEĞİŞTİ’

Erdoğan, genel merkezden mahalle ve köy temsilcisine kadar bu büyük mekanizmayı en ahenkli şekilde çalıştırmanın teşkilat yöneticilerinin görevi olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Hangi seviyede olursa olsun AK Parti teşkilatlarında görev almak demek, ülkenin ve milletin geleceğinin inşasında sorumluluk üstlenmek anlamına gelir. Bunun için teşkilatlarımızı çok dikkatli bir şekilde oluşturmaya çalışıyoruz. Olağan Büyük Kongre sürecimiz koronavirüs salgınının yol açtığı birkaç aylık ötelemeye rağmen belirlediğimiz takvime uygun şekilde yürüyor. Kongrelerimizin hepsi de salgınla mücadele kuralları harfiyen uygulanarak aynı zamanda büyük bir heyecan ve coşkuyla icra ediliyor. İlçe kongrelerimizin önemli bir kısmını tamamladık. Bu kongreler sonucuna göre, yüzde 51 oranında yeni ilçe başkanlarımız ve yeni yönetimleriyle yola devam ediyoruz. Son iki senedeki değişimi göz önüne aldığımızda bu oran yüzde 61’i buluyor.”

‘BİZ GELECEĞİN DE PARTİSİYİZ, İKTİDARIYIZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, il kongrelerini de ekim ayı ortasından itibaren başlatmayı planladıklarını açıklarken, bazı kongrelere telekonferans yoluyla iştirak ederek bazılarına bizzat katılarak her ilde teşkilatlarla ve milletle kucaklaşacağını bildirdi. Erdoğan, şunları kaydetti:

“Amacımız önümüzdeki yıl yapacağımız büyük kongremize milletimizin bağrına bastığı çok güçlü bir teşkilat yapısıyla girmektir. Böylece 2023 yılında partimizi hem Cumhurbaşkanlığı hem milletvekilliği seçiminde bir kez daha zafere taşıyacağımıza inanıyorum. Bizi Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yılı olan 2023’e ilişkin hedeflerimize ve hayallerimize taşıyacak bu sürecin başarısı için hep birlikte daha çok çalışmalıyız. Sizlerin de gördüğü gibi zaman su gibi akıp gidiyor. Kendimizi bu hıza uygun bir çalışma temposuna sokmazsak önce yavaşlamaya ardından durmaya ardından gerilemeye mahkum oluruz. Asıl acısı diğer partilere benzeriz ki, ‘Allah bizi böyle bir akıbetten muhafaza eylesin’ diyorum. Diğer yandan Türkiye’nin 2053 vizyonunu somutlaştıracak zihni egzersizler, beklenti ve talep tespitleri, analizler, teknik ve siyasi proje hazırlıkları için de şimdiden ‘bismillah’ demeliyiz. Başkalarını böyle bir derdi, böyle bir hazırlığı olmayabilir. Ama AK Parti’nin olmak zorunda, çünkü biz sadece geçmişin, sadece bugünün değil, geleceğin de partisiyiz, geleceğin de iktidarıyız, geleceğin de umuduyuz.”

‘ÇITAYI SÜREKLİ DAHA YÜKSEĞE ÇIKARDIK’

Erdoğan, AK Parti’nin ülkeye kazandırdığı bu başarı tablosunun kendilerine verdiği gururun yanında çok büyük sorumluluklar da yüklediğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İktidarımızın ilk döneminde, geçmişteki ihmaller ve hatta ihanetler sebebiyle ortaya çıkan demokrasi ve kalkınma eksiğini gidermek için çalıştık. Ülkemizin her karış toprağını yatırımlarla, hizmetlerle, eserlerle donattık. Milletimizin her kesimden insanını, ulaşmak için nesiller boyu mücadele ettiği hak ve özgürlüklere kavuşturduk. Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarını, gücünü, kabiliyetlerini geliştirdik. Tabii bu sadece bir başlangıçtı. Büyüyen, güçlenen, özgüveni gelişen bir ülke olarak çıtayı sürekli daha yükseğe çıkardık. 2023 hedeflerimizle milletimizin geleceğe ilişkin umutlarına ve beklentilerine cevap verecek bir vizyon ortaya kolduk. Dünyanın en büyük 10 ülkesi arasına girmeyi amaçlayan bu vizyon doğrultusunda çok daha büyük atılımların hazırlıklarına giriştik. Yıllarca Türkiye’yi tek parti faşizmini, vesayet baskısını, darbeleri kullanarak diledikleri gibi yönlendirip perde arkasından yönetenler tabi bu durumdan rahatsız oldular. Türkiye bir anda kendini akılla, mantıkla, tarihle, sosyolojiyle, siyasetle izah edilemeyecek olayların içinde buldu.”

‘BUNUN ADI TÜRKİYE MODELİDİR’

Erdoğan, Gezi olaylarını, FETÖ’nün 17-25 emniyet yargı darbe girişimi, PKK’nın çukur eylemleri ve pek çok şehirde gerçekleştirdiği bombalı saldırıları, DEAŞ’ın Türkiye sınırlarına yönelik tacizlerini, şehirleri hedef alan bombalı eylemlerini ve 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatarak, şunları söyledi:

“Bunların hiçbirinde de demokrasiyi dillerinden düşürmeyenlerin, ülkenin seçimle gelmiş meşru yönetimini yıkma girişimlerine karşı omurgalı bir tavır sergilediklerini görmedik. Tam tersine saldırıları sonuç vermeyen, girişimleri akamete uğrayan terör örgütü üyelerine kapılarını ardına kadar açarak gerçek yüzlerini ortaya koymuşlardır. Demokrasi elbette kaynaklıdır ve ABD’de gelişmiştir ama bugün her iki coğrafyanın da lafzı dışında demokrasiyle uzaktan yakından ilgileri kalmamıştır. Kiminde faşizm, kiminde sömürgecilik, kiminde başka hastalıklar ülkenin yönetimlerini ve toplumsal yapılarını tıpkı kanserli hücrelerin bünyeye yaptığı gibi hızla işgal etmektedir. Burada bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Biz ülkemizi başkaları öyle istediği veya sadece onlardan öyle gördüğümüz için değil, milletimiz layık olduğu için kalkındırmaya geliştirmeye, hak ve özgürlükleri en geniş manada tesise çalışıyoruz. Bunun adına demokrasi dememiz tüm dünyadaki ortak kavram olduğu içindir. Avrupa ve Amerika demokraside ve ekonomide tümüyle yerle yeksan olsa bile, biz milletimizi her alanda kalkındırmaya, hak ve özgürlüklerini genişletmeye devam edeceğiz.”

Türkiye’nin bu mücadeleyi tüm dostları ve kardeşleri için de vermeye kararlı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun adı Türkiye modelidir. Başka bir yerde insani değerler üzerinde bina edilmiş böylesine samimi bir demokrasi, adil bir kalkınma hedefi, köklü bir hak ve adalet ideali bulamazsınız. İnşallah 2053 vizyonumuzu işte bu model üzerinde inşa edeceğiz. AK Parti demek bir yandan günlük işleyişi yürütür ve sorunları çözerken, diğer yandan da böylesine kapsamlı ve köklü tasavvurların peşinde koşmak demektir. Partimiz bu çizgeden ne kadar uzaklaşırsa o derece sığlaşır. Bu sığlık da beraberinde önce milletten kopmayı, ardından milletin desteğini kaybetmeyi getirir. Ülkemizde bir kesim kendileri böyle fiziki icraat ve zihni derinlik sahibi olmadıkları için, ısrarla birileri bizi kendi sığ sularına çekmeye çalışıyor. Hamdolsun 19 yıldır bu tuzağa düşmedik. Hep kendi vizyonumuzun gündemimizin kendi projelerimizin peşinden gittik. Bugün de yarın da aynısını yapacağız” dedi.

‘TÜRKİYE BUNCA MÜCADELEYİ NEDEN VERİYOR’ DİYORLAR’

Karşılarındaki zihniyetin çapsızlığını anlamak için sadece son dönemde terör örgütlerine, Türkiye sınırlarına yönelik tacizlere, hava ve deniz haklarını koruma gayretlerine karşı verilen tepkiye bakmanın yeterli olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Ne diyorlar? ‘Türkiye niye Suriye’de, Libya’da, Doğu Akdeniz’de, Afrika’da, Balkanlar da, Kafkasya’da, Orta Asya’da?’ Velhasıl ‘Türkiye bunca mücadeleyi niye veriyor’ diyorlar. Onların da haklı olabileceğini varsayarak soruları tersinden sorarak, Türkiye bu mücadeleleri vermezse ne olacağı üzerine gelin hep birlikte mantık yürütelim. Mesela, Türkiye tamamen çekilirse Suriye bir anda barışa, huzura ve özgürlüğe mi kavuşur? Mesela Türkiye orda kurulan tuzağı görmezden gelirse, ertesi gün Kuzey Irak tüm teröristlerden den mi temizlenir? Mesela, Türkiye yaşananlara sırtını dönerse, Libya’da darbeciler köşelerine çekilip ülkenin yönetimini meşru idareye mi bırakır? Mesela, Türkiye her şeyden vazgeçerse Fransa başındaki kifayetsiz muhterisin yol açtığı savrulmalardan kurtulup sağduyulu bir siyasete mi yönelir? Mesela, AB Türkiye tüm haklarından feregat ederse, uzunca bir zamandır ülkemize karşı uyguladığı çifte standardı terk edip bize verdiği sözleri tutmaya mı başlayacak? Mesela, böyle bir durumda bölgede hesabı olan devletler her şeyi bir kenara bırakarak çekip gidecekler mi? Mesela, sürekli ülkemize ekonomik tuzaklar kurmak için çabalayanlar pişman olup bize destek mi verecekler? Şayet bu soruların hepsine gerçekçi ve samimi bir ‘evet’ cevabı verilebilirse, izlediğimiz politikayı gözden geçirmek de üzerimize vacip hale gelir. Küçük bir kesim dışında Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırları içinde bu sorulara aklı başında olup da ‘evet’ cevabı verebilecek kimseyi görmedim duymadım tanımıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin desteğiyle Türkiye için doğrusu, hayırlısı, iyisi neyse onu yapmaya devam edeceklerini söyleyerek, “Teşkilatlarımızın yaptıklarımızı ve hedeflerimizi halkımıza çok iyi anlatması bu bakımdan önemlidir. Bizim eksik bıraktığımız her yeri yalan, yanlış, fitne odakları tarafından doldurulması kaçınılmazdır. Bunun için gece gündüz milletimizle birlikte olacağız. Ona kendimizi ifade edeceğiz, vizyonumuzu paylaşacağız” diye konuştu.

Devam Et

Ak Parti

AK Parti Sözcüsü Çelik: Ömür boyu hapis cezası insanlık adına sevindiricidir

Haber Giriş:

on

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki iki camiye silahla saldırarak 51 kişiyi şehit eden ırkçı terörist Brenton Tarrant’ın ömür boyu hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin, “İslam düşmanlığı ve nefret suçları ile mücadele için güçlü bir mesaj.” değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Brenton Tarrant’ın ömür boyu hapis cezasına çarptırılması kararı insanlık adına sevindiricidir.” ifadesini kullandı.

Yeni Zelanda’da en ağır cezanın herhangi bir aftan yararlanmaya imkan bulunmayacak şekilde ömür boyu hapis cezası olduğu bilgisini paylaşan Çelik, şunları kaydetti:

“Katilin Yeni Zelanda hukuku içinde en ağır cezaya çarptırılması, İslam düşmanlığı ve nefret suçları ile mücadele için güçlü bir mesajdır. Yeni Zelanda İslamofobi, yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve nefret kaynaklı tüm zihniyet ve suçlarla mücadele için hem hukuki olarak hem de siyasi olarak güçlü bir mesaj vermiştir. İslamofobi, yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve nefret kaynaklı tüm ideoloji ve eylemlerle ilkeli bir mücadeleden yanayız. Bu konuda uluslararası iş birliği ve dayanışmayı destekliyoruz. Cumhurbaşkanımız başta BM olmak üzere tüm zeminlerde bu mücadele için Türkiye’nin en güçlü ve kararlı destekçi olduğunu söylemiştir. İnsanlığı hedef alan ırkçılık, İslam düşmanlığı, anti-semitizm, göçmen düşmanlığı ve tüm nefret ideolojileriyle güçlü mücadeleden yanayız.”

Devam Et

Adana

AK Parti Sözcüsü Çelik: “Adana Kozan’da zarar tanzim edilecek”

Haber Giriş:

on

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Adana’nın Kozan ilçesindeki orman yangınıyla ilgili, “Cumhurbaşkanımızın kesin talimatı var. Burada görülen zararlar tanzim edilecek. Burası bir an evvel normal hayatına döndürülsün diye elden gelen her şey yapılacak. Devlet sizin devletiniz, devlet milletin devleti.” dedi.

Çelik, beraberinde Vali Süleyman Elban ile önceki gün başlayan ve bu sabah saatlerinde kontrol altına alınan yangından etkilenen köylerde incelemede bulundu.

Yangından etkilenen mahalle sakinleriyle görüşen Çelik, yaraların en kısa sürede sarılacağını söyledi.

Çelik, bölgeye ilk yardımı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının çıkardığını anımsatarak, şöyle konuştu:

“Şimdi Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız, AFAD ekiplerimiz köyleri geziyorlar. Kimin evi, malı yandı, tarlasına zarar geldi bunu tespit edecekler. Bunların hepsini telafi edeceğiz. Cumhurbaşkanımız da konuşmasında bahsetti, devletimiz, bakanlıklarımızın yetkilileri, AFAD yetkilileri, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilileri burada. Acil olarak, şimdi kaybı olan vatandaşlarımıza Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın gönderdiği maddi destek dağıtılacak.”

 “Zararlar tanzim edilecek”

Elektriğin, yangını tetikleme riskine karşı yarın sabaha kadar bölgeye enerji verilemeyeceğini aktaran Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi yaralarımızı saracağız. Ondan sonra hata eksik varsa onlarla ilgili gereken yapılır. Önemli olan yaraları sarmak, buraları normal hayatına döndürmek. Böyle bir afet tabii ki olsun istemezdik. Mademki oldu, bundan sonrasında yapacağımız şey bu zararları telafi etmek. Bir an evvel buraları eski normal hayatına döndürmek. Dolayısıyla şimdi Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından gelen yardım, Valilik vasıtasıyla dağıtılacak. Hayvanlarla, tarlalarla ilgili zararlar tanzim edilecek. Cumhurbaşkanımızın kesin talimatı var. Burada görülen zararlar tanzim edilecek. Burası bir an evvel normal hayatına döndürülsün diye elden gelen her şey yapılacak. Devlet sizin devletiniz, devlet milletin devleti.”

Çelik, bir mahalle sakininin, yangının çıkışıyla ilgili “Bunu yapanlar insan olamaz, bu terör.” sözü üzerine, şunları kaydetti:

“Yangınla ilgili suç tespit edildiğinde (sorumlular) en ağır cezayı alacak. Bu bizim ormanımızı yakmak, bizim insanımıza zarar vermek. Bu terör eylemi gibi bir şey. Bizim, üzerine odaklanacağımız, enerjimizi vereceğimiz iş bu dakika itibarıyla bu yaraları nasıl saracağız? Birincisi bu. İkincisi, ‘şu yaptı, bu yaptı…’ Bu devletin işi, devlet onu halleder. Bütün güvenlik birimleri ona bakıyorlar. Vali Bey işin başında. Cumhurbaşkanımızın talimatı var, Kozan’ımızın yaraları sarılacak. Bitti. Devlet sözü. İşimiz size bir an evvel normal hayatınıza döndürmek, ihtiyaçlarınızı karşılamak. Bununla ilgili herhangi bir şüphe yok, bütün birimler çalışıyor.”

Devam Et

Trend