linehaber.com.tr
Dünyanın Yerel Haber Sitesi- Bursa Haberleri

Organik gıda sektörü, tüketiciyi yanıltıyor

Sağlıklı beslenmeye yönelik önemin artmasıyla doğal ve katkısız gıdalara olan talep de arttı. Tüketiciler açısından 'organik' denilerek, piyasaya sürülen ürünlerin gerçekten katkısız olup, olmadığı da merak konusu oldu. Uzmanlar, piyasaya göre çok daha pahalı satılan ürünler konusunda tüketicileri uyarırken, organik olup, olmadığını anlamak için sertifikaya dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Doğal ve katkısız gıdalara yönelik talebin artmasıyla birlikte GDO’lu besinlerden uzak durmak isteyenler, organik tarım ürünlerine yöneldi. Katkı maddesi içermeyen ürünlere yönelik bu talebin artmasıyla ‘organik’ adı altında piyasaya organik olmayan ürünler de sürüldü. Bu ürünlerin diğerlerine göre çok daha pahalıya satılması, gıda enflasyonunu da tetikledi. Bostanlı Pazar Yeri’nde biber ve salatalık satışı yapan Metin Duvar, “Burada daha çok doğal ürünler var. Organik dediğiniz zaman üretim aşaması, toprağın tahlilleri, hastalığı, ilaçlaması önemli. Organik tarım yapmak çok aşamalı ve masraflı bir şey. Vatandaşlar organik tarımdan kaçıyor. Tarlaya 7 sene bir şey ekmeyeceksiniz, ilaç atmayacaksınız. Onların standartları var. Biz doğal hayvan gübresi ile yetiştiriyoruz. Sebzeye etki edecek ilaçlar değil kurt ilacı, böcek ilacı kullanıyoruz” dedi.

Pazar yerinde alışveriş yapan Hasan Sonbahar da “Organik ürün tercih etmeye çalışıyorum, özellikle üreticilerden almaya özen gösteriyorum. Fakat bundan da emin değiliz, hal ürünlerine değil üreticiye güveniyorum. Benim devamlı alışveriş yaptığım köylüler var. Onlardan almaya çalışıyorum. Bu kadar kirliliğin ve ilaçların olduğu bir yerde tamamen organik ürün tüketmek bence mümkün değil. Olabildiğince organik almaya çalışıyoruz. Üreticiyi desteklemedikten sonra hiçbir zaman organiğe ulaşamayacağız. Arz talep meselesi oluyor” diye konuştu.

‘Organik ürün’ diye satılan ürünlerin gerçekten katkısız olduğuna inanmadığını söyleyen Leyla Özar ise “Ben organik yalanına inanmıyorum. Çünkü organiğin çok koşulu var. 30 metrekare bir alanda, herhangi bir ilaç atılmamış olması lazım. Sağ sol ilaç dolu, bu ilaçlar buharlaşıyor, yağmur olarak toprağa iniyor. Organik diye bir şey yok; çünkü zaten her şey GDO’lu ve hormon takviyeli. Hiç inanmıyorum; ama pazarda daha taze olduğu için buralardan alışveriş yapıyorum, sabah toplanmış ürünleri bulabilirsiniz. Onun dışındakiler bence yalan” dedi.

‘VATANDAŞ KANDIRILIYOR’

Bostanlı Pazarı’ndan ‘organik’ ibareli yeşil zeytin satın alan Berrin Varol, “Renginden, kokusundan ve tuzundan anlıyorum. Tatmadan almam zaten hiçbir şeyi, doğal tuzla yapıldığını anlıyorum. Kendimiz de kırma zeytin yaptığımız için biliyorum. Egeliyim, ayırt edebiliyorum. Bildiğim yerlerden, bu işi gerçekten yapan insanlardan alışveriş yapıyorum” diye konuştu.

Organik ürünleri çok fazla aramadığından bahseden Aysu Deniz de “Ürünlerin en fazla ambalajlarını incelerim, başka türlü bir ürünün organik olduğunu anlayamam. Ambalajsız olanlara güvenemem, hiçbir belirti yoksa hiçbir şey yazmıyorsa üzerinde almam” dedi.

Halkın ‘organik ürün’ denilerek, kandırıldığını savunan Birsen Zencirli ise “Yeri geliyor organik tercih ediyorum; fakat bazen de kesemize hitap etmesi gerekiyor. Yamuk olacakmış, sağı solu düzgün olmayacakmış. Nereden bilelim biz onun organik olduğunu? Etiketi kendisinin hazırlamadığını nereden bilelim? Sadece görüntüsüne bakıyoruz, lezzetinden biraz kıyaslıyoruz. Fakat organik diye sattıkları ürünlerin çoğu da organik değil. Topluyorlar yamuk olanları, ‘organik’ diye satıyorlar. Belgeleri olması gerekiyor” diye konuştu.

PROF. DR. TURHAN: LOGONUN YER ALDIĞI ETİKETİ ARAYIN

‘Organik’ ibaresiyle pazarlarda satışa sunulan sebze, meyve, yumurta, süt ve süt ürünleri diğer ürünlere göre yüksek fiyatlardan satışa sunulunca uzmanlar da tüketicileri bu ürünlere dikkat etmeleri gerektiği konusunda uyardı. Her ‘doğal’ ibaresinin gerçeği yansıtmadığını belirten İzmir Ekonomi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazan Turhan, şunları söyledi:

“Tüketicilerin bir ürüne bakarak organik olduğunu anlaması mümkün değil ancak birtakım tüyolara dikkat edilebilir. Öncelikle mevsiminde üretilmeyen ürünler vatandaşlarda şüphe uyandırmalı. Pazarlarda zamanı olmadığı halde satışa sunulan birçok ürün yer alıyor. İkinci olarak, soluk renk ve biçimsiz şekil ürünün organik olduğuna yönelik bir gösterge olabilir. En önemli kısım ise ürünün üzerinde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından organik tarım uygulaması yapıldığına dair bir logonun yer aldığı etiketinin olmasıdır. Ürün eğer pazar yerinde satılıyorsa tezgahın herhangi bir yerinde bu etiketin yer alması gerekiyor.”

‘ÇOK BÜYÜK RANT VAR’

‘Organik’ teriminin, tamamen doğal maddelerle doğal bileşenlerle ve doğal şartlarda, ekolojik sisteme zarar vermeden yapılan üretim şeklini ifade ettiğini söyleyen Prof. Dr. Turhan, şöyle devam etti:

“Toplumda ‘Ürünün ne kadar şekli bozuksa soluk renkli, düzensiz biçimliyse o kadar organiktir’ şeklinde bir yanlış algı var. Her şekli bozuk ürün de organik değildir. Bunlar organik olup olmadığıyla ilgili bir gösterge sayılabilir. Görüntü kötü olsa da ürünün tadına bakıldığında, tamamen doğal bileşenlerin tadı hissedilebilir. Bitkinin olağan gelişimi dışında daha çok büyümesini, daha parlak renk almasını sağlayan sentetiklerin kullanılması o ürünün organik ürün olmadığını gösteriyor. Üreticilerin organik olmayan bir ürünü organikmişçesine sunması, süslemesi tamamen bir aldatmacayı ifade ediyor. Bu işte çok büyük bir rant var. Bu ürünler normal ürünlere göre çok daha pahalı satılıyor. Ürünlerin üzerine çok daha fazla satış fiyatı ekleniyor. Ben ambalajında bu amblemi görmediğim hiçbir organik denilen ürünü satın almıyorum. Ambalajında doğal yazan ürün organik olduğu anlamına gelmiyor.”

‘HER İSTEYEN, EVİNİN BAHÇESİNDE ORGANİK TARIM YAPAMAZ’

Organik tarım yapmanın zor süreç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Turhan, her isteyenin, evinin bahçesinde organik tarım yapamayacağını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Bunun Resmi Gazete’de yayımlanmış bir yönetmeliği var. Buna uygun olarak bu işlemin yapılması gerekir. Aynı zamanda yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrollerinin yapılması ve sertifikalandırılması gerekiyor. Bu yüzden her isteyenin evinin bahçesinde organik tarım yapması pek mümkün görünmüyor. Bunun kontrol altında olması ve her aşamanın izlenmesi gerekiyor. Bir ürünün organik olup olmaması o ürünün kötü olduğunu ifade etmez ancak vatandaşların organik ürün satışı yapıldığına dair kandırılması büyük sorun niteliği taşıyor. Organik tarımın dışında iyi tarım uygulamasıyla üretilen ürünler de var. Vatandaşlar bunları da tercih edebilir. İyi tarım uygulamaları artık birçok büyük firma tarafından uygulanıyor. İyi tarım uygulamalarında kullanılan sentetik maddelerle ilgili miktarlar denetleniyor ve yasal sınırlar içinde izin verilen miktarların kullanıp kullanılmadığı test ediliyor ancak organik tarımda bu ürünlerin kullanılması tamamen yasaktır. İyi tarım uygulamalarının yapıldığı ürünler de yine bakanlık tarafından oluşturulan logonun varlığı ile anlaşılabilir.”

En güncel haberlere anında ulaşabilmek için abone ol

Diğer Haberler

KVKK’nın Veri Sorumlusunun Aydınlatma Yükümlülüğü başlıklı 10.maddesi uyarınca, Gizlilik politikasında belirtilen amaçlarla sınırlı olarak, mevzuata uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz.  Kabul Daha fazla bilgi için tıklayın.