#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

‘Pençe-Şimşek’ harekatının gazisi, hastanede evlendi

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak’ın kuzeyinde düzenlediği ‘Pençe-Şimşek’ harekatında el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu sağ kolu ve sağ bacağını kaybederek, gazi olan Uzman Çavuş İbrahim Yüzer (27), tedavi gördüğü hastanede nişanlısı Fundanur Baykuş (26) ile dünyaevine girdi. Yüzer, “Gazilik şereftir. Beni hayata bağlayan, nişanlım oldu. Hayat bitmedi ve devam ettiğini göstermek istiyorum” dedi.

‘Pençe-Şimşek’ harekatında görev alan Uzman Çavuş İbrahim Yüzer, nisan ayında teröristler tarafından döşenen EYP’nin patlaması sonucu ağır yaralanarak, sağ bacağı ve sağ kolunu kaybetti. İbrahim Yüzer, Ankara’ya getirilerek, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne (GATA) kaldırıldı. Tedavisi 2,5 aydır devam eden Yüzer, süre uzayınca 2 yıldır nişanlı olduğu Fundanur Baykuş ile hastanede evlenmeye karar verdi. Çift için hastanedeki salonda nikah töreni düzenlendi. Törene çiftin arkadaşları da katıldı. Tekerlekli sandalye ile salona giren gazi İbrahim Yüzer ve Fundanur Baykuş’u, arkadaşları alkışlarla karşıladı. Çiftin nikahını Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok kıydı. Çiftin nikah şahitleri ise GATA Gazi Kliniği Sorumlu Hemşiresi Melisa Aslı Dağdeviren ile Kara Kuvvetleri Şehit ve Gazi İşlem Şube Müdürü Piyade Albay Doğan Eren oldu. Nikahın kıyılmasının ardından çift, pasta kesti. Yüzer’in kendisi gibi operasyonda gazi olan arkadaşları ve hastane personeli hediyelerini vererek, çift ile fotoğraf çektirdi

‘TEDAVİ UZAYINCA BEKLEMEK İSTEMEDİK’

Gazi İbrahim Yüzer, Fundanur Baykuş ile 5 yıldır birlikte olduklarını, 2 senedir de nişanlı olduklarını söyleyerek, tedavi süreci uzadığı için hastanede dünyaevine girmeye karar verdiklerini belirtti. Nişanlısının hastanede kendisini bir an bile yalnız bırakmadığını anlatan Yüzer, “Çok heyecanlıyım. Uzun zamandır bugünü bekliyordum. Görevler icabıyla Türkiye’ye nadir geliyordum, her zaman yurt dışında görev yapıyordum. Bu sene düğünümüz olacaktı. Nasip bugüneymiş. Tedavi uzayınca daha fazla beklemek istemedik ve tedavi gördüğüm hastanede nikahımız kıyıldı” diye konuştu.

‘HAYAT BİTMEDİ’

İbrahim Yüzer, sevdiğinin yanında olduğunu ve çok mutlu olduğunu belirterek, “Allah sevdiğime bağışladı beni. Gazilik bir şereftir. Allah bunu bana nasip etti. İnşallah ilerleyen zamanlarda birlikte her şeyin üstesinden geleceğiz. Beni hayata bağlayan nişanlım oldu. En fazla moral motivasyonu o verdi bana. Bundan sonra da inşallah bir ömür boyu beraber oluruz. 2,5 aydır hastanedeyim ve bu süreçte beni hiç yalnız bırakmadı, bundan sonra da bırakacağını düşünmüyorum. Hayat bitmedi ve devam ettiğini göstermek istiyorum. Sevdiklerimiz yanınızda olduğu sürece hayat devam ediyor. İnsanın sevdiği kişi yanında olduğunda hayata daha umutla sarılıyor. Benim sevdiğim kişi zaten yanımda. Daha iyi günler göreceğimize inanıyorum” dedi.

‘GAZİNİN EŞİ OLMAK ONUR VERİCİ’

Fundanur Baykuş ise gazi eşinin iyileşmesinin ardından memleketleri Manisa’ya gideceklerini söyledi. Çok heyecanlı olduğunu belirten Baykuş “İkinci bir şansımız oldu. Şu an ikinci hayatımızın başındayız, bunu öyle değerlendiriyoruz. Gurur duyuyorum İbrahim gibi bir eşim olduğu için. Beraber el ele dönmek istedik. İkinci hayatımıza başladık. Çok gurur verici bir şey İbrahim’in eşi olmak. Bir gazinin eşi olmak çok gurur ve onur verici bir şey. Bize her şeye hazırlıklı olmamızı söylemişlerdi ve o günler çok zordu. Çok şükür İbrahim hayatta ve hiç zorlanmıyorum. Yaşaması benim için bir mucize oldu. Nasıl anlatabilirim ki o anı? Çok zorlu bir süreçti. Bunun sonunda böyle güzel bir birliktelik yaşıyoruz” diye konuştu.

Gündem

Yılın erkeği listesinde ikinci sırada

Haber Giriş:

on

Almanya’da erkek dergisi Playboy, Yılın erkeği listesinde ikinci sırayı Prof. Dr. Uğur Şahin’e verdi. Derginin okuyucuları arasında yapılan ankette BioNTech’in kurucusu, yüzde 23.3 oy aldı. Yine bilim insanı olan Virolog Christian Drosten ise yüzde 23.6 ile zirvede.

Bir zamanlar şov dünyasından isimlerin en başta geldiği Playboy Dergisi’nin Yılın Erkeği seçimlerine yine koronavirüs salgını damgasını vurdu.

GEÇEN YIL DA ZİRVEDEYDİ

Kamu araştırma kurumu Norstat tarafından derginin okuyucuları arasında yapılan ankete göre geçen yıl olduğu gibi yine Berlinli ünlü virolog Christian Drosten (49) birinci geldi.

Yüzde 23.6 oranında katılımcıdan onay alan Berlin Charite Kliniği Profesörü Drosten’in ardından, ikinci sırada ise Prof. Dr. Uğur Şahin (56) yer aldı.

BioNTech kurucusu Şahin yüzde 23.3 oy aldı.

BAŞBAKAN DA LİSTEDE

Playboy dergisinin ikinci kategoride sorduğu En etkili erkek kim? sorusuna ise katılımcıların büyük çoğunluğu aynı cevabı verdi.

Gelecekteki Almanya Başbakanı Sosyal Demokrat Partili (SPD) Olaf Scholz (63) bu alanda zirvede yer aldı.

Devam Et

Gündem

Tunceli’de 1 asker şehit oldu

Haber Giriş:

on

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Tunceli’nin Ovacık ilçesinde 3 teröristin etkisiz hale getirildiğini, çatışmada 1 askerin şehit olduğunu açıkladı.

Bakan Soylu, Twitter’daki hesabından yaptığı açıklamada, “Eren Kış-6 Mercan Dağları Operasyonları’nda, Tunceli Ovacık kırsalında, bir mağaraya gerçekleştirilen operasyonda 1’i teslim, toplam 3 terörist etkisiz hale getirildi. Mağarada sıkıştırılan teröristlere operasyon devam ediyor. Operasyonun ilk aşamasında teröristlerle çıkan çatışmada ağır yaralanan 1 kahraman jandarmamız yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. Şehidimize Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları ve jandarma teşkilatımıza başsağlığı diliyorum. Başımız sağ olsun” dedi.

Devam Et

Gündem

Destici: Asgari ücret 4 bin 500 lira seviyesinde olmalı

Haber Giriş:

on

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Asgari ücretin en az 4 bin lira olması gerektiği konusunda fikrimizi beyan etmiştik. Daha sonra dövizdeki dalgalanmayla birlikte bunun 4 bin 500 lira seviyesinde olması gerektiğini çok açık bir yüreklilikle ifade ediyorum” dedi.

BBP lideri Mustafa Destici, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Hak-İş) Genel Başkanı Mahmut Arslan’ı ziyaret etti. Yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından Destici ile Arslan, ortak açıklamada bulundu. Destici, asgari ücretteki artışın en az yüzde 40’ların üzerinde olması gerektiğini söyleyerek, “Asgari ücretin en az 4 bin lira olması gerektiği konusunda fikrimizi beyan etmiştik. Daha sonra dövizdeki dalgalanmayla birlikte bunun 4 bin 500 lira seviyesinde olması gerektiğini çok açık bir yüreklilikle ifade ediyorum. Bu benim ve BBP’nin görüşü. Hem işçiyi memnun edecek hem de işvereni memnun edecek şekilde asgari ücret çalışmalarının sonuçlanacağına inanıyorum. Birinci olarak düşünmemiz ve ele almamız gereken işçi kardeşlerimizdir” dedi.

‘HÜKÜMETİMİZLE HER ALANDA GÖRÜŞECEĞİZ’

Hak-İş Genel Başkanı Arslan ise, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yaptığı çalışmaları dikkatle takip ettiklerini belirterek, “İnşallah bu ayın yarısını bulmadan asgari ücretin ilan edileceğini bekliyoruz. Umarım işçi, işveren, hükümet üçlüsünün uzlaştığı bir asgari ücreti belirlemiş oluruz. Öncelikle, asgari ücretin bir ülkedeki en az ücret olmadığını ifade etmek istiyorum. Türkiye’deki asgari ücret bir asgari ücret değil, geçim ücretidir. İstisnai bir ücret olması gerekirken maalesef çalışanlarımızın yüzde 42’si asgari ücretle çalışıyor. Büyük bir kesimi ilgilendiriyor. Türkiye’nin en büyük toplu sözleşmesini yapıyoruz. Burada kriter olarak işçinin tek başına değil, ailesiyle beraber asgari ücretin belirlenmesini istiyoruz. Yaşadığımız ekonomik kriz, döviz ve enflasyondaki yükseliş hepimizi etkiliyor ve endişelendiriyor. Bu endişe ve etkilerin azaltılması konusunda asgari ücret çok önemli bir enstrüman olarak görüyoruz. Taleplerimizin bu konuda değerlendirilmesini bekliyoruz. Hükümetimizle her alanda görüşeceğiz. Ancak felaket tellallığı yapmayacağız. Bu ülkenin yaşadığı zorluları bu ülkenin dinamikleri ile aşacağız. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımızın ve hükümetin IMF’ye karşı tavrını destekliyoruz” diye konuştu.

‘BEN GELİYORUM’ TAVRI BASKIN TAVRIDIR’

Destici, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, randevu talebinin kabul edilmemesi üzerine gittiği Türkiye İstatistik Kurumu’nda (TÜİK) içeriye alınmaması ile ilgili soruya, “Randevu ne zaman istenmiş, ne zaman verilmemiş bunu bilmiyorum. Daha önceden randevu istendi de randevu verilmediyse bu farklı bir şey. Ama sabah arayıp ‘ben 11.00’da geleceğim’ dediyse bu farklı bir durumdur. Daha önce aranıp randevu verilmemişse, ‘keşke verilseydi’ derim. Ama Sayın Kılıçdaroğlu sabah arayıp ‘ben 11.00’de gelmek istiyorum’ diyorsa, bence bu doğru olmamıştır. Çünkü o zaman bu baskın gibi anlaşılır. ‘Ben geliyorum’ tavrı hakikaten bir baskın tavrıdır. Bunu hiçbir siyasetçiye yakıştırmam” cevabını verdi.

Devam Et

Trend