Giriş:

Son Güncelleme:

Sağlık

Sağlık Bakanlığından Ambalajlı Sularla İlgili Açıklaması

Sağlık Bakanlığı, üretim izni verilen ve denetimleri yapılan ambalajlı suların güvenli şekilde tüketebileceğini açıkladı.

Sağlık Bakanlığı, “Ambalajlı sularda kurşun riski” başlığıyla yer alan haberlere ilişkin bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Ülkemizde ambalajlanarak piyasada satışa sunulan sular, kaynak ve içme suları ile doğal mineralli sular şeklinde sınıflandırılmıştır. Avrupa Birliğine üyelik süreci ile beraber tüm kurumlarda olduğu gibi Bakanlığımızda da mevzuatta uyumlaştırma çalışmaları başlatılarak gerekli yönetmelikler hazırlanmıştır. Ambalajlı sular, söz konusu yönetmelik hükümleri doğrultusunda tesis ve üretim izni olmak üzere iki aşamalı süreci içeren prosedür çerçevesinde ruhsatlandırılmaktadır. Bu süreç içerisinde suyun hem kaynağından hem de üretim yerinden su numuneleri alınarak adı geçen mevzuatta belirtilen kimyasal, fiziksel, mikrobiyolojik ve radyoaktivite parametreleri yönünden Bakanlıkça yetki verilen laboratuvarlarda analizleri yapılmaktadır. Bu analizlere arsenik, kurşun, cıva, kadmiyum, baryum ve bakır gibi ağır metal parametreleri de dâhildir. Analiz sonuçları adı geçen yönetmeliklerde belirtilen sınır değerlere uygun olmayan hiçbir suya üretim izni verilmemektedir. Bu yönetmelikler AB üyesi ülkelerde uygulanan direktiflere göre uyumlaştırılmış ve bu ülkelerde uygulanmakta olan sınır değerler ülkemizde de aynı şekilde uygulanmaktadır. Ancak stronsiyum adı geçen direktiflerde izlenmesi gereken zorunlu parametreler arasında yer almadığından ülkemiz mevzuatında da bulunmamaktadır. Bakanlığımız tarafından ruhsatlandırılmış olan tüm su markalarının gerek piyasa denetimlerinde alınan, gerekse imalathane denetimlerinde alınan son 3 yıllık (01.01.2016 -10.01.2019) veriler incelenmiş, yapılan toplam 41 bin 458 analizin tamamının kurşun ve baryum parametreleri açısından mevzuat limitlerine (kurşun 10 g/L, baryum 1000 g/L) uygun olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu haberlerde ölçüldüğü belirtilen baryum ve kurşun değerleri mevzuat limitleri içerisinde olup, denetleme ve kontrol süreçleri Bakanlığımız tarafından hassasiyetle takip edilmektedir. Vatandaşlarımız, Bakanlığımız tarafından üretim izni verilen ve denetimleri yapılan ambalajlı suları güvenli şekilde tüketebilir” denildi.

Haberin Devamı

Sağlık

Kütahyada Bi̇r Köyde Karanti̇na Sona Erdi̇, Bi̇r Köyde Bi̇r Hafta Uzatıldı

VALİLİK

Haber Giriş:

on

Kütahya’nın Emet ilçesine bağlı Kabaklar köyünde karantina uygulaması kaldırılırken, Şaphane ilçesine bağlı İnceğiz köyünde başlatılan karantina uygulaması Şaphane İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla bir hafta daha uzatıldı.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, yeni tip Korona virüsün (Covid-19) yayılmasını engellemek, sosyal izolasyonu sağlayarak vatandaşların sağlığını korumak için Emet ilçesine bağlı Kabaklar Köyünde 17 Mayıs itibarıyla uygulanan karantinanın sona erdiği belirtildi.

Açıklamada, 17 Mayıs’ta Şaphane ilçesine bağlı İnceğiz köyünde başlatılan karantina uygulamasının ise İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla bir hafta uzatıldığı, İnceğiz köyünde tedbir amaçlı uzatılan karantinanın 7 Haziran 2020 tarihinde saat 24.00’te sona ereceği duyuruldu.

Devam Et

Sağlık

Prof. Dr. Şahi̇n: “Ekonomi̇k Destek Sağlanırsa Aşıyı 6 Aydan Daha Kısa Bi̇r Zamanda Üretebi̇li̇ri̇z”

ALMANYA’DA KORONA VİRÜS AŞI ÇALIŞMALARI YAPAN BİONTECH ARAŞTIRMA ŞİRKETİ SAHİBİ PROF. DR. UĞUR ŞAHİN, “EKONOMİK DESTEK SAĞLANIRSA AŞIYI 6 AYDAN DAHA KISA BİR ZAMANDA ÜRETEBİLİRİZ” DEDİ.

Haber Giriş:

on

Almanya’da korona virüs aşı çalışmaları yapan BioNTech araştırma şirketi sahibi Prof. Dr. Uğur Şahin, “Ekonomik destek sağlanırsa aşıyı 6 aydan daha kısa bir zamanda üretebiliriz” dedi.

Korona virüs salgınına karşı aşı ve ilaç çalışmaları tüm dünyada hız kesmeden devam ediyor. Almanya’nın Mainz kentinde bulunan BioNTech araştırma şirketi sahibi Prof. Dr. Uğur Şahin korona aşısının klinik çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Şahin, geliştirdikleri aşının laboratuvar testleri tamamladığını, klinik testler için onay aldığını açıkladı. Prof. Şahin, 23 Nisan’da klinik çalışmalar için aşıyı ABD ve Avrupa’da gönüllü insanlara uyguladıklarını belirterek, ilk klinik sonuçlarının temmuz ayı başında almayı beklediklerini ifade etti. Şahin, hedeflerinin hem etkili bir aşı geliştirmek hem de yeterince aşı üreterek, dünya çapındaki ihtiyacı karşılamak olduğunu açıkladı.

Prof. Şahin, aşı geliştirme maliyetinin 1,2 ile 1,5 milyar Euro’ya mal olduğunu dile getirdi. Şahin, Alman devletinin projeye finansal destek olmasını beklediğini açıklarken, “Almanya, tarafından ekonomik destek sağlanırsa aşıyı 6 aydan daha kısa bir zamanda üretebiliriz” ifadelerini kullandı. Şahin, aşının seri üretime geçmesi durumunda birlikte çalıştıkları şirketlerin üretim kapasitesine değinerek, 100 milyonlarca kutu aşı üretebileceklerini aktardı.

Şahin, geliştirdikleri aşının hastanın bağışıklık sistemini korona virüse karşı güçlendirmek üzere çalıştıklarını aktarırken, bağışıklık sistemine zarar vermeyecek şekilde aşıyı geliştirmeye çalıştıklarını açıkladı. Prof. Şahin, “Her ilacın mutlaka bir yan etkisi vardır. Biz de en az yan etkiyle aşıyı geliştirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Şahin, aşının geliştirilmesi için gerekli yasal süreç konusunda devletin destek verdiğini belirterek, ABD ve Avrupa’da aşıların imalat süresine gelmesi için en az 18 ay gerektiğini aktardı. Prof. Şahin, şu anda acil durumda olduğumuz için bu süreyi 6 ay gibi kısa bir sürece çekebildiklerini aktardı. Şahin, “Dünya genelinde korona virüse karşı alınan önlemler konusunda devletler ve insanlar üzerine düşen görevi yerine getirdi. Şimdi Covid-19’a karşı bilim insanlarının aşıyı geliştirmesi gerekiyor bizde bunun için çalışıyoruz” dedi.

Prof. Şahin, aşı geliştirme sürecine dair “Gönüllüleri işe alıyoruz ve önce farklı dozlardaki aşıların tolere edilebilirliğini belirliyoruz. İyi tolere edilen bir doz belirledikten sonra, yeterli aşı aktivitesi olup olmadığını kontrol ederiz. Bunlar, esas olarak tolere edilebilirlik ile ilgili bir faz aşı denemesinin yerleşik düzenlemeleridir. Güvenlik ağları var. Deneklere daha yüksek bir doz verilirse, 24 ile 48 saat boyunca tıbbi olarak izlenirler. Yeterli bir gözlem süresinden sonra, test denekleri için dozajın korunmasına, artırılmasına veya belki de azaltılmasına karar verilir” dedi.

Devam Et

Sağlık

Uzmanından Güneşlendi̇kten Hemen Sonra Duş Almayın Uyarısı

DERMATOLOJİ UZMANI DR. UBEYDULLAH DALMIŞ

Haber Giriş:

on

Dermatoloji Uzmanı Dr. Ubeydullah Dalmış, güneşlendikten hemen sonra duş almanın vücuttaki D vitamini sentezini zorlaştırdığını belirterek, “Bu nedenle duş almadan önce en az bir saat beklemeniz önerilir. Bronzlaşma konusunda optimum bir performans istiyorsanız bu süre dört saate kadar çıkabilir” dedi.

Bronzlaşmanın hem sağlık hem de estetik bakımdan insan vücuduna kattığı olumlu etkilerin göz ardı edilemeyeceğini kaydeden Uz. Dr. Dalmış, güneş ışınlarından bilinçsiz yararlanılması durumunda tehlikeli sağlık sorunlarına yol açabileceğini kaydetti. Uz. Dr. Dalmış, “Güneşlendikten hemen sonra duş almak, vücut mekanizmasında oluşan D vitamini sentezinin yavaşlamasına neden olur. Yaz aylarında insanların büyük bir bölümü hem güneşin verdiği enerji için hem de bronzlaşmak için vakit buldukları her anı sahilde ya da havuz kenarında güneşlenerek değerlendirmeye çalışıyor. Sinir ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi konusunda güneş ışınları önemli rol oynamaktadır. Vücudun ihtiyacı olan D vitamini güneşlenirken üretilir. Fakat güneşten yararlanırken bilinçli olmak gerekir. Güneş tarafından üretilen ultraviyole ışınları vücut ile temas ettiği zaman D vitamini üretmeye başlar. Güneş ışınları aynı zamanda, vücut tarafından ultraviyole radyasyonunun etkisi altında üretilmekte olan standartların dışında bir vitamindir. Vücudun günlük ihtiyacı olan D vitamini üretmesi için ihtiyacı olan günlük süre on beş dakikadır” diye konuştu.

“Yaşlılar, hamileler ve kronik rahatsızlığı bulunanlar uzun süre güneş altında kalmamalı”

Yaşlıların, hamilelerin ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların güneş altında uzun süre kalmamaları gerektiğini ifade eden Uz. Dr. Dalmış, “Bunun yanında düzenli olarak ilaç kullananların bazı ilaçların güneş ışınlarına karşı olan duyarlılığı arttırıp alerjiye neden olması riskine karşı, güneşlenmeden önce doktorlarıyla görüşmeleri gerekmektedir. Güneşlenme sırasında vücuda uygulanan bronzlaştırıcı ve koruyucu ürünler vücutta yağlanma ve parlamaya neden olur. Bunun sonucunda doğal olarak, güneşlendikten sonra üstünüzü değiştirmeden duş alma ihtiyacı duyarsınız. Güneşlendikten hemen sonra duş almak vücutta D vitamini sentezini zorlaştırır. Bu nedenle duş almadan önce en az bir saat beklemeniz önerilir. Bronzlaşma konusunda optimum bir performans istiyorsanız bu süre dört saate kadar çıkabilir” şeklinde konuştu.

Güneş cildi yaşlandırıyor

Vücut mekanizmasında yaşlanmanın bronzlaşma ile ilgili olmayan karmaşık bir sürece sahip olduğunu aktaran Uz. Dr. Dalmış, “Güneş ışınlarının yaydığı ultraviyole ışınları cilt üzerinde yaşlanmaya benzeyen etkilere neden olur. Düzenli olarak bronzlaşan bir insanda bulunan ilk kırışık genleri programlandığı zamandan beş, on sene önce ortaya çıkabilmekte. Cilt kalınlaşmaya, yoğunlaşmaya, kurumaya, kırışık ve lekeler oluşmaya başlar. Güneşlenirken cildin yaşlanmaya karşı korunmasını sağlamak amacıyla tatile çıkmadan bir iki gün önce ya da güneşlenme sırasında dört saatte bir E vitamini kapsülleri almanızı öneririz. Güneş altına çıkmadan 15 dakika önce cilt tipinize uygun bir dereceye sahip olan koruma kremi kullanın. Bu kremi güneşlendiğiniz süre boyunca iki saatte bir tekrar uygulayın. Sadece sabah ve akşam saatlerinde güneşe çıkın. Güneş ışınlarının yoğun olduğu öğle saatlerinde cildinizi koruma altına alın. Kum ya da kayalar yerine şezlonga oturun. Adet döngüsünün ikinci aşamasında hormonal değişiklikler oluştuğu için uzun süre güneş altında kalmamaya dikkat edin. Deodorant, parfüm, kolonya gibi bazı maddelerin kimyasal birleşenleri güneş ışınlarının yaydığı ultraviyole radyasyonuna bağlı olarak bozulup, cilt üzerinde yanıklara neden olabileceğinden güneşlenme sırasında kullanmayın. Vücut nemi hızlı bir şekilde kaybolacağından düzenli olarak su için. Güneşlenmeden bir iki saat önce tuzlu yemek ya da soğuk çay içmek önerilir. Güneşlendikten hemen sonra duş almayın. Aç karnına ya da yemek yedikten hemen sonra güneş altına çıkmayın” ifadelerini kullandı.

Devam Et

Trend