#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Salgın bitse de virüs ölmeyecek

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Başhekimi ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Murat Gündüz, şu anda Türkiye’ye çok ciddi miktarda  geldiğini ve kendisinin de 2 doz aşı yaptırdığını belirterek, “Bu en azından 25 milyon insanımızın aşılanması demek. Bahar aylarına kadar toplumun önemli bir kısmı aşılanacaktır. Bu toplumun bağışıklanması anlamına gelecek. Dolayısıyla salgının önü kesilecektir” dedi.

Koronavirüsle mücadele kapsamında salgının önüne geçmek için toplumun önemli bir kesiminin bağışıklanması amacıyla aşı çalışmaları tüm dünyada hızıyla sürüyor. Kendisi de gönüllü olarak 2 doz Çin aşısı yaptıran ÇÜ Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Başhekimi ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Murat Gündüz, “Toplumun önemli bir kısmının bağışıklanması için aşı şart. Ancak bu şekilde salgının üstesinden gelinebilir. Bu nedenle aşı dışında çok fazla şansımız yok” dedi.

Aşının güvenilirliği ve etkinliği ile ilgili çalışmaların devam ettiğini dile getiren Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Murat Gündüz, “Ülkemizde de bu çalışmalar sürüyor. Ben de bu çalışmaya katılan, deneme aşısını yaptıran bireylerden birisiyim. Bu geleneksel, inaktif bir aşı. Geçtiğimiz salgınlarda da aynı teknikle yapılıyor. Şu ana kadar herhangi bir olumsuz, ciddi bir komplikasyon bildirilmedi. Önemli olan ne kadar koruyacağı ve ne kadar süreyle koruyacağıdır. Bunu da zaman içinde öğreneceğiz” diye konuştu.

SALGIN BİTSE DE VİRÜS ÖLMEYECEK

Aşı yaptırmayı düşünmeyenlere uyarılarda bulunan Prof. Dr. Hasan Murat Gündüz, şöyle konuştu:

“Evet, toplumun büyük bir kesimi bu aşıyı yaptırdığında salgın sonlanacak ancak virüs ölmeyecek, virüs bir yere gitmeyecek. Aşı yaptırmayıp bağışıklık kazanmayan bireylerin on binlerce vaka olmasa bile tek tek de olsa bu virüse yakalanma ihtimalleri olacak. Önümüzdeki süreçte de bu riskleri var. Maske, mesafe, hijyen kuralına aşı yaptırmadığı sürece uyum sağlaması gerekecek. Dolayısıyla aşı yaptırmayanların bunu da düşünmesi, virüsün yok olmadığını bilmesi ve virüsün hala aramızda dolaşabileceğini düşünmesi gerekiyor. Toplumun yüzde 60-70’inin aşılanması ya da bağışıklık kazanması son derece önemli. İnsanların ‘Ben yaptırmıyorum, hasta olursam da bu benim sorunum’ dememesi gerekiyor. Bu kişisel bir korunma değil aynı zamanda toplumsal bir görev. Toplumsal korunma açısından, herkes birbirine karşı sorumlu. Kendilerini ve yakınlarının hayatını tehlikeye atmamak için bu sorumluluk gereği aşıyı yaptırmaları bence daha doğru olur.”

YAZ AYLARINA NORMALLEŞEREK DÖNECEĞİZ

Aşılama ile birlikte yaz aylarında normalleşmeye dönülebileceğini kaydeden Gündüz, “Şu anda ülkemize çok ciddi miktarda aşı geliyor. Bu en azından 25 milyon insanımızın aşılanması demek. Ocak ayında başlanırsa bu bir takvim ile olacak. Düzenli, planlı, randevulu bir şekilde olacağını düşünüyorum. Bahar aylarına kadar toplumun önemli bir kısmı aşılanacaktır. Bu toplumun bağışıklanması anlamına gelecek. Dolayısıyla salgının önü kesilecektir. Yaz aylarına çok daha iyi koşullarda normalleşerek döneceğimize inanıyorum” diye konuştu.

Gündem

Motorine bir zam daha yolda! Pompa fiyatına yansıyacak

Haber Giriş:

on

Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası’nın (PÜİS) açıklamasına göre 19 Ekim Salı gününden itibaren geçerli olmak üzere motorine 23 kuruş zam gelmesi bekleniyor. Benzin grubunda ise fiyat değişikliği beklenmiyor.

Bugün litre fiyatı 41 kuruş daha zamlanan motorine, 18 Ekim Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece 23 kuruş daha zam kararı alındı. Zam pompa fiyatına yansıyacak. Zaten motorin, benzin ve LPG’de ÖTV sıfırlanmıştı.

Bugün 14 kuruşu pompa fiyatına yansıyacak şekilde toplamda 37 kuruş zamlanan benzine de zam olasılığı olduğu ancak net rakamın 18 Ekim Pazartesi günü belli olacağı öğrenildi.

Devam Et

Gündem

CHP’li Sarıbal’dan “Dünya Gıda Günü” mesajı

Haber Giriş:

on

CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayınladığı yazılı mesajda, uygulanan tarım politikalarını eleştirerek, “Devlet kamucu bir yaklaşımla, üretimin her alanında çiftçinin yanında olmalı. Çiftçimizi koruyamazsa gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi korumalıyız. Çiftçimizi köyünde mutlu üreticiler halin getirmezsek yarın bugünleri de ararız” görüşünü dile getirdi.

CHP Genel Başkanı Tarım Politikalarından Sorumlu Başdanışmanı Orhan Sarıbal’ın Dünya Gıda Günü mesajı şöyle:

“Bugün Dünya Gıda Günü. Hava ve su ile birlikte canlı yaşamının üçüncü önemli kaynağı olan gıdaya erişimin önemi her zaman bilinmekle birlikte pandemi sürecinde daha da ön plana çıktı. Bugün 800 milyon insanın açlık çektiği dünyada ülkemizde de milyonlarca insanın dengeli ve sağlıklı beslenemediği bilinmektedir. Son yıllarda alım gücünün düşmesi ve artan gıda enflasyonu ile birlikte sağlıklı ve dengeli beslenemeyenlerin sayısında artış gözlenmektedir. Ülkemizde çalışan kesimin %45’ten fazlasının asgari ücretle çalıştığını ve Türk – İş’in verilerine göre açlık sınırının 3 bin lirayı aştığını dikkate aldığımızda, yaşanan tablo olumsuzluğu çok daha net ortaya çıkmaktadır.

Çiftçi kaderine terk edildi

Ancak bir kader değil. Bunu değiştirmek mümkün. Bunun yolu da tarım politikalarının değiştirilmesinden geçiyor. Çiftçimizi koruyup üretimi arttırarak, gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi sağlayabiliriz. Bunun yolu da AKP’nin uyguladığı ithalata dayalı politikaları terk etmekle mümkündür. Bilindiği gibi Cumhuriyetin kuruluşunda ekonominin temelini oluşturan tarım, AKP döneminde kaderine terk edildi. Mevcut siyasal iktidar üretmek yerine ithalatı seçtiği için tarım alanında dışa bağımlı bir ülke durumuna geldik. Bugün tarımsal girdilerin hepsi, stratejik ürün dediklerimiz de dahil olmak üzere tarım ürünlerinin büyük bölümü ithal.

Çiftçi kaderine terk edilmiş durumda. Ürettiği ürünler yüksek girdi maliyetlerini bile karşılayamayan çiftçi her yıl biraz daha yoksullaşıyor. Para kazanamadığı için borçlarını yeni borçla kapatıp her yıl biraz daha borçlanıyor. Bugün çiftçinin bankalara ve piyasaya olan toplam borcu 200 milyar lirayı geçmiş durumda. Bu zengin topraklarda fakirleşen, borcunu ödeyemez durumda kalan çiftçi tarlasını satıp köyünü terk ediyor.

Çiftçinin yanında durması gereken iki kurum Tarım Kredi Kooperatifi ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), çiftçiyi batırmak için el ele vermiş görünüyor. Tarım Kredi Kooperatifi kendi üyesi olan çiftçilerin borçlarına karşılık traktörüne, tarlasına, evine, ineğine haciz gönderirken, TMO yurt içinden aldığının çok daha fazlasını dışarıdan üstelik daha pahalıya alıp içerde ucuza satarak çiftçiyle rekabet ediyor, ürünü para etmesin diye elinden geleni ardına koymuyor.

Devlet çiftçinin yanında yer almalı

Bu tabloyu hızla tersine çevirmezsek gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi kaybederiz. Tarım politikalarını kamucu bir yaklaşımla yürütmeliyiz. Tarım politikalarını belli bir siyasi partinin görüşüne göre değişen politikalar olmaktan çıkarmalı, devlet politikası haline getirmeliyiz. Devlet her aşamasında çiftçisinin yanında olmalı. Çiftçimiz tarlasında, köyünde mutlu üretici haline getirecek politikaları hayata geçirmezsek, yarın bugünleri de arar hale geliriz.”

Devam Et

Gündem

Doğum bildirimi e-Devlet’ten yapılabilecek

Haber Giriş:

on

İçişleri  Bakanlığı, çeşitli nedenlerle sağlık kuruluşunda doğum bildirimi yapamayanların doğum bildirimlerini e-Devlet üzerinden yapabileceğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, 2018 yılında hayata geçirilen e-Doğum uygulaması ile kamu sağlık kuruluşlarında dünyaya gelen ve anne- babaları tarafından isimleri belirlenen çocukların doğum bildirimlerinin nüfus müdürlüklerine gitmeden, doğumun gerçekleştiği sağlık kuruluşunda yapılabilmesine olanak sağlandığı hatırlatıldı. Açıklamada, “Uygulama kapsamında bugüne kadar 81 ilde 235 kamu sağlık kuruluşunda 75 bin 546 adet doğum tescili yapılırken, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları da ailelerin adreslerine ücretsiz olarak gönderildi. Uygulamaya ek olarak e-Devlet sistemi üzerinden ‘Doğum bildirimi başvurusu’ hizmeti sayesinde, çeşitli sebeplerle sağlık kuruluşunda doğum bildirimi yapamayan vatandaşlar artık yurt içinde ve sağlık kuruluşunda dünyaya gelen çocuklarının doğum bildirimlerini e-Devlet kapısı üzerinden yapabilecek. Milyonlarca vatandaşın hayatını kolaylaştıran, kamu hizmetlerinin vatandaşa en kolay ve etkin yoldan, kaliteli, hızlı, kesintisiz ve güvenli bir şekilde sunulmasını sağlayan e-Devlet uygulamasına İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ‘Doğum bildirimi başvurusu’ hizmeti eklendi” denildi.

Bu hizmet ile Türk vatandaşlarının yurt içinde, sağlık kuruluşunda dünyaya gelen ve Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi’ne (MERNİS) gönderilmiş doğum raporu bulunan çocuklarının doğum bildirimlerine ilişkin başvuruların e­-Devlet üzerinden elektronik imzalı olarak MERNİS’e gönderilmesine ve başvurulara istinaden ilçe nüfus müdürlüklerince doğum olaylarının aile kütüklerine tescil edilmesine imkan sağlandığı kaydedildi.

 

Devam Et

Trend