#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Şifa deposu! Kilosu 300 TL

Karaciğer yağlanması başta olmak üzere birçok hastalığa iyi geldiğine inanılan lavanta balı, yoğun ilgi nedeniyle geçen yıla göre 50 TL zamlanarak kilosu 300 TL’den alıcı buluyor.

Türkiye’nin gül bahçesi Isparta, lavanta üretimiyle de adını duyuruyor. Keçiborlu ilçesindeki Kuyucak, Kuşçular, Aydoğmuş, Çukurören ve Ardıçlı köylerinde gerçekleştirilen lavanta üretiminden yılda bin 250 tonun üzerinde çiçek elde ediliyor. Bugüne kadar görsel güzelliği ve kırsal turizme sağladığı katkıyla ön plana çıkan lavanta, bal üreticilerinin de ilgisini çekti. Türkiye’nin farklı bölgelerinden kovanlarını lavanta bahçeleri yakınına getiren bal üreticileri, lavantanın 40 günlük çiçekli döneminde çiçeğin özünden faydalanıyor. Elde ettikleri lavanta balını lavanta tarlalarının hasat döneminde kovanlardan çıkaran bal üreticileri İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerdeki butik alışveriş merkezlerine gönderiyor. Geçen yıl kilosu 250 TL’den satılan lavanta balı yoğun ilgiden dolayı bu yıl 300 TL’den satışa sunuluyor.

‘LAVANTA BALI ŞİFALIDIR’

Yaklaşık 8 yıldır bal üreten Ömer Aral, 100 kovanının ve yaklaşık 1 milyon arısının olduğunu söyledi. Arılarına ‘işçilerim’ diye seslenen Aral, lavanta balının oldukça ilgi gördüğünü ve insanların yeni lezzetleri keşfetmeye buraya geldiklerini söyledi. Son yıllarda lavanta balının Karadeniz’in meşhur Anzer balı kadar ilgi gördüğünü anlatan Aral, “Bölgede su yok, en çok bu zorluyor bizi. Onlar için su taşıyoruz. 100 kovandan 500 kilogram bal elde ediyorum. Lavanta balının tadı ağır değildir. Şifalıdır, özellikle karaciğer yağlanmasına oldukça faydalıdır” dedi. Aral, diğer bölgelerden gelen bal üreticilerinin bölge halkının arılarına hastalık bulaştırdığından da rahatsız olduğunu sözlerine ekledi.

Gündem

FETÖ’nün “mahrem askeri yapılanması”nda bir şüpheliye adli kontrolle serbest kaldı

Haber Giriş:

on

Samsun merkezli 10 ilde düzenlenen operasyonda FETÖ/PDY’nin “mahrem askeri yapılanması”nda yer aldıkları ve örgütün “mahrem imam”larınca kontörlü/ankesörlü telefonlardan ardışık arandıkları tespit edilen 8 şüpheliden biri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına 8 şüpheliden birinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Adliyeye sevk edilen, kapatılan askeri okul öğrencisi S.E.T, çıkarıldığı hakimlikçe hakkında yurt dışı yasağı getirilere adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Diğer 7 şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ/PDY’nin “mahrem askeri yapılanması” içerisinde faaliyet gösterdikleri ve örgütün mahrem imamlarınca kontörlü/ankesörlü telefonlardan ardışık/tekil arandıkları tespit edilen 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışma başlatılmış, 29 Ekim’de, Samsun merkezli Erzurum, Konya, Iğdır, İstanbul, Kahramanmaraş, Kayseri, Ankara, Gaziantep ve Sinop’ta düzenlenen eş zamanlı operasyonda 8 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Devam Et

Dünya

Azerbaycan medyası, Dağlık Karabağ’da öldürülen Ermeni güçlerinin görüntülerini paylaştı

Haber Giriş:

on

Ermenistan’ın saldırılarının ardından karşı harekat başlatan Azerbaycan, çatışmalarda öldürülen Ermeni güçlerine ait görüntüleri paylaştı.

Ermenistan, 27 Eylül’de Azerbaycan’ın sınırlarına yönelik saldırılarını başlattı. Azerbaycan’ın söz konusu saldırılara karşı başlattığı harekatla, Dağlık Karabağ’da bulunan işgal altındaki toprakları geri almaya devam ediyor. Azeri medyası, çatışmalarda öldürülen Ermeni güçlerinin görüntülerini paylaştı.

Devam Et

Gündem

“Bir kadının dahi şiddete uğramasına tahammülümüz yok”

Haber Giriş:

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kadına yönelik şiddete karşı mücadelemizi çok yönlü, bütüncül bir yaklaşım ve sıfır tolerans ilkesiyle yürütüyoruz. Ülkemizdeki tek bir kadının dahi şiddete uğramasına, hakkının, hukukunun, onurunun çiğnenmesine asla tahammülümüz yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) ‘4’üncü Kadın Konferansı’ 25’inci yıl dönümü yüksek düzeyli etkinliğine video mesajla katıldı. Erdoğan mesajında, Pekin Deklarasyonu’nun kabulünden 25 yıl sonra dahi kadın ve kız çocuklarının hakları için bir kilometre taşı olmaya devam ettiğini belirtti. Erdoğan, deklarasyonun yerel, bölgesel ve küresel düzeyde gözden geçirme sürecine büyük önem atfettiklerini belirterek, “Ancak gözden geçirme süreçleri kaydedilen ilerlemenin 1995’te taahhüt edilenin gerisinde kaldığını gösteriyor. Bugünden başlayarak daha fazlasının yapılması gerektiği açıktır. Türkiye olarak son yıllarda kadının sosyal hayattaki rolünün güçlendirilebilmesi için tarihi nitelikte adımlar attık. Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü toplum ilkesinden hareketle kadın ve kız çocuklarının eğitimiyle kadınların iş gücüne katılımını teşvik ettik. Böylece kadın iş gücünü 3 milyon 926 bin kişi artırarak, 10 milyon 686 bine, kadın istihdamını 2 milyon 802 bin kişi artırarak 8 milyon 924 bine çıkardık. Yine bu dönemde kadınların iş gücüne katılma oranı 6,5 puan artarak yüzde 34,4’e yükseldi. Göreve geldiğimizde 6 yaş ve yukarı nüfus içinde kadın okuryazarlık oranı yüzde 79,9 iken bu oran 2019 yılında yüzde 95,3’e ulaştı” dedi.

‘TEK BİR KADININ DAHİ ŞİDDETE UĞRAMASINA TAHAMMÜLÜMÜZ YOK’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadına yönelik şiddete karşı mücadeleyi çok yönlü, bütüncül bir yaklaşım ve sıfır tolerans ilkesiyle yürüttüklerini kaydederek, “Ülkemizdeki tek bir kadının dahi şiddete uğramasına, hakkının, hukukunun, onurunun çiğnenmesine asla tahammülümüz yoktur. Sayın Volkan Bozkır’ın Genel Kurul’un bu yılki çalışmaları ile ilgili belirlediği öncelikler arasında kadınların hayat standartları ve haklarının güçlendirilmesi, hayatın tüm alanlarına eşit katılımlarının sağlanması ve toplumdaki statülerinin yükseltilmesinin de bulunmasını takdirle karşılıyoruz. Sayın Bozkır’a bu anlamlı çalışmasında gereken her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

‘KADIN DOSTU POLİTİKALAR UYGULADIK’

“Öte yandan Covid-19 salgını kadın haklarının aradan geçen 25 yıla rağmen halen ne kadar kırılgan olduğunu göstermiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kadınlar salgından en olumsuz etkilenen toplum kesimlerinin başında yer almıştır. Birçok ülkede kadına yönelik şiddet eylemlerinin tırmandığına, ekonomik ve sosyal olarak kadınların omuzlarındaki yükün daha da ağırlaştığına şahitlik ettik. Türkiye olarak bu süreçte ev içi şiddetin artma ihtimalini dikkate alarak yeni kadın konuk evleri açtık. Böylece müessif hadiseler karşısında mağdurları koruma kapasitemizi daha da güçlendirdik. Ayrıca istihdam önlemleri ve kadın dostu politikalar uyguladık. Sosyal destek hakkı ve özel olarak geliştirilen mobil uygulama ile şiddet ve istismar vakalarının ilgili birimlere anında bildirilmesini sağladık. Kadınların bu zorlu süreçten daha güçlü çıkmasını temin etmek hepimizin sorumluluğudur. Bu yılki gözden geçirmenin 2030 sürdürülebilir kalkınma gündemi kapsamında yapılmasını bu açıdan anlamlı buluyoruz.”

Devam Et

Trend