#

Giriş:

Son Güncelleme:

Ekonomi

Temmuz ayı ihracat rakamları açıklandı

Geride bırakılan temmuz ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,4 artışla 18,6 milyar dolar olurken, bu değer şimdiye kadar ölçülmüş en yüksek temmuz ayı ihracat rakamı oldu.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş birtakım temaslarda bulunmak üzere geldiği Konya’da Temmuz 2022 dış ticaret rakamlarını açıkladı.

Konya Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Bakan Muş, küresel ekonomide Covid-19 salgını ile baş gösteren dengesizliğin, 2 yıldır devam ettiğini ve gelen yeni şoklarla daha da arttığını söyleyerek, “Küresel tedarik zincirlerindeki bozulmalar ve arz-talep dengesizliklerine Ukrayna’daki savaş da eklenmiş; bu durum gerek enerji, gerekse tarım ürünleri fiyatlarında ciddi artışlara neden olarak, küresel enflasyonu rekor seviyelere çıkarmıştır. Buna karşın, enflasyon ile mücadele çerçevesinde alınan önlemler küresel bir yavaşlamayı da beraberinde getirmeye başlamıştır. IMF’nin ‘Kasvetli ve Daha Belirsiz’ başlığıyla geçtiğimiz hafta yayımladığı Küresel Ekonomik Görünüm Raporu, küresel ekonomideki risk ve oynaklıkların arttığını ortaya koymaktadır.

Raporda 2022 yılı küresel ekonomik büyüme tahmini yüzde 3,6’dan yüzde 3,2’ye indirilmiştir. Benzer şekilde, önemli ticaret ortağımız olan Avro Bölgesinin büyüme oranı da 0,2 puan aşağı yönlü güncellenmiştir. Çin ekonomisinin sokağa çıkma yasağı ve derinleşen emlak krizinin bir sonucu olarak bu yıl yüzde 3,3 büyüyeceği öngörülürken, bu oranın pandemi dönemi hariç 40 yıldan fazla bir sürenin en yavaş büyüme hızı olduğu görülmektedir. Küresel ticaret bakımından ise IMF, 2021 yılında yüzde 10,1 düzeyinde olan küresel ticaret hacmi büyümesinin 2022 yılında yüzde 4,1’e gerileyeceğini öngörmüştür. Açıklanan veriler, ilk yavaşlama sinyallerini ortaya koymaktadır. Örneğin, 2022 yılının ilk çeyreğinde yıllık yüzde 1,6 oranında küçülen Amerikan ekonomisi, ikinci çeyrekte de yıllık yaklaşık yüzde 1 oranında daralmış ve teknik olarak resesyona girmiştir” dedi.

“Savaşın küresel etkilerini en aza indirmek için yoğun bir mesai harcıyoruz”

Türkiye’nin, küresel ekonomide yaşanan gelişmelere karşı uluslararası dayanışma ve işbirliğinin önemini her fırsat ve ortamda vurguladığını aktaran Bakan Muş, “Hükümetimiz, özellikle küresel ve bölgesel yönden yıkım ve istikrarsızlıklara neden olabilecek sorunların diplomatik yollarla çözümü için elini taşın altına koymaktadır. Bu çerçevede, ticari diplomasi kanallarını etkin biçimde kullanarak bir yandan ihracatçılarımızın önündeki engelleri tek tek kaldırıyor; diğer yandan da savaşın başta gıda krizi olmak üzere küresel etkilerini en aza indirmek için paydaşlarımız ve muhataplarımız ile yoğun bir mesai harcıyoruz. Bu çabalarımızın meyvelerini almaktan büyük memnuniyet duymaktayız. Küresel tedarik zincirleri çatırdarken, verdiği taahhütleri layıkıyla yerine getiren iş dünyası ile güvenilir bir ticari ortak olduğunu kanıtlayan ülkemiz, jeopolitik konumu ve diplomatik ağırlığını en iyi şekilde kullanarak bölgesindeki istikrara da anlamlı katkılar sunmaya devam etmektedir” şeklinde konuştu.

“Yılın ilk 7 ayında ülkemiz toplamda 144,4 milyar dolar ihracat gerçekleştirmiştir”

Türkiye’nin, ihracatta 2021 yılında yakaladığı başarıyı 2022 yılının ilk 7 ayında da devam ettirdiğini kaydeden Muş, “Geride bıraktığımız Temmuz ayında ihracatımız, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 13,4 artışla 18,6 milyar dolar olmuştur. Bu değer şimdiye kadar ölçülmüş en yüksek Temmuz ayı ihracat rakamıdır. Türkiye, 2022 yılının ilk 6 ayında olduğu gibi, 7. ayda da en yüksek aylık ihracat değerini yakalamış, 7’de 7 yapmış, rekorlar serisini sürdürmüştür. Yılın ilk 7 ayında ülkemiz toplamda 144,4 milyar dolar ihracat gerçekleştirmiştir. Temmuz ayında dış ticaret hacmimiz, geçtiğimiz yıla göre yüzde 28,7 oranında artışla 47,7 milyar dolara yükselmiştir. Temmuz ayı ithalatımız ise 29,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Öte yandan, dolar-euro paritesinde yaşanan gelişmelere ilişkin de bir parantez açmak istiyorum. 2021 Ocak-Temmuz döneminde 1,20 olan euro-dolar paritesi 2022 Ocak-Temmuz döneminde 1,08 olarak gerçekleşmiştir. Önceki yılın paritesi değişmemiş olsa idi; euro cinsinden yapılan ihracatımız, 2022 yılının ilk 7 ayında 7 milyar 96 milyon dolar, ithalatımız ise 5 milyar 429 milyon dolar daha yüksek olacaktı. Dolayısıyla, paritedeki gelişmenin etkisiyle, dış ticaret açığımız ise yaklaşık 1 milyar 667 milyon dolar daha fazla olmuştur. Bu bakımdan, paritenin nominal etkisi dış ticaret açığı üzerinde olumsuz gerçekleşmiştir. Paritedeki bu düşüş dış ticaret dengemiz üzerinde maalesef bir risk unsuru olarak öne çıkmaktadır. Tüm bu dış kaynaklı gelişmelere rağmen, 248,4 milyar dolara ulaşan 12 aylık ihracatımızla, Cumhurbaşkanımızın 2022 yılı sonu için işaret ettiği 250 milyar dolar ihracat hedefine adım adım ilerliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Ülkemizin 2022 yılı büyüme tahmini 1,3 puan artışla yüzde 4’e yükseltilmiştir”

İhracatın ekonominin lokomotifi olmaya devam ettiğini belirten Muş, “Dünyanın en büyük ekonomilerinin tökezlediği bir dönemde 2022 yılının ilk çeyrek büyümesinin yarısından fazlası net mal ve hizmet ihracatı kaynaklı olmuştur. Nitekim, IMF Temmuz ayı raporunda küresel ekonomik büyüme tahminleri düşürülürken, ülkemizin 2022 yılı büyüme tahmini 1,3 puan artışla yüzde 4’e yükseltilmiştir. Gelen öncü verilerden, söz konusu performansın yılın ikinci çeyreğinde de devam ettiğini izlemekteyiz. Sanayi üretimindeki Temmuz 2020’de başlayan yıllık bazlı artış 2022 Mayıs ayında da yüzde 9,1 ile devam etmiştir.

Bu noktada, üretim tarafında hız kesmeden yola devam ederken, bu durumun istihdam verilerine güçlü bir şekilde yansıdığının da özellikle altını çizmek isterim. 2022 Mayıs ayı itibarıyla, pandemi öncesi döneme göre Türkiye ekonomisi, 3 milyon 573 bin ilave istihdam oluşturmayı başarmıştır. İşgücünde de yükselişin sürmesi ve işgücüne katılım oranının serideki en yüksek seviyede olması, ekonomimizdeki güçlü performansın reel sektöre olumlu yansıdığını bize göstermektedir. Önümüzdeki dönemde mal ticaretinin yanı sıra, özellikle turizm ve taşımacılık başta olmak üzere, hizmet ihracatımızın da güçlü bir performans sergilemesini bekliyoruz. Pandemi ile birlikte yaşanan tüm zorlu süreçlerin ardından Rusya-Ukrayna Savaşı ile artan belirsizliklere karşın, önümüzdeki aylarda turizm gelirlerimizde yüksek artışlar öngörmekteyiz.

Nitekim, Haziran ayında ülkemizi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 119 artış göstererek 5,6 milyon kişiye ulaşmış olup, 2019 yılı ile kıyaslandığında pandemiden sonraki en güçlü seviyesine yükselmiştir. Vermiş olduğum rakamlardan da anlaşılacağı üzere, iş insanlarımızın gayretleri ile geçtiğimiz yıl olduğu gibi, 2022 yılında da ihracatın ekonomik büyümemizin ana unsuru olacağına inanıyorum” diye konuştu.

Ekonomi

Bakan Nebati’den KKM açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Kur Korumalı TL Mevduat hesabının ekonomiye önemli bir katkı sağladığını savunarak, “Kur Korumalı TL Mevduat hesabını haksızca eleştirenlerin iyi niyetinden şüphe ediyorum” ifadelerini kullandı.

Haber Giriş:

on

Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Nureddin Nebati tarafından yapılan açıklamada, Kur Korumalı TL Mevduat hesabının vatandaşların tasarruflarını döviz yerine Türk lirasına yatırmasını teşvik etmesi dolayısıyla ekonomiye önemli katkı sağlayan bir enstrüman olduğunu belirtti.

“Kur Korumalı TL Mevduat hesabını haksızca eleştirenlerin iyi niyetinden şüphe ediyorum”

Bakan Nebati, açıklamasına şöyle devam etti:

“Tasarruf sahiplerinin üçte biri döviz yerine bu faydalı yatırım aracını tercih ediyor. Böylece hem ekonomik büyümemize katkı sağlıyor hem tasarruf ediyor hem de döviz kurlarında manipülasyon yapmak isteyen kötü niyetli güçlerin yoluna taş koyuyor. Ülkemizde enflasyonu tetikleyen aşırı kur hareketleri ile mücadelemizde vatandaşlarımızla birlik olmamızı sağlayan en önemli enstrümanlardan biri olan Kur Korumalı TL Mevduat hesabını haksızca eleştirenlerin iyi niyetinden şüphe ediyorum.”

Devam Et

Bursa

Yerel marketlerin gözü Perakende Yasası’nda

Perakende Yasası’nın hayata geçmesinin hem işletmeci, hem de tüketicinin yararına olacağını dile getiren Bursa PERDER Başkanı Haşim Kılıç, Ticaret Bakanlığı’na dosya halinde sundukları taleplerine kulak verilmesini beklediklerini söyledi.

Haber Giriş:

on

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün, TPF Yönetim Kurulu ve PERDER üyeleri ile birlikte Ankara’da Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar’ı ziyaret eden Bursa Perakendeciler Derneği (Bursa PERDER) Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Kılıç, Perakende Yasası ile ilgili talepler ve sektörün sorunları ile ilgili dosya sundu.

‘BAKANLIĞA TALEPLERİMİZİ İLETTİK’

Yüksek maliyetler, lojistik ve hammaddeye erişimde yaşanan sorunların gıdada fahiş fiyat artışını tetiklediğini kaydeden Bursa PERDER Başkanı Haşim Kılıç, “Yerel zincir marketler olarak, minimum kâr marjı ile çalışırken ortalama 15-20 istihdamın getirdiği maliyet yüküne rağmen hizmet sağlamaya devam ediyoruz. Rekabet ortamını bozan bazı faktörler, yerel marketlerin zorlu şartlarda yatırım yapmaları bir yana mevcudu korumalarını da engelliyor. Nihayetinde ülke ekonomisine, tüketicinin cebine olumsuz şekilde yansıyan bu sürecin önüne geçilmesi için Perakende Yasası’nın taleplerimiz dikkate alınarak şekillendirilmesini ve yürürlüğe konmasını bekliyoruz. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar’a da taleplerimizi ve kaygılarımızı içeren bir dosya sunduk. Umuyoruz ki taleplerimiz gözetilerek çalışma güncellenir” diye konuştu.

‘BÜYÜK MARKETLERİN PAZAR GÜNÜ KAPANMASI DÜŞÜNÜLEBİLİR’

Sektörün hassasiyetleri dikkate alınarak yürürlüğe konması beklenen Perakende Yasası’nın uzun süredir askıda olduğunu da vurgulayan Haşim Kılıç, “Daha fazla istihdam sağlamasına rağmen yerel marketlerin haklarının, haksız rekabete karşı gözetilmesi gerekiyor. Onlarca kişiyi istihdam eden yerel marketlere ek istihdam noktasında ayrıcalıklar tanınmalı, kira desteği gibi mekanizmalar da geliştirilmelidir. Ayrıca yerel marketlere tanıtım ve pazarlama konusunda teşvik ve eğitim desteği de sağlanmalıdır. Ayrıca pazar günü yerel-ulusal tüm marketlerin kapalı olması ve o günlerde sadece bakkallar ya da mini marketlerin hizmet vermesi de düşünülebilir” ifadelerini kullandı.

Devam Et

Ekonomi

Buğdayın tarladan değirmene yolculuğu

Muş’ta 17 bin çiftçi tarafından 1 milyon 250 bin dekarda hasadı yapılan buğday, akarsularda yıkanarak değirmenlerde öğütülmek için çeşitli aşamalardan geçiriliyor.

Haber Giriş:

on

Muş’ta geçimlerini çiftçilikle sağlayan vatandaşlar, kışlık ihtiyaçları olan un ve bulgur hazırlıklarına başladı. Hasadı yapılan buğdayları önce akarsularda yıkayarak güneşte kurutan çiftçiler, daha sonra mahsulleri elekten geçirerek, yemeklik ve ekmek pişirimi için hazır hale getiriyorlar. Çeşitli aşamalarda geçirilen buğday, son olarak değirmenlerde öğütülerek una dönüştürülüyor.

Hasadı yapılan buğday elek yardımıyla temizlediklerini ifade eden çiftçilerden Yunus Tekin, “Rüzgarın yardımıyla buğday arasındaki otlar daha güzel ayıklanıyor. Buğdayımızın belli bir miktarını tohumluk olarak ayırıyoruz. Geri kalan kısmını da değirmene götürüp ihtiyaçlarımızı karşılamak için una dönüştürüyoruz. Kış için hazırlık yapıyoruz. İhtiyaç durumunda da 10-20 teneke kaynatıp bulgur yapıyoruz. Unu da tandır ekmeği yapmak için hazırda bulunduruyoruz” dedi.

Buğdayın önce yıkamaya alındığını ve sonrasında ise kurutup değirmene götürüldüğünü anlatan Eşref Yılmaz ise “Değirmende, buğdayın içerisindeki taşları ayırıyorlar. Unun yanı sıra bulgur da yapıyoruz. Buğday 2-3 günlük bir aşamadan geçiyor. Kışa hazırlık için bu çalışmaları yapıyoruz. Bu bizim bir geleneğimiz. Her sene devam ettiriyoruz. 3 nüfuslu bir aileyiz, onun için bize 30 teneke buğday yetiyor. Dışarıdan gelen misafirlerimiz olduğu zaman 50 teneke un da bize yetmiyor. Tandır ekmeği daha güzel ve maliyeti de daha düşük. Bunları göz önünde bulundurduğumuz zaman un tüketmek daha mantıklı geliyor” diye konuştu.

Devam Et

Trend