#

Giriş:

Son Güncelleme:

Ekonomi

Türk-İş açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı

Türk-İş, ocak ayında yoksulluk sınırının 6.543 TL, açlık sınırının ise 2 bin 9 TL olduğunu açıkladı. Türk-İş’in araştırmasına göre ocak ayında gıda harcamaları aylık yüzde 3, 8 arttı.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), 2019 yılı Ocak ayı Açlık Yoksulluk Sınırı raporunu açıkladı.

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.008,66 TL oldu.

Türk-İş’in araştırmasına göre, ocak ayında gıda harcamaları ise aylık yüzde 3,48, yıllık yüzde 24,34 arttı.

TÜRK-İŞ ARAŞTIRMASININ AYRINTILARI ŞU ŞEKİLDE:

“Gıda fiyatlarındaki artış devam ediyor. Yürütülen kampanyalar, piyasaya yapılan müdahaleler çarşı-pazar ve marketlerdeki fiyat artışını önlemedi. Piyasanın “görünmez eli” çalışanın cebindeki parayı kemirmeye devam etti. Özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin harcamalarında ağırlıklı yer kaplayan gıda ürünlerindeki fiyat artışı çalışanların geçim şartlarını olumsuz etkilemeye devam etti. Mutfak harcaması kapsamında günlük tüketimi fazla olan yaş sebze ve meyve fiyatları -ileri sürülen çeşitli nedenlere de bağlı olarak- bu ay tekrar yükseldi.

Oysa TÜRK-İŞ tarafından hesaplanan gıda fiyatları endeksi ile TÜİK tarafından hesaplanan gıda endeksindeki son oniki aylık gelişimin yer aldığı şekilden de görüleceği üzere, piyasaya yapılan müdahale sonucu geçtiğimiz yılın son aylarında gıda fiyatları artışında belirgin bir gerileme yaşanmıştı. Ancak Konfederasyon tespitlerine göre bu ay gıda fiyatlarında tekrar yükselme eğilimi ortaya çıktı.

DÖRT KİŞİNİN SAĞLIKLI VE DENGELİ BESLENMEMESİNİ İÇİN AYLIK YAPILMASI GEREKEN GIDA HARCAMASI 2 BİN 8 LİRA 66 KURUŞ

TÜRK-İŞ (Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu), çalışanların geçim şartlarını otuz iki yıldan bu yana aralıksız olarak her ay düzenli olarak yaptığı “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırması ile ortaya koymaktadır.

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.008,66 TL. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 6.542,88 TL,

Evli olmayan-çocuksuz bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 2.451,97 TL olarak hesaplandı.

TÜRK-İŞ hesaplamasına göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı bir ayda 67,50 TL artış gösterdi. Bunda özellikle yaş sebze ürünlerindeki artışın etkisi fazla oldu. Son bir yıl itibariyle -sadece mutfak harcaması için- 393,17 TL daha fazla harcama yapma gereği ortaya çıktı. İnsan onuruna yaraşır bir yaşam için dört kişilik bir ailenin yapması gereken toplam harcama tutarı ise geçen yılın aynı ayına göre 1.280,70 TL artış gösterdi. Böylece Ocak ayı itibariyle bir önceki aya göre hayat 220 TL daha pahalı duruma geldi.

2019 YILINDA GEÇERLİ OLMAK ÜZERE YÜZDE 26,04 ARTIŞLA AYLIK NET

2.020,90 TL olarak belirlenen bekar bir işçinin asgari ücretindeki artış 417,77 TL olmuştu. Böylece asgari ücret uzun bir aradan sonra dört kişilik bir ailenin açlık sınırı tutarının üstünde belirlenmiş oldu.

Ancak bekar bir işçinin yaşam maliyetini karşılamaktan uzak kaldı.

Milyonlarca işçinin asgari ücret düzeyinde gelir düzeyine sahip olduğu, milyonlarca emeklinin aylık maaşının asgari ücretin altında olduğu bir yapıda, dar ve sabit gelirli kesimlerin geçim ve yaşama şartlarının iyileştirilmesi gündemin öncelikli konusu olmaya devam etti.

TÜRK-İŞ’in verileri temel alındığında “mutfak enflasyonu”ndaki değişim 2019 Ocak ayında şu şekilde gerçekleşti.

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 3,48 oranında arttı.

Yılın ilk ayında fiyatlardaki artış yüzde 3,48 oranında oldu.

Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 24,34 olarak hesaplandı.

Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 17,60 oldu.

Gıda harcaması çalışmasına temel alınan beslenme kalıbında yer alan ürünlerin fiyatları marketten markete, pazarın bulunduğu semte göre değişiklik göstermektedir. Ancak vurgulanması gereken husus ülke genelinde yürütülen “enflasyonla topyekün mücadele” çerçevesinde kimi yerlerde uygulanan indirim artık yerini fiyat artışlarına bırakmaktadır. Bu durum dikkate alınarak bu ay gerçekleşen fiyat değişiklikleri değerlendirilmelidir.

OCAK İTİBARİYLE FİYATLARDA Kİ DEĞİŞİM ŞU ŞEKİLDE OLDU:

Süt, yoğurt, peynir grubunda süt fiyatı artarken, yoğurt ve peynir fiyatında önemli bir değişiklik olmadı. Ancak burada, hesaplamada temel alınan peynirin nispi fiyat düşüklüğü de göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin fiyatı 50 TL olan tulum peyniri, 60 TL olan kaşar peyniri gibi peynir çeşitleri her zaman olduğu gibi hesaplama yapılırken kapsam dışında tutulmaktadır.

Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat ürünlerinin bulunduğu grupta geçen ay 1’er TL ucuzladığı belirtilen kıyma ve kuşbaşı etin kilogram fiyatı aynı seviyede kaldı. Tavuk fiyatında ise artış tespit edildi.

Sakatat fiyatı bu ay yine değişmedi. Balık fiyatında bu ay -hamsi ve istavrite bağlı olarak- biraz artış oldu. Yumurta fiyatı tanede 10 kuruş arttı. Bakliyat ürünlerinde (kuru fasulye, kırmızı-yeşil mercimek, nohut, barbunya vb.) bu ay bazı fiyat ayarlamaları yapıldı ve düşük tutarda da olsa ortalama kilogram fiyatı biraz arttı.

Ortalama yaş sebze-meyve fiyatı mutfak harcamasını bu ay artırdı.

FİYAT ARTIŞLARI SEMT PAZARLARINA OLUMSUZ YANSIDI

Mevsim şartlarının elverişsizliği ve üreticiden toptancı haline yapılan sevkiyatın azalmasıyla açıklanan fiyat artışları semt pazarlarına olumsuz yansıdı. Özellikle ortalama sebze kilogram fiyatının bir önceki aya göre yüzde 25,90 oranında artışla 7,00 TL’ye yükselmesi etkili oldu. Üstelik hesaplamada fasulye, patlıcan, sivri biber gibi kilogram fiyatı 10 TL’nin üstünde olan sebzeler de dikkate alınmadı. Meyve çeşidindeki (7 ürün) azalma fiyata olumlu yansıdı.

Buna rağmen geçen ay 5,22 TL olan ortalama yaş sebze-meyve fiyatı bu ay 6,22 TL olarak hesaplandı. Hesaplama yapılırken -her zaman olduğu gibi- pazarda yaygın bulunan mevsim ürünleri esas alındı. Araştırmada ürünlerin tek tek ağırlığı yerine harcama sepetindeki meyve-sebze tüketiminin toplam miktarından hareket edildi.

Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta ekmek fiyatı maliyetlerdeki artışa ve zam kararı alınmış olmasına rağmen uygulamaya girmedi. Ekmek üreticileri zam için iki ay sonrasına gün verdi. Pirinç, bulgur, un fiyatı düşük oran da olsa artarken irmik fiyatı ortalamada biraz geriledi.

Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden tereyağı fiyatı aynı kaldı, margarin fiyatı ise kampanyayla biraz düşürüldü. Zeytinyağı ile ayçiçeği yağı fiyatı değişmedi. Zeytin fiyatı yeşil ve siyah zeytin ortalaması olarak aynı kaldı. Yağlı tohum (ceviz, fındık, fıstık, ayçekirdeği vb.) ürünleri de indirim kapsamında fiyatı değişmeyen ürünler oldu. Baharat (kimyon, nane, karabiber, vb.) ile şeker, bal, pekmez, salça fiyatı da aynı kaldı. Reçel fiyatı düştü, tuz fiyatı arttı. Çay ve ıhlamur fiyatı ise değişmedi.”

Haberin Devamı

Bursa

Bursa-Özbekistan arasındaki ticari ilişkiler güçleniyor

Özbekistan ve Türkiye arasındaki ticari bağları güçlendirmek, iki ülke arasındaki dış ticareti artırmak için Türkiye’de olan Özbekistan heyeti, Bursa temasları kapsamında Bebe Çocuk Konfeksiyonu Sektörü Sanayici ve İşadamları Derneği’ni (BEKSİAD) ziyaret etti.

Haber Giriş:

on

BEKSİAD dernek merkezinde gerçekleşen ziyarette 17 iş adamından oluşan Özbekistanlı heyeti, BEKSİAD Başkan Yardımcısı Mehmet Raif Uzunboy, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Faruk Yılmaz ve Yönetim Kurulu Üyesi Servet Yılmaz ağırladı.

Ziyarette konuşan Özbekistan’ın Buvayda Belediye Başkanı Saidullaev Maksutali, “Orta Asya’nın son yıllarda parlayan yıldızı olarak öne çıkan bir ülkeyiz. Özbekistan, Türk girişimcilere ve yatırımcılara kapılarını açmış durumda. İki ülke arasında başta ekonomi olmak üzere sosyal ve kültürel alanlarda işbirliklerinin daha da geliştirilmesini istiyoruz. Birçok sektörde yatırımcılara devlet desteklerimiz var. Bunlardan biri de tekstil sektörü. Hazır halde modern fabrika binalarımız sizin gibi değerli yatırımcıları bekliyor. Tekstil sektöründe sizlerin deneyimlerinizden faydalanmak ve işbirliği yapmak hedefindeyiz. Özbekistan, gelişimini sürdüren ve jeopolitik konumuyla da dikkatleri üzerine çeken bir ülke. Sadece bizim iç pazarımıza değil aynı zamanda bizlere komşu olan ülkelere de ürünlerinizi ihraç edebilirsiniz. Bursa’da sadece bir alanda yani bebe giyimi üzerinde çalışan bireylerden oluşan BEKSİAD’ı ve Vişne Caddesi’ni tanıdığımız için mutlu olduk” dedi.

“YURTDIŞINDAKİ YATIRIM OLANAKLARINI DEĞERLENDİRİYORUZ”

BEKSİAD Başkan Yardımcısı Mehmet Raif Uzunboy da, “BEKSİAD özel sektör girişimi olan bir sivil toplum kuruluşudur. Bursa’da ve Türkiye’de bir bütün olarak bebe çocuk konfeksiyonu sektöründe söz sahibi olma yolunda ilerlediğimizi söyleyebilirim. Biz de bu hedefimiz için çalışıyoruz. Üyelerimizle hem yurt içinde hem de yurt dışındaki yatırım olanaklarını değerlendiriyoruz. Yurt dışına birçok ülkeye Türk ürünlerini ihraç ediyoruz. Ülkemizin ihracat rakamlarına katkı yapmak ve dost ve kardeş ülkelerimiz arasında olan Özbekistan’la olan ticari bağlarımızın güçlendirilmesine katkı yapmak istiyoruz. BEKSİAD olarak her zaman tekstil sektörünün gelişimine katkı sağlayacak her türlü faaliyete destek veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Yapılan görülmelerden sonra Özbek heyet Vişne Caddesi’ndeki iş yerlerini ziyaret ederek incelemelerde ve ikili iş görüşmelerinde bulundu.

 

Devam Et

Ekonomi

Gayrimenkulde olağan dışı fiyat artışı mercek altında

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, gayrimenkul sektöründe olağan dışı fiyat artışlarına yönelik kapsamlı bir çalışma başlatıldığını duyurdu. Bakan Nebati, “Gayrimenkul sektöründeki olağan dışı fiyat artışlarını yakından takip ediyoruz, konuyu mercek altına aldık. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız” dedi.

Haber Giriş:

on

Gayrimenkulde fiyat artışına sebep olan etkenler tek tek inceleniyor

Hazine ve Maliye Bakanlığı Risk Analizi Genel Müdürlüğü, kayıt dışı ekonomiyle etkin mücadele kapsamında çalışmalarını sürdürüyor. Bakanlık tarafından gayrimenkul sektöründe fiyat artışına sebep olan etkenler tek tek inceleniyor.
Konuya ilişkin açıklama yapan Bakan Nebati, mali, finansal, tapu ve emlak ilan site verilerinin incelendiğini, analiz ve değerlendirme çalışmalarının kararlılıkla yürütüldüğünü bildirdi.

Bu kapsamda, emlak ilan siteleri vasıtasıyla gayrimenkul sektöründe fiyat artışı ve enflasyona sebep olan etkenler belirleniyor. Suni fiyat artışı yaparak arz talep dengesini bozan, enflasyona sebep vererek piyasayı olumsuz etkileyen, konut satışında elde ettiği geliri doğru beyan etmeyen kişiler ve firmalar tespit ediliyor. Enflasyonist ortam oluşturan ve vergisel yükümlülüklerini yerine getirmeyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında gerekli işlem başlatılması için ilgili kurumlara bilgiler iletiliyor.

Konut satışlarının yanı sıra Emlakçılar da inceleme altında

Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren ve ülke çapında gayrimenkul ilanı veren emlakçılara yönelik yürütülen risk analizi ile birlikte yapılan tespitler sonucu saha denetimlerine de başlanıldı. Çalışmalar neticesinde, emlak piyasasında spekülasyon oluşturan, konut satışlarından elde ettiği gelirini beyan dışı bırakan veya eksik beyanda bulunan, başta tapu harcı olmak üzere vergisel yükümlülüklerini yerine getirmeyen şahıs ve firmaların tespiti de gerçekleştirildi.

Devam Et

Bursa

Çalışan emeklilere kötü haber

Yargıtay, milyonlarca çalışan emekliyi yakından ilgilendiren bir karara imza attı. Yüksek mahkeme; emekli olmasına rağmen çalışmaya devam eden işçinin istifa etmesi halinde, kıdem tazminatının, emeklilik tarihindeki son maaşına göre hesaplanması gerektiğine hükmetti.

Haber Giriş:

on

İş Mahkemesi’nin kapısını çalan emekli işçi, çalıştığı işyerinden kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istedi. Davalı şirket, iddiaları reddetti. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne hükmetti. Kararı davalı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Emsal nitelikte bir karara imza atan Daire, emekli olmasına rağmen çalışan emeklilerin kıdem tazminatı hesaplanma usulüne ilişkin tartışmalara son noktayı koydu.

Kararda;

“Somut olayda, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan yaşlılık aylığı almaya başlamasına rağmen asıl işverene ait işyerindeki çalışmasına kesintisiz çalıştığı ortadadır. Bu çalışmasının istifa ile sonuçlanması sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanamaz ise de emeklilik tarihine kadar geçen süre için kıdem tazminatı alacağına hak kazandığı sonucuna varılmıştır. Mahkemece davacının emeklilik tarihine kadar olan çalışma süresi yönünden kıdem tazminatı alacağına hükmedilmesi yerinde ise de tazminata esas ücretin belirlenmesinde hata yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının emeklilik tarihinden sonraki çalışması istifa ile sona erdiğinden bu döneme ilişkin çalışma süresi ile bu dönem sonundaki ücrete göre kıdem tazminatı hesaplanması yerinde değildir. Kıdem tazminatının hesaplanmasında esas alınması gereken (son) ücret, davacının emeklilik tarihindeki ücrettir. Gerek ücretin, gerekse ücrete ilave edilecek yardımların parasal değeri belirlenirken davacının emeklilik tarihi esas alınmalı, bu tarihteki tazminata esas ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmalıdır. Kıdem tazminatına esas ücretin belirlenmesinde hata yapılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir” denildi.

Devam Et

Trend