Giriş:

Son Güncelleme:

Ekonomi

Türk Mühendisleri Geliştirdi Dünya Sıraya Girdi

Türk mühendislerin geliştirdiği yüzde 100 yerli ve milli kaynaklarla üretilen ateşli silah modifikasyon sistemi T61 sergilendi. Yerli silah aparatına şimdiden ABD, Çin gibi ülkelerden talepler geldiği söyleniyor.

Savunma sanayii alanına inovatif ürünlere bir yenisini daha eklendi. Tamamen yerli ve milli kaynaklarla üretilen ateşli silah modifikasyon sistemi Wattozz T61 tüm özellikleriyle görücüye çıkarıldı. Albayraklar Savunma Sanayi tarafından geliştirilen ateşli silah modifikasyon sisteminin, susturucuya benzer bir dış görünüşü var. Silahlarda geri tepme ve şahlanmayı önlemesinin yanı sıra, merminin çıkış hızını ve etki menzilini artırarak namlu alevini yok ediyor. Sistem, kara savunmasının yanında hava savunmasına da büyük katkılar verebilir. Silahlı drone’larda kullanılan silahlara monte edilecek hedefe seri olarak isabetli atışlar yapılmasını sağlıyor.

Albayrak: “T61’i sektörde bir eksiklik gördüğümüzden dolayı geliştirdik”
Savunma sektörünün zor bir sektör olduğunun altını çizen Albayraklar Group Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Albayrak, “6 yıldır bu sektörün içerisindeyiz. Bir çok proje geliştirdik. T61’i sektörde bir eksiklik gördüğümüzden dolayı geliştirdik. Drone’larda da kullanılacak aparatla şahlanmayı ve geri tepmeyi önledik. Ateşli drone’larda en büyük sıkıntı şahlanma ve geri tepmeydi. Bundan dolayı hedefe nokta atışı yapılamıyordu. Bir hedefe bir mermi atmak gerekirken 50-100 mermi atılıyordu. Şimdi bu aparatla nokta atışı yapılabilecek” diye konuştu.

“Dünyadan talep var”
Wattozz T61’e şimdiden ABD, Rusya ve Çin gibi ülkelerden patent alma teklifleri geldiğini anlatan Albayrak, “Ben patentini satma taraftarı değilim. Bu bizim akademisyenlerimizin, mühendislerimizin ürettiği bir milli projedir. Bu ürünün Türkiye’ye mal olmasını istiyorum. Bu arada tabi Ar-Ge çalışmaları bir maddiyat gerektiriyor. Devletten destek almadan kendimiz yaptık. Bu nedenle lisans hakkını, dost ülkelere vermeyi düşünüyorum” diye konuştu.

Ayçiçek: “Menzili artırıyor”
T61’in takıldığı silahın namlu çıkış hızını ve menzilini artırdığından bahseden Albayraklar Savunma Sanayi CEO’su Sertan Ayçiçek, “Wattozz T61 susturucu formatında üretildi. Bundaki nedenlerden biri T61’in dünyadaki rekorları kıran en iyi susturucu olmasıdır. Wattozz T61’in uyumlu olduğu mühimmat çeşitlerinden bazıları; 22 kalibre-6.35, 7.65, 9.17, 9.19, 5.45, 5.7 NATO, 5.56 NATO, 7.62 NATO’dur” dedi.

Ayçiçek, T61’in dünyadaki örneklerinden ayrıldığını belirterek “Bugüne kadar dünyada mevcut namlu frenleyici, bastırıcı, kompansator, suppessor, alev gizleyen şeklinde adlandırılan aparatlardan farkı; bu aparatlar ‘subsonic’ dediğimiz ses hızının altında ve barut iştikakları düşürülmüş mermilerle uygulanırken, Wattozz T61 bu başarıyı direkt olarak NATO mühimmatlarıyla sağlamıştır. Tüfeklerdeki kontrol ile tabancalardaki kontrol çok farklıdır. Birinde infilak sizden 1 metre ötedeki namlu uzunluğunda patlarken, tabancada bu uzunlun 12 cm’lere kadar düşer. Wattozz T61 tüfeklerde yakaladığı üstün başarıyı tabancalarda da yakalayan dünyadaki ilk ve tek sistemdir” şeklinde konuştu.

Şirketin Wattozz T61 sayesinde İngiltere’nin en prestijli iş dünyası dergilerinden International Finance tarafından ödüle layık görüldüğünü anlatan Ayçiçek, “Silah sanayisinin başlangıcından itibaren 194 ülkede bugüne kadar bu tarz bir ürün geliştirilemedi” dedi.

“T61 drone’lara takılan silahlarda da kullanılacak”
Ayçiçek, Wattozz T61’in sadece kara savunmasına değil hava savunmasına da büyük bir inovasyon getirdiğini vurgulayarak, “Silahlı drone’larda geri tepme ve şahlanma probleminin önüne geçilemiyordu. Bu sorunu çözmek için drone’ların altına ağır stabilizasyon düzenekleri ve profiller kurarlar. Geri tepme ve şahlanma problemlerinden dolayı bu sistemler hedefe seri atış yapamaz. Wattozz T61 bu stabilizasyon düzeneklerin hiç birine ihtiyaç duymadan silahlı drone’larda namlulara takılarak direkt olarak stabilizasyonu sağlar ve seri ateş imkanı verir” şeklinde konuştu.

“Halka satış olmayacak”
Sistemin tamamen yerli ve milli olduğunun altını çizen Albayrak, “Askeriyeyi ilgilendiren bir ürün olduğu için halka satış olmayacak. Ülkemize kazandırdıktan sonra gerekli izinlerden sonra lisans ve teknoloji transferiyle alakalı dost ülkelerle görüşmeler sağlanabilir” diye konuştu.

Yorum için tıkla

You must be logged in to post a comment Login

Haberin Devamı

Ekonomi

Kuşadası Turi̇zmi̇ 1 Hazi̇rana Hazır

KUŞADASI’NDA YAKLAŞIK 2,5 AYDIR KAPALI OLAN OTEL VE PLAJLARIN, SOSYAL MESAFE VE YENİ HİJYEN KURALLARINA GÖRE DÜZENLEMELERİ BÜYÜK ÖLÇÜDE TAMAMLADI.

Haber Giriş:

on

Korona virüs salgınında normalleşme sürecinin başlangıcı olan 1 Haziran Pazartesi günü sahil ve deniz turizmi yasakları kalkıyor. Kuşadası’nda yaklaşık 2,5 aydır kapalı olan otel ve plajların, sosyal mesafe ve yeni hijyen kurallarına göre düzenlemeleri büyük ölçüde tamamlandı. Birçok otel 1 Haziran’da müşteri alımına başlarken, sosyal medyadan da yeni döneme ait reklamlar ve tanıtımlar paylaşmaya devam ediyorlar.

Ülkelerin birbiriyle sınırlarını kapatması ve kısıtlamalar nedeniyle kapanan otel ve plajlar, korona virüsle mücadelede normalleşme sürecinin miladı olarak da kabul edilen 1 Haziran Pazartesi günü itibariyle yeniden açılıyor. Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Kuşadası’nda Çam Limanı’ndan Davutlar ve Güzelçamlı’ya kadar sahillerde otellerin büyük bir bölümü de 1 Haziran’dan itibaren başlayacak olan yeni döneme hazır hale getirildi. Korona virüs tedbirleri kapsamında daha önce hazırlıklar bitirilirken, işletmeciler 1 Haziran itibariyle hareketliliğin artmasını beklemeye başladı.

Kuşadası’nda 149 otel hizmet veriyor

Kuşadası’nda bakanlık işletme belgeli 9 bin 918 oda ve 20 bin 872 yatak kapasiteli toplam 62 otel ve tatil köyü ile yine işletme belgeli 1 marina, 1 kongre merkezi, 1 su parkı ve 6 restoran bulunuyor. Kuşadası merkezi ile Davutlar ve Güzelçamlı’da ayrıca 5 bin 961 oda ve 14 bin 81 yatak kapasiteli belediye belgesiyle işletilen 149 otel hizmet veriyor. Kuşadası’nda bakanlık ve belediye belgeli konaklama tesislerindeki toplam yatak sayısı ise 34 bin 953 olurken, toplamda 211 konaklama tesisinde 15 bin 879 oda bulunuyor.

Sosyal mesafe kurallarıyla sağlıklı turizm

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yayınladığı kriterler ve ’Sağlıklı Turizm Sertifikası’ programı çerçevesinde bütün oteller 1 Haziran’dan itibaren yeni hijyen ve sosyal mesafe kurallarına yönelik hazırlıklarını büyük ölçüde tamamladı ve sertifika için başvurular da başladı. Yeni dönemde tüm oteller girişte bütün müşteri ve çalışanlarının ateşini ölçecek. Ateşi ölçülen müşteriler, otel girişindeki dezenfektan tüneli ve termal kameralarla kontrolden geçecek. Birçok otelde artık odaları açan kart veya anahtar kullanılmayacak. Bazı oteller ise kartları tek kullanımlık olarak müşterilerine sunacak. Otel resepsiyonları görevli ve müşteri arasında camekanla kapatılıyor. Karekod sistemi kullanan müşterinin cep telefonuna yapılan yükleme ile müşteri resepsiyondaki bilgisayar ekranına cep telefonundaki karekodu okutarak, odasına giriş için sistemini aktif hale getirebilecek.

Odasına çıkan turist, kapıya hiç dokunmadan yine cep telefonundaki QR kodu okutunca kapı otomatik açılıyor. Oda içinde ise tüm elektronik düğmeleri ve klima QR kodla dokunmadan yönetiliyor. Odaya servis ve temizlik hizmeti istediğinde de cep telefonundaki butonlarla talebini elektronik ortamdan iletebiliyor. TV kumandaları tek kullanımlık paketler içinde. Yatak ve yastıklarda sıvı geçirmez tek kullanımlık alezler bulunuyor. Banyo ve odadaki diğer birçok eşya da yine tek kullanımlık paketler halinde sunuluyor. Otellerde en çok tartışma konusu olan açık büfe uygulaması devam edecek. Ancak müşteri eskiden olduğu gibi kaşık, kepçe veya maşa kullanarak yemeğini kendisi alamayacak. Restoran alanı da yine sosyal mesafe kurallarına uygun kırmızı uyarı çizgileriyle düzenlendi. Müşteri kırmızı çizgiyi geçmemek şartıyla, camekan koruması ardındaki otel görevlilerinden porsiyon halindeki yemeklerden istediğini söyleyecek. Eskiden 8 kişinin oturabildiği masa düzeni de 4 kişiye düşürüldü.

Otellerde girişten itibaren resepsiyon, lobi, asansör içleri, restoranlar, barlar, amfitiyatrolar ve diğer tüm ortak kullanım alanlarında zeminler Türkçe, Almanca, Rusça ve İngilizce olarak uyarıların da bulunduğu 1,5 metre sosyal mesafe kurallarına uygun etiketlerle işaretlendi. Her otel, sahil ve havuz başındaki şezlongları, sosyal mesafe kurallarına uygun, aralarında en az birer metre olacak şekilde düzenlendi. Otellerde korona virüsle ilgili eğitimlerden de geçirilen personeller ise hem maske hem de yüz siperliği kullanıyor.

Devam Et

Ekonomi

Hazırlıkların Tamamlandığı Dünyaca Ünlü Sahi̇lde Yüzde 70 Doluluk Bekleni̇yor

HAZIRLIKLARIN TAMAMLANDIĞI DÜNYACA ÜNLÜ SAHİLDE YÜZDE 70 DOLULUK BEKLENİYOR

Haber Giriş:

on

Antalya’da yaklaşık 2,5 ayın ardından normalleşme takvimiyle birlikte 1 Haziran’dan itibaren açılacak dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili için ilk günde yüzde 70 doluluk oranı bekleniyor. Vatandaşların sahil ve deniz özleminin hat safhada olduğunu ifade eden Konyaaltı Sahili Plaj İşletmeleri Derneği Başkanı Orhan Özer, “Hem denizdeki tuzlu suyun mikroplara karşı etkisi hem de sahilin açık oluşunu göz önüne alarak insanların sahili tercih edeceğini ve yüzde 60-70 arasında doluluk oranı bekliyorum” dedi.

Korona virüs tedbirleri kapsamında kapatılan dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’nde yaz sezonuna ’sosyal mesafeli’ şekilde hazırlanan yeni uygulamanın çalışmalarını model alan işletmeler, çalışmalarını 1 Haziran’a yetiştirmeye çalışıyor. Sahilin giriş kısmındaki alana Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan demo kurulum çalışmalarının bitirilmesinin ardından işletmeler de sosyal mesafe ve dezenfekte kurallarına uygun şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Haziran ayında başlayacak deniz sezonu için 4 gündür hummalı bir çalışma yapan işletmeler, yerli turizmden oldukça umutlu.

Konyaaltı Sahili Plaj İşletmeleri Derneği Başkanı Orhan Özer, sahilde bulunan 33 işletmede hazırlıklarının devam ettiğini aktardı. Covid-19’dan dolayı kapatılan sahillerin yeni hijyen koşullarına göre yeniden düzenlediğini anımsatan Özer, “Misafirlerimizin hem hijyen hem rahatlığı açısından hazırlıklarımız deva etmekte. 1 Haziran’dan itibaren çalışmalarımız bitmiş olacak ve tüm misafirlerimizi ağırlamış olacağız” dedi

Yemek sunumları kapalı ambalajlarda olacak

Belediye ile birlikte yürüttükleri bazı kararlar olduğunu ifade eden Özer, “Şezlonglar arasındaki mesafeleri 1,5 metre olarak ayarladık. İşletmelerin girişinde misafirlerimizin hijyen kurallarına göre karşılayıp o şekilde içeriye alacağız. Her şezlong kullanımında örtüleri değiştireceğiz. Personellerde maske ve eldiven kullanımına dikkat edeceğiz. Yemek sunumlarımızı mümkün oldukça kapalı ambalajlarda servis etmeye çalışacağız” dedi.

İşletmelerin kapalı olduğu süreç içerisinde olumsuz etkilendiğini aktaran Özer, sezonun açılmasıyla birlikte ilk düşüncelerinin sağlık olduğunu, ikinci planda para kazanmak olduğunu belirtti.

“Yüzde 60-70 oranında doluluk bekliyoruz”

Vatandaşların 2,5 aydır sahil özlemi olduğuna işaret eden Tamer, şunları söyledi:

“Bütün sahil yürüyüşe dahi kapalıydı. İnsanlar yürüyüş yapacaktır. Yorulduğunda plajını kullanacaktır. Açık alan olduğu için insanlar kapalı yeri tercih etmeyecektir. Hem denizdeki tuzlu suyun mikroplara karşı etkisi hem de sahilin açık oluşunu göz önüne alarak insanların sahili tercih edeceğini ve yüzde 60-70 arasında doluluk oranı bekliyorum.”

“Çok heyecanlıyız”

Sahilde 3 yıldır işletme sahibi olan Gonca Tamer de, çok heyecanlı olduklarını dile getirerek, “1 Haziran için son 4 gündür çalışmalarımızı son derece hızlandırdık. Hijyen kurallarına son derece önem vererek bunu sürdürüyoruz. Geçen yıl yapmadığımız birçok şeyi, bu yıl artık klasikleştirilecek şekle getirdik. El dezenfektanlarından tutun, fotoselli sabunlukların kullanımı, kişiye özgü tek kullanımlık şezlong üstü anti bakteriyel bezler. Belediyemiz öncelikle bulunmamız gereken alanı sınırlandırdı. Açıklanan protokoldeki mesafeleri GPS ile ölçümünü yaptık. Sahilden 7 metre uzaklıkta olacak şekliyle misafirlerimizin alanlarını belirledik. Bu misafirlerimiz için çok güzel bir ortam sağlayacak. Hem çok iç içe olmayacak, hem rahatlıkla güneşlenip yemeklerini yiyebilecekler. İşletmemiz bölümüne gelen misafirlerimizi ateş ölçerle ağırlayacağız. Maskeleri olmayanlara maske temini sağlayacağız” dedi.

“Öncelik sağlık”

Sosyal mesafe kuralı ve maskenin olmazsa olmazları arasında yer alacağına vurgu yapan Tamer, “Bu da plajlara yeni bir görsellik kazandıracaktır diye düşüyorum. Yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Tamer, sezonun virüs nedeniyle geç açılmasının işletmeleri olumsuz yönde etkilediğini ancak beklentilerinin olduğunu dile getirdi. “Önemli olan sağlık” diyen Tamer, ticari anlamda da ‘zararın neresinden dönülürse kardır’ düşüncesinde olduğunu belirtti.

“Denizi özleyebileceğimiz hiç aklımıza gelmezdi”

0-18 yaş grubunda bulunan kısıtlamanın sahilde oluşması beklenen insan sirkülasyonuna etki edeceğini de sözlerine ekleyen Tamer, “Bu kısıtlama kaldırılmadan anneler, babalar plaja gelemeyecekler. Tek engelimiz şu anda bu. Ancak bu kısıtlama bittikten sonra istenilen düzeyde yerli halkın plajlara geleceğini düşünüyorum. Herkes özlem duyuyor. Antalya’nın içerisinde denizi özleyebileceğimiz hiç aklımıza gelmezdi” diye konuştu.

Devam Et

Ekonomi

Ki̇li̇ste Hububat Hasadı Başladı

KİLİS VE İLÇELERİNDE 2020 YILI HUBUBAT HASADI BAŞLADI.

Haber Giriş:

on

Kilis ve ilçelerinde 2020 yılı hububat hasadı başladı.

Kilis ve ilçelerinde mercimek, arpa, buğday hasadına başlandı. Sulanan arazilerde hasat biraz geç başlayacağı öğrenildi. 2020 yılı hububat hasadı kapsamında Kilis’e gelen biçer döverler, üreticilerin ekili alanlarına girmeye başladı. Bu yıl rekolte beklentilerinin üzerinde olduğu bildirildi. Hububat ekili alanların dönümünde 350-450 kilogram ürün alınması bekleniyor.

Kilis Çiftçi Mallarını Koruma Meclisi Başkanı Mehmet Kara, hububat hasadında rekoltenin beklendiği gibi olduğunu ifade ederek, “Daha fazla verim alabilmek için ’anaç’ tohum istiyoruz. Anaç tohum olmuş olsaydı dönümüne 150 kilogram fazla ürün alırdık. Mercimekte, buğday da, arpada, mısırda anaç tohum olduğu zaman 150 kilo dönümüne fazla ürün alabiliriz. Tahminiz dönüm başına 350-400 kilogram arpa, buğday bekliyoruz. Çiftçilerimiz üretim için ellerinden geleni yapıyorlar. Maliyetler pahayı, daha fazla destek verilmesini talep ediyoruz” dedi.

Devam Et

Trend