#

Giriş:

Son Güncelleme:

Ağrı

Türkiye’nin çatısındaki şapka buzulları eriyor

‘Türkiye’nin Çatısı’ olarak nitelendirilen Ağrı Dağı’nın 4 bin ile 5 bin 137 metre arasında bulunan şapka buzulları, sıcakların etkisiyle eriyor. Dağın eteklerindeki bazı köyler, özellikle aşırı sıcaklarda buzulların erimesi ile sele maruz kalıyor. Ağrı Dağı’na 12 Eylül’de 162’nci tırmanışını gerçekleştiren Erzurum Alpin Doğa Sporları Kulübü Başkanı Mustafa Tekin (42), “‘Türkiye’nin çatısı’ küresel ısınma nedeniyle her geçen gün eriyor. Buzulların yerini artık kara parçaları aldı” dedi.

İran ve Ermenistan sınırında yer alan Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesi ile Iğdır arasında bulunan, 5 bin 137 metrelik yüksekliğiyle Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’nın buzulla kaplı zirvesi, her geçen gün eriyor. Her sene dünyanın dört bir yanından dağcı grup ve turistlerin akın akın geldiği Ağrı Dağı’nın zirvesinde bulunan 10,2 kilometrekarelik alana sahip şapka buzulu; güneyden Ağrı Doğubayazıt’ta Öküz Deresi’ne, kuzeyden ise Iğdır Aralık’ta Cehennem Vadisi’ne kadar uzanıyor. Buzulların erimesi ise en iyi dağcılar tarafından gözlemleniyor. Buzulların erimesini ‘Ağrı Dağı’nın ağlaması’na benzeten, Erzurum Alpin Doğa Sporları Kulübü Başkanı ve dağ kayağı ile tur rehberliği yapan Mustafa Tekin, şunları söyledi:

“Profesyonel dağcı ve dağ rehberiyim. Yaklaşık 23 yıldır Ağrı Dağı’na tırmanıyorum. 200’ün üzerinde faaliyete katıldım. Bu son 23 yılda Ağrı Dağı’ndaki ciddi değişim, gerçekten korkutucu boyutta çünkü inanılmaz hızlı bir şekilde buzullar eriyor. Özellikle son 10 yılda ‘Öküz Deresi’ diye tabir edilen vadi, buzullarla kaplıydı ama şu an tamamen eridi. Buz eriyince alttaki kara parçaları ortaya çıktı ve erime çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Ağrı Dağı’na 4 tırmanış rotası var. 15 yılda bu rotalarda yönüne göre 70 ile 100 metre arasında bir erime oldu. Zaman zaman erimeden dolayı dağın altındaki yerleşim alanlarında sele neden oluyor. Küresel ısınma gerçekten de korkutucu boyutta. Herkes elini taşın altına koyup buna bir çözüm yolu bulmalı. Sanırım bu nesil, buzulların bittiğini görecek. Maalesef durum korkutucu boyutta. Bu hızlı erimeden dolayı zaman zaman sel de olabiliyor. Dere yataklarından çamurlu su, buzul suları geliyor. Maalesef sadece buzullar değil dünyamızı hızlı bir şekilde kaybediyoruz. Bir an önce el ele verip, bu kaybın önüne geçmeliyiz yoksa yaşayacağımız başka bir dünya yok.”

Ağrı

Leyla Aydemir cinayetinde 7 beraat

Haber Giriş:

on

Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in davası, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Davada tutuksuz yargılanan 7 sanık hakkında beraat kararı verildi.

Ağrı şehir merkezinde yaşayan Şükran ve Nihat Aydemir çiftinin çocuğu olan Leyla Aydemir, 2018 yılında Ramazan Bayramı dolayısıyla geldikleri dedesinin yaşadığı Bezirhane köyünde 15 Haziran günü kaybolmuştu. Tüm Türkiye’nin bulunması için seferber olduğu Leyla’nın 18 gün sonra köye 3 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkiinde cansız bedeni bulunmuştu.

Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinde 2 Ekim 2020 günü görülen karar davasında, tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken, tutuksuz 6 sanık hakkında beraat kararı verilmişti. Karar davasının ardından tutuklu amca Yusuf Aydemir de tahliye edildi.

Minik Leyla’nın davası Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 7 sanık hakkında Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin daha önce verdiği kararı bozması sonrası görülmeye başlanmıştı. Sanıklar kararın bozulmasının ardından ikinci kez hakim karşısına çıktılar.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin Mehmet Ali Aydemir, amca Musa Aydemir (28), amca Yusuf Aydemir (42) ve köylülerden Besim Dursun (47) ile eşi Hatun Dursun (55), Ayşe Artam (37) ve eşi Yıldırım Artam (40) hakkında Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin daha önce verdiği kararı bozması sonrası ikinci kez hakim karşısına çıktı.

Duruşmanın başında ailenin avukatı dosyaya ilişkin beyanlarda bulunurken sanık avukatları savunmalarını sundular. Savcı ise mütalaasında Yusuf Aydemir, Mehmet Ali Aydemir ve Besim Dursun’un kasten adam öldürme suçundan tutuklanmasını Ayşe Artam ve Yıldırım Artam’ın yardım etme suretiyle adam öldürme suçundan tutuklanmasına Musa Aydemir ve Hatun Dursun’un ise beraat etmesini istedi.
Mütalaanın ardından mahkeme başkanı kararını açıkladı. Davada tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildi.

Devam Et

Ağrı

Leyla Aydemir davası yeniden başlıyor

Haber Giriş:

on

Ağrı’da yeğeni Leyla Aydemir’i (4) öldürdüğü iddia edilen Yusuf Aydemir, hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet ve 4 yıl hapis cezası kararının Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi tarafından bozulmasının ardından 28 Mayıs’ta yeniden hakim karşısına çıkacak. Dava, ilk duruşmanın görüldüğü Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Ağrı merkezde yaşayan Şükran ve Nihat Aydemir çiftinin 7 çocuğundan 6’ncısı Leyla, Ramazan Bayramı için gittikleri dedesinin yaşadığı Bezirhane köyünde, 15 Haziran 2018’de kayboldu. Bulunması için tüm Türkiye’nin seferber olduğu Leyla’nın, 18 gün sonra köye 3 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkisinde cansız bedeni bulundu. Leyla’nın ölümünün ardından başlatılan soruşturma kapsamında 2’si öz amcaları olmak üzere 7 sanık hakkında dava açıldı.

AMCA CEZA ALDI, 6 SANIK BERAAT ETTİ

Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde, geçen yıl 2 Ekim’de görülen karar duruşmasında amca Yusuf Aydemir, ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘çocuğa karşı cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan da 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Amca Musa Aydemir ile baba Nihat Aydemir’in kuzeni Mehmet Ali Aydemir, köylüleri Besim Dursun, eşi Hatun Dursun ile Yıldırım Artam ve eşi Ayşe Artam ise beraat etti.

MAHKEMENİN BOZMA GEREKÇESİ

Hakkındaki suçlamaları reddeden Yusuf Aydemir ile ilgili karar, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nce bozuldu. Tüm sanıklar hakkında verilen hükümler bozulurken, sanık Yusuf Aydemir’in de tahliyesine karar verildi. Dairenin bozma gerekçesi, gerçek fail veya faillerin tespitinde gereğinin yapılması için Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın mahkumiyetinin kararlaştırılması olarak gösterildi.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAŞSAVCILIĞI’NDAN İTİRAZ

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı, Leyla Aydemir’in amcasının tahliyesiyle ilgili karara itiraz etti. Başsavcılık, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi’ne gönderdiği itiraz dilekçesinde, sanık Yusuf Aydemir’in tahliyesine yönelik verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu bildirildi. Yusuf Aydemir ile maktulün babası arasında uzun zamandır husumet bulunduğu, bunun gizli tanıklar ile tüm dosya kapsamındaki taraf ve tanık ifadelerinden anlaşıldığının vurgulandığı itiraz dilekçesinde, dava dosyasındaki tanık ve gizli tanık beyanlarının birbirini doğruladığı, maktulün son olarak sanık tarafından kaçırıldığı ve akabinde öldürüldüğünün anlaşıldığı ileri sürüldü.

İTİRAZ REDDEDİLDİ

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi kararında, “Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nin istinaf incelenmesi sonucu 21 Aralık 2020 tarih, 2020/2803 Esas ve 2020/2781 Karar sayılı bozma hükmü kararı ile birlikte sanık Yusuf Aydemir’in tahliyesine yönelik kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen itirazın ‘reddine’, kararın itiraz edene Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nce tebliğine, dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesine iadesine, dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı CMK’nın 271’inci maddesi gereğince kesin olmak üzere, 24 Aralık 2020’de oy birliğiyle karar verildi” denildi.

YENİDEN YARGILAMA 28 MAYIS’TA BAŞLIYOR

Türkiye’nin yakından takip ettiği Leyla Aydemir davası, 28 Mayıs’ta ilk duruşmanın görüldüğü Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlanacak. Ağrı Barosu ile barodan yetki alarak, davayı takip eden UCİM avukatlarının vekil kaydının ise silindiği öğrenildi.

Devam Et

Ağrı

Leyla’nın amcasının tahliyesine itiraz reddedildi

Haber Giriş:

on

Ağrı’da, kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’i ‘kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve ‘çocuğa karşı cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan da 4 yıl hapis cezası verilen amcası Yusuf Aydemir’in tahliyesi kararına Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı’nın itirazı reddedildi.

Ağrı kent merkezinde yaşayan Şükran ve Nihat Aydemir çiftinin 7 çocuğundan 6’ncısı olan Leyla, Ramazan Bayramı için gittikleri dedesinin yaşadığı Bezirhane köyünde 15 Haziran 2018 tarihinde kayboldu. Bulunması için tüm Türkiye’nin seferber olduğu Leyla’nın 18 gün sonra köye 3 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkiinde cansız bedeni bulundu. Leyla’nın ölümünün ardından, başlatılan soruşturma kapsamında 2’si Leyla’nın öz amcaları olmak üzere 7 sanık hakkında dava açıldı.

AMCA CEZA ALDI, 6 SANIK BERAAT ETTİ

Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 2 Ekim günü görülen karar duruşmasında amca Yusuf Aydemir, ‘Çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Çocuğa karşı cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan da 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Amca Musa Aydemir, baba Nihat Aydemir’in kuzeni Mehmet Ali Aydemir, köylüleri Besim Dursun, eşi Hatun Dursun, Yıldırım Artam ve eşi Ayşe Artam ise beraat etti.

AMCA TAHLİYE EDİLDİ

Leyla Aydemir’i ‘Kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Çocuğa karşı cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan da 4 yıl hapis cezası verilen amca Yusuf Aydemir ile ilgili karar Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nce bozuldu. Daire tüm sanıklar hakkında verilen hükümleri bozarak, sanık Yusuf Aydemir’in tahliyesine karar verdi. Dairenin bozma gerekçesinde gerçek fail veya faillerin tespiti hususunda gereğinin yapılması için Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi olarak gösterildi.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAŞSAVCILIĞI İTİRAZ ETTİ

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı, Leyla Aydemir’in amcasının tahliyesiyle ilgili karara itiraz etti. Başsavcılık, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi’ne gönderdiği itiraz dilekçesinde, sanık Yusuf Aydemir’in tahliyesine yönelik verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu bildirildi. Yusuf Aydemir ile maktulün babası arasında uzun zamandır süre gelen husumet bulunduğu, bunun gizli tanıklar ile tüm dosya kapsamındaki taraf ve tanık ifadelerinden anlaşıldığının vurgulandığı itiraz dilekçesinde, dava dosyasındaki tanık ve gizli tanık beyanlarının birbirini doğruladığı, maktulün son olarak sanık tarafından kaçırıldığı ve akabinde öldürüldüğünün anlaşıldığı ileri sürüldü.

Başsavcılığın itiraz dilekçesinde şu ifadelere yer vermişti:

“Dosyada bulunan deliller, delillerle desteklenen anlatılan hususlar doğrultusunda sanık Yusuf Aydemir’in evden çıktığında peşinden gelen maktülü kaçırarak sakladığı ve ölümü üzerine serin bir alanda beklettiği, aramaların gevşetilmesi ve köyde normal hayata dönülmesini fırsat bilerek de ceseti dereye attığı, her ne kadar sanık tarafından suçlamalar kabul edilmemiş ise de maktulün babası ile önceye dayalı husumetinin bulunması, taziye evinden kısa bir süre ayrılması ve bu esnada çocuğun son görüldüğü kapıda, çocuğun görülmesinden dakikalar sonra çevreyi gözetler bir şekilde görülmesi, bu andan kısa bir süre sonra çocuğun kaybolduğunun anlaşılmasına rağmen bulunamaması ve anne Şükran’ın olacakları önceden tahmin eder şekilde çocuğuna bir şey yapıldığını anlayarak feryat etmesi, aile içerisinde çocuğun bulunmasını engellemeye yönelik çabalar ile tüm bunların kısa bir zaman aralığında olması göz önüne alınarak sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeter delilin bulunduğu anlaşılmıştır.”

Dilekçenin sonuç ve istem bölümünde, “Sanığa atılı suçun vasıf ve mahiyeti, sanık hakkında mahkumiyete yeter deliller, atılı suçun CMK 100’üncü maddede yer alan katalog suçlardan olması, sanık tarafından yaşadıkları çevre ve ailevi durumları, tanıklara yönelik baskı, delilleri gizleme faaliyetlerinde bulunma ihtimali dikkate alınarak sanık hakkında verilen tahliye kararının itirazen kaldırılması, itirazımızın yerinde görülmemesi halinde itirazın değerlendirilmek üzere Erzurum Bölge Adliye 2’nci Ceza Dairesine gönderilmesi saygıyla arz ve talep olunur” denildi.

İTİRAZ REDDEDİLDİ

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporlarda, kafa, göğüs ve batın boşluğuna nafiz olacak herhangi bir yaralanma tanımlanmadığı, kafa içi kanama, beyin doku harabiyeti, beyin kanaması, iç organ ve büyük damar yaralanması tanımlanmadığı, iskelet sisteminin sağlam olduğu, otopside genital bölgede anüs ve vajen çevresinde travmatik değişim tanımlanmadığı, mevcut verilerle çocuğun ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediğinin belirtildiğini ifade edederek şunları belirtti:

“Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesinin 21 Aralık 2020 tarih, 2020/2803 Esas ve 2020/2781 sayılı kararı ile, tutuklu sanık Yusuf’un üzerine atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin delil elde edilemediği ve bu nedenle sanığın tahliyesine karar verildiği, Dairemizce dosya üzerinde yapılan incelemede; gizli tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, maktulün sanık tarafından alıkonulduğu ve akabinde öldürüldüğüne ilişkin görgüye dayalı doğrudan, açık ve kesin herhangi bir beyanlarının olmadığı, gizli tanıkların somut olayın gerçekleşme şeklinden ziyade aile içerisindeki husumete dair ayrıntılı beyanlarda bulundukları, katılan Şükran, mağdur Nihat ve diğer tanıkların olayın gerçekleşme şekline dair iddiayı destekler mahiyette herhangi bir beyanda bulunmadıkları bu nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesinin 21 Aralık 2020 tarih, 2020/2803 Esas ve 2020/2781 Kararı ile sanık hakkında verilen tahliye kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, Cumhuriyet savcısının itiraz dilekçesinde belirttiği hususların dosya kapsamına uymadığı ve maddi delillerle desteklenmediği anlaşılmakla; itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.”

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2’inci Ceza Dairesi kararında ise, “Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesinin istinaf incelenmesi sonucu 21 Aralık 2020 tarih, 2020/2803 Esas ve 2020/2781 Karar sayılı bozma hükmü kararı ile birlikte sanık Yusuf Aydemir’in tahliyesine yönelik kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen itirazın ‘Reddine’,

Kararın itiraz edene Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesince tebliğine, Dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesine iadesine, dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı CMK’nın 271’inci maddesi gereğince kesin olmak üzere, 24 Aralık 2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi” denildi

Devam Et

Trend