#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Türkiye’nin ilk e-ticaret verileri açıklandı

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye’de elektronik ticaret (e-ticaret) hacminin 2019 yılı itibarıyla 136 milyar lira olarak gerçekleştiğini belirterek, “Bu senenin ilk 5 ayında, özellikle de Kovid-19 salgını sürecinde e-ticaret hacmi, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 48 artışla 63,3 milyar lira olarak gerçekleşti.” dedi.

Pekcan, Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS) Dijital Tanıtım Toplantısı’nda “Elektronik Ticaret Bilgi Platformu” hakkında bilgi vererek, Türkiye’nin ilk kez derlenen e-ticaret verilerini açıkladı.

Bu verilerin bundan sonra sektörle ilgili yapılabilecek tüm analizlerde temel kaynak olacağını vurgulayan Pekcan, “Veri setlerimiz gelecekte daha da çeşitlendirilerek gelişecektir.” diye konuştu.

Bakan Pekcan, şu bilgileri verdi:

“2019 yılı itibarıyla ülkemizde e-ticaret hacmi 136 milyar lira olarak gerçekleşti. 2019 yılı toplam e-ticaret tutarının yüzde 85’i yurt içi harcamalardan, yüzde 9’u diğer ülkelerin ülkemiz e-ticaret sitelerinden yaptığı alışverişlerden, yüzde 6’sı ise vatandaşlarımızın yurt dışı sitelerden yaptığı alışverişlerden oluştu.”

Daha önce e-ticaret hacmi verilerinin 83,5 milyar lira civarında tahmin edildiğini anımsatan Pekcan, hesapların tahminlerin yaklaşık yüzde 64 üstünde çıktığını söyledi.

Pekcan, e-ticaret hacminin 97,5 milyar lirasının (yüzde 71,5’i) kartlı ödemeler, 8,9 milyar lirasının (yüzde 6,5) kapıda ödemeler ve 29,5 milyar lirasının da havale/EFT ödemelerinden oluştuğunu bildirdi.

Sektörel verileri de paylaşan Pekcan, “e-Ticarette hava yolları sektörü 15,3 milyar lira ile ilk sırayı alırken, bu sektörü giyim, ayakkabı ve aksesuar 13,8 milyar lira, beyaz eşya ve küçük ev aletleri sektörü 13,3 milyar lira, seyahat sektörü 9,3 milyar lira, elektronik 8,5 milyar lira, yemek sektörü ise 5 milyar lira işlem hacmiyle takip etti.” ifadelerini kullandı.

Hava yolları ve seyahat sektörleri kapsam dışında bırakıldığında ise e-ticaret hacminin 111,4 milyar lira olduğuna dikkati çeken Pekcan, şu değerlendirmede bulundu:

“Sipariş sayıları bakımından kartlı işlemler içinde e-ticaretin payını analiz ettiğimizde, yazılım sektörü yüzde 75 ile ilk sırayı alırken, bu sektörümüzü çiçekçiliğin yüzde 62, hava yollarının yüzde 60, kitap ve derginin yüzde 51, beyaz eşya ve küçük ev aletlerinin yüzde 50, elektronik sektörünün yüzde 43, seyahatin yüzde 41, araç kiralamanın yüzde 29, giyimin ise yüzde 14’lük orana sahip olduğunu görüyoruz.”

1 milyar 366 milyon sipariş

Pekcan, Türkiye’de şu anda toplam 68 bin 457 işletmenin e-ticaret faaliyeti sürdürdüğüne işaret ederek, işletme sayısının en fazla olduğu ilin yüzde 46 ile İstanbul olduğunu dile getirdi.

Bunun yanında e-ticarete kayıtlı işletmelerin yüzde 84’ünün tüccar ve sanayici, yüzde 16’sının ise esnaf işletmesi olduğunu belirten Pekcan, e-ticaret yoluyla gerçekleşen alışverişlerin yüzde 36’sını İstanbul, yüzde 9’unu Ankara, yüzde 6’sını ise İzmir’de yaşayan vatandaşların yaptığını bildirdi.

Pekcan, ödeme şekilleri açısından bakıldığında internetten kartlı, kapıda ödeme ve havale/EFT kapsamında toplam 1 milyar 366 milyon sipariş verildiğini aktararak, şunları kaydetti:

“Kartlı ödemelerde 532 milyon sipariş, kapıda ödemede 176 milyon sipariş, havale/EFT’de 657 milyon sipariş gerçekleşmiştir. Toplam 136 milyar lira olarak gerçekleşen e-ticaret hacmi bakımından değerlendirildiğinde, bu siparişlerin ortalama sepet tutarı 99,5 lirayı bulmuştur. Bu tutar kartlı ödemelerde 183 lira, kapıda ödemede ise 50 lira olarak karşımıza çıkarken, sektörel olarak hava yollarında 874 lira, giyimde 160 lira, seyahatte 174 lira, elektronikte 126 lira, yemek sektöründe 34 lira, kitap ve dergide 64 lira, çiçekçilikte 82 liradır.”

Her 4 alışverişten biri taksitli

Bakan Pekcan, e-ticaret harcamalarından yüzde 76’sının peşin ödeme yapılarak, yüzde 24’ünün ise taksitli gerçekleştiğini ifade ederek, “Dönemsel olarak satışlara baktığımızda, en yüksek e-ticaret satışlarının kasım ayında gerçekleştiğini görüyoruz. Bunun e-ticaret sitelerimizin indirim ve kampanyalarının yapıldığı dönem olduğunu tahmin ediyoruz. En düşük e-ticaretin de Ramazan ve Kurban Bayramı arifelerinde gerçekleştiğini görüyoruz. e-Ticaretin haftanın ilk günlerinde daha yüksek seyrettiği, haftanın son günlerine doğru gelindiğinde ise düşüş gösterdiği gözlenmiştir.” dedi.

“Kovid-19 döneminde e-ticaret yoluyla gıda alışverişleri 6 kat arttı”

2019 verilerinin yanı sıra henüz işlenmemiş 2020 yılının 5 aylık dönemine ilişkin verileri de açıklayan Pekcan, şunları kaydetti:

“Bu senenin ilk 5 ayında, özellikle de Kovid-19 salgını sürecinde e-ticaret hacmi, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 48 artışla 63,3 milyar lira olarak gerçekleşti. İlk 5 ayda, kartlı işlemlerde en fazla artış gösteren sektörler, yüzde 75 artışla beyaz eşya ve ev aletleri, yüzde 43 artışla giyim, ayakkabı ve aksesuar, yüzde 53 artışla elektronik sektörü, yüzde 95 artışla yazılım sektörü, yüzde 400’ün üzerinde artışla gıda-süpermarket gibi sektörler dikkati çekti. Buna karşın ilk 5 ayda, araç kiralama (yüzde 8), hava yolları (yüzde 40), seyahat-taşımacılık (yüzde 47) ve eğlence-sanat (yüzde 16) gibi sektörlerde geçen sene ilk 5 aya göre düşüş göze çarptı. Özellikle Kovid-19 sürecini kapsayan mart-nisan-mayıs aylarının toplamına bakıldığı zaman, geçen seneye göre e-ticaret kanalıyla gıda-süpermarket harcamalarında 6 kattan fazla, kimyasallarda 2,5 kat, beyaz eşyada 2 kat, bebek bakım harcamalarında 2 kat artış yaşandı. Söz konusu 3 ayda konaklamada yüzde 80, seyahat-taşımacılıkta yüzde 77, hava yollarında yüzde 75 düşüş görüldü.”

Bakan Pekcan, periyodik güncellemelerle söz konusu istatistiklerin yayınlanacağına dikkati çekerek, gelecek dönemde verileri daha da derinleştireceklerini söyledi.

Bu verilerin uluslararası nitelikli diğer verilerle kıyaslama imkanı sunacağını vurgulayan Pekcan, aynı zamanda e-ticaret sektörünün gelişimini yakından takip etme ve buna göre politika önceliklerini belirleme fırsatı sağlayacağını da sözlerine ekledi.

Gündem

Rusya ile uçuşlar bugün başlıyor

Haber Giriş:

on

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “Bugün itibariyle, Rusya ile de uçuşların başlatılması konusunda mutabık kaldık” dedi.

Bakan Karaismailoğlu yaptığı açıklamada, Covid-19 tedbirleri nedeniyle yurt dışı uçuşların durdurulmasının ardından, 11 Haziran itibariyle belirli ülkelere uçuşların başlatıldığını anımsattı. Karaismailoğlu, “11 Haziran itibariyle yeniden başlattığımız yurt dışı uçuşlarımızda 31 ülkeyle seferlere başlamıştık. Bugün itibariyle, Rusya ile de uçuşların başlatılması konusunda mutabık kaldık” dedi.

RUSYA İLK SIRADA

Türkiye ve Rusya Federasyonu arasındaki anlaşma çerçevesinde Türk taşıyıcıları 2019 yılı içerisinde Rusya’daki 18 noktaya haftalık 253 frekans, Rus taşıyıcılar ise Türkiye’deki 7 noktaya haftalık 127 frekans sefer gerçekleştirmek üzere izinlendirildi. 2019 yılı Türkiye turizm istatistiklerinde Rusya Federasyonu 7 milyon 17 bin 657 ziyaretçi ile birinci sırada yer almıştı.

Devam Et

Gündem

15 Temmuz Darbe Girişiminin 10 üst düzey ismi

Haber Giriş:

on

251 vatandaşın şehit olduğu Türkiye tarihinin en karanlık gecelerinden 15 Temmuz için SETA tarafından özel bir kitap hazırlandı. Kitapta, darbe girişimini yöneten 10 üst düzey darbecinin detaylı profilleri yer aldı, faaliyetleri delilleriyle anlatıldı.

15 Temmuz’un üzerinden 4 yıl geçti. Bu süreçte birçok soruşturma tamamlandı, davalarda kararlar çıktı. Açık delillere rağmen suçlarını inkâr eden birçok sanık ağır cezalara çarptırıldı. FETÖ’ye yönelik soruşturmalar halen devam ediyor. Yine bu süreçte birçok kitap ve makale yazıldı. Gün yüzüne çıkan yeni bilgiler ışığında, darbecilerin kanlı yüzleri detaylarıyla ortaya konuldu. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından hazırlanan ‘FETÖ’nün Askeri Kanadı-Genelkurmay Çatı Davası’ adlı kitap da 15 Temmuz sürecine dair dikkat çeken detayları ortaya koyuyor. Kitapta, darbeyi fiilen sevk ve idare eden general, amiral ve albay rütbesindeki 10 eski askerin detaylı profilleri yer alıyor. Dava dosyalarına giren hukuki belgelere dayalı olarak hazırlanan kitapta yer alan profiller ve açıklamalar şöyle:

CUNTACILARIN BİR NUMARASI

Akın Öztürk: Eski orgeneral. Darbe gecesi Akıncı Üssü’ndeydi. Darbeciler tarafından ‘genelkurmay başkanı’ olarak görevlendirilmişti. Darbeye karşı olan üst düzey generallerin Akıncı Üssü’nde rehin tutulduğunu biliyordu. Akıncı’da rahat bir şekilde hareket ediyordu. Darbe girişimine yönelik askeri faaliyetleri koordine etti.

AKINCI’NIN KİLİT İSMİ

Mehmet Dişli: Eski tümgeneral. Darbe girişiminin en kilit isimlerinden biri. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’a darbe girişiminin başladığını haber verdi ve kendilerine katılmasını istedi. Rehin alınan Hulusi Akar ve diğer generallerin Akıncı’ya götürülmesi emrini verdi.

DARBENİN ATAMA LİSTESİNİ HAZIRLADI

Mehmet Partigöç: Eski tuğgeneral. Darbecilerin Genelkurmay Karargâhı’ndaki sorumlusuydu. Darbeciler onu TSK’nın komuta yapısında bulunmayan bir göreve; ‘Genelkurmay 2. Başkanı Yardımcısı’ olarak atamışlardı. Adil Öksüz’ün idaresinde yapılan darbe toplantılarına katıldı. Darbe girişimi için personel atama listesini hazırladı. Darbe girişiminin Genelkurmay ayağını yönetti.

TÜM EYLEMLERİ PLANLAYAN İSİM

Ömer Faruk Harmancık: Eski tuğamiral. Darbenin ‘beyni’ sayılan isimlerden biriydi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda darbe girişimi sürecinde yapılacak bütün eylemleri o planladı. Darbe girişimi gecesi Akıncı Üssü’nde süreci idare edenlerden biriydi.

AKAR’I FETÖ’YLE GÖRÜŞTÜRMEK İSTEDİ

Hakan Evrim: Eski tuğgeneral. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar rehin alındıktan sonra onu Fetullah Gülen ile görüştürmeye çalışan darbeci. Akıncı üssündeki sivil yöneticilerden Kemal Batmaz’a ‘baş selamı’ verdiği görüntüler dosyaya girdi. Ancak Evrim bu görüntüleri inkâr etti. Akıncı’dan kalkan ve Ankara’daki saldırıları yapan savaş uçaklarını koordine etti.

BOMBALARI O ATTIRDI

Ahmet Özçetin: Eski kurmay albay. Akıncı’daki hava harekâtını yönetti. Onun sevk ettiği uçaklar Cumhurbaşkanlığı külliyesini, Meclis’i ve Özel Harekât Daire Başkanlığı’nı bombaladı. O gece yaptığı bütün telsiz görüşmeleri kayıtlara geçti. Davada aleyhine delil oldu.

MİT MÜSTEŞARI OLACAKTI

Gökhan Şahin Sönmezateş: Eski tuğgeneral. Darbe yapılsaydı ‘MİT müsteşarı’ olarak görevlendirilecekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik ele geçirme ve suikast girişiminin de yer aldığı eylemlerden sorumluydu. Marmaris’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan tim ona bağlıydı. Cumhurbaşkanı’na yönelik eylem emrini Özel Kuvvetler’de görevli general Semih Terzi’den aldığını ve darbeye katıldığını itiraf etti.

GENERALLERİN ABİSİ

Kubilay Selçuk: Eski tümgeneral. Akıncı Üssü’nde süreci yöneten en etkili isimlerden biri. Darbe için hazırlanan bildiriyi burada okuyarak prova yaptı. Tanık ifadelerinde ‘İzmir’de görev yapan generallerin abisi’ olarak geçti.

KÖPRÜDE ATEŞ EMRİNİ VERDİ

Muzaffer Düzenli: Eski kurmay albay. İstanbul’daki darbe girişimi faaliyetlerini Akıncı üssünden yönetti. İstanbul’daki bütün planlamaları o yaptı. Boğaz Köprü’sünün kapatılması, toplanan kalabalıkların ateş açılarak dağıtılması ve diğer eylemlerin başlaması talimatlarını verdi. Whatsapp üzerinden verdiği bütün emir ve talimatlar ele geçirildi.

AKINCI ÜSSÜ’NÜN KOORDİNATÖRÜ

Mustafa Avıalan: Eski kurmay albay. Akıncı Üssü’nde darbeyi koordine edenlerden biriydi. Adil Öksüz’ün darbe toplantısına katılmıştı. Darbe girişiminin yaşandığı gece, diğer üst düzey yöneticilerle birlikte süreci koordine etti.

(Hürriyet)

 

 

Devam Et

Gündem

“Darbe gecesi hiç umutsuzluğa kapılmadım”

Haber Giriş:

on

“Polislere uzun namlulu silah verin, darbeci askerleri hiçbir kuruma sokmayın” talimatını ilk veren emekli Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan, darbe girişimini nasıl püskürttüklerini anlattı: “Tüm arkadaşlarıma ‘Bu bir istiklal mücadelesidir, vatanı için canını verenlerle vatan hainlerinin mücadelesidir’ çağrısı yaptım.”

Bu vatan için ölmeye yemin etmişlerdenim. Vatanımızı hainlere teslim etmemek için ‘İşte öleceksek o an, bu an’ dedim kendime. ‘Bu bir istiklal mücadelesidir, vatanı için canını verenlerle vatan hainlerinin mücadelesidir’ çağrısı yaptım” diyor Mahmut Karaaslan. Darbe gecesi, en kritik görev olan Ankara Emniyet Müdürü idi Karaaslan “Polise uzun namlulu silah verin, darbecileri hiçbir kuruma sokmayın” talimatını verip girişimi nasıl püskürttüklerini anlattı.

“O akşam terör, istihbarat, KOM daire başkanlarının da bulunduğu bir yemekteydim. Saat 21.00 sıralarında Genelkurmay Kavşağı’ndan silah sesleri geldiği haberini aldım. İlgili yardımcımı gönderdim, ‘Silah sesleri Genelkurmay Karargâhı içinden geliyor’ diye aradı. Hemen Genelkurmay’ın olduğu noktaya gittim. ‘İçeriye teröristler sızmış’ diye bilgi verilmiş, arkasından içeriden bir subay, ‘Asker cinnet getirdi’ diye bize haber gönderdi. Bir tuhaflık vardı, hemen Genelkurmay Harekât Merkezi’ni aradım, ‘Bize de ne olduğu konusunda bilgi vermiyorlar’ deyince bir şeylerin ters gittiği artık ortadaydı. Vali ve Emniyet Genel Müdürü’nü arayarak ‘Sağlıklı bilgi verilmiyor. İç darbe var sanırım’ dedim. Bunu dediğimde henüz İstanbul’da köprüler kapatılmamıştı. F-16’lar Ankara üzerinde uçuş yapmaya başlayınca ‘Artık tamam’ dedim, ‘bu FETÖ darbesidir’.

Daha hiçbir şey netleşmemişken telsizden Ankara’daki tüm polis teşkilatına ‘Kritik, hassas noktadaki kurumlar ve emniyet müdürlüklerine hiçbir asker sokulmayacak. Ateş edilirse misliyle karşılık verin’ talimatını verdim. Tüm personeli göreve çağırdım. Silah ve mühimmat ihtiyacı olur diye yine telsizden ‘Görevliyi beklemeyin, depoların kapılarını kırın. Herkes uzun namlulu silahları alsın’ emri verdim. Silah ihtiyacı olur diye Emniyet Genel Müdürlüğü’nden kamyonlarla uzun namlulu silahları aldırıp personele dağıtılmasını sağladım. Tüm kritik noktalara arkadaşları yönlendirdim.

Kahramanlar püskürttü

Tümgeneral Arif Çetin (Halen Jandarma Genel Komutanı) aradı, ‘Darbeciler Jandarma Genel Komutanlığı’nı işgal etti’ dedi. 40 kişilik Özel Harekâtçı polis birliğini Beştepe’deki Jandarma Genel Komutanlığı’nı kurtarması için gönderdim. O kahramanlarımız saatlerce darbecilerle çatıştı ve sabaha karşı Jandarma Genel Komutanlığı’nı darbecilerden temizledi. Emniyet Genel Müdürü’ne söyledim, şehir dışındaki tüm Özel Harekâtçı polisler Ankara’ya çağrıldı. Gece 2.00 gibi 2 bin civarında Özel Harekât polisi Ankara’ya geldi. Darbeciler Ankara Emniyet binasına da tankla girmeye çalıştı, buradaki arkadaşlarımız kahramanca çatıştı. Havadan bombalandı, yerden bombalandı, kahraman arkadaşlarımız canı pahasına çatışarak emniyet binamızı darbecilere teslim etmedi.”

“Bu iş tamam” dedim

Darbe gecesi hiç umutsuzluğa kapılmadım. Bu adamları tanıyorum, yüreksiz adamlar. Karşı konulduğunda kaçacak delik ararlar. İlk gözaltına alınan darbecilerin görüntüleri gelmeye başlayınca ‘Bu iş tamam. Hainlerin işi bitti’ dedim. FETÖ’cülerden böyle bir hareket bekliyordum çünkü deşifre olmuş, sıkışmışlardı.

Geçmişte yaptıkları vicdansızlıkları, masum insanları tutsak etmeleri, intihara sürüklemelerine bakınca bunlardan beklenirdi. Gün vatanı kurtarma günüydü, üzülecek zamanımız olmadı. O gece beni en çok etkileyen olaylardan biri Ankara Emniyet Müdürlüğü binasının bombalanmasıydı. Cumhuriyetimizin ve resmi törenlerin sembollerinden biriydi o bina.”

Karaaslan’ın 15 Temmuz gecesi telsizden verdiği bazı talimatlar şöyle:

– Merkez 33.10 konuşuyor… Bize ait binalarda görev alan personel kendini koruyacak şekilde, binayı koruyacak şekilde pozisyon alacak, müdüriyet binamız başta olmak üzere girmek isteyen yabancı unsurlarla gerekiyorsa silahlı çatışmaya girecek, imha edecek, kimse teslim olmayacak.

– Merkez, ateş eden kim olursa olsun, üniformalı filan bakmayacak, asker masker denmeyecek, misliyle karşılık verilecek. Hangi unsurumuz olursa karşılık verecek.

– Merkez 33.10 Genelkurmay civarındaki tüm unsurlarımıza hitap ediyorum, Genelkurmay’ın içine girmeye kimse kalkışmasın. Genelkurmay’ın dış çevresinde konuşlanmamız devam edecek, içeriye resmi, sivil hiçbir personelimiz girmeye kalkışmasın benim talimatım olmadan.

Devam Et

Trend