Giriş:

Son Güncelleme:

Haber

Üç ay arayla düşen UH-1 tipi helikopterler, 2032’ye kadar kullanılacakmış

İstanbul’da üç ay arayla düşen UH-1 tipi helikopterlerin, 2032 yılına kadar kullanılmasının planlandığı belirtildi.

Sözcü’den Zeynep Gürcanlı’nın haberine göre, İstanbul Çekmeköy’da düşen helikopterin kullanım süresinin daha önce tartışma konusu olduğu ortaya çıktı.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, geçen kasım ayında aynı tip helikopterin kaza yapması sonucu Milli Savunma Bakanlığı’na “Helikopterleri TSK envanterinden ne zaman çıkaracaksınız?” diye sorduğunu söyledi. Emir, sorusunun “Süreç 2015’te başladı ve 2032’ye kadar sürecek” diye yanıtlandığını aktardı.

Emir konuya ilişkin olarak bugün yeniden değerlendirmelerde bulundu.

Sicili bozuk bu helikopterleri kullanma ısrarının artık hiçbir şekilde açıklanamayacağını ifade eden CHP’li Emir, “Başta ABD olmak üzere dünya üzerinde pek çok ülke bugün bu tip helikopterleri emekliye ayırmıştır. Her ne kadar yapılan açıklamalarda UH 1’lere toz kondurulmasa da, bunların sadece Türkiye’de değil dünyanın pek çok ülkesinde kullanıldığı, helikopterlerin revizyondan geçirildiği ifade edilse de sicili hayli kabarık olduğu bu son kazayla tescillenmiş helikopterlerin kullanılmasındaki ısrar artık kamuoyunun anlayış ve idrak sınırlarını aşmıştır” dedi.

Emir, ” ‘Biz uyarmıştık’ demek, kurmak istediğimiz son cümle lakin aynı tip helikopterle peş peşe bu kazaların yaşanmasının ‘Acı bir tesadüf’ olarak açıklanamayacağı artık ortadadır. Kazanın sebebinin en kısa sürede ortaya konması gerekliliği bir yana, TSK’nın bu helikopterleri envarterden çıkarma sürecini yeniden gözde geçirmesi gerektiği aşikardır” açıklamasında bulundu.

Haberin Devamı

Haber

Cinsel istismar davasında kararı öğrenince sinir krizi geçirdi!

Antalya’da 10 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılanan apartman görevlisi hakkında beraat kararı verildi. Karara tepki gösteren mağdurun annesi sinir krizi geçirdi.

Haber Giriş:

on

Sanık avukatının, mağdur çocuğun akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti için rapor alınması talebi mahkeme heyetince reddedildi.

Esas hakkındaki mütalaasını yineleyen duruşma savcısı, sanığın “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 18 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılmasını istedi.

Mağdurun annesi F.Y, kızının psikolojik tedavi görmeye devam ettiğini belirterek, “Bedenimizde açılan yara geçti ama ruhumuzdaki yara geçmeyecek. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılarak tutuklanmasını istiyorum.” dedi.

Karar öncesi söz verilen sanık, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini ifade etti.

“MAHKEME ‘DELİL YETERSİZLİĞİ’ DEDİ

Mahkeme heyeti, delil yetersizliğinden sanığın beraatine hükmetti.

Karara tepki gösteren mağdurun annesi sinir krizi geçirdi. Adliyede görevli kadın polislerin güçlükle ikna ederek dışarı çıkardığı anneyi, Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) Başkanı Saadet Özkan sakinleştirmeye ve teselli etmeye çalıştı.

F.Y, sağlık ekibinin müdahalesinin ardından hastaneye götürüldü.

Adliye önünde toplanan kadın ve çocuk istismarıyla mücadele derneklerinin üyeleri, mahkeme kararını protesto etti.

“ADLİ TIP RAPORLARINA RAĞMEN BERAAT KARARI VERİLMESİNİ TEPKİYLE KARŞILIYORUZ”

UCİM Başkanı Özkan, gazetecilere yaptığı açıklamada, adli tıp raporlarına rağmen sanık hakkında beraat kararı verilmesini tepkiyle karşıladıklarını söyledi.

Tüm devlet makamlarına ve Adalet Bakanlığına seslendiğini belirten Özkan, bizzat bu durumla ilgilenilmesi gerektiğini kaydetti.

KARARA İTİRAZ

Muratpaşa ilçesinde bir sitenin apartman görevlisi A.Ö’nün (45), evlerine ders çalışmaya gelen 10 yaşındaki kız çocuğuna 2017’nin Mayıs ayında istismarda bulunduğu öne sürülmüştü. Tutuklu olarak hakim önüne çıkan sanığın, daha sonraki duruşmalarda tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti. Yargılamayı yürüten mahkemenin eski başkanı daha önce davadan çekilmişti.

Devam Et

Haber

Gülben Ergen’den ‘cinayeti azmettirdi’ iddiasına sert tepki

ANTALYA’da, 1988 yılında, Gülben Ergen’in ağabeyi Rıfat Ergen’i öldüren, kendisi de 2005’te öldürülen Gürinan Bayramoğlu’nun ağabeyi Gürcan Bayramoğlu, o dönem mahkemede, kardeşini şarkıcı Ergen’in öldürttüğünü öne sürdü. Ergen ise iddialar ortaya atıldığında, doğru olmadığını söyledi. Bayramoğlu’nu öldürdüğü gerekçesiyle 10 yıl hapis yattıktan sonra 2015’te tahliye edilen, 11 Mart’ta ise emlak zengini Asım Bayram’ı öldürmekten tutuklanan Murat Güneş’in kendisini bir ünlünün azmettirdiğini iddia etmesiyle Gülben Ergen’in adı, tekrar gündeme geldi. Bunun üzerine Ergen’in, Instagram’dan ‘Roma’yı da ben yakmış olabilir miyim?’ paylaşımında bulunması dikkat çekti.

Haber Giriş:

on

Antalya‘da, 22 Ocak’tan beri kayıp olarak aranırken, 11 Mart’ta Kepez ilçesindeki ormanlıkta, 8 parçaya bölünmüş cesedi toprağa gömülü bulunan gayrimenkul zengini Asım Bayram’ın katil zanlıları olarak Murat Güneş, Mevlüt Sağlam ve Medeni Öztaş, gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen 3 kişi, çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp, cezaevine konuldu. Murat Güneş, adliyeye getirilirken, daha önce de cinayet işlediğini, kendisini Türkiye’de tanınan ünlü bir ismin azmettirdiğini ileri sürdü. Cinayeti işlemek için 12 milyon dolara anlaştığını; fakat cinayet sonrası parasının ödenmediğini iddia eden Güneş, ünlü ismin adını açıklamadı. Murat Güneş’in sözlerinin haberlerde yer almasıyla sosyal medyada, ünlü ismin, Gülben Ergen olduğu ileri sürüldü. Gülben Ergen’in, cinayet azmettiricisi olduğuna dair iddia, sanatçının ağabeyi Rıfat Ergen’in öldürülmesiyle ilişkilendirildi.

MAHKEMEDE GÜLBEN ERGEN’İN ADINI VERMİŞTİ
Gülben Ergen’in ağabeyi Rıfat Ergen, 1988 yılında disko işletmecisi Gürinan Bayramoğlu tarafından öldürülmüştü. Gürinan Bayramoğlu ise 27 Temmuz 2005’te Beldibi’nde işlettiği diskonun önünde öldürülmüştü. Gürinan Bayramoğlu’nun ağabeyi Gürcan Bayramoğlu, Murat Güneş’in de aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı duruşmada, kardeşini şarkıcı Gülben Ergen’in öldürttüğünü iddia etmişti. Kardeşinin basit küfürleşme sonucu öldürüldüğüne inanmadığını belirten Bayramoğlu, o dönem mahkemede, şunları söylemişti:
“Ölen kardeşim, 1988’de şarkıcı Gülben Ergen’in ağabeyi Rıfat Ergen’i tabancayla öldürmüştü. 1991 affından çıktı. Bu nedenle kardeşimin Gülben Ergen tarafından öldürülmüş olabileceğini düşünüyorum. Sanıkların da bu işte tetikçilik yaptığını sanıyorum.”

ERGEN ‘İFTİRA’ DEMİŞTİ
İddianın gündeme geldiği dönem, ağabeyi Rıfat Ergen’in kaza kurşunuyla öldüğünü savunan Gülben Ergen ise avukatı aracılığıyla ‘Gürcan Bayramoğlu isimli şahıs tarafından ortaya atıldığı iddia edilen ifade ve beyanlar gerçek dışıdır, asılsızdır. Gülben Ergen’in böyle bir olayla hiçbir ilgisi yoktur, olamaz da. Yazılanlar asılsızdır, iftiradır, çirkindir’ açıklamasında bulunmuştu.

‘ROMA’YI DA BEN YAKMIŞ OLABİLİR MİYİM?’ PAYLAŞIMI
Gürinan Bayramoğlu cinayetinden 10 yıl hapis yatan ve 2015’te tahliye edilen Murat Güneş’in sözlerinin medyaya yansımasının ardından ‘azmettirici’ iddiasının yeniden gündeme gelmesiyle şarkıcı Gülben Ergen, sosyal paylaşım sitesi Instagram’daki hesabından dikkat çeken paylaşımda bulundu. Ergen, fotoğrafını, üzerine ‘Roma’yı da ben yakmış olabilir miyim?’ yazarak, paylaştı.

Devam Et

Haber

Mersin’deki çöken binada ek kat skandalı!

Mersin’in merkez Toroslar ilçesinde gece saatlerinde kolonlarından ses gelmesi üzerine boşaltılan 5 katlı bina çöktü. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, 2 katlı olarak inşa edilen binaya daha sonra üç kat eklendiği öğrenildi.

Haber Giriş:

on

Alınan bilgiye göre, Mevlana Mahallesi 101067 Sokak’taki 5 katlı binada oturanlar akşam saatlerinde kolonlardan sesler gelmesi üzerine binayı boşaltıp, akrabalarının ve komşularının yanına gitti. Boşaltılan bina ise sabah erken saatlerde çöktü.

Olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri her ihtimale karşın enkazda arama kurtarma çalışması yaptı. Aramalarda bina altında kalanın olmadığı belirlendi.

Bu arada binanın sadece birinci ve ikinci katının kullanıldığı öğrenildi.

İKİ KATLI BİNAYA SONRADAN ÜÇ KAT EKLENMİŞ

Bina sahibi Hasan Yakut, gazetecilere yaptığı açıklamada, yengesi ve oğlunun oturduğu binayı kendilerinin yaptığını söyledi.

Binanın normalde 2 katlı olduğunu sonradan üzerine 3 kat çıktıklarını anlatan Yakut, şöyle konuştu:

“Bina 5 kat oldu. Akşam binanın alt kolon demirlerinin dışarı çıktığını gördüm. Çocuklara binayı boşaltmalarını söyledim. Birlikte dışarı çıktık. Beyaz eşyaları da dışarı çıkardım. Çocuklarımız her birimiz bir yerde komşularda yattık. Sabah binanın oynamasını gördüm, bina olduğu yere çöktü. Yani 40 yıllık emeğim bir anda kül oldu gitti.”

Dün binanın durumuyla ilgili zabıtaya bilgi verdiğini belirten Yakut, evi boşaltmalarının söylendiğini sözlerine ekledi.

Devam Et

Trend