#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Van’da kaybolan teknenin yeri tespit edildi

Van Gölü’nde 11 gün önce taşıdığı yaklaşık 60 kaçak göçmenle birlikte battığı belirtilen teknenin yeri tespit edildi. 106,5 metre derinlikte olduğu saptanan tekne ve cenazelerin çıkarılması için çalışma başlatıldı.

Gevaş ilçesine bağlı Altınsaç Mahallesi’nde, 27 Haziran günü saat 22.00 sıralarında, kendi tekneleriyle Van Gölü’ne açılan kuzenler Sedat ve Medeni Akbaş için kayıp ihbarı yapıldı. Alabora olan teknede yüzerek kurtulan Medeni Akbaş, 28 Haziran günü saat 23.00 sıralarında Tuşba ilçesi Çitören Mahallesi yakınlarında bulunarak, jandarmaya götürüldü. Medeni Akbaş’ın verdiği bilgiler doğrultusunda Sedat Akbaş ile yaklaşık 60 kaçak göçmenin bulunduğu teknenin battığı bölgede arama çalışması başlatıldı. Şu ana kadar yabancı uyruklu olduğu değerlendirilen 13 kişinin cansız bedenine ulaşıldı.

106,5 DERİNDE

Bugün yapılan arama çalışmalarında ise batan teknenin yeri tespit edildi. Van Valiliği’nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, tekne ve cenazelerin çıkartılması için gerekli çalışmalara başlandığı belirtildi. Teknenin Çarpanak Adası açıklarında, 106,5 metre derinlikte olduğu ifade edildi.

Van Gölü’nde 11 gündür havadan, karadan, göl yüzeyinden ve su altından sürdürülen arama tarama çalışmalarını Jandarma Asayiş Bot timlerinin Milli Savunma Bakanlığı’ndan gelen 6 kişilik Sualtı Arama timi katılırken, Deniz Kuvvetleri’nden gelen ekip de ‘Yatay Sonar’ ve ‘ROW’ cihazlarıyla geminin yerini tespit etmek için çalışma yürütüyordu.

Çevre

Türkiye’de içecek ambalajlarında ‘depozito’ dönemi

Haber Giriş:

on

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülen Türkiye Çevre Ajansı’nın kurulmasına dair kanun teklifi sayesinde 2022 yılından itibaren içecek ambalajlarında depozito uygulaması başlayacak. Meclis’e kanun teklifini sunan AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı, depozito yönetim sistemi sayesinde yılda 2 milyar TL ülke ekonomisine katkı sağlanacağını belirterek, ”Depozito yöntemi sistemiyle beraber biz, bütün bu içecek ambalajlarını atık haline gelmeden kendi aralarında ayrı ayrı toplanarak temiz hammadde halinde yeniden o şişenin döndürülmesini sağlayacağız. Bu sayede enerjide ciddi şekilde tasarruf edilmiş olacak” dedi.

AK Parti Gençlik Kolları Başkanlığını da yürüten milletvekili Selman Özboyacı’nın öncülüğünde TBMM’ye sunulan Türkiye Çevre Ajansı’nın kurulması ve Çevre Kanunu’nda değişiklikler yapılmasına dair kanun teklifinin, bazı maddeleri Meclis’te görüşüldü. Kanun teklifini değerlendiren Özboyacı, kanun teklifiyle amaçlarının ülke kaynaklarının en verimli ve en doğru şekilde kullanıp gelecek nesillere daha yaşanabilir çevre bırakmak olduğunu kaydetti. Çevrenin siyaset üstü olduğunu ifade eden Özboyacı, şunları söyledi:

”Bugün dünya büyük küresel çevre sorunlarıyla karşı karşıya, bununla toplumlar da, bireyler de mücadele etmek için çeşitli formüller arıyorlar. Bizim de bu kanun teklifini hazırlarken çabamız, ülkemizin kaynaklarını en verimli, en doğru bir şekilde kullanıp, gelecek nesillere çok daha yaşanabilir, çok daha temiz bir çevre bırakmaktır. Çünkü çevre, siyaset üstü bir konudur. Hepimizin geleceğini ilgilendiren bir konu. Bugün verilere baktığımızda dünyada şehirleşme yüzde 54 oranına çıkmış. 30 yıl içinde 2050’lerde yüzde 70’lere çıkacağı öngörülüyor. Bu korkunç bir tüketim demek. Nitekim enerji tüketimi üç katına, hammadde tüketimi iki katına çıkmış durumda. Bu sebeplerle çevreye dair yaptıklarımız geleceğe dair yaptıklarımız ve bunları da kesinlikle ortaklaşa, bir bütün halinde, iş birliği yaparak hareket etmek lazım. Çünkü çevre hepimizin ortak değeridir. Çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız en önemli miraslardan bir tanesidir.”

TÜRKİYE ÇEVRE AJANSI

Kurulması planlanan Türkiye Çevre Ajansı’nın amaç ve faaliyetlerini anlatan Özboyacı, ”Türkiye Çevre Ajansı’nın amaç ve faaliyetlerine baktığımızda; çevrenin iyileştirilmesi, korunması, yeşil alanların korunması, geliştirilmesi, sıfır atık projesinin yaygınlaştırılması, laboratuvarlar kurulmak, müzeler kurmak, bilimsel çalışmalar yapmak. Araştırma uygulama merkezleri kurmak. Bütün basın yayın işlemlerini, tanıtıcı faaliyetlerinde bulunmak. Yurt içi ve yurt dışında özel ve kamu herkesle iş birliği yapabilmek. Kısacası çevreyi içeren bütün konularda alabilecek yapıya büründürülüyor. Ama bizim en çok önemsediğimiz, ajansında ilk iş olarak en çok odaklanması gerekir diye düşündüğümüz depozito yönetim sistemidir” dedi.

Özboyacı, depozito yönetim sistemi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın İstanbul Teknik Üniversitesiyle birlikte 2019 Temmuz ayından itibaren çalışma yaptığını ve kendisinin de 11 aydır bu projenin içinde olduğunu söyledi.

‘DEPOZİTO YÖNETİMİ SİSTEMİYLE, İTHALATTA VE ENERJİDE TASARRUF SAĞLANACAK’

Özboyacı, ”Türkiye’nin geri dönüşüm noktasında attığı büyük adımlar var; ama geri dönüştürülebilir atıkları kendi arasında ayrı toplamadığımız, karışık topladığımız için aslında buradan verimsiz bir ürün elde edilebiliyor. Halbuki biz plastik, cam ve metal şişeleri ayrı ayrı toplayabilsek, inanın bunlar doğrudan hammadde kullanılabilme özelliğine sahip. Depozito yönetim sistemi aslında şunu önceliyor; bugün sektörde baktığımızda plastik şişenin üretimi için yurt dışından granül ithal edildiğini görüyoruz. Cam şişenin üretimi için kuvars dediğimiz, kum dediğimiz materyallerin ithal edildiğini görüyoruz. Hem bunun ithalat masrafı var. Bunun yanında cam şişeyi cam kırığından geri dönüştürmekle, kumdan cam şişe üretmek arasında 5 kat enerji farkı var. Hem ithalata masraf etmek zorunda kalıyoruz hem de ciddi bir enerji üretim kaybı yaşıyoruz her şişenin üretiminde. Depozito yönetim sistemiyle beraber biz, bütün bu içecek ambalajları atık haline gelmeden, kendi aralarında ayrı ayrı toplanarak temiz hammadde halinde yeniden o şişenin döndürülmesini sağlayacağız. Bu sayede ithalatta ve enerjide ciddi bir tasarruf edilmiş olacak” diye konuştu.

‘2022 YILINDA İÇECEK AMBALAJLARINDA DEPOZİTO UYGULAMASI BAŞLAYACAK’

2022 yılında içecek ambalajında depozito uygulamasının başlayacağını belirten Özboyacı, 1 liraya satılan bir şişe suyun üzerine depozito ücreti konularak satılacağını, tüketildikten sonra da geri verildiğinde depozito ücretinin tüketiciye iade edileceğini söyledi. Özboyacı, ”2022 yılının başından itibaren içecek ambalajların girişini zorunlu hale getiriyoruz. Böylece piyasa ürün sürenler, piyasaya sürdükleri ürünlerin depozito bedellerini en başta ajansa yatıracaklar. Daha sonra bunu satacaklar. Satış noktalarından depozito bedeli üzerine konularak paralarını alacaklar. Satış noktaları da, üzerine depozito ücretini koyarak vatandaşa satacak. Bir şu şişesini, meşrubat şişesini alan bir vatandaşımızda, normalde aldığından bir miktar fazlaya aldı, bunu tüketti, geri bu şişeyi otomata atabilir, markete geri verebilir ve bunu yaptığı anda, şişesini geri verdiğinde o fazla ödediği kısmı geri alacak ve aynı ücreti ödemiş olacak. Biz bunu atığın, atık haline gelmeden hammaddeye dönüşmesini sağlamış olacağız. Bu konuda duyarsızlık yapıp, o atığı çöpe atarlarsa kendi depozito bedellerini yakmış olacaklar” dedi.

ÜLKE EKONOMİSİNE YILLIK 2 MİLYAR TL KATKI SAĞLAYACAK

Depozito yönetim sisteminin ülke ekonomisine yıllık 2 milyar TL kaktı sağlayacağını ifade eden Özboyacı, ”Almanya’da, İsveç’te, Hollanda’da, Danimarka’da bu sistem yüzde 92’lerin üzerinde bir başarıyla gerçekleşiyor. Biz de 2022 yılında yüzde 70, 2023 yılında yüzde 80 ve 2024’ten sonra en az yüzde 90 olmak üzere bu içecek ambalajlarının geri dönüşümünü sağlamayı hedefliyoruz. Bu sayede yapılan hesaplara göre yılda 2 milyar lira yıllık ülke ekonomisini katkı sağlanacak. Gayrı safi yurt içi hasılaya ve cari açığa yarım milyar lira azalma öngörüyoruz” dedi.

TÜRKİYE’DE YILDA 200 BİN TON ATIK MOTOR YAĞI

Meclis’e sundukları kanun teklifinde atık motor yağı hakkında da maddenin bulunduğunu belirten Özboyacı, Türkiye’de yılda 200 bin ton atık motor yağının ortaya çıktığını belirtti. Bu atığın sadece 20 bin tonunun geri dönüştürülebildiğini belirten Özboyacı, şöyle konuştu:

”180 bin ton atık motor yağı ya yakılıyor ya da çevreye karışıyor. Halbuki bu yağdan biz baz yağı elde edebiliyoruz. Kalıp yağı ya da gres yağı olarak kullanabiliyoruz. Bugün sektöre baktığımızda yurt dışından atık motor yağından dönüştürülmüş baz yağlarını ithal edildiğini görüyoruz. Halbuki hiç gerek yok. Bizim 180 bin ton atık motor yağımız çevreye karışıyor. Bu maddemizle atık motor yağının çevreye karışmasını önleyip, tamamen geri dönüştürülebilir şekilde izlenmesine, toplanmasına ön ayak oluyoruz. Bundan sonra yetkisi ve lisansı olmayan bir yerde motor yağı değişimi yapılamayacak. O iş yerine denilecek ki; bakın yetki ya da lisans almanız lazım. 60 gün içinde almazsa 10 bin lira ceza uygulanacak. Bu lisans ve belgeyi almak zor değil. Sadece şu iki bilgiyi istiyor bakanlık; ‘Sen ne kadar atık yağ toplayacaksın? Bu topladığın atık yağları ne yapacaksın? Bu iki cevabı verebildikten sonra bütün esnafımız motor yağ değişimini yapabilecek. Yeter ki biz bu motor yağlarını nereye gittiğini izleyebilelim. Buradaki amaç da budur.”

ATIK MADDEYİ YERE ATANA BİN TL CEZA

Özboyacı, ”Çevre ve izin lisanlı almayanlar bütün faaliyetler, süresiz durdurulur diye bir hüküm getiriyoruz. Caydırıcılığı artırmak anlamında idari para cezaları da artırılıyor. Türkiye’nin neresinde olursa olsun herhangi bir atığı yere atanlarla çevreyi kirletenlere bin lira ceza öngörülüyor” dedi.

ÇEVRE ETİKETİ SİSTEMİ

Özboyacı, getirilmesi planlanan çevre etiket sistemiyle de bütün ürünlerin üretiminden, tüketim ve atık haline gelinceye kadarki bütün hikayesinin anlatılacağını söyledi.

ALIŞVERİŞLERDE POŞET YÜZDE 80 AZALDI

Özboyacı, alışverişlerde plastik poşetlerde alınan ücret uygulaması sayesinde poşet alımının azaldığını hatırlattı. Özboyacı, ”Türkiye’de kişi başına yılda 440 tane plastik poşet tüketiliyordu. Bu rakam 90’a düşmüş durumda ve yüzde 80 oranında azalmış” dedi.

Devam Et

Gündem

3 arkadaş soba kurbanı oldu

Haber Giriş:

on

Konya’nın Halkapınar ilçesinde Murat Işıklı (33), Barış İçöz (21) ve Hüseyin Temel (20) adlı arkadaşlar kaldıkları bağ evinde sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatlarını kaybetti.

Olay, Halkapınar ilçesi Büyükdoğan Mahallesi’nde bulunan Murat Işıklı’ya ait bağ evinde yaşandı. Murat Işıklı, arkadaşları Barış İçöz ve Hüseyin Temel ile birlikte ısınmak için kömür sobasını yaktı.

Barış İçöz’ün babası Şeref İçöz, oğlunun eve dönmemesi üzerine saat 04.00 sıralarında bağ evine gitti. Oğlu ile 2 arkadaşını hareketsiz halde bulan ve evin dumanla dolu olduğunu fark eden baba İçöz, jandarma ve sağlık görevlilerine haber verdi. Adrese giden sağlık görevlileri 3 arkadaşın sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenerek, hayatlarını kaybettiğini belirledi.

3 arkadaşın cansız bedeni, otopsi için Ereğli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Devam Et

Gündem

Yol kenarındaki çantadan bebek cesedi çıktı

Haber Giriş:

on

Malatya’da, yol kenarındaki çalılıkta yeni doğan bebek cesedi bulundu.

Dün akşam, Kaynarca Mahallesi Hatunsuyu Caddesi üzerinde yürüyen Hüseyin D., yol kenarındaki çalılık alanda siyah çanta gördü.

Çantayı açtığında da çarşafa sarılı bebek cesediyle karşılaşan Hüseyin D. durumu polise ve sağlık ekiplerine bildirdi.

Gelen sağlık ekipleri, erkek bebeğin yeni doğan olduğunu belirledi. Polis ekipleri bebek cesedini bırakanları kişi ya da kişileri bulmak için araştırma başlatırken, mahallede yaşayanların bilgisine başvurdu.

Devam Et

Trend