#

Giriş:

Son Güncelleme:

Osmangazi

Yağcıbedir Halıları Bursa’da sergileniyor

Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, 3 bin yıllık geçmişe sahip Yağcıbedir El Dokuması Halı ve Yöresel El Sanatları sergisini ziyaret ederek, Sındırgı Belediye Başkanı Ekrem Yavaş’tan, halılar hakkında bilgi aldı.

Tayyare Kültür Merkezi’nde açılan sergiyi ziyaret eden Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Sındırgı Belediye Başkanı Ekrem Yavaş tarafından karşılandı. Sergide yer alan el dokuması Yağcıbedir halıları hakkında Başkan Dündar’a bilgi veren Sındırgı Belediye Başkanı Ekrem Yavaş, yüzde 100 koyun yününden dokunan, boyası ağaç ve bitki köklerinden yapılan ve geçmişi Orta Asya’ya uzanan Yağcıbedir halılarının, yaşayan bir tarih ve kültür hazinesi olduğunu söyledi. Bu kültüre sahip çıkıp yaşatmak için pek çok etkinlik gerçekleştirdiklerini söyleyen Yavaş, “Bu kültürü yaşatmak için Yağcıbedir Halı Festivali’nin bu yıl 22’incisini düzenliyoruz. Halımızı, farklı platformlarda gündemde tutmaya gayret ediyoruz” dedi.

El dokuması Yağcıbedir halısının her bir deseninde, onu dokuyanın hikayesi ve bir sırrının gizli olduğunu ifade eden Sındırgı Belediye Başkanı Ekrem Yavaş, “Bunu gelecek nesillerin anlaması, algılaması, üzerine bastıkları bir halının ne sırlar, ne gizemler taşıdığını öğrenmeleri çok önemli. Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar abimiz bizleri ziyarete geldi. Kendisinin de sanat ve kültürümüzün yaşatılması için ne kadar büyük bir çaba sarf ettiğini biliyorum. Sergimizi ziyaret ederek bizleri onurlandırdılar. Bursalı sanatseverleri, 11 Aralık tarihine kadar açık olan sergimizi ziyaret ederek, Yağcıbedir halısını yakından görüp tanımaya davet ediyorum” diye konuştu.

“Halı Değil, Birer Sanat Eseri”

Balıkesir Sındırgı yöresine has Yağcıbedir halılarının yer aldığı sergiyi ziyaret ederek, Belediye Başkanı Ekrem Yavaş’tan bilgi alan Başkan Mustafa Dündar, “El dokuması halılar, kişilerin sadece tezgahın başına geçip iplikleri dokuyarak elde ettiği bir ürün değil, onu dokuyanın kendi duygularını, kendi kültürünü yansıttığı bir sanat eseri olduğunu söyleyebiliriz. Sındırgı Yağcıbedir halıları da geçmişi Orta Asya’ya uzanan, dokuyanın kendi duygularını nakşettiği desenleri, her birinin kendine has hikayeleri ile çok özel bir halı. Bu sanatın, bu kültürün yaşatılması için böyle etkinlikler düzenleyen Sındırgı Belediye Başkanımız Ekrem Yavaş kutluyorum” dedi.

Haberin Devamı

Bursa

Bursalı doktor organ beklerken hayatını kaybetti

Türkiye genelinde 2014 yılında kadavradan organ bağışı sıralamasında Türkiye Şampiyonu olan Bursa Çekirge Devlet Hastanesi Organ Nakil Koordinatörü Operatör Doktor Timur Didinen, 3 yıldır böbrek yetmezliği sebebiyle nakil beklerken hayata gözlerini yumdu. Vefat edenlerin yakınlarını organ bağışına Kuranı Kerim’deki Maide Suresi’nin 32.ayetiyle ikna eden Op. Dr. Timur Didinen’in 300’ün üzerinde organ nakli yaptığı öğrenildi. 64 yaşında hayata veda eden, görev yaptığı hastaneden gözyaşları ile uğurlanan Timur Didinen’in mesai arkadaşlarına ” Ben asla organ nakli için öncelik talep etmiyorum. Diğer hastalar gibi sıramı bekleyeceğim” dediği ortaya çıktı. Rekortmen doktor böbrek beklerken hayatını kaybetti

Haber Giriş:

on

3 yıl önce şeker hastalığına bağlı olarak böbrek yetmezliği yaşayan Operatör Doktor Timur Didinen 3 yıl önce girdiği böbrek nakil kuyruğunda kendisine uygun bir böbreğin bulunmasını beklerken, hayatını kaybetti. Organ koordinatörlüğü görevinde iken 300’den fazla hastaya uygun böbrek bulup sağlığına kavuşturan 2 çocuk babası rekortmen doktorun hayata vedası, ailesinin yanı sıra, sevenleri, hastaları ve mesai arkadaşlarını yasa boğdu.

Hastanede tören yapıldı

40 yıllık doktorluk hayatını 2021 yılının mart ayında noktalayan Didinen, için 23 yıl çalıştığı Bursa Çekirge Devlet Hastanesi’nde tören düzenlendi. Törene eşi Nilgün Didinen, ikiz okulları Serhan ve Turhan ile akrabaları, meslektaşları ve mesai arkadaşları katıldı. Düzenlenen törenin ardından Arifan Camii’nde cenaze namazı kılınan Didinen’in naaşı Hasköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

“300’ün üzerinde organ nakline vesile oldu”

Organ Nakli Bursa Bölge Koordinasyon Merkez Sorumlusu Dr. Yavuz Selim Çınar, “Timur Bey ile 10 yılı aşkın süre organ nakli alanında beraber çalıştık. Gerçekten 10 yılı aşkın süredir yüzlerce insanın hayata tutunmasına vesile olmuş birisidir. Yüzlerce insan derken, mübalağa etmiyorum. Yaklaşık 300’ün üzerinde organ nakline vesile olmuş, onların hayata tutunmasına sebep olmuş bir meslek büyüğümüzdür. Gerçekten organ naklinde başarıları tartışılmaz bir insandır. Organ nakli alanında adını altın harflerle Türkiye’deki sağlık tarihine yazdıracak birisidir. Türkiye’nin en başarılı koordinatörlerinden bir tanesiydi. Defalarca Sağlık Bakanlığı, İl Sağlık Müdürlüğü’nden ödüller aldı. Yıllarca Çekirge Devlete Hastanesi’nde birçok insana umut oldu” dedi.

“Kadavra sırasında beklemeyi tercih etti”

Op. Dr. Timur Didinen’nin bir süredir diyabet ile mücadele ettiğini ve organ beklediğini anlatan Dr. Çınar, “Son 3 yıldır aslında hastalığı ağırlaştı’ diyebiliriz. 2 yıldır diyaliz tedavisi görüyordu. 2 yıldır kendisi organ bekleme listesindeydi. Canlı nakil talep etmedi, kadavradan bekleme sırasında beklemek istediğini söyledi. Onunla birlikte birçok organ nakli yaptık ama ne yazık ki kendisine uygun organ çıkmadı. Keşke ona uygun organ bulunabilseydi. Kendisi organ bulunacağına inanıyordu. Bulduğumuz birkaç organ kendisine uymadı. Çok iyi bir insan, iyi bir hekim, iyi bir arkadaş, iyi bir dosttu. Çok üzgünüz, yakınlarına sabırlar diliyorum. Kendisi organ naklinde bizlere hep örnek oldu. Birçok kongrelerde onu dinledik. Hastalarla iletişimi çok farklıydı. Onu kendimize örnek aldık” diye konuştu.

“Organ veren kişiler kendisine teşekkür ederdi”

Çekirge Devlet Hastanesi Organ Nakil Koordinatörü Tamara Uzun Bal da, Dr. Timur Didinen ile 20 yıldır mesai arkadaşı olduklarını anlatarak, “Organ bağışından önce genel cerrahi de beraber çalışmaya başladık. Daha sonra yoğun bakım sürecinde yollarımız kesişti. Timur beyin bu işe girmesi tamamen gönüllüydü. Organ için bir aile görüşme yaparken, görüşmeye geldi ve bu işi yapacağını söyledi. Çok severek çalıştı, acılı ailelerle görüştükleri zaman bile kendisine teşekkür ederek ayrıldılar. Organ bağışlamanın huzuru ile yanımızdan ayrıldılar. Timur Bey, çok sevilen, danışılan, insanların akıl hocasıydı, herkesin Timur Ağabeyiydi” ifadelerini kullandı.

“Organ nakli için hastaların evine bile giderdi”

Bir anısını paylaşan Tamara Uzun Bal, “Onun kelime dağarcığında ‘İkna’ yoktu. O bilgilendirme derdi. İyi bilgilendirme ve iyi anlatmanın sonucu olarak vefat eden kişinin yakını organ naklini kabul ederdi. Kişilere doğru, dürüst, net bilgi vermeyi savunurdu. İkna kelimesini her dile getirdiğimizde; hiç sevmezdi. Bu iş gönül, bağış işi derdi. İnsanlarla o sinerjiyi yakalardı. Onun babacan bir yanı vardı. Bunun için farklı çaba sarf etmezdi. Samimi ve dürüst olurdu. Organ bağışlasa da bağışlamasa da ailelerle iletişimini canlı tutardı. Hatta bir gün vefat eden kişinin eşi gelememişti. Demirtaş Mahallesi’ne o ailenin evine gidip organ bağışı için konuşmuşluğu var. Bu işe gönül vermişti” dedi.

Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz da, üzüntülerine dile getirerek, “Uzun yıllar bu hastaneye hizmet vermiş. Sadece branşında değil, organ nakli konusunda birçok insana katkı sunmuş bir ağabeyimiz. Kendi görevini tamamladı. Bizden helallik istiyor. Bende öncelikle ailesine, mesai arkadaşlarına, camiamıza, sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin” diye konuştu.

Dua edilmesinin ardından cenaze Arifan Camisi’nde kılınan namazın ardından Hasköy Mezarlığı’na götürüldü

Maide Suresi ile ikna ediyordu

Operatör Doktor Timur Didinen, Bursa Çekirge Devlet Hastanesi’nde 8 yıl önce 10 ayda beyin ölümü gerçekleşen 19 hastadan 10’unun ailesini organ bağışına ikna ederek parmak ısırtan bir başarıya imza atmıştı. Başarının ardındaki sır ise hastane personelinin özenli çalışmasıyla birlikte Maide Suresi’nin muazzam sentezi idi. Hastane bu sayede, Türkiye’de hastaneler arası kadavradan organ bağışı listesinin zirvesinde yer almıştı. O yıl içerisinde beyin ölümü gerçekleşen 10 kişinin ailesini organ bağışına ikna ederek yaklaşık 40 kişiyi hayata döndürdüklerini belirten Çekirge Devlet Hastanesi eski Organ Koordinatörü Op. Dr. Timur Didinen, başarılarının ardında Maide Suresi’nin 32. ayeti olduğunu belirtince bir anda tüm dikkatleri üzerine çekmişti.

Hastane personelinin hasta yakınlarını ikna sürecinde en çok “Dinen sakıncası var mı? Vücut bütünlüğünü bozacak mısınız? Aldığınız organlar kimlere gidecek?” gibi sorularla karşılaştığını anlatan Didinen hastane personelinin en büyük yardımcısının ise Maide Suresi’nin 32. ayeti olduğunu belirterek hassasiyeti yüksek pek çok aileyi Maide Suresi’nin 32. ayetini hatırlatarak organ bağışına ikna ettiklerini anlatmıştı.
Didinen şu şekilde konuşmuştu: “O ayet der ki: ‘Kim bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini hayatını kurtarmak suretiyle yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır.’ Bu ayeti aktarıyoruz hasta yakınlarına. Ardından da bağışlanacak organların başka insanlara yaşam vereceğini, bu yüzden organ operasyonlarını manevi bir ruhla yaptığımızı söylüyoruz.”

Devam Et

Bursa

Osmangazi Belediyesi işçilerinin maaşlarına zam

Bursa’da, Osmangazi Belediyesi ile Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandı.

Haber Giriş:

on

2022-2024 yıllarını kapsayan toplu iş sözleşmesinde anlaşmaya varılmasının ardından düzenlenen tören, Osmangazi Belediyesi Personel AŞ’nin yeni hizmet binasında yapıldı. Törende, yeni sözleşme protokolü imzalandı.

Şantiye alanında toplanan işçilere hitap eden Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, çalışanların enflasyon karşısında alım gücünü artırdıklarını söyledi.

Osmangazi’nin Bursa’nın merkezi olduğunu vurgulayan Dündar, dünyanın dört bir yanından Bursa’ya ziyarete gelen turistlerin ilçenin bütün güzelliklerini gördüğünü anlattı.

Bu güzelliklerin, Osmangazi’nin en ücra noktalarında, her karış toprağında gece gündüz çalışılarak akıtılan alın terinin sonucu olduğunu vurgulayan Dündar, “İmzaladığımız yeni sözleşme, mevcut ekonomik şartlarda sizleri ayakta tutacaktır inşallah. Yeni sözleşme ile belediyemizdeki en düşük ücret 9 bin 230 lira oldu. Böylece, haziran ayındaki maaş ile temmuz ayındaki maaş arasında yüzde 100’lük bir zam oranı uygulamış oluyoruz. Allah, almış olduğunuz ücretleri bereketli kılsın, helalinden yemeyi nasip etsin. Hepimize hayırlı olsun.” diye konuştu.

Dündar, ayrıca her 6 ayda tüm sosyal haklar dahil enflasyon farkı ve artı 1 puan refah payı verileceğini açıkladı.

Hizmet-İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Mustafa Yavuz ise toplu sözleşme sürecindeki tutumu ve işçileri enflasyon karşısında korumasından dolayı Dündar’a teşekkür etti.

Çalışanların emeklerine sahip çıkıldığını belirten Yavuz, “Bizlere bu sevinci yaşatan, ‘Benim işçimin yüzü gülerse Osmangazi halkının yüzü güler, benim işçim huzurlu ve mutlu olursa Osmangazi huzurlu ve mutlu olur’ diyen başkanımıza çok teşekkür ediyorum.” dedi.

Konuşmaların ardından Dündar, belediye işçilerine aşure ikramında bulunarak çalışanlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

İşçiler, törenin ardından davul zurna eşliğinde kutlama yaptı.

Devam Et

Bursa

Bursa’da SMA’lı çocuğun adını kullanarak para topladı

Bursa’da şehir merkezinde SMA hastası bebek adına izinsiz para toplayan ve dolandırıcı olduğu öne sürülen kişi, bebeğin annesi tarafından deşifre edildi. İstismar yaparak izinsiz para toplayan kişi foyası ortaya çıkınca kaçmaya başladı. Aile ve çevredekilerin yardımıyla yakalanan zanlı linç edilmek istendi. Anne istismarcıdan şikayetçi olurken; bebeğinin hayatta kalması için gerekli paranın yüzde 23’ünün toplandığını açıkladı.

Haber Giriş:

on

Bursa’da SMA hastası çocuğun adını kullanarak vatandaşların duygularını sömüren G.A. isimli kişi duyarlı bir vatandaşın dikkati sayesinde yakayı ele verdi.

2 yaşındaki SMA Tip-2 hastası Sefa Arput adına kaçak yollarla para toplayan bir kişi bel çantasıyla Bursa’nın en kalabalık mekanlarında gezmeye başladı. Bu durumu fark eden, Arput’un yakını aileyi arayarak durumdan haberdar etti. Durumu değerlendiren aile para toplayan kişi ile irtibata geçerek yardım edeceklerini belirterek buluşma ayarladı. Şüpheli aileyle buluştuğu sırada durumu fark edip kaçmaya çalıştı. Fakat acılı aile ve vatandaşların yardımıyla şüpheli kaçamadan yakalandı. Linç edilmek istenen şüpheli polis ekipleri tarafından gözaltına alınarak karakola götürüldü.

Konuyla ilgili konuşan anne Rabia Arput, “Sefa’nın daha önce bağış yapan bağışçılarından birisi beni aradı. Sefa bebek adına bir kişinin para topladığını söyledi. ‘Odunluk metro istasyonunun orada gördüm. Sefa’nın broşürüyle para topluyorlar ve topladığı parayı da çantaya koyuyor’ dedi. ‘Bir stant kuruldu mu, Gökhan diye bir gönüllünüz var mı?’ dedi. Dedim ki öyle bir gönüllümüz yok. Daha sonra yardım yapacağımızı söyleyerek o beyefendinin numarasını aldık. Gökhan’mış adı. Biz de gönüllü abimizi arattık. Böyle bir şey varsa benim sesimi tanıyınca kaçacaktır diye o konuştu. Daha sonra ‘Saat ikide Zafer Plaza önünde görüşelim’ dedi. Zafer Plaza’nın önüne bağış almaya geldi. Gönüllü abimizle ablamızla birlikte gitmişlerdi. Onlar önden gittiler, konuşma yaptılar. Parayı verecekken yanlarına ben de gittim. Beni görünce ‘Bakın işte Sefa’nın da gönüllü ablası geldi’ dedi. ‘Ben hayvanlar için de yardım topluyorum’ diye konuyu çevirmeye başladı. Beyefendiye, ‘Ben Sefa’nın annesiyim deyince’ geri geri adım atmaya başladı. Gönüllü abimiz de kaçmasın diye tuttu. Tutunca kolunu savurarak gönüllü abimize vurdu ve caddeye doğru kaçmaya başladı. Araçların önüne atladı. Daha sonra yakaladık. O sırada polisler geldi. Alıp karakola götürdüler. Daha sonra serbest kaldığını öğrendik” dedi.

Şüphelinin eşi arayarak tehdit etti

Daha sonra şüphelinin eşinin kendisini aradığını belirten Rabia Arput, “İşin için de ben yokum’ dedi. ‘Kapının önünde bu kampanyayı ilerletemeyeceksiniz. Size Ali Cengiz oyunları yapacağım. İşte benim adım buysa size bunu ödeteceğim’ diyerek tehdit etti. Adam da daha sonra suçunu itiraf etti. Ben ‘Sefa’nın üç yüz, beş yüz lira parasını aldım. Bana yardımcı olun şikayetçi olmayın. Ben size de stant açayım. Sizin de işiniz görülsün. Sizin yararınıza açtım zaten diyerek’ savunmaya geçti. Ses kayıtları, mesajlar hepsi polise verildi. Sonuna kadar şikayetçiyiz ve peşini bırakmayacağız” diye konuştu.

“Hiç kimse izinsiz, beline çanta takarak para toplayamaz”

Hiçbir gönüllünün yardım parasını elden kabul etmeyeceğini belirten Arput, “Ben aldığım parayı direkt IBAN’a yatırırım. En kötü ihtimal dekontunu da bana parayı veren kişiye atarım. Hiç kimse elden para kabul etmez. Stantlar da zaten izin alınarak açılıyor. Ve üç yetkiliden biri zaten mutlaka stant başında oluyor. Stant başında tek başına bulunulmuyor. Şahitlerimiz oluyor. Paralar birlikte toplanıyor. Birlikte sayılıyor. Bankaya birlikte yatırılıyor. O yüzden bu konuda insanların bu konulara dikkat etmelerini ve en önemlisi bu tarzda yaşanan olaylardan sonra ilgileri gitmesin. Muhakkak kimliklerini sorsunlar. En kötü durumda paylaştığımız numaralardan bize ulaşsınlar” dedi.

Sefa’nın on sekiz ayına kadar yürüyebilen ve çok sağlıklı bir bebek olduğunu belirten anne Arput, “18 ayından sonra önce yürümeyi, sonra ayakta durmayı bıraktı. Devamında emeklediği yerden hiç kalkmamaya, yattığı yerden hiç kalkmamaya başladı. Doktora gittiğimizde SMA Tip-2 olduğunu öğrendik. Tedavi sürecinden bu yana Türkiye’deki iğnenin altıncı dozunu aldık. Daha tedavimiz devam ediyor. Yardım kampanyasında daha yüzde 23 seviyelerindeyiz. 32 milyon liraya ihtiyacımız var. Allah herkesin yardımcısı olsun” diyerek sözlerine son verdi.

Kameralara karşına geçen Sefa’nın ise ilk söylediği, “Yürümek değil, koşmak istiyorum” oldu.

Devam Et

Trend